Boşanma davalarında evcil hayvanların (kedi, köpek vb.) hangi eşte kalacağı, son yılların en çok tartışılan hukuki uyuşmazlıklarından biridir. Toplumda evcil hayvanlara manevi birer aile bireyi olarak yaklaşılarak 'velayet' veya 'iştirak nafakası' gibi taleplerde bulunulsa da, Türk Medeni Kanunu'na göre velayet yalnızca ergin olmayan çocuklara özgüdür. Kanunumuzda evcil hayvanlar mal paylaşımı rejimine tabi birer 'eşya (taşınır mal)' statüsündedir. Ancak Hayvanları Koruma Kanunu'nun getirdiği 'canlı' tanımı ve güncel Yargıtay içtihatları, mahkemeleri salt mülkiyet kurallarından öteye taşıyarak 'hayvanın üstün yararı' ilkesine yöneltmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı PETVET sistemindeki mikroçip kaydı kimin adınaysa mülkiyet karinesi onda olsa dahi; veteriner faturaları ve fiili bakım ispatlanarak aidiyet mahkemece diğer eşe de bırakılabilmektedir. Bu makalemizde, boşanma sürecinde evcil hayvanların hukuki statüsünü, anlaşmalı boşanma protokollerindeki şahsi münasebet (görüşme) maddelerini ve mahkemeden talep edilecek ihtiyati tedbir kararlarını objektif bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.

Boşanma davalarının en çekişmeli alanlarından biri, hiç şüphesiz eşlerin ortak yaşamı paylaştıkları çocukların velayeti ve edinilmiş malların tasfiyesidir. Ancak son yıllarda Aile Mahkemelerinin önüne giderek artan sıklıkla gelen yepyeni bir uyuşmazlık türü bulunmaktadır: Evlilik birliği içerisinde sahiplenilen veya satın alınan evcil hayvanların (kedi, köpek vb.) boşanma sonrası hukuki akıbeti.
Taraflar için evcil hayvanlar manevi birer aile bireyi olarak görülse de, Türk Hukuku sistematiği duygusal bağlardan ziyade somut kanun maddeleri üzerinden işlemektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca "velayet" kurumu, münhasıran ergin olmayan çocuklara (insanlara) tanınmış bir haktır. Dolayısıyla hukuken bir köpeğin veya kedinin "velayetinden" veya bu hayvan için "iştirak nafakası" ödenmesinden söz edilemez.
Klasik eşya hukuku kurallarına göre evcil hayvanlar birer "taşınır mal (eşya)" statüsündedir ve mal paylaşımı rejimine tabidir. Ancak 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan son değişikliklerle hayvanların "canlı" statüsünün vurgulanması, mahkemeleri salt eşya hukuku kurallarından uzaklaştırarak "hayvanın üstün yararı" kavramını tartışmaya itmiştir. Bu makalede; evcil hayvanların Aile Hukuku kapsamındaki statüsünü, çip (mikroçip) kayıtlarının hukuki bağlayıcılığını, aidiyet tespitini ve dava süresince mahkemeden talep edilecek ihtiyati tedbir kararlarının usulünü objektif bir çerçevede inceliyoruz.
Türk Medeni Kanunu, varlıkları temel olarak "kişiler" ve "eşyalar" olarak ikiye ayırır. Hayvanlar, kanunumuzda bir hak süjesi (kişi) olmadıkları için hak objesi (eşya) olarak kabul edilirler. Bu nedenle boşanma davasında evcil hayvanın kime verileceği sorunu, aslında bir "Mal Rejiminin Tasfiyesi" (mülkiyetin kime ait olduğu) sorunudur.
Mal rejiminin tasfiyesinde ortak alınan bir hayvanın kime bırakılacağı belirlenirken, mahkemelerin başvurduğu temel ispat araçları resmi kayıtlar ve faturalardır.
Boşanma davalarında evcil hayvanlara çocuk muamelesi yapılarak hukuki olarak var olmayan taleplerde bulunulması, usul hukukuna aykırılık teşkil eder.
Çekişmeli boşanma davası yıllarca sürebilmektedir. Bu süreçte eşlerin evleri ayırmasıyla birlikte evcil hayvanın kimde kalacağı, taraflar arasında ciddi fiziki tartışmalara neden olmaktadır.
Soru 1: Evcil köpeğimizin çipi eşimin üzerine kayıtlı ama bütün aşılarını ben yaptırdım ve hep ben gezdirdim. Boşanmada köpeği ondan alabilir miyim?
Cevap: Hukuken çip kaydı güçlü bir mülkiyet karinesi (delili) olsa da, kesin ve mutlak değildir. Mahkemeye sunacağınız banka dekontları, veteriner kayıtları, fotoğraf/videolar ve tanık beyanlarıyla hayvanın fiili bakımını sizin üstlendiğinizi ve aranızda kuvvetli bir bağ olduğunu ispatlayarak, mülkiyetin (aidiyetin) tarafınıza bırakılmasını mahkemeden talep edebilirsiniz.
Soru 2: Eşimle anlaşmalı boşanıyoruz. Köpeğin hafta içi bende, hafta sonu onda kalması için protokole madde ekleyebilir miyiz? Cevap: Evet, ekleyebilirsiniz. Türk Hukukunda sözleşme serbestisi geçerlidir. Mahkeme, re'sen (kendiliğinden) evcil hayvan için bir "görüşme (şahsi münasebet)" kararı kuramasa da, siz anlaşmalı boşanma protokolüne bu yönde bir madde yazarsanız, hâkim bu protokolü onaylayarak hükme bağlar ve resmi bir geçerlilik kazandırır.
Soru 3: Dava devam ederken eşim kediyi alıp annesinin evine götürdü ve bana göstermiyor. Ne yapmalıyım?
Cevap: Derhal Aile Mahkemesine başvurarak HMK m. 389 kapsamında "İhtiyati Tedbir" talep etmelisiniz. Mahkemeden, kedinin dava süresince size teslim edilmesi veya bakımının sizde kalması yönünde bir ara karar çıkarılmasını isteyebilirsiniz. Eşinizin hayvanı kaçırması, nihai kararda hayvanın refahını bozucu bir eylem olarak aleyhine değerlendirilebilir.
(Aşağıdaki belge, çekişmeli boşanma davası devam ederken müşterek evcil hayvanın fiziki bakım ve zilyetliğinin dava sonuna kadar bir eşe bırakılması amacıyla Aile Mahkemesine sunulacak resmi ihtiyati tedbir ara karar talebi taslağıdır.)
[KONYA] ... AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DOSYA NO: 20../... Esas
TALEP EDEN (DAVACI): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
KARŞI TARAF (DAVALI): [Karşı Tarafın Adı Soyadı] - [TC Kimlik No]
KONU: HMK Madde 389 ve devamı hükümleri uyarınca; tarafların evlilik birliği içerisinde edindiği ve halihazırda fiili bakımı müvekkil tarafından sağlanan müşterek evcil hayvanın (köpek/kedi) zilyetliğinin, dava süresince tedbiren müvekkilde bırakılmasına ve davalının müdahalelerinin önlenmesine yönelik İhtiyati Tedbir kararı verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen yasal gerekçelerle; Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında, HMK m. 389 uyarınca talebimizin kabulü ile; [... mikroçip numaralı] evcil hayvanın dava kesinleşinceye kadar tedbiren müvekkilin zilyetliğinde (bakım ve gözetiminde) bırakılmasına, davalı tarafın hayvana yönelik olası fiziki müdahalelerinin ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)