Avukat Sami Işılak Logo
İş Hukuku·Tazminat Hukuku·Sosyal Güvenlik Hukuku

Ev Hizmetlerinde İş Kazası ve Tazminat | Av. Sami IŞILAK

19 Ekim 2026·Avukat Sami IŞILAK

Kent yaşamında ev temizliği, çocuk veya yaşlı bakımı amacıyla dışarıdan alınan hizmetler, hukuki boyutta ev sahibi ile çalışan arasında doğrudan bir 'Hizmet (İş) Sözleşmesi' kurmaktadır. Uygulamada ev sahipleri bu kişileri birer 'işçi' olarak görmese de, gündelikçinin cam silerken düşmesi veya kayıp yaralanması 5510 sayılı Kanun kapsamında net bir 'İş Kazası'dır. Türk Borçlar Kanunu Madde 417 uyarınca işçiyi gözetme ve güvenliğini sağlama borcu bulunan ev sahibi, bu tür kazalarda ağır yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Kaza geçiren işçi yaralanır veya vefat ederse, SGK tarafından yapılan tedavi masrafları ve bağlanan peşin sermaye değerli gelir (maaş), 5510 sayılı Kanun Madde 21 kapsamında kusuru oranında ev sahibinden rücuen tahsil edilmektedir. Ayrıca zarar gören işçi veya ailesi, doğrudan ev sahibine maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ev hizmetlerinde ayda 10 günden az çalışanlar için E-Devlet üzerinden günlük iş kazası priminin ödenmesi büyük önem taşımaktadır. Olası davalarda ev sahibinin kurtuluşu, işçiye gerekli güvenlik ekipmanlarını sağladığını, tehlikeli işleri yasakladığını ve kazanın işçinin kendi 'ağır kusuruyla' (illiyet bağını keserek) meydana geldiğini ispatlamasına bağlıdır. Bu makalede; ev hizmetleri sigortalılığı, SGK rücu davaları ve tazminat süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

evde-calisan-gundelikci-bakici-is-kazasi-sgk-rucu-tazminat

Ev Hizmetlerinde Görünmez Tehlike ve Hukuki Statü

Günümüz kent yaşamında ev temizliği, çocuk veya yaşlı bakımı gibi işlerin yürütülmesi amacıyla dışarıdan hizmet alınması son derece yaygın bir uygulamadır. Ev sahipleri, haftada bir gün temizliğe gelen bir gündelikçiyi veya her gün eve gelen bir bakıcıyı genellikle hukuki anlamda bir "işçi" olarak algılamamakta, aradaki ilişkiyi basit bir yardımlaşma veya gündelik hizmet olarak görmektedir. Ancak Türk Hukuku sistematiğinde; bir kişinin ücret karşılığında, belirli bir zaman diliminde ve ev sahibinin emir ve talimatları doğrultusunda ev işlerini görmesi, aralarında doğrudan bir "Hizmet (İş) Sözleşmesi" kurulduğu anlamına gelir. Bu ilişkinin doğmasıyla birlikte ev sahibi, hukuken "İşveren" sıfatını kazanır.

Uygulamada bu hukuki statünün ciddiyeti, ancak trajik bir kaza yaşandığında anlaşılmaktadır. Temizlik amacıyla cam silen gündelikçinin dengesini kaybederek yüksekten düşmesi, banyoyu temizlerken kayıp ağır yaralanması veya kimyasal temizlik maddelerinden zehirlenmesi vakaları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca doğrudan "İş Kazası"dır. Meydana gelen kaza sonucunda işçinin ağır şekilde yaralanması veya vefat etmesi halinde, ev sahibi (işveren) hem işçi veya mirasçıları tarafından açılacak yüksek meblağlı maddi ve manevi tazminat davalarıyla hem de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yöneltilecek milyonlarca liralık rücu (geri isteme) davalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.

Bu makalede; ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılık durumları, ev sahibinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işçiyi gözetme borcu, iş kazası halinde SGK rücu mekanizması ve açılacak tazminat davalarındaki kusur oranları yasal dayanaklarıyla objektif bir çerçevede incelenmektedir.


