Avukat Sami Işılak Logo
Aile Hukuku

Boşanma Sürerken Sevgili Yapılır Mı? | Av. Sami IŞILAK

30 Haziran 2026·Avukat Sami IŞILAK

Aylarca süren kavgaların ardından nihayet boşanma davanızı açtınız, evleri ayırdınız ve içinizde 'Artık özgürüm, evlilik fiilen bitti' hissiyle yeni bir ilişkiye, yeni bir 'sevgiliye' yelken açtınız. Eşinizin avukatı bu durumu öğrendiğinde 'Hâkim Bey, dava açıldıktan sonra olan olaylar sayılamaz' diyerek o meşhur ezberin arkasına saklanıp kurtulacağınızı mı zannediyorsunuz? Bu büyük hukuki cehaletle haklarınızı kendi ellerinizle yakmayın! Türk Hukukunda 'Dava açıldı, sadakat bitti' diye bir kural YOKTUR! Hâkim kararı Yargıtay'dan dönüp kesinleşene kadar (yıllarca) hukuken evlisiniz ve sadık kalmak zorundasınız! Eşinizin kurnaz bir avukatla açacağı o 'Birleştirme Talepli Yeni Dava' ile saniyeler içinde nasıl 'Tam Kusurlu' ilan edileceğinizi, kazandığınız tüm nafaka ve tazminat haklarının nasıl çöpe gideceğini ve çocuğunuzun velayetini nasıl kaybedeceğinizi avukat gözüyle tüm detaylarıyla inceliyoruz.

bosanma-davasi-surerken-sevgili-yapmak-zina-tazminat

"Biz Zaten Ayrıldık" Kibrinin Hukuktaki Acı Çöküşü

Aylarca süren şiddetli geçimsizlik, kavgalar ve nihayetinde adliye koridorlarında açılan o çekişmeli boşanma davası... Evleri ayırmışsınız, eşinizle aylardır konuşmuyorsunuz, mahkeme süreci başlamış ve içinizde "Artık özgürüm, bu evlilik fiilen bitti" hissi uyanmış. Yeni bir hayata adım atmak, o travmatik günleri unutmak için yeni bir ilişkiye başlıyor, yeni bir "Sevgili" yapıyorsunuz. Hatta bunu gizleme gereği bile duymadan sosyal medyada fotoğraflar paylaşıyor, el ele kafelere gidiyorsunuz. Eşinizin avukatı bu fotoğrafları mahkemeye sunduğunda ise siz ve (maalesef tecrübesiz) avukatınız şu meşhur savunmanın arkasına sığınıyorsunuz: "Hâkim Bey, bu fotoğraflar dava açıldıktan sonra çekildi! Yargıtay'ın kesin kuralı var, dava tarihinden sonraki olaylar bu davada kusur olarak değerlendirilemez. Biz zaten ayrı yaşıyoruz!" Vatandaş, bu ezberlenmiş hukuki kurala güvenerek kendi hayatını yaşadığını, eski eşinin elinde hiçbir koz kalmadığını zanneder. Oysa GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR HUKUKİ İNTİHARIN tam ortasına düşmüştür! Türk Hukukunda, "Dava açıldı, evlilik bitti" diye bir kural YOKTUR! Evlilik birliği, Hâkimin tokmağı vurduğu gün bile bitmez; o karar Bölge Adliye Mahkemesinden (İstinaf) ve Yargıtay'dan geçip "KESİNLEŞTİĞİ" güne kadar hukuken evlisinizdir. Ve bu süreçte Türk Medeni Kanunu'nun o demirden kalkanı olan "Sadakat Yükümlülüğü" nefes aldığınız her saniye devam eder! Sizin "Dava tarihinden sonraki olaylar sayılmaz" dediğiniz o kuralı, karşı tarafın kurnaz avukatı "Birleştirme Talepli Yeni Bir Zina/Sadakatsizlik Davası" açarak saniyeler içinde paramparça eder! İşte "Dava açıldıktan sonra istediğimi yaparım" diyen o büyük cehaleti Yargıtay'ın balyozuyla darmadağın eden, yeni sevgilinin o güne kadar kazandığınız tüm tazminat ve nafaka haklarını nasıl tek kalemde yaktığını ve çocuğunuzun velayetini elinizden nasıl aldığını avukat gözüyle tüm yasal detaylarıyla işleyen dev bir "Boşanma Sürecinde Sadakat ve Kusur Rehberi" hazırladım.


