Avukat Sami Işılak Logo
Aile Hukuku·Tazminat Hukuku

Evcil Hayvanların Boşanmada Durumu | Av.Sami IŞILAK

24 Ağustos 2026·Avukat Sami IŞILAK

Boşanma davalarında evcil hayvanların (kedi, köpek vb.) hangi eşte kalacağı, son yılların en çok tartışılan hukuki uyuşmazlıklarından biridir. Toplumda evcil hayvanlara manevi birer aile bireyi olarak yaklaşılarak 'velayet' veya 'iştirak nafakası' gibi taleplerde bulunulsa da, Türk Medeni Kanunu'na göre velayet yalnızca ergin olmayan çocuklara özgüdür. Kanunumuzda evcil hayvanlar mal paylaşımı rejimine tabi birer 'eşya (taşınır mal)' statüsündedir. Ancak Hayvanları Koruma Kanunu'nun getirdiği 'canlı' tanımı ve güncel Yargıtay içtihatları, mahkemeleri salt mülkiyet kurallarından öteye taşıyarak 'hayvanın üstün yararı' ilkesine yöneltmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı PETVET sistemindeki mikroçip kaydı kimin adınaysa mülkiyet karinesi onda olsa dahi; veteriner faturaları ve fiili bakım ispatlanarak aidiyet mahkemece diğer eşe de bırakılabilmektedir. Bu makalemizde, boşanma sürecinde evcil hayvanların hukuki statüsünü, anlaşmalı boşanma protokollerindeki şahsi münasebet (görüşme) maddelerini ve mahkemeden talep edilecek ihtiyati tedbir kararlarını objektif bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.

evcil-hayvan-bosanma-davasi-velayet-esya-cip-kaydi

Aile Bireyi mi, Malvarlığı Değeri mi?

Boşanma davalarının en çekişmeli alanlarından biri, hiç şüphesiz eşlerin ortak yaşamı paylaştıkları çocukların velayeti ve edinilmiş malların tasfiyesidir. Ancak son yıllarda Aile Mahkemelerinin önüne giderek artan sıklıkla gelen yepyeni bir uyuşmazlık türü bulunmaktadır: Evlilik birliği içerisinde sahiplenilen veya satın alınan evcil hayvanların (kedi, köpek vb.) boşanma sonrası hukuki akıbeti.

Taraflar için evcil hayvanlar manevi birer aile bireyi olarak görülse de, Türk Hukuku sistematiği duygusal bağlardan ziyade somut kanun maddeleri üzerinden işlemektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca "velayet" kurumu, münhasıran ergin olmayan çocuklara (insanlara) tanınmış bir haktır. Dolayısıyla hukuken bir köpeğin veya kedinin "velayetinden" veya bu hayvan için "iştirak nafakası" ödenmesinden söz edilemez.

Klasik eşya hukuku kurallarına göre evcil hayvanlar birer "taşınır mal (eşya)" statüsündedir ve mal paylaşımı rejimine tabidir. Ancak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan son değişikliklerle hayvanların "canlı" statüsünün vurgulanması, mahkemeleri salt eşya hukuku kurallarından uzaklaştırarak "hayvanın üstün yararı" kavramını tartışmaya itmiştir. Bu makalede; evcil hayvanların Aile Hukuku kapsamındaki statüsünü, çip (mikroçip) kayıtlarının hukuki bağlayıcılığını, aidiyet tespitini ve dava süresince mahkemeden talep edilecek ihtiyati tedbir kararlarının usulünü objektif bir çerçevede inceliyoruz.


1. TMK Kapsamında Evcil Hayvanların Statüsü (Eşya Kavramı)

Türk Medeni Kanunu, varlıkları temel olarak "kişiler" ve "eşyalar" olarak ikiye ayırır. Hayvanlar, kanunumuzda bir hak süjesi (kişi) olmadıkları için hak objesi (eşya) olarak kabul edilirler. Bu nedenle boşanma davasında evcil hayvanın kime verileceği sorunu, aslında bir "Mal Rejiminin Tasfiyesi" (mülkiyetin kime ait olduğu) sorunudur.

  • Kişisel Mal (TMK Madde 220): Eşlerden biri evcil hayvanı evlenmeden önce sahiplenmişse veya evlilik birliği içerisinde tamamen karşılıksız bir kazanımla (miras, şahsi hediye) elde etmişse, bu hayvan o eşin "Kişisel Malı" sayılır. Boşanma halinde diğer eş, bu hayvan üzerinde hiçbir ayni hak veya aidiyet iddiasında bulunamaz.
  • Edinilmiş Mal (TMK Madde 219): Hayvan, evlilik birliği devam ederken eşlerin ortak bütçesinden (maaşlarından) para ödenerek satın alınmışsa veya sahiplenilip tüm aşı/mama masrafları ortak bütçeden karşılanmışsa, hukuken "Edinilmiş Mal" (veya paylı mülkiyet) statüsüne girer. İşte hukuki kriz bu noktada başlar; zira fiziki bir eşya olan otomobil satılıp parası bölüşülebilirken, bir canlının ortadan ikiye bölünmesi veya satılarak tasfiye edilmesi mümkün (ve ahlaki) değildir.