1. Ev Hizmetlerinde Sigortalılık Zorunluluğu (EK-9 Bildirimi)

Ev hizmetlerinde çalışanların sosyal güvenliği, 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesi ile özel bir düzenlemeye tabi tutulmuştur. Kanun, ev hizmetlerinde çalışmayı "10 günden az" ve "10 gün ve daha fazla" olmak üzere iki farklı kategoriye ayırmıştır.

  • Ayda 10 Günden Fazla Çalışanlar: Aynı ev sahibinin yanında ayda 10 gün ve daha fazla süreyle çalışan bakıcı veya temizlik personeli, normal bir SSK (4/a) sigortalısı gibi tam kapsamlı sigorta hakkına sahiptir. Ev sahibi, bu kişiyi SGK'ya bildirmek ve primlerini ödemekle yükümlüdür.
  • Ayda 10 Günden Az Çalışanlar: Haftada bir veya ayda birkaç gün temizliğe gelen kişiler de sigorta kapsamındadır. Ev sahibi, E-Devlet üzerinden veya SGK'ya vereceği formla bu kişilerin "İş Kazası ve Meslek Hastalığı" sigorta primini (günlük asgari ücretin %2'si gibi çok cüzi bir tutar) ödemek zorundadır. Bu prim ödenmeden işçinin evde çalıştırılması, iş kazası durumunda ev sahibini tamamen korumasız bırakır.

2. Ev Sahibinin "İşçiyi Gözetme ve Güvenlik" Borcu (TBK Madde 417)

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, "ev hizmetlerini" doğrudan kanun kapsamı dışında tutmuştur (m. 2). Ancak bu istisna, ev sahibinin güvenlik önlemi alma sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 417 amir hükmü gereğince işveren (ev sahibi); hizmet ilişkisinde işçinin hayatını ve sağlığını korumak, işyerinde (evde) iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür.

  • Cam Silme ve Yüksekte Çalışma: Ev sahibi, temizlik görevlisine cam sildirecekse, camın dışarıdan silinmesini yasaklamalı veya uygun güvenlik aparatları (uzatmalı silecekler, emniyet kemerleri vb.) temin etmelidir. Hiçbir güvenlik önlemi almadan işçinin mermere veya pervaza basarak dışarı sarmasına göz yumulması, ev sahibinin "Ağır Kusurlu" sayılmasına yol açar.
  • Kimyasal ve Kaygan Zemin Riski: Tuz ruhu ile çamaşır suyunun karıştırılması sonucu zehirlenmeler veya ıslak zeminde düşmeler de sık rastlanan ev iş kazalarıdır. Ev sahibi, kullanılacak temizlik malzemelerinin tehlikeleri konusunda uyarıda bulunmak ve güvenli çalışma ortamı sunmak zorundadır.

3. Milyonluk Yük: SGK Rücu Davası (5510 S.K. Madde 21)

Evde meydana gelen bir iş kazasında işçi yaralanır veya hayatını kaybederse, hastane polisi veya acil servis olayı adli vaka olarak kayıtlara geçer. Bu aşamadan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) devreye girer.

  • SGK'nın Ödemeleri ve Gelir Bağlaması: Kaza geçiren işçinin tedavi masrafları SGK tarafından karşılanır. İşçi sürekli işgöremez (sakat) kalırsa kendisine, vefat ederse geride kalan eş ve çocuklarına SGK tarafından "Peşin Sermaye Değerli Gelir (Maaş)" bağlanır. Bu gelirin aktüeryal toplam değeri, genç yaşta bir işçi için milyonlarca lirayı bulmaktadır.
  • Ev Sahibine Rücu (Geri İsteme): 5510 sayılı Kanun Madde 21/1 uyarınca; iş kazası, işverenin (ev sahibinin) kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi (TBK m. 417 ihlali) sonucu meydana gelmişse, SGK ödediği tedavi masraflarını ve bağladığı gelirin peşin sermaye değerini kusuru oranında ev sahibinden rücuen (icra veya dava yoluyla) tahsil eder.
  • Kayıt Dışı (Sigortasız) Çalıştırmanın Ağır Sonucu: İşçi evde tamamen sigortasız çalıştırılıyorsa (günlük iş kazası primi dahi yatırılmamışsa), kaza durumunda 5510 S.K. Madde 21/4 devreye girer. Bu durumda ev sahibinin kusuru %10 dahi olsa, SGK yaptığı tüm ödemeleri ve bağladığı maaşı ev sahibinden talep etme hakkı kazanır.

