Avukat Sami Işılak Logo
Background Image

Hukuki Süreçlerde Bilgi Sahibi Olmanız İçin Hazırlanmış Güncel ve Güvenilir Makaleler

Yasal haklarınızı daha iyi anlamanıza yardımcı olmak amacıyla kaleme aldığımız güncel hukuk makalelerini burada bulabilirsiniz. Uzman görüşleriyle desteklenen içeriklerimiz, karşılaşabileceğiniz hukuki sorunlarda yol gösterici niteliktedir.

Hukuk Dünyasına Dair En Güncel Makaleler ve Güvenilir Bilgi İçeriği

Hukuk dünyasındaki güncel gelişmeleri, uzman görüşlerini ve farklı hukuk alanlarına yönelik bilgilendirici makaleleri burada bulabilirsiniz. Bu bölümde yer alan içerikler düzenli olarak güncellenir ve ziyaretçilere güvenilir, anlaşılır ve yol gösterici hukuki bilgiler sunar. Aradığınız hukuki konuda derinlemesine bilgi edinmek için makale arşivimizi inceleyebilirsiniz.

sirket-iflas-ettiginde-iscinin-maasini-devletten-almasi-iskur
İcra Hukuku,  Sosyal Güvenlik Hukuku

Ücret Garanti Fonu İle Maaş Alma | Av. Sami IŞILAK

Yıllarca emek verdikleri şirketin bir anda iflas etmesi, konkordato ilan etmesi veya patronun dükkanı kapatıp kaçması durumunda işçiler devasa bir mağduriyetle karşı karşıya kalmaktadır. Şirketin içi boşaltıldığı için açılan davalar veya icra takipleri sonuçsuz kalmakta, milyonlarca liralık alacaklar tahsil edilememektedir. Ancak sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, işçinin en acil yaşamsal ihtiyacı olan temel maaş alacağı güvence altına alınmıştır. 4447 sayılı Kanun kapsamında kurulan 'Ücret Garanti Fonu' sayesinde, iflas eden veya icrada aciz vesikası alınan işverenin ödeyemediği son 3 aylık işçi maaşları doğrudan İŞKUR (Devlet) tarafından nakden ödenmektedir. Fondan yararlanabilmek için işçinin son 1 yıl içinde o işyerinde çalışmış olması ve İflas Dairesinden veya İcra Müdürlüğünden 'İşçi Alacak Belgesi' alarak İŞKUR'a başvurması zorunludur. Ancak önemle belirtilmelidir ki; Ücret Garanti Fonu sadece 3 aylık temel maaşı kapsar; işçinin yıllarca biriktirdiği kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesaileri bu fondan ödenmez. Kıdem tazminatı için iflas masasına alacak kaydı yapılması gereklidir. Bu makalede; aciz vesikası alınması, İŞKUR başvuru süreci ve devletten maaş alma şartları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

23 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
mesai-sonrasi-ek-is-yapmak-kuryelik-kidem-tazminatsiz-kovulma
Tazminat Hukuku,  Sözleşmeler Hukuku

Ek İş Yapmak Kovulma Sebebi Mi? | Av. Sami IŞILAK

Asgari ücretle çalışan binlerce işçinin, artan hayat pahalılığı nedeniyle mesai saatleri dışında ikinci bir iş (moto kuryelik, pazarcılık, garsonluk vb.) yapması günümüzün acı bir ekonomik gerçeğidir. İşverenlerin çoğu, durumu öğrendiklerinde 'Sözleşmende başka işte çalışamaz maddesi var, bu sadakatsizliktir' diyerek işçiyi tazminatsız (haklı fesihle) kovmakla tehdit etmektedir. Oysa Yargıtay içtihatlarına göre, işçinin mesai sonrasında yaptığı ek iş; asıl işverenin sektörüyle rakip değilse (haksız rekabet yoksa) ve işçinin asıl işteki performansını düşürmüyorsa kesinlikle 'tazminatsız kovulma' sebebi olamaz. İşveren, sözleşmedeki yasaklayıcı maddeye dayanarak işçiyi işten çıkarmak istese bile kıdem ve ihbar tazminatlarını kuruşu kuruşuna ödemek zorundadır. Ancak bu kuralın en büyük istisnası, işçinin işyerine 'hastalık raporu' sunup raporlu olduğu günlerde dışarıda başka işte çalışmasıdır. Raporluyken ek iş yapan işçi, güveni kötüye kullanmak suçundan derhal ve tüm tazminatları yakılarak işten atılır. Bu makalede; işçinin ek iş özgürlüğü, sözleşme yasaklarının hukuki geçerliliği, performans düşüklüğü gerekçesi ve haksız fesih durumunda açılacak tazminat davaları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