2. Aidiyetin Tespiti ve Çip (Mikroçip) Kaydının İspat Gücü

Mal rejiminin tasfiyesinde ortak alınan bir hayvanın kime bırakılacağı belirlenirken, mahkemelerin başvurduğu temel ispat araçları resmi kayıtlar ve faturalardır.

  • Tarım ve Orman Bakanlığı Çip Kaydı: 5199 sayılı Kanun gereği evcil hayvanlara mikroçip takılması ve PETVET sistemine kaydedilmesi zorunludur. Çip kaydının hangi eşin TC Kimlik Numarası (TCKN) üzerine yapıldığı, "Mülkiyet Karinesi" açısından en güçlü resmi delildir. Hukuken çip kimin üzerindeyse, zilyetlik ve mülkiyet iddiası o eşte daha kuvvetlidir.
  • Veteriner ve Bakım Faturaları: Çip kaydı bir eşin üzerinde olsa dahi, diğer eş mahkemeye sunduğu veteriner faturaları, mama sipariş dekontları ve kredi kartı ekstreleriyle "Hayvanın fiili bakımını, maddi ve manevi külfetini ben üstlendim" diyerek mülkiyet karinesini çürütmeye çalışabilir.
  • Hayvanın Üstün Yararı İlkesi: Güncel Yargıtay kararlarında ve yerel mahkeme içtihatlarında, mülkiyet kurallarının yanı sıra hayvanın refahı da gözetilmektedir. Hayvanın kime daha çok alıştığı, hangi eşin yaşam alanının (bahçeli ev, çalışma saatleri vb.) hayvanın bakımına daha uygun olduğu uzman (veteriner/psikolog) bilirkişilerce raporlanarak, aidiyet kararı bu yönde verilebilmektedir.

3. Şahsi Münasebet (Görüşme) ve İştirak Nafakası Talepleri

Boşanma davalarında evcil hayvanlara çocuk muamelesi yapılarak hukuki olarak var olmayan taleplerde bulunulması, usul hukukuna aykırılık teşkil eder.

  • İştirak Nafakası Talebi Reddedilir: TMK Madde 328 uyarınca iştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, "çocuğun" bakım ve eğitim giderlerine katılmasıdır. Evcil hayvanın mama veya veteriner masrafları için diğer eşten iştirak nafakası talep edilmesi hukuken mümkün değildir; mahkemeler bu talepleri usulden reddetmektedir.
  • Şahsi Münasebet (Görüşme Hakkı): Hayvanın mülkiyeti (aidiyeti) bir eşe bırakıldığında, diğer eşin hayvanı "hafta sonları görmesi" yönünde bir mahkeme kararı (şahsi münasebet tesisi) kural olarak kurulamamaktadır. Zira eşya hukukunda, bir eşyanın mülkiyetini kaybeden kişinin o eşyayı belirli günlerde kullanma hakkı yoktur. Ancak taraflar, Boşanma Protokolü (Anlaşmalı Boşanma) hazırlayarak hayvanın bakım günlerini ve masraf paylaşımını kendi aralarında sözleşme serbestisi kapsamında imza altına alabilirler. Mahkeme, tarafların uzlaştığı bu sözleşme maddesini onaylar ve bağlayıcı hale getirir.

4. Dava Süresince Hayvanın Durumu: İhtiyati Tedbir (HMK m. 389)

Çekişmeli boşanma davası yıllarca sürebilmektedir. Bu süreçte eşlerin evleri ayırmasıyla birlikte evcil hayvanın kimde kalacağı, taraflar arasında ciddi fiziki tartışmalara neden olmaktadır.

  • Geçici Düzenleme: Dava açıldığı an (veya dava süresince), hayvanın fiili bakımını üstlenen veya hayvanı yanında bulunduran eş, Aile Mahkemesinden HMK Madde 389 uyarınca "İhtiyati Tedbir" talep etmelidir.
  • Bu talep, "Dava kesinleşinceye kadar müşterek evcil hayvanın bakım, gözetim ve zilyetliğinin tarafıma bırakılması, karşı tarafın hayvana yönelik müdahalelerinin tedbiren önlenmesi" şeklindedir. Mahkeme, hayvanın refahını ve tarafların sunduğu delilleri (çip kaydı, faturalar) inceleyerek dava sonuna kadar hayvanın kimde kalacağına dair geçici bir tedbir kararı tesis eder.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Boşanmada Evcil Hayvanlar

Soru 1: Evcil köpeğimizin çipi eşimin üzerine kayıtlı ama bütün aşılarını ben yaptırdım ve hep ben gezdirdim. Boşanmada köpeği ondan alabilir miyim?

