Asgari ücrete yapılan yasal zamları kendi bütçesinden karşılamak istemeyen bazı şirketler, son derece kurnaz ve yasadışı bir yola başvurmaktadır. İşçinin maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılırken; yıllardır düzenli ödenen yol parası, yemek kartı (Multinet, Ticket vb.) veya satış primleri aniden iptal edilir. Patronun 'Devlet çok zam yaptı, artık yemek paranı maaşın içine kattım' savunması, Hukuk sistemimiz karşısında koca bir yalandır. Türk Hukukunda, sözleşmede yazmasa dahi düzenli olarak ödenen her türlü yan hak ve prim 'İşyeri Uygulaması' sayılır ve kazanılmış haktır. İş Kanunu Madde 22'ye göre; işveren, işçinin '6 İşgünü İçinde YAZILI ONAYI' olmadan bu hakları KESİNLİKLE KESEMEZ. Yazılı onayınız alınmadan yemek veya prim hakkınızın kesilmesi, hukuken 'Maaşınızın eksik yatırılması' anlamına gelir. Bu ağır ihlalle karşılaşan bir işçi, noterden ihtarname çekerek sözleşmesini 'Haklı Nedenle Feshetme' (istifa etme) hakkına sahiptir. Bu haklı fesih sayesinde işçi, şirketteki tüm Kıdem Tazminatını, kullanmadığı yıllık izinlerini ve o kesilen prim paralarını İş Mahkemesinde açacağı alacak davası ile faiziyle birlikte patronundan kuruşu kuruşuna söküp alır. Bu makalemizde, zammın arkasına gizlenerek işçinin kazanılmış haklarını gasp eden patronlara karşı İş Kanunu Madde 22 kalkanını ve haklı fesih (ihtarname) süreçlerini salt yasal bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Türkiye'de her asgari ücret artışı dönemi, milyonlarca işçi için bir umut kapısı olurken; bazı kötü niyetli işverenler için işçinin yıllanmış haklarını gasp etmenin bir bahanesi haline gelmektedir. Asgari ücrete yapılan yasal zammı (maliyet artışını) kendi bütçesinden karşılamak istemeyen şirketler, son derece kurnazca bir "dengeleme" taktiğine başvururlar. İşçinin maaşı kâğıt üzerinde asgari ücret seviyesine (veya üzerine) çıkarılır; ancak yıllardır ödenmekte olan yol parası, yemek kartı bakiyesi (Sodexo, Ticket, Multinet vb.), kasa tazminatı veya satıştan elde edilen primler aniden ve tek taraflı olarak kesilir ya da yarı yarıya düşürülür.
Ay sonunda maaş bordrosunu eline alan işçi, devletin belirlediği zammı aldığını zannederken, yan haklarının sıfırlanması nedeniyle aslında "reel gelirinin (cebine giren toplam paranın)" hiç artmadığını, hatta enflasyon karşısında eridiğini acı bir şekilde fark eder. İnsan Kaynaklarına veya patrona itiraz edildiğinde ise standart ve hukuk dışı o savunma devreye girer: "Devlet asgari ücrete çok zam yaptı, şirketin bütçesi bunu kaldırmıyor. Biz de mecburen yemek ve yol parasını maaşın içine dahil ettik (veya prim oranlarını düşürdük). Beğenmeyen istifasını yazıp gidebilir."
İşverenlerin bu pervasız dayatması, Türk İş Hukuku sisteminde en ağır yasa ihlallerinden biri olan "Ücretin Eksik Ödenmesi" ve "Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik" suçlarını oluşturur. Hukukumuz, işçinin ücretini sadece "kuru maaş" olarak görmez; süreklilik arz eden tüm yan haklar ve primler ücretin ayrılmaz bir parçasıdır ve patronun keyfine göre tırpanlanamaz. Bu kapsamlı makalede; asgari ücret zammı bahanesiyle yıllanmış hakları (yol, yemek, prim) kesilen işçilerin İş Kanunu Madde 22 kalkanını nasıl kullanacağını, "Maaşın içine yedirdik" yalanının Yargıtay'daki geçersizliğini ve işçinin bu haksızlık karşısında kıdem tazminatını alarak sözleşmeyi nasıl haklı nedenle feshedeceğini (istifa edeceğini) tüm usul kurallarıyla derinlemesine inceliyoruz.
İşverenlerin en büyük yanılgısı, "Sözleşmede yol ve yemek vereceğim yazmıyor, tamamen benim inisiyatifimdeydi, şimdi de kaldırıyorum" düşüncesidir.
Bir işçinin kazanılmış haklarında (prim oranında veya yan haklarında) işçi aleyhine bir değişiklik yapılacaksa, işverenin uymak zorunda olduğu çok katı bir yasal prosedür vardır.
Özellikle mağaza personeli, satış temsilcileri, plasiyerler ve tıbbi mümessillerin gelirlerinin büyük bir kısmı asgari ücret + satış priminden oluşur.
