Biten bir ilişkinin ardından geride kalan lüks hediyelerin, ödenen borçların veya alınan teknolojik cihazların (telefon, saat vb.) akıbeti, ilişkinin hukuki statüsüne göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, taraflar arasında resmi veya gayriresmi bir 'Nişanlılık' (evlenme vaadi) varsa işler görece kolaydır; nişan bozulduğunda TMK Madde 120 devreye girer ve altın, lüks saat veya otomobil gibi 'mutat dışı (alışılmışın dışında)' tüm hediyeler kusur aranmaksızın iade edilmek zorundadır. Ancak taraflar arasında evlilik vaadi yoksa ve sadece 'Sevgililik (Flört)' yaşanmışsa, verilen hediyeler Türk Borçlar Kanunu kapsamında doğrudan 'Bağışlama (Hibe)' sayılır. Bir kimse kendi rızasıyla aldığı telefonu faturası kendi adına olsa dahi ayrıldığı gerekçesiyle geri isteyemez. Geri isteyebilmesi için karşı tarafın kendisine veya ailesine karşı ağır bir suç işlemesi (kasten yaralama, hakaret vb.) gibi bağışlamadan dönme şartlarının oluşması gerekir. Bu makalemizde, nişanlılık ve sevgililik ayrımlarında malvarlığı ihtilaflarını, Aile ve Asliye Hukuk mahkemelerindeki ispat yükünü, banka dekontlarının önemini ve iade ihtarnamesi süreçlerini en ince hukuki detaylarıyla, kapsamlı ve objektif bir perspektifle inceliyoruz.

İnsanlar arası duygusal ilişkiler, sadece manevi paylaşımları değil, aynı zamanda ciddi boyutlarda maddi etkileşimleri de beraberinde getirmektedir. İlişki süresince tarafların birbirlerine duydukları sevgi, minnet veya evlilik beklentisiyle aldıkları cep telefonu, lüks saat, mücevher, hatta otomobil gibi değerli hediyeler, ilişkinin sona ermesiyle birlikte büyük bir hukuki tartışmanın merkezine oturmaktadır. "Ben ona o kadar masraf yaptım, telefonunu ben aldım, hepsini geri istiyorum" şeklindeki haklı tepkiler, hukuk sisteminin katı kurallarıyla karşılaştığında her zaman beklenen sonucu vermeyebilir.
Hukuk düzenimiz, duygusal kırgınlıklardan ziyade taraflar arasındaki ilişkinin hukuki statüsüne ve yapılan maddi kazandırmanın kanuni tanımına odaklanır. Türk Hukuku sistematiğinde, ayrılan çiftin sadece "sevgili (flört)" aşamasında mı olduğu, yoksa aralarında hukuken geçerli bir "nişanlılık" bağı mı bulunduğu, hediyelerin iade edilip edilemeyeceğini belirleyen en temel çizgidir. Zira salt sevgililik döneminde verilen hediyeler kural olarak "Bağışlama (Hibe)" sayılırken; nişanlılık döneminde verilen hediyeler "Evlenme Vaadiyle Yapılan Kazandırma" olarak çok daha farklı bir koruma kalkanına tabi tutulmaktadır.
Bu makalede; biten bir ilişkinin ardından eski sevgiliye alınan yüksek meblağlı hediyelerin, transfer edilen paraların ve ortak harcamaların geri istenip istenemeyeceğini, Yargıtay'ın "mutat (alışılmış) hediye" ayrımını, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bağışlamadan dönme şartlarını ve bu taleplerin hangi mahkemelerde ileri sürüleceğini tüm usuli detaylarıyla objektif bir çerçevede inceliyoruz.
Hediyelerin akıbetini belirleyen ilk hukuki aşama, taraflar arasındaki ilişkinin kanuni adını koymaktır. Yargıtay içtihatlarında ve Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) "sevgililik" adı altında bir hukuki müessese bulunmamaktadır. Hukuk, evlilik öncesi ilişkiyi yalnızca "Nişanlılık" kavramı altında bir statüye kavuşturmuştur.
Eğer taraflar arasında evlenme vaadi (nişan) mevcutsa ve bu nişan bozulmuşsa, kanun koyucu tarafların malvarlıklarını koruyan çok net ve emredici bir hüküm ihdas etmiştir.
En büyük hukuki hüsran, aralarında nişanlılık bağı bulunmayan sevgililerin ayrılık sonrasında yaşadığı süreçte ortaya çıkmaktadır.
Sadakatsizlik (Aldatma) Bir İade Nedeni midir? Evlilik birliğinde eşlerin birbirine sadakat yükümlülüğü kanundan doğar. Ancak sadece "sevgili" olan iki kişi arasında kanundan doğan bir sadakat yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla, sevgilinin aldatması ahlaki bir sorun olsa da, TBK Madde 295 kapsamında "kanundan doğan yükümlülüğe aykırılık" veya "ağır suç" teşkil etmediği için, sırf aldatma nedeniyle alınan hediyelerin iadesi davası kural olarak reddedilmektedir. İade için yukarıda sayılan ağır şartların (suç işlenmesi vb.) ispatı zorunludur.
