Otomotiv sektöründeki elektrikli dönüşüm, klasik motor arızalarının yerini yüksek maliyetli batarya ve yazılım sorunlarına bırakmasına neden olmuştur. Tüketicilerin büyük bir hevesle satın aldığı elektrikli araçlarda (EV) kısa süre içinde ortaya çıkan ani menzil düşüşleri veya hücre arızaları, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tartışmasız bir 'Gizli Ayıp'tır. Bayiler genellikle bu arızaları batarya sökümü ve onarımı ile geçiştirmeye çalışsa da, kanunumuz tüketiciye aracın onarılmasını reddedip 'Sıfır Araçla (Misliyle) Değişim' talep etme hakkı tanımaktadır. Aracın en temel beyni olan bataryanın işlem görmesi ağır bir değer kaybı yarattığından, mahkemeler orantılılık ilkesini tüketici lehine yorumlamaktadır. Bu makalemizde, batarya arızalarında firmaların onarım dayatmasına karşı Tüketici Mahkemelerinde yürütülecek dava süreçlerini, ispat usullerini ve ihtarname şartlarını teknik bir hukuki perspektifle inceliyoruz.

Otomotiv endüstrisi, içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara (EV) doğru devasa bir teknolojik geçiş yaşamaktadır. Türkiye pazarında da yerli otomobil TOGG başta olmak üzere Tesla, BYD, Chery gibi markaların elektrikli modelleri geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmıştır. Ancak bu yeni nesil araçlar, temel yapılarının devasa bir lityum-iyon batarya ve onu yöneten karmaşık yazılımlardan oluşması nedeniyle, daha önce karşılaşılmayan yepyeni arıza türlerini ve hukuki uyuşmazlıkları beraberinde getirmektedir.
Elektrikli bir aracın maliyetinin neredeyse yarısını oluşturan ana batarya ünitesindeki şarj tutmama, ani menzil düşüşleri, hücre arızaları veya yazılımsal çökme problemleri, tüketici mağduriyetlerinin merkezinde yer almaktadır. Bayiler ve distribütörler, bu tür arızalarda genellikle sorunu "yazılım güncellemesi" veya "batarya onarımı" ile çözme eğilimindedir. Oysa tüketici açısından, henüz yeni satın alınmış bir aracın en hayati parçasının işlem görmesi, araçta büyük bir değer kaybına ve güven zedelenmesine yol açmaktadır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümleri, teslim anında fark edilemeyen ve kullanımla ortaya çıkan bu tür arızaları "Gizli Ayıp" olarak tanımlar. Bu makalede; elektrikli araçlardaki batarya arızalarının hukuki niteliğini, tüketicinin sıfır araçla "misli ile değişim" hakkını, firmaların onarım dayatmasına karşı "orantılılık" ilkesini ve Tüketici Mahkemelerinde yürütülecek dava süreçlerini teknik bir çerçevede inceliyoruz.
Bir malın, tüketicinin ondan beklediği faydayı azaltan veya ortadan kaldıran, maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içermesi hukukumuzda "Ayıp" olarak adlandırılır.
Araçta gizli ayıp çıkması durumunda kanun, tüketiciye tamamen kendi inisiyatifinde kullanabileceği 4 adet seçimlik hak sunmuştur:
Firmaların Savunması: Distribütör firmalar genellikle, "Bataryanın garantisi var, bozulan modülü ücretsiz değiştireceğiz, sıfır araç veremeyiz" diyerek tüketiciyi 'Ücretsiz Onarım' hakkını kullanmaya zorlamaktadır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre; seçimlik hakkı kullanma yetkisi münhasıran tüketiciye aittir. Satıcı, tüketiciyi onarıma zorlayamaz. Tüketici "Misli ile değişim (sıfır araç)" istiyorsa, satıcı kural olarak bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Tüketici sıfır araç değişimi talep ettiğinde mahkemenin önüne çıkan en büyük hukuki engel, TKHK m. 11/3'te düzenlenen "Orantılılık" ilkesidir. Kanun, tüketicinin misli ile değişim veya bedel iadesi talebinin, satıcı için "orantısız güçlük" yaratmaması gerektiğini belirtir.
