İkinci el araç piyasasında son yılların en tehlikeli ve organize suç yöntemi olan 'Sazan Sarmalı (Üçgen)' dolandırıcılığı, alıcı ile satıcının noterde yan yana geldiği ancak paranın hiç tanınmayan üçüncü bir şahsın (dolandırıcının) hesabına gönderildiği şeytani bir manipülasyon sistemidir. Dolandırıcıların açtığı sahte ilanlara kanan alıcılar milyonlarca lirayı başka hesaplara atarken, satıcılar ise bazen sadece sahte bir EFT dekontuna güvenerek ruhsat devri imzası atabilmektedir. Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre; parayı ruhsat sahibine değil de dolandırıcının IBAN'ına gönderen alıcı da, hesabını kontrol etmeden noterde 'paramı aldım' diyen satıcı da 'Ağır Kusurlu' sayılmakta ve birbirlerine karşı açtıkları davaları kaybetmektedirler. Giden paranın kurtarılabilmesi, olayın fark edildiği ilk 30 dakika içinde bankalara 'Şüpheli İşlem Blokesi' koydurulmasına ve savcılık aracılığıyla MASAK blokesi alınmasına bağlıdır. Bu makalemizde, dolandırıcıların sosyal mühendislik taktiklerini, kiralık hesap sahiplerine karşı Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılacak 'Sebepsiz Zenginleşme ve İhtiyati Haciz' davalarını ve Ticaret Bakanlığının Güvenli Ödeme Sisteminin (GÖS) hayati önemini salt hukuki bir perspektifle, detaylı ve kapsamlı bir şekilde inceliyoruz.
Türkiye'de ikinci el araç piyasası, her gün on binlerce aracın el değiştirdiği ve milyarlarca liralık nakit akışının gerçekleştiği devasa bir ekonomik ekosistemdir. Bu devasa hacim ve araç fiyatlarındaki hızlı dalgalanmalar, siber dolandırıcıların iştahını kabartmış ve klasik dolandırıcılık yöntemlerinin çok ötesinde, hukuki olarak çözülmesi son derece karmaşık olan "Sazan Sarmalı (Üçgen Dolandırıcılık / Man-in-the-Middle)" yönteminin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Sazan sarmalı, geleneksel dolandırıcılıklardan farklı olarak, dolandırıcının ortada hiçbir malı veya parası olmadığı halde, tamamen "sosyal mühendislik", "psikolojik manipülasyon" ve "iletişim ağlarının kesilmesi" tekniklerini kullanarak, gerçek alıcı ile gerçek satıcıyı aynı noter masasında buluşturup, parayı kendi hesabına aktardığı şeytani bir kurgudur. Bu senaryoda satıcı, aracının devrini noterde alıcıya verir ancak parasını asla alamaz; alıcı ise milyonlarca lirayı dolandırıcının hesabına gönderir ancak aracı üzerine alamaz veya alsa dahi satıcıyla davalık olur. Olay anlaşıldığında dolandırıcı çoktan parayı kripto borsalarına veya kurye hesaplara aktarıp izini kaybettirmiştir.
Bu tür bir vakada, ortada mağdur olan iki masum taraf (gerçek alıcı ve gerçek satıcı) kalır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatları, "Parayı gönderen alıcı mı kusurlu, yoksa hesabına para gelmeden noterde imza atan satıcı mı kusurlu?" sorusuna oldukça spesifik ve katı yanıtlar vermektedir. Bu durum yalnızca "Nitelikli Dolandırıcılık" boyutunda bir ceza dosyası değil, aynı zamanda Asliye Hukuk Mahkemelerinde yıllarca sürecek ağır bir "Sebepsiz Zenginleşme ve İfa" davasıdır. Bu kapsamlı makalede; sazan sarmalı dolandırıcılığının anatomisini, dolandırıcıların kullandığı psikolojik hileleri, para transferi anında bankalara konulacak acil MASAK blokelerini ve giden paranın hukuken kimden, nasıl tahsil edileceğini tüm usul ve esaslarıyla derinlemesine inceliyoruz.
