Türkiye'deki derin kira krizi, ev sahiplerini ev kiralarken 'Tarihi Boş Tahliye Taahhütnamesi' almayı bir mecburiyete dönüştürmüştür. Ev bulma telaşıyla bu taahhütnameyi imzalayan eş, genellikle eşine durumu haber vermemekte ve ev sahibinin aylar sonra bu belgeyi icraya koymasıyla aile, sokağa atılma tehlikesiyle baş başa kalmaktadır. İcra memurları çilingirle kapıya dayandığında, hiçbir şeyden haberi olmayan diğer eş büyük bir kâbus yaşar. Oysa Türk Medeni Kanunu Madde 194'ün emredici kuralına göre; bir evin 'Aile Konutu' olarak kullanılması halinde, kira sözleşmesini koca yapmış olsa dahi, evi tahliye edeceğine dair bir belgeye (taahhütnameye) karısının 'Açık Yazılı Rızasını (İmzasını)' almak zorundadır. Eşin imzası olmadan verilen tahliye taahhütnameleri hukuken kesin olarak hükümsüzdür. İcra dairesi bu kuralı doğrudan dinlemeyeceği için, kapıya dayanan haciz (tahliye) işlemini saniyeler içinde durdurmanın yegâne yolu; doğrudan Nöbetçi Aile Mahkemesine başvurarak 'Aile Konutu Tespiti ve İhtiyati Tedbir' davası açmaktır. Mahkemeden saatler içinde alınacak bir tedbir kararı, icra müdürünün tahliye işlemini anında felç eder. Ayrıca, kiralık evlerde dahi Tapu Müdürlüğüne gidilerek 'Aile Konutu Şerhi' düşülmesi, bu tehlikelere karşı en güçlü koruma kalkanıdır. Bu makalemizde, habersiz atılan imzaların geçersizliğini, Aile Mahkemesi süreçlerini ve sokağa atılmayı engelleyecek acil hukuki hamleleri salt hukuki bir perspektifle, detaylıca inceliyoruz.

Türkiye'deki kira krizinin ulaştığı boyutlar, ev sahiplerini hukuki yolların etrafından dolaşmak için giderek daha agresif yöntemlere itmektedir. Günümüzde bir konut kiralanırken, kira sözleşmesinin hemen yanına "Tarihi Boş" bir Tahliye Taahhütnamesi sıkıştırılması ve kiracının bu belgeyi imzalamadan evin anahtarını alamaması adeta yazılı olmayan bir kurala dönüşmüştür. Ailesini sokakta bırakmamak ve bir an evvel başını sokacak bir çatı bulmak isteyen (genellikle sözleşmeyi yapan) eş, eşinin haberi dahi olmadan bu taahhütnameyi imzalamak zorunda bırakılmaktadır.
Ancak asıl kâbus, ev sahibinin bu "tarihi sonradan doldurulmuş" taahhütnameyi İcra Dairesine koymasıyla başlar. İcra dairesinden gelen tebligatı işteyken alan, saklayan veya yasal itiraz süresi olan 7 günü kaçıran kiracı (eş), evin tahliyesine karar verildiğinde durumu mecburen eşine açıklar. Veya icra memurları çilingirle kapıya dayandığında, evde oturan ve hiçbir şeyden haberi olmayan diğer eş (genellikle kadın) kapıyı açtığında "Eviniz tahliye ediliyor" şokuyla yüzleşir. "Kocam imzalamış ama benim haberim yok, burası bizim yuvamız!" şeklindeki haklı feryat, icra memurunun yürüttüğü o soğuk hukuki prosedürü tek başına durdurmaya yetmez.
Türk Medeni Kanunu (TMK), ailenin barınma hakkını ve kutsallığını, tek bir eşin hatalı veya baskı altında attığı imzalara kurban etmemek için "Aile Konutu" adı verilen devasa bir hukuki zırh öngörmüştür. Kira sözleşmesini kim yaparsa yapsın, evde aile olarak yaşanıyorsa, diğer eşin "Açık Rızası" alınmadan o evin tahliye edilmesi, sözleşmesinin feshedilmesi veya satılması hukuken kesinlikle hükümsüzdür. Bu kapsamlı makalede; eşin rızası olmadan verilen tahliye taahhütnamelerinin geçersizliğini, Konya ve diğer illerdeki icra dairelerinden kapıya dayanan memurları son saniyede durdurmanın altın anahtarı olan "Aile Mahkemesi İhtiyati Tedbir" kararlarını ve sokağa atılmayı engelleyecek hukuki savaş stratejilerini tüm usul kurallarıyla derinlemesine inceliyoruz.
Sorunun hukuki temelini kavrayabilmek için, ev sahibinin mülkiyet hakkı ile kiracının aile yaşamı arasındaki çatışmayı düzenleyen kanun maddesini incelemek şarttır.
Tahliye taahhüdü, kiracının belirli bir tarihte evi boşaltacağını kabul ettiği, Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 352'de düzenlenen bir tahliye nedenidir.
Hukuki teoride her şey kiracının lehine görünse de, pratikte (icra dairelerinde) işler çok farklı ve vahşi işler.