İşveren yasal usullere uymadan, yazılı onayınızı almadan yol/yemek paranızı kesti veya prim oranınızı düşürdü. Bordronuzda eksik yatırılan bu ücreti gördüğünüz an, yasal hakkınız doğmuş demektir.
Bazı işçiler "İşsiz kalmaktan korkuyorum, dava açıp istifa edemem" diyerek yıllarca bu eksik ödemelere boyun eğerler.
Soru 1: Sözleşmemde sadece 'Asgari ücret alır' yazıyor, yol ve yemek yardımıyla ilgili bir madde yok. Ama patron 3 yıldır Multinet karta yemek parası yüklüyordu. Ocak ayında asgari ücret zamlanınca Multinet'i iptal etti. İtiraz edebilir miyim?
Cevap: Kesinlikle edebilirsiniz. Sözleşmede yazmasa dahi 3 yıldır sürekli ödenen yemek parası artık 'İşyeri Uygulaması' ve kazanılmış bir haktır. Patron asgari ücreti artırsa bile, yazılı onayınız (İş Kanunu m.22) olmadan bu yemek kartını iptal edemez. Bu durum ücretinizin eksik ödenmesi anlamına gelir ve size haklı fesih (kıdem tazminatıyla ayrılma) hakkı verir.
Soru 2: Satış elemanıyım. Asgari ücret + %4 primle çalışıyordum. Patron 'Devlet asgari ücrete çok zam yaptı, artık prim oranınız %1' dedi. Buna hakkı var mı?
Cevap: Hayır, kesinlikle hakkı yoktur. Satış primi, ücretin ayrılmaz bir parçasıdır. Prim oranının tek taraflı olarak düşürülmesi, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı bir değişikliktir. Size yazılı tebliğ edip onayınızı almak zorundadır. Onay vermezseniz (imzalamazsanız) eski oran olan %4 üzerinden primlerinizi ödemeye devam etmek mecburiyetindedir.
Soru 3: Haklarımın kesildiğini anlayıp noterden ihtarname çektim ve işi bıraktım. Patron 'Kendi isteğiyle istifa etti' diyerek çıkışımı vermiş ve tazminat ödemiyor. Paramı alabilecek miyim?
Cevap: Evet, alacaksınız. İşverenin SGK sistemine çıkış kodunu 'Kendi İsteğiyle İstifa (Kod-03)' olarak girmesinin mahkemede hiçbir bağlayıcılığı yoktur. Önemli olan sizin çektiğiniz ihtarname ve oradaki haklı gerekçenizdir (eksik ücret ödemesi). Derhal İş Mahkemesinde dava açtığınızda, mahkeme SGK kodunu iptal eder ve Kıdem Tazminatınızın banka mevduat faiziyle birlikte işverenden tahsiline karar verir.
(Aşağıdaki belge, yıllardır ödenen yol, yemek veya prim hakları asgari ücret artışı gerekçe gösterilerek tek taraflı iptal edilen işçinin, kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak için işverene göndereceği Noter İhtarnamesi taslağıdır.)
İHTARNAME
İHTAR EDEN (İŞÇİ): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
MUHATAP (İŞVEREN): [Şirketin Tam Ticari Unvanı] ADRES: [Şirketin Açık Adresi]
KONU: İş Kanunu Madde 22'ye aykırı olarak çalışma koşullarında "Esaslı Değişiklik" yapılarak yıllardır ödenen kazanılmış [Örn: Yol / Yemek / Satış Primi] haklarımın tek taraflı olarak kesilmesi ve ücretimin eksik ödenmesi nedeniyle; iş sözleşmesinin tarafımızca İş Kanunu m. 24/II-e bendi uyarınca HAKLI NEDENLE DERHAL FESHEDİLDİĞİNİN bildirimi, kıdem tazminatım ve bakiye eksik ücretlerimin ödenmesi ihtarıdır.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici yasal gerekçelerle; İş sözleşmesinin tarafımızca haklı nedenle feshedildiğini ihtaren bildirir; müvekkilin işyerindeki [Örn: 6 yıllık] çalışması karşılığı biriken KIDEM TAZMİNATININ, son aylarda eksik yatırılan (kesilen) Prim/Yemek bedellerinin ve kullandırılmayan Yıllık İzin Ücretlerinin; işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 (ÜÇ) İŞ GÜNÜ içerisinde müvekkilin [Banka Adı ve IBAN No] numaralı hesabına eksiksiz olarak yatırılmasını; Aksi takdirde, yasal mevduat faizleriyle tahsilatı için Arabuluculuk yoluna başvurulacağını, ardından İş Mahkemelerinde dava açılacağını, çıkacak tüm yargılama masrafları ile avukatlık vekâlet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtaren ve vekaleten bildiririz.
TARİH: .../.../2026
İHTAR EDEN VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)