Evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin kazandığı maaşı evin zorunlu ihtiyaçları (kira, fatura, mutfak) yerine sürekli olarak kendi anne, baba veya kardeşlerine göndermesi, hukuken 'Ekonomik Şiddet' kabul edilir. Toplumda yaygın olarak bilinen 'Bunun tek çözümü boşanmaktır' inancı tamamen yanlıştır. Türk Medeni Kanunu, aileyi ve evliliği korumak adına ekonomik sorumsuzluk yapan eşe karşı devasa tedbirler öngörmüştür. Bir eş, boşanma davası açmasına gerek kalmaksızın Nöbetçi Aile Mahkemesine başvurarak TMK Madde 199 uyarınca 'Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması' davası açabilir. Hâkim, eşin ev veya arabayı satıp parasını kendi ailesine vermesini engellemek için malların üzerine 'Satılamaz' şerhi (tedbir) koydurabilir. Daha da önemlisi; TMK Madde 198 (Borçlulara Emir Verilmesi) hükmü uyarınca hâkim, eşinizin patronuna (işyerine) resmi bir talimat yazarak; 'Bu personelin maaşının örneğin 20.000 TL'lik kısmını ona değil, doğrudan eşinin (kadının) banka hesabına yatıracaksın' diyerek maaşa direkt müdahale edebilir. Bu makalemizde, ailesinin rızkını 3. kişilere dağıtan sorumsuz eşlere karşı evlilik birliğini koruyacak mahkeme tedbirlerini ve dava dilekçesi usullerini salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Evlilik kurumu, sadece aynı evi paylaşmak değil; hayatın maddi ve manevi tüm yüklerini, kazanılan gelirleri ve geleceği ortaklaşa omuzlamak demektir. Ancak Türk toplumunda sıklıkla karşılaşılan ve pek çok evliliği içten içe kemiren çok ağır bir sorun vardır: Eşlerden birinin (genellikle erkeğin), evlendikten sonra dahi kendisini hala kök ailesinin (annesi, babası, kardeşleri) finansal sponsoru olarak görmesi ve kazandığı maaşın tamamını veya büyük bir kısmını onlara göndermesidir.
Evin faturaları ödenmezken, pazar masrafı için para bulunamazken veya çocukların okul ihtiyaçları ertelenirken; kocanın gizlice (veya açıkça) kardeşinin borcunu ödemesi, annesine her ay düzenli harçlık göndermesi veya üzerine kayıtlı malları onlara devretmesi, diğer eş için katlanılması imkânsız bir psikolojik ve ekonomik şiddettir. Bu durumla yüzleşen kadınlar genellikle kendilerini çaresiz hissederler. Çevrelerinden aldıkları "Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin" veya "Parasını nereye harcayacağına sen karışamazsın, çözümü sadece boşanmaktır" şeklindeki yanlış tavsiyeler, kadını ağır bir depresyona ve ekonomik yoksunluğa sürükler.
Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK), ailenin ekonomik varlığını ve çocukların geleceğini korumak için, boşanma davası açılmasına gerek kalmaksızın kullanılabilecek muazzam yasal kalkanlar öngörmüştür. Bir eş, ailesinin rızkını 3. kişilere (annesi, kardeşi dahi olsa) dağıtıyorsa, Aile Mahkemesi Hâkimi o eşin cüzdanına ve banka hesaplarına kanun zoruyla el koyabilir. Bu kapsamlı makalede; evlilik birliğini korumak amacıyla açılan "Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması (TMK 199)" ve "Borçlulara Emir Verilmesi (TMK 198)" davalarını, eşin patronuna yazı yazılarak maaşın bir kısmının doğrudan kadının hesabına nasıl yatırtılacağını ve gayrimenkullerin satılmasını engellemek için alınacak hukuki tedbirleri tüm usul kurallarıyla derinlemesine inceliyoruz.
Türk Medeni Kanunu Madde 186'ya göre; "Eşler, evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar." Bu emredici bir kuraldır.
Eşiniz kazandığı parayı savuruyor, kardeşinin bitmez tükenmez borçlarını ödüyor veya ailenizin geleceği olan evi satıp parasını ailesine vermeye çalışıyorsa, başvurulacak en güçlü silah TMK Madde 199'dur.
Gelelim asıl ve en yaygın soruna: "Kocam maaşını aldığı gün annesine gönderiyor, eve beş kuruş bırakmıyor." Eşin banka hesaplarına kısıtlama getirmek kadar etkili bir diğer yol da paranın kocanın eline geçmeden doğrudan size gelmesini sağlamaktır.
