Evlilik hazırlıkları sırasında düzenlenen ve geleneksel bir taahhüt olarak görülen 'Mehir Senedi', boşanma süreci başladığında genellikle büyük bir hukuki tartışmanın merkezine oturmaktadır. Erkek tarafı sıklıkla, 'Boşanmayı o istedi, kusurlu taraf o, mehir senedi artık geçersizdir' düşüncesiyle ödeme yapmaktan kaçınmaktadır. Oysa Türk Hukuku ve güncel Yargıtay içtihatları bu konuda son derece nettir: Mehir bir tazminat veya nafaka türü değil, Borçlar Hukuku kapsamında geçerli bir borç ikrarıdır. Kadın, boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu kabul edilse dahi, usulüne uygun ve ıslak imzalı bir mehir senedi bulunduğu sürece bu hakkını kaybetmez. Mehir senedinin geçerlilik şartlarını, HMK ispat kurallarını ve Aile Mahkemesi nezdinde açılacak aynen iade davasının hukuki prosedürlerini tüm detaylarıyla inceliyoruz.

Ülkemizde evlilik merasimleri öncesinde veya sırasında, genellikle dini nikah esnasında taraflar arasında "Mehir" adı verilen bir taahhütname düzenlenmesi son derece yaygın bir uygulamadır. Erkeğin, evlenirken kadına vermeyi taahhüt ettiği altın, para veya gayrimenkulden oluşan bu değer; peşin verilmesi halinde "Mehir-i Muaccel", boşanma veya ölüm gibi ileri bir tarihte verilmesi kararlaştırılmışsa "Mehir-i Müeccel" adını almaktadır.
Evlilik birliği içerisinde sorunlar yaşanıp taraflar boşanma aşamasına geldiğinde, erkek tarafının sıklıkla başvurduğu temel bir savunma argümanı bulunmaktadır: "Boşanmayı kadın istedi / Kadın kusurlu, bu nedenle imzaladığım mehir senedi geçersizdir, mehir altınları yanmıştır." Bu inanış, toplumda hukuki bir gerçeklik gibi kabul görse de, tamamen yasal dayanaktan yoksundur.
Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) "Mehir" adıyla özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak bu durum, mehir senetlerinin hukuken geçersiz olduğu anlamına gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mehir sözleşmelerini Borçlar Hukuku kapsamında değerlendirerek, taraflar arasındaki geçerli bir "Bağışlama Taahhüdü" veya "Borç İkrarı" olarak kabul etmiştir. Bu makalede; boşanma davalarında mehir alacağının akıbetini, kadının kusur durumunun mehir senedine etkisini, geçerlilik şartlarını ve Aile Mahkemelerinde açılacak alacak davasının usuli prosedürlerini bir hukukçu perspektifiyle detaylandırmaktayız.
Toplumdaki yaygın algının aksine, bir mehir senedinin geçerli olabilmesi için resmi makamlarda (örneğin noterde) düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 17 ve devamı uyarınca borç tanıması (ikrarı) şekle bağlı olmasa da, bağışlama taahhüdü yazılı şekil şartına tabidir.
Bu konudaki en kritik hukuki tartışma, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının kusurlu olması halinde mehir hakkının kaybolup kaybolmadığıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 200 uyarınca, belirli bir miktar veya değerin üzerindeki hukuki işlemlerin senetle (yazılı belgeyle) ispat edilmesi zorunludur.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir diğer durum, mehir senetlerinin belirli bir şarta bağlanmasıdır. Belgede genellikle "Boşanma gerçekleştiği takdirde işbu mehir ödenecektir" veya "Koca, eşini boşarsa şu kadar altın verilecektir" ibareleri yer almaktadır.
Mehir senedine dayalı alacak davalarının usuli süreci, doğrudan uyuşmazlığın kaynağına göre şekillenir.
Soru 1: Mehir senedinde 100 gram altın yazıyor, ancak şu an altının değeri çok yükseldi. Hangi tarihteki değer üzerinden ödeme yapılır?
Cevap: Hukuki kural gereği, cins (çeşit) borçlarında borçlanılan miktar ne ise onun ifa edilmesi esastır. Mehir davası "Aynen İfa, Olmadığı Takdirde Bedelinin Tahsili" talebiyle açılır. Mahkeme kararıyla öncelikle 100 gram altının aynen iadesine karar verilir. Eğer icra aşamasında altın fiziken teslim edilmezse, ödemenin (fiili ödeme günündeki) güncel rayiç altın kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı tahsil edilir. Yani altının değer kazanması davacının aleyhine bir durum yaratmaz.
Soru 2: Dini nikahta mehir senedi imzaladık ancak sonrasında resmi nikah yapmadan ayrıldık. Mehir senedini icraya koyabilir miyim?
Cevap: Resmi nikah olmaksızın sadece dini nikah ile kurulan birliktelikler, Türk Medeni Kanunu anlamında evlilik birliği sayılmaz. Ancak aranızda imzalanmış olan belge, Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli bir "Borç İkrarı" veya "Bağışlama Taahhüdü" olarak nitelendirilebilir. Bu durumda dava Aile Mahkemesinde değil, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmalıdır. Senetteki imzayı inkar etmediği sürece borçlu taraf bu bedeli ödemek zorundadır.
Soru 3: Boşanma davasında mehir alacağımı da aynı dilekçeyle talep edebilir miyim?
Cevap: Evet, usul ekonomisi gereği boşanma davası dilekçesinde (veya karşı dava dilekçesinde) mehir senedine dayalı alacağınızı da talep edebilirsiniz. Hâkim, boşanma kararı ve fer'ileri (nafaka, tazminat) ile birlikte mehir talebinizi de değerlendirir. Ancak harçlandırma kuralına dikkat edilmelidir; mehir alacağı boşanmanın yasal bir fer'isi (eki) olmadığından, talep edilen miktar üzerinden "Nispi Peşin Harç" ödenmesi gereklidir.
(Aşağıdaki belge, taraflar arasında evlilik merasimi sırasında düzenlenen yazılı mehir senedine dayanarak, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından altınların aynen veya nakden tahsili amacıyla Aile Mahkemesinde açılacak davanın resmi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ'NE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [Eski Eşin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davalı Adresi]
KONU: Taraflar arasında tanzim edilen .../.../20.. tarihli "Mehir Senedi" uyarınca muaccel hale gelen [Örn: 150 Gram 22 Ayar Bilezik] miktarındaki mehir alacağının aynen iadesi, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki güncel rayiç bedeli olan [TL Karşılığı] tutarın yasal faiziyle birlikte tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ (MÜDDEABİH): [TL Cinsinden Toplam Tutar]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal nedenlerle; Davamızın kabulü ile, .../.../20.. tarihli mehir senedinde yer alan [150 Gram 22 Ayar Bileziğin] müvekkilime AYNEN İADESİNE, aynen iadesinin fiilen imkansız olması durumunda karar tarihine en yakın güncel serbest piyasa rayici üzerinden hesaplanacak TL karşılığının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)