Dijital bankacılığın hayatımıza getirdiği kolaylıklar, siber dolandırıcıların zararlı yazılımlar (virüs/trojan) ve Deepfake (yapay zekâ) teknolojilerini kullanmasıyla büyük bir kâbusa dönüşebilmektedir. Vatandaşların telefonuna gönderilen sahte bir linke tıklanması veya cihazın ele geçirilmesi sonucunda, dolandırıcılar gece yarısı mağdurun adına yüz binlerce liralık kredi çekebilmekte ve parayı anında meçhul hesaplara aktarabilmektedir. Bankalar genellikle bu durumlarda 'Yüz tanıma sisteminden geçilmiş, şifreniz girilmiş, sorumluluk sizindir' diyerek kenara çekilmeye çalışırlar. Ancak Yargıtay kararlarına göre, bankalar 'Güven Kurumu' oldukları için biyometrik güvenlik sistemlerinin (canlılık testinin) sahte bir görüntü veya Deepfake ile atlatılmasını engellemek zorundadır. Yüz tanıma sisteminin kandırılması bankanın ağır teknolojik zafiyetidir. Ayrıca gece 03:00 sularında daha önce hiç yapılmamış yüklü bir kredi çekimi ve ani para transferi açık bir 'Olağandışı İşlem (Anomali)' olup, bankanın dolandırıcılık tespit sistemlerinin (Fraud) bu işlemi durdurarak müşteriden sesli teyit almaması bankayı kusursuz sorumlu yapar. Bu tür bir mağduriyet yaşayan vatandaşların, krediyi ödemek yerine derhal savcılığa suç duyurusunda bulunması ve Tüketici Mahkemesinde 'İhtiyati Tedbir Talepli Menfi Tespit (Borçlu Olunmadığının Tespiti)' davası açarak borcu tamamen iptal ettirmesi mümkündür. Bu makalede; bankaların siber güvenlik kusurları, anomali kuralı ve kredi iptal davası yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

Gelişen teknolojiyle birlikte bankacılık işlemlerinin tamamen cep telefonlarına taşınması, saniyeler içinde yüz binlerce liralık kredi çekme imkânı sunarak hayatımızı kolaylaştırsa da; bu hız, siber dolandırıcılar için devasa bir fırsat kapısına dönüşmüştür. Son yıllarda vatandaşların en çok mağdur olduğu siber suçların başında, çalınan cep telefonları veya telefona bulaştırılan casus yazılımlar (virüs/Trojan) aracılığıyla bankacılık uygulamalarının ele geçirilmesi ve gecenin bir yarısı vatandaşın adına fahiş miktarlarda kredi çekilmesi gelmektedir.
Bu dolandırıcılık türünde en ürkütücü aşama; bankaların "üstün güvenlik önlemi" olarak sunduğu "Görüntülü Görüşme" veya "Yüz Tanıma (Biyometrik Doğrulama)" sistemlerinin, dolandırıcılar tarafından yapay zekâ (Deepfake) teknolojisiyle veya yüksek çözünürlüklü fotoğraflar kullanılarak rahatlıkla atlatılabilmesidir. Sabah uyandığında adına yüz binlerce lira kredi çekildiğini ve bu paranın anında kripto para borsalarına veya meçhul hesaplara aktarıldığını gören vatandaş, bankaya itiraz ettiğinde genellikle "İşlem sizin cihazınızdan, sizin şifrenizle ve yüz tanıma sistemimizden geçilerek yapılmış, sorumluluk size ait" şeklinde buz gibi bir yanıtla karşılaşmaktadır.
Ancak Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre bu durum kesinlikle böyle değildir. Bankalar birer "Güven Kurumu" olup, en ileri düzey güvenlik sistemlerini kurmakla ve müşterisini korumakla mükelleftir. Yüz tanıma sistemini sahte bir yapay zekâ yüzüyle geçebilen bir banka, kendi güvenlik zafiyetinin faturasını müşterisine kesemez. Bu makalede; Deepfake ve virüs yoluyla yüz tanıma aşılarak çekilen kredilerde bankanın kusursuz sorumluluğu, olağandışı işlemlerin (anomali) tespiti ve bu hayali borçtan kurtulmak için Tüketici Mahkemesinde açılacak Menfi Tespit (Borçlu Olunmadığının Tespiti) davası yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Yeni nesil siber dolandırıcılık, genellikle iki farklı yöntemle mağdurun bankacılık uygulamasının ele geçirilmesiyle başlamaktadır:
Adına kredi çekilen vatandaş bankaya başvurduğunda, bankalar genellikle "Telefonunuza virüs girmesi sizin hatanızdır, şifrenizi siz çaldırdınız" diyerek topu müşteriye atmaktadır. Oysa Türk Hukuku, bankalara çok daha ağır bir sorumluluk yüklemiştir.