Bu tür davalarda eşin "Ben aileme para göndermiyorum, eve bakıyorum" şeklindeki yalanlarını çürütmek için sağlam delillere ihtiyaç vardır.
Soru 1: Kocamın maaşına tedbir koydurmak (TMK 198) için boşanma davası açmak zorunda mıyım?
Cevap: Hayır, kesinlikle zorunda değilsiniz. Bu davalar (TMK 198 ve 199) tam tersine "Evlilik birliğini korumak ve aileyi ayakta tutmak" amacıyla düzenlenen yasal yollardır. Ortada hiçbir boşanma davası yokken, sadece ailenin geçimini güvence altına almak için Nöbetçi Aile Mahkemesine başvurarak bu tedbir kararlarını aldırabilirsiniz.
Soru 2: Kocam kendi kardeşinin banka borcunu ödüyor. Evin mutfak masrafını ise benim (kadının) çalışarak aldığım asgari ücretle karşılıyoruz. Onun parasını kısıtlayabilir miyim?
Cevap: Evet, kısıtlayabilirsiniz. Evin geçimi sadece kadının maaşına yüklenemez; TMK 186 uyarınca eşler güçleri oranında giderlere katılmak zorundadır. Kocanızın, evliliğin asli giderlerine katılmayıp, kendi kazancını (ki bu evlilik birliği içinde edinilmiş bir gelirdir) kök ailesinin borçlarına harcaması açık bir hukuka aykırılıktır. Mahkeme, kocanın maaşının bir kısmının evin geçimi için doğrudan size ödenmesine veya ortak hesaba aktarılmasına karar verebilir.
Soru 3: Kocam ailenin tek malvarlığı olan oturduğumuz evi satıp parasını babasına verip onu iflastan kurtaracağını söylüyor. Evi satmasını acilen nasıl engellerim?
Cevap: Vakit kaybetmeden Nöbetçi Aile Mahkemesine başvurarak TMK Madde 199 uyarınca "Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması" davası açmalısınız. Dilekçenizde HMK m. 389 kapsamında acil İhtiyati Tedbir talep etmelisiniz. Mahkeme, tapu müdürlüğüne yazacağı bir yazıyla evin tapu kaydı üzerine "Davacı Eşin Açık Rızası Olmadan Satılamaz / Devredilemez" şerhi koydurur. Koca tapuya gitse bile evi satamaz. (Ayrıca ev 'Aile Konutu' ise TMK m. 194 kapsamında Aile Konutu Şerhi de işletebilirsiniz).
(Aşağıdaki belge, ailenin geçimini sağlamak yerine kazancını sürekli kök ailesine aktaran kocaya karşı, evlilik devam ederken Aile Mahkemesinden istenecek olan "Maaşın Kısmen Kadına Ödenmesi" ve "Malların Satışının Kısıtlanması" talepli dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE (İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR)
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (EŞ): [Kocanızın/Eşinizin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No]
KONU: Evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve ailenin geçimini tehlikeye atan davalı eş hakkında; 1- TMK Madde 199 uyarınca; davalı adına kayıtlı menkul/gayrimenkul mallar ile banka hesapları üzerindeki TASARRUF YETKİSİNİN KISITLANMASINA ve mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, 2- TMK Madde 198 uyarınca; davalı eşin [İşyeri Unvanı/Patronu] nezdindeki aylık maaş/ücret alacağının ailenin geçimi için gerekli olan [Örn: 20.000 TL]'lik kısmının doğrudan davalının işvereninden (borçlusundan) kesilerek müvekkilin banka hesabına YATIRILMASININ EMREDİLMESİNE karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan yasal nedenlerle ve Mahkemenizce yapılacak tahkikat neticesinde; 1- Davamızın KABULÜ ile; davalı eşin [İşyeri Unvanı] nezdindeki aylık maaşından [Örn: 20.000 TL]'lik tutarın doğrudan işvereni tarafından kesilerek müvekkilin [TR... IBAN numaralı] hesabına YATIRILMASI hususunda TMK m. 198 uyarınca İŞVERENE EMİR YAZILMASINA, 2- Davalı adına kayıtlı olan [Varsa Tapu veya Araç Plakası] üzerindeki tasarruf yetkisinin TMK m. 199 uyarınca KISITLANARAK, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kayıtlar üzerine İHTİYATİ TEDBİR ŞERHİ İŞLENMESİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)