Hukuki süreci ve kusur oranlarını anlayabilmek için, bu şeytani kurgunun adım adım nasıl işlediğini kavramak zorunludur. Dolandırıcı, süreci dört temel aşamada gerçekleştirir:
Aşama 1: Oltalama (Sahte İlanın Açılması) Dolandırıcı, popüler ilan sitelerindeki (sahibinden vb.) gerçek bir araç satıcısının ilanını kopyalar. Aracın fotoğraflarını, plakasını ve özelliklerini birebir alarak, kendi açtığı sahte bir hesap üzerinden aynı aracı piyasa değerinin çok cazip bir miktarına (örneğin 1.500.000 TL'lik aracı 1.250.000 TL'ye) ilana koyar. Acil nakit ihtiyacı gibi inandırıcı bir bahane uydurur.
Aşama 2: Gerçek Alıcı ve Satıcıyı Manipüle Etme
Aşama 3: Noter ve Para Transferi Kapanı Gerçek alıcı ve gerçek satıcı noterde veya ekspertizde buluşur. Birbirlerini "dolandırıcının akrabası" zannettikleri için fiyat konuşmazlar. Noter devir işlemi başlar. Noter, satıcıya "Paranı aldın mı?" diye sorduğunda, satıcı "Daha almadım, göndersin" der. Tam bu esnada alıcı, dolandırıcının kendisine WhatsApp'tan gönderdiği IBAN numarasına (çoğunlukla kiralık bir bahis hesabı veya kripto borsasına bağlı bir hesap) milyonlarca lirayı gönderir. Dekontu da dolandırıcıya atar.
Aşama 4: İletişimin Kopması ve Faciayla Yüzleşme Dolandırıcı parayı hesabında gördüğü an her iki tarafın numarasını da engeller ve telefonu kapatır. Alıcı noterde satıcıya "Parayı yolladım, hadi imzayı at" der. Satıcı ise hesabına bakar ve "Bana para gelmedi" der. O an, birbirlerini tanımayan iki mağdur, devasa bir dolandırıcılık ağının içine düştüklerini anlarlar ancak para saniyeler içinde yurt dışına veya farklı hesaplara aktarılmıştır.
Bu eylem, basit bir yalan veya kandırmacanın ötesinde, organize bir siber suç şebekesinin faaliyetidir.
Ceza davası faillerin cezalandırılmasını sağlasa da, mağdurların asıl derdi "giden paranın kurtarılması" veya "aracın devrinin iptalidir". Bu noktada Hukuk Mahkemelerinde (Asliye Hukuk) çözülmesi gereken devasa bir "Kusur ve İfa" ihtilafı doğar.
A) Alıcı Parayı Dolandırıcıya Gönderdi, Satıcı İmzayı Atmadı: Bu en sık rastlanan durumdur. Alıcı milyonlarca lirayı dolandırıcıya göndermiş, satıcı ise hesabında parayı görmediği için noterde imzayı atmaktan vazgeçmiştir.
B) Satıcı Parayı Almadığı Halde Noterde İmzayı Attı: Daha vahim olan senaryo budur. Alıcı parayı dolandırıcıya atar, dolandırıcı satıcıya sahte bir EFT dekontu (Photoshop ile yapılmış) gönderir. Satıcı banka hesabına (mobil bankacılığa) girip bakmadan, salt dekonta güvenerek noterde "Paramı eksiksiz ve nakden aldım" diyerek imzayı atar ve ruhsat alıcıya geçer.
C) "Araç Bedelidir" Açıklamasının Önemi: Alıcı, parayı dolandırıcının hesabına gönderirken EFT açıklamasına "34 ABC 123 plakalı aracın satış bedelidir" yazmışsa, bu durum mahkemede alıcının iyiniyetini gösteren çok güçlü bir delildir. Para hesaba düştüğünde, hesap sahibi (dolandırıcının kiralık hesabı) bu paranın haksız bir zenginleşme olduğunu bilebilecek durumdadır. Bankalar da bu tür şüpheli açıklamalara sahip yüklü transferleri bazen otomatik bloke (şüpheli işlem) havuzuna alabilmektedir.
Sazan sarmalı dolandırıcılığında paranın kurtarılma ihtimali, olayın fark edildiği ilk 30 dakikaya (altın saatlere) bağlıdır. Dolandırıcılar parayı anında kripto borsalarına (Binance, Paribu vb.) veya farklı bankalara parçalayarak ("layering" - katmanlama) aktarmaya çalışırlar.
Ceza soruşturması faillerin yakalanması için yıllarca sürebilir; ancak siz giden paranızı faiziyle birlikte geri almak için Hukuk Mahkemesinde derhal harekete geçmelisiniz.