23 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
ailenin-evlilige-mudahalesi-bosanma-sebebi-tazminat
Aile Hukuku

Kayınvalide Müdahalesi ve Boşanma Davası | Av. Sami IŞILAK

Türk toplumunda evliliklerin sonlanmasına neden olan en büyük sorunlardan biri, eşlerin ailelerinin (kayınvalide, kayınpeder, görümce vb.) yeni kurulan evin düzenine, ekonomisine ve çiftin mahremiyetine sınır tanımaz şekilde müdahale etmesidir. Bu müdahaleler tek başına bir sorun olmakla birlikte, asıl hukuki sonucu yaratan durum; diğer eşin kendi ailesine 'dur' dememesi ve eşini ailesine karşı savunmamasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; eşinin ailesi tarafından aşağılanmasına, evliliğine karışılmasına sessiz kalmak ve bağımsız bir ev hayatı kuramamak doğrudan 'Ağır Kusur' ve 'Psikolojik Şiddet' olarak kabul edilir. Ailesinin müdahalesine göz yuman ve eşini ezdiren taraf, açılacak boşanma davasında hak haksız bulunarak, mağdur eşe yüksek miktarlarda Maddi ve Manevi Tazminat ödemekle cezalandırılır. Bu davalarda şahit beyanları ve mesaj kayıtları en büyük delillerdir. Bu makalede; kayınvalide/kayınpeder müdahalelerinin hukuki sınırları, eşini ailesine ezdiren tarafın kusur durumu ve tazminat davası şartları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

23 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
masak-banka-hesap-blokesi-kripto-p2b-bahis-itiraz
Ceza Hukuku,  Bilişim Hukuku

MASAK Hesap Blokesi ve İtiraz Süreci | Av. Sami IŞILAK

Banka hesaplarına aniden konulan ve ticari hayatı felç eden MASAK blokeleri, genellikle şüpheli bir kaynaktan gelen EFT/Havale işlemleri nedeniyle ortaya çıkmaktadır. E-ticaret yapanlar veya Binance/BtcTurk gibi borsalarda P2P (Kişiden Kişiye) kripto işlemi yapan iyi niyetli yatırımcılar, bilmeden bir dolandırıcıdan veya yasadışı bahis oynayan bir şahıstan para aldıklarında, devletin finansal takip sistemine takılmaktadır. 5549 Sayılı Kanun Madde 19/A uyarınca MASAK, şüpheli gördüğü işlemleri doğrudan '7 iş günü' boyunca askıya alma (bloke etme) yetkisine sahiptir. Bu 7 günün sonunda MASAK dosyayı savcılığa iletir ve Savcılık CMK Madde 128 kapsamında Sulh Ceza Hâkimliğinden 'hesaba el konulması' kararı aldırır. İşlemin meşru bir ticarete dayandığını belgeleriyle (fatura, P2P ekran görüntüleri) ispatlayamayan vatandaşların paraları yıllarca dondurulmuş halde kalır. Hesap blokesiyle karşılaşan vatandaşların, bankanın insafını beklemek yerine derhal Cumhuriyet Başsavcılığına ve kararı veren Sulh Ceza Hâkimliğine 'İyi Niyetli Üçüncü Kişi' olduklarını vurgulayan bir itiraz dilekçesi sunmaları hayati önem taşımaktadır. Bu makalede; MASAK idari blokesinin sınırları, 7 iş günü kuralının ihlali ve bankalara/hakimliğe yapılacak itiraz prosedürleri yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