1. Kalkan 1: TMK Madde 185 ve Sadakat Yükümlülüğünün Sınırı

Boşanma davası açan tarafların düştüğü en büyük psikolojik hata, "Fiili Ayrılık" (evleri ayırma) ile "Hukuki Ayrılık" kavramlarını birbirine karıştırmalarıdır. Türk Medeni Kanunu Madde 185/3 Çok Net Emreder: "Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar."

  • Sadakat Ne Zaman Biter? Hukuk sistemimizde sadakat yükümlülüğü, boşanma dilekçesini adliyeye verdiğiniz gün BİTMEZ. Hâkimin duruşmada "Tarafların boşanmalarına karar verilmiştir" dediği gün de BİTMEZ. O karar yazılıp taraflara tebliğ edildikten, itiraz süreleri (İstinaf/Yargıtay) geçtikten ve Nüfus Müdürlüğüne "Boşanma Kesinleşme Şerhi" düşüldüğü ana kadar HUKUKEN EVLİSİNİZ VE SADIK KALMAK ZORUNDASINIZ.
  • Bu süreç Türkiye'deki yargı sisteminin yavaşlığı göz önüne alındığında bazen 3 yıl, bazen 5 yıl sürebilir. "Ben 5 yıl rahibe/rahip hayatı mı yaşayacağım?" isyanı insani olarak anlaşılabilir olsa da, Hukuk kuralları duygularla değil, Medeni Kanunun emredici hükümleriyle işler. Başka biriyle romantik bir mesajlaşma, el ele yürüme veya cinsel birliktelik, bu 5 yıllık sürecin hangi gününde olursa olsun AĞIR KUSURDUR.

2. Büyük Hukuki Tuzak: "Dava Tarihinden Sonraki Olaylar" Yanılgısı

Gelelim o meşhur "Dava açıldıktan sonra sevgili yaptım, davaya etki etmez" yalanının anatomisine. Bu yanılgı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bir usul kuralının yanlış yorumlanmasından kaynaklanır.

Kural Nedir? Yargıtay der ki: "Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Dava açıldıktan sonra gerçekleşen olaylar, o davanın (mevcut davanın) kusur belirlemesinde kullanılamaz." Yani siz Ocak 2024'te şiddetli geçimsizlikten dava açtınız. Eşiniz sizi Mart 2024'te başkasıyla gördü. Hâkim, Ocak ayında açılan bu davada Mart ayındaki ihaneti "Gerekçe" yapıp sizi kusurlu sayamaz. Vatandaş işte buraya kadar olan kısmı bilir ve sevinir.

Peki Kurnaz Bir Avukat Sizi Nasıl Yok Eder? Eşinizin avukatı mahkemede "Hâkim Bey, bu adam/kadın Mart ayında sevgili yaptı, bunu dosyaya ekleyin" DEMEZ! Bunun yerine adliyeye gider, tamamen yepyeni, taptaze bir "ZİNA veya Haysiyetsiz Hayat Sürme" davası açar (Örn: Nisan 2024 davası). Sonra Hâkime der ki: "Sayın Hâkim, taraflar arasında süren Ocak 2024 tarihli bir boşanma davası vardır. Bizim açtığımız bu yeni Zina davasının, o eski davayla BİRLEŞTİRİLMESİNİ (HMK m. 166) talep ediyoruz!" İşte o an tuzağa düştüğünüz andır! Hâkim o iki davayı birleştirir. Eski davada siz haklı bile olsanız, yeni açılan ve birleşen davada "Sadakatsiz" olduğunuz resmen dosyaya girer. Dava tarihinden sonraki olay kullanılamaz kuralı, "Yeni bir dava açılıp birleştirilerek" saniyeler içinde aşılmış ve boynunuza ilmek geçirilmiştir!


3. Faturanın Ağırlığı: Nafaka, Tazminat ve Velayet Uçup Gider!

Birleştirilen davada, dava sürecinde sevgili yaptığınız (sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğiniz) ispatlandığı an, boşanmanın mali ve hukuki tablosu tamamen tersine döner.

