Araç sürücülerinin yollardaki uyarısız, derin çukurlara veya kapağı açık rögar menfezlerine girerek jantlarının kırılması veya lastiklerinin yarılması, ülkemizde sıklıkla karşılaşılan ve genellikle sürücülerin kendi cebinden ödemek zorunda hissettiği maddi hasarlı kaza türlerindendir. Oysa Anayasa'nın 125. maddesi ve İdare Hukuku kurallarına göre; yolların bakımını sağlamak ve tehlikeleri işaretlemek devletin (Belediyelerin veya Karayollarının) asli borcudur. Derin bir çukurun onarılmaması ve uyarı levhası konulmaması açık bir 'Hizmet Kusuru'dur ve idare, meydana gelen zararı kuruşu kuruşuna tazmin etmekle yükümlüdür. Olay anında aracı hareket ettirmeden trafik polisine tutanak tutturulması veya Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yaptırılması, sürecin kazanılması için hayati önem taşır. Ancak idareye doğrudan dava açılamaz; İYUK Madde 13 gereğince öncelikle zararın tazmini için kuruma 1 yıl içinde resmi bir ön başvuru dilekçesi sunulması zorunludur. Başvurunun reddedilmesi halinde ise İdare Mahkemelerinde Tam Yargı (Tazminat) davası açılır. Bu makalemizde, husumetin doğru idareye yöneltilmesi kuralını, sürücünün müterafik kusur (hız ihlali) değerlendirmelerini ve idareye yapılacak resmi başvuru süreçlerini tüm usuli detaylarıyla ve geniş bir hukuk perspektifiyle inceliyoruz.

Araç sürücülerinin, özellikle yağışlı havalarda ve gece sürüşlerinde karşılaştığı en büyük tehlikelerden biri, yollarda uyarı işareti konulmaksızın bırakılan derin çukurlar, kapağı çalınmış/çökmüş rögar kapakları ve hatalı asfalt yamalarıdır. Sürücünün aniden bu çukurlara girmesi neticesinde aracın jantının kırılması, lastiğinin yarılması, rot-balans ve süspansiyon sisteminin (amortisör, salıncak) ağır hasar görmesi ülkemizde sıklıkla karşılaşılan maddi hasarlı kaza türlerindendir.
Çoğu sürücü, yoldaki bir çukur nedeniyle aracında oluşan 20.000 TL - 50.000 TL bandındaki onarım masrafını "Kader" veya "Görünmez Kaza" olarak nitelendirip kendi cebinden veya kasko poliçesinden (hasarsızlık indirimini bozarak) karşılamaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İdare Hukuku ilkeleri çok nettir: Devlet, yapmakla ve bakımını sağlamakla yükümlü olduğu bir kamu hizmetini eksik, kusurlu veya geç yürütmesi nedeniyle vatandaşın uğradığı zararı kuruşu kuruşuna tazmin etmek zorundadır. Yoldaki derin bir çukur, doğa olayı değil, idarenin "Hizmet Kusuru"dur.
Bir yolun bakımından sorumlu olan idare (Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü), yoldaki bozulmayı zamanında onarmamakla veya onarım süresince gerekli ışıklı/reflektif uyarı levhalarını koymamakla doğrudan kusurludur. Bu makalede; çukur veya rögar kapağı nedeniyle araçta meydana gelen hasarlarda doğru idareye husumet yöneltilmesini (sorumlunun tespitini), olay anında toplanması gereken hukuki delilleri, İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 13 kapsamındaki zorunlu ön karar başvurusunu ve İdare Mahkemelerinde açılacak Tam Yargı (Tazminat) davasının usul ve esaslarını en ince detaylarına kadar, kapsamlı bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.
Bir idari davada en sık yapılan usul hatası, davanın yanlış kuruma açılması (husumet yokluğu) nedeniyle reddedilmesidir. Yoldaki çukurun veya rögarın bulunduğu konum, zararı ödeyecek kurumu belirler.
İdarenin hukuki sorumluluğu, haksız fiilden ziyade "Kamu Hizmetinin Kusurlu İşletilmesi" teorisine dayanır.
İdare Mahkemeleri, yazılı yargılama usulüne tabidir ve tanık dinlenmez. Davanın kazanılması, olay anında toplanan somut delillere (tutanak ve fotoğraflara) bağlıdır.