23 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
ucretsiz-deneme-habersiz-abonelik-ucreti-iadesi-chargeback
Sözleşmeler Hukuku,  Bilişim Hukuku,  Tüketici Hukuku

Habersiz Abonelik Ücreti İadesi | Av.Sami IŞILAK

App Store ve Google Play üzerinden indirilen uygulamalardaki '1 Ay Ücretsiz Deneme' veya '3 Günlük Premium' teklifleri, birçok kullanıcı için büyük bir maddi tuzağa dönüşmektedir. Ücretsiz deneme süresinin bitimine saniyeler kala, kullanıcının kredi kartından hiçbir uyarı veya onay kodu (3D Secure) istenmeksizin binlerce liralık 'Yıllık Abonelik Ücreti' kesilmektedir. Tüketicilerin en büyük yanılgısı, uygulamayı telefondan silmenin aboneliği de iptal ettiğini düşünmeleridir. Oysa abonelik, telefonun ayarlar bölümünden kapatılmadığı sürece arka planda işlemeye devam eder. Bu şekilde gece yarısı habersizce çekilen fahiş ücretleri geri almanın ilk yolu, uygulamanın kullanılmadığını belirterek doğrudan Apple veya Google destek sistemi üzerinden 14 gün içinde hızlı iade (cayma) talep etmektir. Şayet platform iadeyi reddederse, kredi kartınızın ait olduğu bankaya 'Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)' başvurusu yaparak, işlemin açık onayınız dışında gerçekleştiğini bildirip tutarı uluslararası kurallar çerçevesinde zorla iade alabilirsiniz. Bankanın işlemi reddetmesi halinde ise son aşama olarak E-Devlet (TÜBİS) üzerinden ilgili platform şirketine (Apple/Google Türkiye) karşı Tüketici Hakem Heyetine başvurulmalıdır. Bu makalede; ücretsiz deneme tuzakları, yanıltıcı arayüz (dark pattern) savunmaları ve bankaya sunulacak Chargeback dilekçesinin usulleri detaylandırılmaktadır.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
yediemin-otoparkinda-calinan-arac-parcalari-tazminat-davasi
İcra Hukuku,  Ceza Hukuku,  Tazminat Hukuku

Yediemin Otoparkında Çalınan Parçalar | Av. Sami IŞILAK

Haciz, yakalama veya trafik cezası gibi sebeplerle devlet güvencesi altına alınarak Yediemin Otoparklarına çekilen araçlar, ne yazık ki aylarca bekledikleri bu alanlarda ciddi hırsızlık ve yağma olaylarına maruz kalmaktadır. Borcunu ödeyip aracını teslim almaya giden vatandaşlar; araçlarının aküsünün söküldüğünü, orijinal jantlarının paslı tenekelerle değiştirildiğini, teyp ve katalitik konvertörlerinin çalındığını görerek büyük bir şok yaşamaktadır. Vatandaşların bu durumda yapması gereken en önemli şey; aracı teslim almadan derhal 112'yi arayıp polis marifetiyle 'Hırsızlık ve Hasar Tutanağı' tutturmak ve Sulh Hukuk Mahkemesinden 'Delil Tespiti' talep etmektir. Otoparkçının 'Benim haberim yok' demesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Üstelik otopark işletmecisi iflas etmiş olsa dahi, İcra ve İflas Kanunu (İİK) Madde 5 uyarınca, devlet eliyle bağlanan araçlarda oluşan zararlardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı doğrudan ve kusursuz olarak sorumludur. Asliye Hukuk Mahkemesinde Adalet Bakanlığına ve Yediemin işletmesine karşı açılacak tazminat davaları ile; çalınan parçaların tüm bedeli, aracın çürümesinden kaynaklı onarım masrafları ve araçtaki değer kaybı devlet kasasından yasal faiziyle kuruşu kuruşuna geri alınabilmektedir. Bu makalede; yedieminde yaşanan hırsızlık vakalarında tutulacak tutanaklar, delil tespiti prosedürü ve Adalet Bakanlığına açılacak dava usulleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
deepfake-yuz-tanima-ile-cekilen-kredinin-iptali-davasi
Bilişim Hukuku,  Tüketici Hukuku