Cevap: Hukuken çip kaydı güçlü bir mülkiyet karinesi (delili) olsa da, kesin ve mutlak değildir. Mahkemeye sunacağınız banka dekontları, veteriner kayıtları, fotoğraf/videolar ve tanık beyanlarıyla hayvanın fiili bakımını sizin üstlendiğinizi ve aranızda kuvvetli bir bağ olduğunu ispatlayarak, mülkiyetin (aidiyetin) tarafınıza bırakılmasını mahkemeden talep edebilirsiniz.

Soru 2: Eşimle anlaşmalı boşanıyoruz. Köpeğin hafta içi bende, hafta sonu onda kalması için protokole madde ekleyebilir miyiz? Cevap: Evet, ekleyebilirsiniz. Türk Hukukunda sözleşme serbestisi geçerlidir. Mahkeme, re'sen (kendiliğinden) evcil hayvan için bir "görüşme (şahsi münasebet)" kararı kuramasa da, siz anlaşmalı boşanma protokolüne bu yönde bir madde yazarsanız, hâkim bu protokolü onaylayarak hükme bağlar ve resmi bir geçerlilik kazandırır.

Soru 3: Dava devam ederken eşim kediyi alıp annesinin evine götürdü ve bana göstermiyor. Ne yapmalıyım?

Cevap: Derhal Aile Mahkemesine başvurarak HMK m. 389 kapsamında "İhtiyati Tedbir" talep etmelisiniz. Mahkemeden, kedinin dava süresince size teslim edilmesi veya bakımının sizde kalması yönünde bir ara karar çıkarılmasını isteyebilirsiniz. Eşinizin hayvanı kaçırması, nihai kararda hayvanın refahını bozucu bir eylem olarak aleyhine değerlendirilebilir.


Örnek Belge: Evcil Hayvanın Zilyetliği ve İhtiyati Tedbir Talepli Dilekçe

(Aşağıdaki belge, çekişmeli boşanma davası devam ederken müşterek evcil hayvanın fiziki bakım ve zilyetliğinin dava sonuna kadar bir eşe bırakılması amacıyla Aile Mahkemesine sunulacak resmi ihtiyati tedbir ara karar talebi taslağıdır.)

[KONYA] ... AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: 20../... Esas

TALEP EDEN (DAVACI): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

KARŞI TARAF (DAVALI): [Karşı Tarafın Adı Soyadı] - [TC Kimlik No]

KONU: HMK Madde 389 ve devamı hükümleri uyarınca; tarafların evlilik birliği içerisinde edindiği ve halihazırda fiili bakımı müvekkil tarafından sağlanan müşterek evcil hayvanın (köpek/kedi) zilyetliğinin, dava süresince tedbiren müvekkilde bırakılmasına ve davalının müdahalelerinin önlenmesine yönelik İhtiyati Tedbir kararı verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Mahkemeniz nezdinde taraflar arasında görülmekte olan çekişmeli boşanma davasında, eşler fiilen evleri ayırmış bulunmaktadır. Evlilik birliği devam ederken edinilen, [Örn: Tarım ve Orman Bakanlığı PETVET sistemine kayıtlı, ... mikroçip numaralı, Golden Retriever cinsi] evcil köpek, ayrılık tarihinden itibaren müvekkilin yanında kalmakta olup bakımı müvekkilce yürütülmektedir.
  2. Dilekçemiz ekinde (Ek-1) sunulan veteriner aşı karnelerinden, mama sipariş faturalarından ve banka ekstrelerinden anlaşılacağı üzere, evcil hayvanın maddi ve manevi tüm külfeti uzun süredir müvekkilim tarafından karşılanmaktadır. Müvekkil ile evcil hayvan arasında sıkı bir duygusal bağ mevcuttur.
  3. Ancak davalı yan, müvekkili psikolojik olarak yıpratmak ve dava sürecinde haksız menfaat temin etmek amacıyla, evcil hayvanı müvekkilin evinden zorla alıp götüreceği yönünde tehditlerde bulunmaktadır.
  4. Türk Hukuk doktrini ve Yargıtay uygulamaları ışığında, evcil hayvanların salt eşya statüsünde değerlendirilemeyeceği, "hayvanın üstün yararı ve refahı" ilkesinin gözetilmesi gerektiği açıktır. Hayvanın alıştığı yaşam alanından (müvekkilin yanından) aniden koparılması, hayvanın refahını ve fiziksel sağlığını bozacaktır.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen yasal gerekçelerle; Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında, HMK m. 389 uyarınca talebimizin kabulü ile; [... mikroçip numaralı] evcil hayvanın dava kesinleşinceye kadar tedbiren müvekkilin zilyetliğinde (bakım ve gözetiminde) bırakılmasına, davalı tarafın hayvana yönelik olası fiziki müdahalelerinin ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: .../.../2026

DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)