  1. Tazminat ve Nafaka Hakkının Yanması: Türk Hukukunda Yoksulluk Nafakası veya Tazminat alabilmeniz için kusurunuzun karşı taraftan "Daha Ağır Olmaması" gerekir. Eşiniz size yıllarca fiziksel şiddet uygulamış bile olsa; siz dava sürerken gidip başkasıyla "Zina" yaparsanız, Yargıtay'a göre zina "Mutlak ve En Ağır Kusur" sayılır. Bir anda "Tam Kusurlu" taraf siz olursunuz. Hak ettiğiniz tüm nafakalar kesilir, tazminat talepleriniz reddedilir.
  2. Devasa Tazminat Ödeme Yükümlülüğü: Sadece haklarınızdan mahrum kalmazsınız. Evlilik birliği (kesinleşene kadar) devam ederken eşinizi aldattığınız için, eşinizin zedelenen onuru ve şerefi nedeniyle ona yüz binlerce liralık Maddi ve Manevi Tazminat ödemeye mahkum edilirsiniz.
  3. Velayet Krizi: Hukukta "Kötü eş olmak, kötü anne/baba olmak anlamına gelmez" kuralı vardır. Yani sırf sevgili yaptınız diye çocuğun velayeti sizden otomatik alınmaz. ANCAK! Eğer o yeni sevgiliyi çocuğunuzla aynı eve sokuyorsanız, çocuğu bu gayrimeşru (hukuken evliyken yaşanan) ilişkinin içine dahil edip çocuğun psikolojisini bozuyorsanız, Hâkim "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesi gereğince velayeti derhal sizden alır ve diğer eşe verir!

4. İstinaf ve Yargıtay Aşamasında Sevgili Yapmak!

Yerel Mahkeme (Aile Mahkemesi) davanızı bitirdi. Hâkim kürsüden "Tarafların boşanmalarına karar verilmiştir" dedi. Adliyeden çıkıp kutlama yemeğine gittiniz ve yeni bir ilişkiye yelken açtınız. Karşı taraf, nafakayı veya tazminatı beğenmediği için dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf'a) taşıdı. İşte o 2 yıl süren İstinaf aşamasında da SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜZ DEVAM ETMEKTEDİR! Çünkü mahkeme kararı "Kesinleşmemiştir." Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yüzlerce onama kararında şu ibare yer alır: "Temyiz/İstinaf aşamasında eşlerden birinin başka biriyle karı-koca hayatı yaşaması, sadakat yükümlülüğünün ağır ihlalidir. Karşı taraf bu sebeple yeni bir dava açabilir." Hâkimin sizi boşamış olması, o imza kesinleşmeden size bekarlık özgürlüğünü ASLA VERMEZ.


5. Sosyal Medya ve Dijital Deliller: Nasıl Yakalanırsınız?

Peki karşı taraf bunu nasıl ispatlayacak? "Otellerde basılmadığım sürece kimse ispatlayamaz" yanılgısı bir diğer felakettir. Günümüz Hukuk Muhakemeleri Kanununa (HMK) göre zina veya sadakatsizlik sadece "yatakta basılmakla" ispatlanmaz. Yargıtay "Güçlü Karine (Belirti)" arar:

  • WhatsApp ve Instagram: Başka birine atılan kalp emojileri, "Seni seviyorum, canım, hayatım" şeklindeki romantik yazışmalar.
  • Ortak Tatiller: Yeni sevgilinizle bir otele giriş yaptığınızın (farklı odalar olsa bile) otel kayıtları veya uçak biletleri.
  • Fotoğraflar: Bir kafede el ele tutuşurken çekilmiş, sarmaş dolaş bir fotoğraf. Bu delillerin hiçbiri cinsel birlikteliği (Zinayı) kesin olarak kanıtlamasa da, Yargıtay için "Güven Sarsıcı Davranış ve Sadakatsizlik" olarak kabul edilmek için %100 YETERLİDİR. Ağır kusurlu sayılmanız için zinanın ispatı şart değildir, "Sadakatsiz" bir hayat sürdüğünüzün ispatı nafakayı ve tazminatı yakmanız için fazlasıyla yeterlidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Boşanma Aşamasında Sadakat

Soru 1: "Eşimle 3 yıldır ayrı yaşıyoruz. Boşanma davası 2 yıldır devam ediyor. Birbirimizin yüzünü bile görmüyoruz. Bu durumda da sevgili yapmak sadakatsizlik midir?"