Deepfake ile Çekilen Kredinin İptali | Av. Sami IŞILAK

Dijital bankacılığın hayatımıza getirdiği kolaylıklar, siber dolandırıcıların zararlı yazılımlar (virüs/trojan) ve Deepfake (yapay zekâ) teknolojilerini kullanmasıyla büyük bir kâbusa dönüşebilmektedir. Vatandaşların telefonuna gönderilen sahte bir linke tıklanması veya cihazın ele geçirilmesi sonucunda, dolandırıcılar gece yarısı mağdurun adına yüz binlerce liralık kredi çekebilmekte ve parayı anında meçhul hesaplara aktarabilmektedir. Bankalar genellikle bu durumlarda 'Yüz tanıma sisteminden geçilmiş, şifreniz girilmiş, sorumluluk sizindir' diyerek kenara çekilmeye çalışırlar. Ancak Yargıtay kararlarına göre, bankalar 'Güven Kurumu' oldukları için biyometrik güvenlik sistemlerinin (canlılık testinin) sahte bir görüntü veya Deepfake ile atlatılmasını engellemek zorundadır. Yüz tanıma sisteminin kandırılması bankanın ağır teknolojik zafiyetidir. Ayrıca gece 03:00 sularında daha önce hiç yapılmamış yüklü bir kredi çekimi ve ani para transferi açık bir 'Olağandışı İşlem (Anomali)' olup, bankanın dolandırıcılık tespit sistemlerinin (Fraud) bu işlemi durdurarak müşteriden sesli teyit almaması bankayı kusursuz sorumlu yapar. Bu tür bir mağduriyet yaşayan vatandaşların, krediyi ödemek yerine derhal savcılığa suç duyurusunda bulunması ve Tüketici Mahkemesinde 'İhtiyati Tedbir Talepli Menfi Tespit (Borçlu Olunmadığının Tespiti)' davası açarak borcu tamamen iptal ettirmesi mümkündür. Bu makalede; bankaların siber güvenlik kusurları, anomali kuralı ve kredi iptal davası yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
change-arac-motor-sasi-degistirilmis-paranizi-geri-alma
Ceza Hukuku,  Sözleşmeler Hukuku,  Tüketici Hukuku

Change Araç Nedeniyle Sözleşmenin İptali | Av. Sami IŞILAK

İkinci el araç piyasasında en büyük tehlikelerden biri, noterden sorunsuz olarak devri yapılan aracın aylar sonra muayene istasyonunda veya polis çevirmesinde şasi/motor numarasının değiştirildiğinin (Change edildiğinin) ortaya çıkmasıdır. Noterlikler aracın fiziki incelemesini yapmadıkları için, ağır hasarlı bir aracın şasi numarasının çalıntı/kaçak bir araca kaynaklanması hilesi ancak uzman kriminal incelemeyle anlaşılabilmektedir. Aracın 'change' olduğu tespit edildiğinde savcılık araca suç eşyası olarak el koyar ve aracı bağlar. Bu noktada iyi niyetli olan ve aracı rayiç bedeliyle resmi yollardan alan alıcı ceza almaktan kurtulsa da, ödediği yüz binlerce lira ve aracı yok olur. Türk Borçlar Kanunu Madde 227'deki 'Ayıptan Sorumluluk' ilkeleri gereği, satıcının aracın change olduğundan haberi olmasa dahi alıcıya karşı sorumluluğu mutlaktır. Aracı bağlanan alıcı, doğrudan kendisine aracı satan kişiye (galeriyse Tüketici Mahkemesinde, şahıssa Asliye Hukuk Mahkemesinde) Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi davası açarak ödediği parayı yasal faiziyle geri alma hakkına sahiptir. Bu süreçte en önemli ispat aracı, araç bedelinin banka yoluyla plakası belirtilerek satıcıya gönderilmiş olmasıdır. Bu makalede; change araç soruşturmaları, iyi niyetli alıcının ceza dosyası süreci ve satıcıdan parayı geri alma yolları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
ozel-otoyol-kazasi-hayvan-cisim-cukur-tazminat-davasi
Tazminat Hukuku,  Sözleşmeler Hukuku,  Tüketici Hukuku