Bankaların sorumluluğunu doğuran bir diğer devasa hukuki argüman ise bankaların "Fraud (Dolandırıcılık) Tespit Algoritmalarının" çalışmamasıdır.
Eğer böyle bir siber saldırıya maruz kalarak adınıza kredi çekilmişse, zaman kaybetmeden hukuki süreci başlatmanız hayati önem taşır.
Soru 1: Telefonuma gelen bir kargo mesajına tıkladım, gece ben uyurken adıma 300.000 TL kredi çekilmiş. Banka 'SMS şifreniz girilmiş, bizlik bir durum yok' diyor. Borcu ödemek zorunda mıyım?
Cevap: Hayır, değilsiniz. SMS onay kodu (OTP) girilmiş olması bankayı kurtarmaz. Telefona sızan virüsün SMS'leri gizlice okumasını veya ekranı kopyalamasını engelleyecek siber güvenlik altyapısını kurmak bankanın görevidir. Üstelik gece yarısı bir anda çekilip başka hesaba aktarılan kredi açık bir 'anomali'dir. Bankanın sizi arayıp teyit almaması ağır kusurdur. Tüketici Mahkemesinde Menfi Tespit davası açarak bu borcu iptal ettirebilirsiniz.
Soru 2: Hesabıma girip şifremi değiştirmişler. Bankanın yüz tanıma sistemini nasıl geçmiş olabilirler? Bu benim hatam mı?
Cevap: Bu kesinlikle sizin hatanız değildir. Dolandırıcılar, Deepfake (yapay zekâ destekli sahte video) teknolojisini veya yüksek çözünürlüklü fotoğraflarınızı kamera enjeksiyonu yöntemiyle kullanarak bankanın sistemini kandırmaktadır. Bankanın Biyometrik Doğrulama sisteminin 'canlı insan' ile 'sahte dijital yüzü' ayırt edememesi doğrudan doğruya bankanın teknolojik ve güvenlik zafiyetidir. Sorumluluk bankaya aittir.
Soru 3: Dava sonuçlanana kadar banka maaşıma haciz koyabilir mi veya benden bu parayı kesebilir mi?
Cevap: Bankanın icra takibi başlatmasını ve maaşınıza/hesaplarınıza el koymasını engellemek için, Menfi Tespit davası açarken mahkemeden acil olarak 'İhtiyati Tedbir' talep etmelisiniz. Mahkeme haklılığınızı gösteren savcılık şikayeti gibi ön delilleri değerlendirerek tedbir kararı verir ve dava bitene kadar bankanın sizden tek kuruş kesmesini hukuken yasaklar.
(Aşağıdaki belge, siber dolandırıcılar tarafından bankanın güvenlik zafiyeti aşılarak mağdur adına çekilen hayali kredinin iptali ve icra takiplerinin durdurulması amacıyla Tüketici Mahkemesine sunulacak dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
"İhtiyati Tedbir Taleplidir"
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [İlgili Banka Unvanı A.Ş. Genel Müdürlüğü]
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2026/... Arabuluculuk (Anlaşamama Son Tutanağı Ektedir)
KONU: Davalı bankanın siber güvenlik altyapısındaki ağır zafiyet ve olağandışı işlem (anomali) tespiti yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde, müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında siber dolandırıcılar tarafından çekilen [Örn: 400.000 TL] bedelli kredi sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile, müvekkilin davalı bankaya bu krediden dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE (MENFİ TESPİT) ve dava sonuna kadar müvekkil hakkında icra takibi yapılmasının/hesaplarından kesinti yapılmasının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [400.000 TL]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Öncelikle ve ivedilikle; dava konusu sahte kredi borcu nedeniyle müvekkilin maaşından ve hesaplarından kesinti yapılmasının engellenmesi ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmasının durdurulması yönünde teminatsız (veya mahkemenizin takdir edeceği uygun teminatla) İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, 2- Yargılama neticesinde davamızın KABULÜ ile; müvekkilin iradesi dışında davalı bankanın güvenlik zafiyeti sebebiyle çekilen [400.000 TL] kredi sözleşmesi ve fer'ilerinden dolayı müvekkilin davalı bankaya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE (Kredinin ve borcun İptaline), 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 23/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)