Eşinin habersiz imzaladığı tahliye emrini gören (veya memurun kapıya dayandığını öğrenen) eşin, sokağa atılmayı engellemek için saniyelerle yarıştığı stratejik hukuki müdahale adımları şunlardır:
Tüm bu kâbusları hiç yaşamamak ve son saniye paniğine girmemek için kanunun tanıdığı en güçlü kalkan, "Aile Konutu Şerhi"dir.
Soru 1: Eşimle boşanma aşamasındayız, ayrı yaşıyoruz ama resmi olarak boşanmadık. Eşim o evde oturmama rağmen ev sahibine tahliye taahhüdü vermiş. Aile konutu korumasından yararlanabilir miyim?
Cevap: Evet, yararlanabilirsiniz. Eşinizle ayrı yaşıyor olmanız veya boşanma davası açılmış olması, o evin sizin (ve çocuklarınızın) yaşam merkezi olma vasfını ve resmi nikah bağı devam ettiği sürece 'Aile Konutu' olma statüsünü ortadan kaldırmaz. TMK 194 uyarınca rızanız dışında verilen bu taahhütname geçersizdir; Aile Mahkemesinden derhal tedbir talep etmelisiniz.
Soru 2: Kira sözleşmesi benim (kadının) adıma, ancak ev sahibi 'Kocan da tahliye taahhüdüne imza atacak' deyip kocamdan imza almış, ben imza atmadım. Beni evden çıkarabilir mi?
Cevap: Çıkaramaz. Tahliye taahhütnamesini hukuken geçerli kılan ilk şart, 'Kiracı' sıfatına sahip kişi tarafından verilmesidir. Sözleşmede kiracı sizsiniz. Sadece kocanızın imzaladığı bir taahhütname ile icra takibi başlatılamaz. Eğer ikiniz de kiracıysanız (müşterek kiracı) zaten ikinizin de imzası şarttır. Her halükarda rızanız (imzanız) olmadığı için Aile Konutu def'i ile bu işlemi iptal ettirebilirsiniz.
Soru 3: İcra memurları tahliye için kapıya geldi. Ev sahibine 'Benim haberim yoktu, burası aile konutu' dedim ama memur dinlemedi. Eşyalarım sokağa atıldıktan sonra dava açsam geri dönebilir miyim?
Cevap: Eşyalarınız sokağa atılıp ev ev sahibine teslim edildikten sonra (fiili tahliye gerçekleştikten sonra), Aile Mahkemesinden alacağınız 'Aile Konutu' kararı pratik olarak sizi eve geri döndürmez, çünkü ev artık başkasına kiralanmış olabilir. Ancak, rızanız dışında bu hukuksuz tahliyeye sebep olan eşinize ve kötü niyetli ev sahibine karşı ağır bir Maddi ve Manevi Tazminat davası açarak uğradığınız tüm zararları tahsil edebilirsiniz. Tahliyeyi engellemek için memurlar kapıya gelmeden önce mahkemeden tedbir almak şarttır.
(Aşağıdaki belge, eşinin kendisinden habersiz ev sahibine verdiği tahliye taahhütnamesi yüzünden evden atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ve sokağa atılmayı durdurmak için saniyelerle yarışan eşin, Nöbetçi Aile Mahkemesine sunacağı "Tahliyenin Durdurulması" talepli acil dava dilekçesi taslağıdır.)
KONYA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
(İVEDİDİR. TAHLİYENİN DURDURULMASI İÇİN ACİL İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR)
DAVACI: [Kendi Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Kirada Oturduğunuz Evin Adresi]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI 1 (EŞ): [Kira Sözleşmesini ve Taahhüdü İmzalayan Eşinizin Adı Soyadı]
DAVALI 2 (EV SAHİBİ): [Evin Sahibinin Adı Soyadı]
İCRA DOSYA NO: [Örn: Konya ... İcra Müdürlüğünün 20../... Esas Sayılı Dosyası]
KONU: Türk Medeni Kanunu Madde 194 uyarınca; müvekkil ve ailesinin ikamet ettiği ve yaşam merkezi olan taşınmazın "AİLE KONUTU OLDUĞUNUN TESPİTİNE", davalı eş tarafından müvekkilin açık rızası alınmaksızın diğer davalı (ev sahibi) lehine verilen Tahliye Taahhütnamesinin geçersizliğinin tespitine; Yargılama süresince müvekkilin sokağa atılmasını ve telafisi imkânsız mağduriyetleri önlemek amacıyla HMK Madde 389 uyarınca tensiple birlikte derhal [Konya ... İcra Müdürlüğü 20../... E.] sayılı takip dosyasındaki TAHLİYE İŞLEMLERİNİN İHTİYATİ TEDBİREN DURDURULMASINA karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici yasal nedenlerle ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek hususlar ışığında; 1- Öncelikle, müvekkilin ve ailesinin sokağa atılması tehlikesinin önlenmesi amacıyla, duruşma günü beklenmeksizin tensiple birlikte Konya İcra Müdürlüğünün ilgili dosyasındaki TAHLİYE VE İCRA İŞLEMLERİNİN İHTİYATİ TEDBİREN DURDURULMASINA ve icra dairesine ivedi müzekkere yazılmasına, 2- Yargılama neticesinde davamızın kabulü ile; dava konusu taşınmazın "AİLE KONUTU" OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3- Müvekkilin açık rızası alınmadan verilen tahliye taahhütnamesinin ve buna dayalı başlatılan tahliye takibinin GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİNE VE İPTALİNE, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)