Bir batarya arızasıyla karşılaşıldığında, aracın derhal servise çekilmesi ve yapılan tüm işlemlerin "Servis İş Emri" ile kayıt altına alınması hayati önem taşır. Sözlü beyanlar mahkemede delil niteliği taşımaz.
Soru 1: Fabrika verisinde menzil 500 km yazıyor ancak aracım tam şarjla 300 km bile gitmiyor. Bu durum gizli ayıp sayılarak araç değişimi istenebilir mi?
Cevap: Menzil düşüklüğü, elektrikli araç davalarının en karmaşık konularından biridir. Eğer bu düşüş; hava durumu, klima kullanımı veya agresif sürüş tarzından değil de, batarya kapasitesindeki donanımsal bir kayıptan veya yazılımsal bir optimizasyon hatasından kaynaklanıyorsa bu bir gizli ayıptır. Hukuken araç değişimi veya ayıp oranında (menzil kaybı oranında) bedel indirimi talep edilebilir. Durum bilirkişi raporuyla sabitlenmelidir.
Soru 2: Servis bana 'Sürekli DC (Hızlı) şarj istasyonlarını kullanmışsınız, batarya bu yüzden bozulmuş, bu kullanıcı hatasıdır' dedi. Ne yapmalıyım?
Cevap: Hızlı şarjın batarya ömrünü belirli bir oranda kısalttığı teknik bir gerçektir; ancak markanın kullanım kılavuzunda "DC şarj kullanılamaz" şeklinde açık ve bağlayıcı bir yasak yoksa, aracın normal standartlardaki hızlı şarj kullanımı nedeniyle bozulması bir tüketici hatası sayılamaz. Satıcının bu soyut savunması hukuken geçersizdir; mahkemede bilirkişi incelemesiyle bu argüman çürütülebilir.
Soru 3: Dava 2 yıl sürerse, ben bu süre zarfında ayıplı aracı garajda bekletmek zorunda mıyım, yoksa binebilir miyim?
Cevap: Aracı güvenliğinizi tehlikeye atmayan bir arızası varsa dava süresince kullanmanızda hukuken bir engel yoktur. Yargıtay kararlarına göre, tüketicinin misliyle değişim davası açıp aracı kullanmaya devam etmesi, seçimlik hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez. Zira dava sürecinde ulaşım ihtiyacınız devam etmektedir.
(Aşağıdaki belge, satın alınan elektrikli araçta ortaya çıkan batarya/donanım arızası nedeniyle onarım talep etmeyen tüketicinin, TKHK madde 11 uyarınca sıfır araç değişimi talebini satıcı bayiye ve distribütöre ileteceği resmi ihtarname taslağıdır.)
İHTAR EDEN (TÜKETİCİ): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
MUHATAP 1 (SATICI BAYİ): [Satın Alınan Bayinin Şirket Unvanı]
MUHATAP 2 (DİSTRİBÜTÖR/ÜRETİCİ): [Aracın Türkiye Distribütörü / Üretici Unvanı]
KONU: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. Maddesi uyarınca; müvekkile satılan [Araç Marka/Model] marka, [Plaka] plakalı ve [Şasi Numarası] şasi numaralı araçta ortaya çıkan "Gizli Ayıp" (Batarya donanım arızası) nedeniyle, aracın onarılmaksızın ayıpsız bir misli (sıfır kilometre) ile değiştirilmesi ihtarıdır.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan yasal nedenlerle; 6502 sayılı Kanun'un 11/1-ç bendi uyarınca, gizli ayıplı söz konusu aracın AYIPSIZ BİR MİSLİ İLE (SIFIR KİLOMETRE OLARAK) DEĞİŞTİRİLMESİNİ, değişime konu yeni aracın işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 (ON BEŞ) GÜN İÇİNDE müvekkile teslim edilmesini; Aksi takdirde, arabuluculuk kurumuna başvurulacağını, müteakiben Tüketici Mahkemelerinde misli ile değişim ve kullanım kaybı nedeniyle maddi/manevi tazminat davaları açılacağını, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin şirketlerinizden müştereken ve müteselsilen tahsil edileceğini ihtaren bildiririz.
TARİH: .../.../2026
İHTAR EDEN VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)