Özel Otoyol Kazası Tazminat Davası | Av. Sami IŞILAK

Yüksek geçiş ücretleri ödenerek kullanılan Yap-İşlet-Devret (YİD) modelli özel otoyollarda (Kuzey Marmara, Ankara-Niğde vb.), sürücülerin en yüksek güvenlik standartlarını beklemesi yasal bir haktır. Ancak uygulamada, bakımsız tel örgülerden yola fırlayan yaban domuzu ve sokak köpekleri veya şerit üzerinde unutulmuş kamyon lastiği parçaları yüzünden her yıl yüzlerce feci kaza yaşanmaktadır. Birçok sürücü, bu kazalarda kendi kaskosunu kullanmakta veya zararı sineye çekmektedir. Oysa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Borçlar Hukuku uyarınca; gişe ücreti alan otoyol işletmecisi şirket, yolda hiçbir canlının veya cismin bulunmamasını yüzde yüz garanti etmekle (Kusursuz Sorumluluk) mükelleftir. Yola çıkan bir hayvana veya engele çarpan sürücü; aracında oluşan tüm hasar bedelini, TRAMER değer kaybını, çekici ve ikame araç masraflarını ve yaşadığı ölüm korkusu nedeniyle Manevi Tazminatı doğrudan bu özel işletmeci şirketlerden Tüketici (veya Ticaret) Mahkemelerinde açacağı dava ile tahsil edebilmektedir. Bu sürecin en kilit noktası, olay anında jandarma veya polis çağırarak kazanın yoldaki engelden kaynaklandığını resmi tutanağa geçirtmektir. Bu makalede; otoyol şirketinin kusursuz sorumluluğu, kazada delil toplama yöntemleri ve araç değer kaybı davaları yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
acil-servis-yogun-bakim-fuzuli-ilave-ucret-iadesi-thh-sgk
Sağlık Hukuku,  Tüketici Hukuku,  İdare Hukuku

Acil Serviste Fahiş Ücretin İadesi | Av. Sami IŞILAK

Trafik kazası, kalp krizi, beyin kanaması veya ağır yanık gibi hayati tehlike taşıyan (kırmızı alan) durumlarında özel hastanelerin acil servisine kaldırılan hastalar, SGK mevzuatı (Sağlık Uygulama Tebliği - SUT) uyarınca devletin mutlak koruması altındadır. Acil servislerde yapılan müdahaleler ve yoğun bakım (yenidoğan dahil) ünitelerinde geçirilen süreler kanunen tamamen ücretsizdir. Ancak birçok özel hastane, hasta yakınlarının o anki çaresizliğinden (müzayaka halinden) faydalanarak 'bıçak parası', 'özel oda farkı' veya 'acil hekim ücreti' adı altında yüz binlerce liralık haksız faturalar çıkarmaktadır. Hastalara o panik anında imzalatılan 'ilave ücreti kabul ediyorum' taahhütnameleri, Türk Borçlar Kanunu (Gabin/İkrah) hükümleri uyarınca hukuken kesinlikle geçersizdir. Bu hukuksuzluğa maruz kalan vatandaşların yapması gereken ilk iş, hastaneden 'Ayrıntılı Hizmet Faturası' talep etmektir. Faturayı vermekten kaçınan hastaneler 184 SABİM ve 189 VİMER hatlarına şikayet edilmelidir. Fatura ve epikriz raporu ile SGK'ya yapılacak şikayet neticesinde hastaneye ağır cezalar kesilir. SGK süreciyle veya doğrudan Tüketici Hakem Heyeti (limit üstü ise Tüketici Mahkemesi) kanalıyla açılacak 'Alacak (İstirdat) Davası' sayesinde, acil serviste haksız yere ödenen tüm paralar yasal faiziyle birlikte kuruşu kuruşuna geri alınabilmektedir. Bu makalede; ilave ücret yasağı, fahiş fatura itirazları ve Tüketici Hakem Heyeti iade süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

22 Ekim 2026Avukat Sami IŞILAK
...