Cevap: EVET, kesinlikle sadakatsizliktir! Türk Medeni Kanunu "Eşler aynı evde yaşarken sadık kalır" demez. Fiili ayrılığın ne kadar sürdüğünün, tarafların birbirine ne kadar yabancılaştığının hiçbir önemi yoktur. Hukuken (nüfusta) evlilik birliği devam ettiği (kesinleşmediği) sürece sadakat yükümlülüğü katı bir şekilde devam eder.

Soru 2: "Boşanma davası sürerken eşim başkasıyla nişanlandı ve yüzük taktı. Cinsel bir ilişkileri yok. Bunu davada kullanabilir miyim?"

Cevap: Evet, kullanabilirsiniz! Evliyken başkasıyla nişanlanmak, evlilik vaadiyle ilişki yaşamak, Yargıtay kararlarına göre doğrudan "Sadakat yükümlülüğünün ağır ihlali" ve "Haysiyetsiz Hayat Sürme" eylemidir. Derhal bu eyleme dayalı "Birleştirme Talepli Yeni Bir Boşanma Davası" açarak eşinizi tam kusurlu hale getirebilir, ağır tazminat alabilirsiniz.

Soru 3: "Davayı Anlaşmalı Boşanma olarak açtık. Duruşma gününü bekliyoruz. Bu süreçte sevgili yapmam sorun yaratır mı?"

Cevap: Anlaşmalı boşanmalarda taraflar tazminat, nafaka ve velayet konularında zaten anlaştıkları için Hâkim "Kusur" incelemesi yapmaz. Ancak! Duruşma gününe kadar eşiniz o fotoğrafları görür ve sinirlenip "Ben anlaşmaktan vazgeçtim, davayı çekişmeliye çeviriyorum" derse, işte o andan itibaren o sevgiliniz sizin "Tam kusurlu" olmanıza sebep olur. Kesinleşme şerhini elinize alana kadar ASLA risk almamalısınız.


Örnek Belge: Dava Devam Ederken Sadakatsizlik Nedeniyle "Birleştirme Talepli" Yeni Boşanma Davası Dilekçesi

(Bu dilekçe, boşanma davası devam ederken eşinin başka biriyle sevgili olduğunu (sosyal medya, fotoğraf vb. ile) öğrenen tarafın, bu ihaneti mevcut davaya kusur olarak ekletmek için açacağı stratejik "Birleştirme" davasının taslağıdır.)

[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ'NE

DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

DAVALI: [Eşinizin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No]

BİRLEŞTİRME TALEP EDİLEN DOSYA: Konya ... Aile Mahkemesinin 20../... Esas sayılı dosyası.

KONU: TMK Madde 161 (Zina) ve TMK Madde 185/3 uyarınca Sadakat Yükümlülüğünün İhlali ve Güven Sarsıcı Davranışlar sebebiyle BOŞANMA DAVASI ile işbu davanın irtibatlı olduğu Konya ... Aile Mahkemesi dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkilim ile davalı eş arasında Konya ... Aile Mahkemesinin 20../... E. sayılı dosyası üzerinden "Şiddetli Geçimsizlik (TMK m. 166/1)" sebebiyle çekişmeli boşanma davası derdesttir (devam etmektedir).
  2. Söz konusu davanın açılmasından sonraki süreçte, davalı eşin TMK m. 185/3 uyarınca evlilik birliği kesinleşene kadar devam eden "Sadakat Yükümlülüğünü" ağır ve pervasız bir şekilde ihlal ettiği tespit edilmiştir.
  3. Davalı, [Üçüncü Kişinin Adı] isimli şahısla aleni olarak duygusal/romantik bir ilişki (sevgili hayatı) yaşamaya başlamış, bu durum ekte sunulan sosyal medya paylaşımları, WhatsApp yazışmaları ve tanık beyanları ile sübuta ermiştir. (Deliller Ek-1'de sunulmuştur).
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gereğince; dava açıldıktan sonra gerçekleşen olaylar derdest davada hükme esas alınamasa da, usulüne uygun açılmış "Birleştirme talepli bağımsız bir davada" kusur tespitine esas alınmak ZORUNDADIR. Davalının bu haysiyetsiz ve sadakatsiz tutumu, kendisini evlilik birliğinin sarsılmasında "Tam Kusurlu" hale getirmiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen nedenlerle; Hukuki ve fiili irtibatı bulunan işbu davanın öncelikle Konya ... Aile Mahkemesinin 20../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleşen dava üzerinden davalının TAM KUSURLU sayılmasına, fazlaya ilişkin tazminat ve nafaka haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: .../.../2026

DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)