Türkiye Noterler Birliği ve Ticaret Bakanlığı, sazan sarmalı dolandırıcılıklarını kökünden bitirmek amacıyla "Güvenli Ödeme Sistemi (GÖS)" uygulamasını yürürlüğe koymuştur. Günümüzde ikinci el araç satışlarında bu sistemin kullanılması belirli şartlarda zorunlu hale getirilmiştir.
Soru 1: Araba alırken parayı arabanın ruhsat sahibi yerine, satıcının 'kardeşim' dediği kişinin hesabına attım. Sonradan dolandırıcı olduğunu anladık. Aracı alabilir miyim?
Cevap: Hukuken alamazsınız. Yargıtay içtihatlarına göre araç bedeli bizzat ruhsat sahibinin hesabına ödenmelidir. Üçüncü şahsa (dolandırıcıya) gönderdiğiniz para sizi bağlar. Satıcı hesabına para geçmediği için haklı olarak ruhsatı devretmez. Giden paranın iadesi için hesap sahibine 'Sebepsiz Zenginleşme' davası açmak zorundasınız.
Soru 2: Satıcı olarak noterde sahte dekonta inandım ve 'Paramı aldım' imzası atarak ruhsatı alıcıya devrettim. Sonra bankama baktığımda para yoktu. Ruhsatın iptalini (aracın iadesini) isteyebilir miyim?
Cevap: İstemezsiniz. Noter huzurunda resmi bir memura 'paramı tam ve nakden aldım' beyanında bulunduğunuz için Yargıtay'a göre ağır kusurlusunuz. Kendi hesabınızı kontrol etme yükümlülüğünüzü ihlal ettiniz. Alıcı aracı yasal yollardan üzerine almıştır. Aracın iadesi (tapu/ruhsat iptali) davasını kaybedersiniz.
Soru 3: Parayı attığım hesap sahibi polis ifadesinde 'İnternetten evden paketleme işi bulmuştum, şirket hesabı dediler ibanımı kiraladım' diyerek suçsuz olduğunu iddia ediyor. Paramı ondan alabilir miyim?
Cevap: Kesinlikle alırsınız. Ceza hukuku yönünden şahsın dolandırıcılık kastı ispatlanamasa bile (beraat etse bile), Borçlar Hukuku yönünden banka hesabının sorumluluğu o şahsa aittir. Kendi hesap şifrelerini başkasına vererek haksız zenginleşmeye zemin hazırladığı için, Asliye Hukuk Mahkemesi giden milyonlarca liranın o şahıstan icra yoluyla tahsiline (tazminatına) karar verecektir.
(Aşağıdaki belge, araç alım-satımında sazan sarmalı yöntemiyle dolandırılıp parayı üçüncü bir şahsın IBAN numarasına gönderen mağdurun, faillerin cezalandırılması ve paranın kaçırılmasını engellemek üzere hesaplara bloke (MASAK) konulması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına vereceği suç duyurusu dilekçesi taslağıdır.)
[İLGİLİ İL/İLÇE, ÖRN: KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
(ACİL İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR)
MÜŞTEKİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞÜPHELİLER: 1- [Paranın Gönderildiği İBAN Sahibi Şahsın Adı Soyadı/Unvanı]
2- Açık Kimliği Tespit Edilecek [Telefon Numarası (Örn: 05xx xxx xx xx)] Kullanıcısı
Diğer Suç Ortakları
SUÇ: Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f), Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m. 220), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK m. 282)
SUÇ TARİHİ VE SAATİ: .../.../20.. (Saat: ..:..)
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle ve Makamınızca re'sen tespit edilecek hususlar ışığında; 1- Öncelikle gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında 5549 sayılı MASAK Kanunu Madde 19/A ve CMK m. 128 uyarınca; şüpheliye ait [X Bankası TR...] numaralı IBAN hesabına, şüphelinin T.C. kimlik numarası üzerinden tespit edilecek diğer tüm banka hesaplarına ve kripto para borsalarındaki (Paribu, BtcTurk vb.) cüzdanlarına acilen SAVCILIK BLOKESİ (İHTİYATİ TEDBİR) konulmasına, 2- Şüphelilerin HTS ve baz istasyonu kayıtlarının tespit edilmesine, banka hesap hareketlerinin (paranın izinin) sürülmesine, 3- Yürütülecek etkin soruşturma neticesinde şüpheliler hakkında TCK m. 158/1-f ve 282 uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Kamu Davası açılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
MÜŞTEKİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)