İdare Hukukunda, devlet kurumuna doğrudan tazminat davası (Tam Yargı Davası) açılamaz. Dava açmadan önce kanunun emrettiği idari başvuru yolunun tüketilmesi, dava şartıdır.
İdare Mahkemesinde açılan Tam Yargı davasında süreç evraklar üzerinden ilerler ve mahkeme hasarın miktarı ile idarenin kusur oranını tespit etmek için dosyayı Makine veya İnşaat Mühendisi bir bilirkişiye tevdi eder.
Soru 1: Polisi aradım ancak 'Sadece maddi hasarlı kazalara bakmıyoruz, kendi aranızda tutanak tutun' diyerek gelmediler. Tek taraflı kazada ne yapmalıyım?
Cevap: Bu çok yaygın bir durumdur. Tek taraflı ve kamu malının (yolun) kusurlu olduğu maddi hasarlı kazalarda, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca trafik polisinin/jandarmanın gelip resmi tutanak (Kaza Tespit Tutanağı) düzenleme zorunluluğu vardır; ısrarcı olmalısınız. Gelmemekte direniyorlarsa, 112 kayıtlarına bu durumu geçirip, aracın ve çukurun çok detaylı fotoğraflarını çekerek olay yerinden ayrılmadan en yakın Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine (veya ertesi gün) başvurarak 'Delil Tespiti' yaptırmalısınız.
Soru 2: Aracıma kasko poliçemden yaptırdım, hasarsızlığım bozuldu. İdareye yine de ben dava açabilir miyim?
Cevap: Masrafı kendi kaskonuzdan karşıladıysanız, sigorta şirketiniz ödediği hasar bedelini 'halefiyet (rücu)' kuralı gereği idareden bizzat talep edecektir; bu kısım için sizin dava açma hakkınız kalmaz. Ancak, kaskonuzun bozulması nedeniyle bir sonraki yıl ödeyeceğiniz poliçe prim (sürprim) farkını, kaskonun karşılamadığı değer kaybını veya çekici masraflarını idareden (belediyeden) ayrı bir tam yargı davasıyla talep etme hakkınız devam eder.
Soru 3: Site içindeki yolda veya özel bir AVM otoparkındaki çukur yüzünden lastiğim yarıldı. Belediyeye mi dava açmalıyım?
Cevap: Hayır. Belediyenin veya Karayollarının sorumluluğu sadece kamuya açık, kendi bakım ağlarındaki yolları kapsar. Site içi yollar veya AVM otoparkları özel mülkiyettir. Buralardaki bakım eksikliğinden doğan zararlar için doğrudan AVM yönetimine veya Site Yönetimine karşı Asliye Hukuk Mahkemelerinde TBK m. 69 (Yapı Malikinin Sorumluluğu) kapsamında tazminat davası açılmalıdır.
(Aşağıdaki belge, yoldaki derin bir çukur veya kapağı açık rögar nedeniyle aracı ağır hasar gören müvekkil adına, İdare Mahkemesinde dava açmadan önce İYUK Madde 13 uyarınca ilgili idareye (Örn: Konya Büyükşehir Belediyesine) sunulacak olan zorunlu ön başvuru / tazminat talep dilekçesi taslağıdır.)
[İLGİLİ İDARE MAKAMINA, ÖRN: KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA]
BAŞVURUCU: [Müvekkilin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresi]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
KONU: İYUK Madde 13 uyarınca; idarenizin bakım ve onarım sorumluluğunda bulunan karayolu üzerindeki kusurlu çukurun (hizmet kusurunun) sebep olduğu maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkile ait araçta meydana gelen maddi zararların rızaen tazmini talebidir.
OLAY TARİHİ: .../.../20..
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan hukuki nedenlerle ve İYUK m. 13 gereğince dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; İdarenizin hizmet kusuru nedeniyle müvekkile ait araçta oluşan ve şimdilik faturalandırılan toplam [45.000 TL] maddi zararın (parça, işçilik ve çekici bedeli), başvurumuzun tarafınıza tebliğinden itibaren yasal süresi (30 GÜN) içerisinde müvekkile ait [TR... IBAN] numaralı banka hesabına ödenerek rızaen tazminini; Aksi halde, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin yasal faiziyle tahsili amacıyla İdare Mahkemesi nezdinde "Tam Yargı Davası" açılacağını, tüm yargılama masrafları ve avukatlık vekâlet ücretinin kurumunuza tahmil edileceğini ihbaren ve vekaleten arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
BAŞVURUCU VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)