Hediyelerin ötesinde, ilişkinin ciddiyetine güvenerek yapılan yüksek tutarlı banka transferleri veya ortak yaşam için alınan eşyaların akıbeti sıklıkla mahkemelere taşınmaktadır.
Hediyelerin veya malvarlığının iadesi için izlenecek usul, uyuşmazlığın kaynağına göre tamamen değişmektedir.
Soru 1: Eski sevgilime lüks bir telefon aldım, fatura ve taksitleri benim üzerime. Ancak aramızda nişan yoktu. Telefonu geri alabilir miyim?
Cevap: Hukuken işiniz oldukça zordur. Ortada nişanlılık olmadığı için bu işlem bir "Bağışlama" sözleşmesi sayılır. Faturanın sizin adınıza olması, mülkiyetin karşı tarafa rıza ile geçirildiği gerçeğini değiştirmez. Karşı taraf size karşı ağır bir suç işlemediği sürece (TBK m. 295 şartları oluşmadıkça), sadece ayrıldığınız gerekçesiyle faturası sizde olan bir hediyeyi geri isteyemezsiniz.
Soru 2: Nişanlıyken ailemin taktığı altınları ve eski nişanlıma aldığım pahalı saati ayrılınca vermedi. Dava açarsam kazanır mıyım?
Cevap: Kesinlikle kazanırsınız. TMK Madde 120 uyarınca nişanlılık evlenme dışında bir sebeple bozulduğunda, "alışılmışın dışındaki (mutat dışı)" hediyeler iade edilmek zorundadır. Altınlar ve pahalı lüks saatler Yargıtay içtihatlarına göre tartışmasız mutat dışı hediyedir. Kusur durumuna bakılmaksızın Aile Mahkemesinde açacağınız iade davası ile aynen veya bedelini geri alabilirsiniz.
Soru 3: Eski sevgilimin banka hesabına 'kira yardımı' veya 'borç ödemesi' olarak aylar boyunca para gönderdim. Dekont açıklaması yazmamıştım. Bunları geri isteyebilir miyim?
Cevap: Açıklama yazmadığınız için bu paralar hukuken "mevcut bir borcun ödemesi" (karine olarak) veya karşı tarafın itirazına göre "bağış" olarak kabul edilebilir. Geri alabilmeniz için, bu paraların kesin olarak "borç/ödünç" olarak verildiğini yazılı delillerle (örneğin; karşı tarafın WhatsApp'tan "Param yok, bana 10.000 TL borç atar mısın, ay başı ödeyeceğim" şeklindeki mesajlarıyla) ispat etmeniz gerekmektedir. Yazılı veya elektronik ispat yoksa mahkeme talebinizi reddedecektir.
(Aşağıdaki belge, geçerli bir nişanlılık sürecinin sonlanmasının ardından karşı tarafta kalan lüks hediyelerin (altın, saat, elektronik eşya) TMK Madde 120 uyarınca iadesini sağlamak ve dava öncesi muhatabı temerrüde düşürmek amacıyla Noter aracılığıyla gönderilecek resmi ihtarname taslağıdır.)
İHTAR EDEN: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
MUHATAP (ESKİ NİŞANLI): [Karşı Tarafın Adı Soyadı] ADRES: [Muhatabın Mernis/İkametgah Adresi]
KONU: Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 120 hükümleri uyarınca; nişanlılık birliğinin sona ermesi sebebiyle, tarafınıza evlenme vaadiyle verilmiş olan "Mutat Dışı (Alışılmışın Dışında)" hediyelerin aynen veya bedelen iadesi ihtarıdır.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici kanun hükümleri ve yasal gerekçelerle; Hukuki dayanağı ortadan kalkan ve haksız yere uhdenizde (zilyetliğinizde) tuttuğunuz; [Örn: Cep telefonu, saat ve altınların] işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 (YEDİ) GÜN İÇİNDE aynen, eşyaların aynen iadesi mümkün değilse güncel piyasa rayiç bedeli olan [Örn: 150.000 TL]'nin müvekkilin [TR... IBAN] numaralı banka hesabına bedelen iade edilmesini; Aksi halde, TMK m. 120 uyarınca Aile Mahkemelerinde "Hediyelerin İadesi ve Alacak" davası açılacağını, mal kaçırma ihtimalinize binaen banka hesaplarınıza ve menkullerinize 'İhtiyati Tedbir' konulmasının talep edileceğini ve tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin tarafınıza tahmil edileceğini ihtaren bildiririz.
TARİH: .../.../2026
İHTAR EDEN VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)