4. İşçinin veya Ailesinin Açacağı Tazminat Davaları

SGK'nın rücu davası, devletin kendi kasasından çıkan parayı geri almasına yöneliktir. Bunun dışında zarar gören işçi veya vefatı halinde mirasçıları, sivil mahkemelerde doğrudan ev sahibine karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir.

  • Maddi Tazminat (İşgöremezlik ve Destekten Yoksun Kalma): İşçi kaza nedeniyle çalışma gücünü kaybetmişse "Sürekli İşgöremezlik Tazminatı", hayatını kaybetmişse ailesi "Destekten Yoksun Kalma Tazminatı" talep eder. Mahkemece hesaplanacak toplam zarardan, SGK'nın bağladığı gelir peşin sermaye değeri düşülür ve kalan bakiye ev sahibinden tahsil edilir.
  • Manevi Tazminat: Yaşanan kaza nedeniyle işçinin çektiği bedensel acı veya vefatı halinde ailesinin yaşadığı derin üzüntü karşılığında, TBK Madde 56 uyarınca ev sahibinden yüksek miktarlarda Manevi Tazminat talep edilir. SGK manevi tazminat ödemediği için, bu kalem doğrudan ve tamamen ev sahibinin şahsi malvarlığından karşılanır.

5. Ev Sahibinin Savunması ve Kusur İndirimi (Müterafik Kusur)

Açılan tazminat ve rücu davalarında ev sahibinin (işverenin) hukuki sorumluluktan tamamen veya kısmen kurtulabilmesi, olayın oluş şekline ve "İlliyet Bağının" kesilip kesilmediğine bağlıdır.

  • İşçinin Ağır Kusuru: Ev sahibi, camların dışarıdan silinmesini kesin bir dille yasakladığını, sadece içeriden uzatma aparatıyla silinmesi için gerekli malzemeleri temin ettiğini, ancak işçinin uyarılara kasten aykırı davranarak kendi inisiyatifiyle pervaza çıktığını tanık beyanlarıyla (örneğin evdeki diğer aile bireyleri veya komşular) ispatlarsa, işçinin ağır kusuru nedensellik bağını keseceğinden ev sahibi tazminattan kurtulabilir.
  • Müterafik (Birlikte) Kusur İndirimi (TBK Madde 52): Kaza olayında hem ev sahibinin gözetim eksikliği hem de işçinin dikkatsizliği (örneğin kaygan zeminde koşması) birlikte rol oynamışsa, mahkeme tarafından atanan İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyeti bir kusur dağılımı (Örn: %60 işveren, %40 işçi) yapar. Ev sahibi yalnızca kendi kusur oranına isabet eden tazminat tutarından sorumlu tutulur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Ev Hizmetlerinde İş Kazası

Soru 1: Ayda sadece 2 gün temizliğe gelen bir ablamız var. Cam silerken düştü ve ayağı kırıldı. SGK primi falan ödemiyorduk. Bize dava açabilir mi?

Cevap: Evet, açabilir. Ayda 1 gün dahi olsa temizlik veya bakım amacıyla ücret karşılığı evinizde çalışan kişi ile aranızda hizmet sözleşmesi kurulmuş sayılır. TBK Madde 417 uyarınca güvenliği sağlama yükümlülüğünüz bulunduğundan, işçinin maddi ve manevi tazminat talepleriyle karşılaşabileceğiniz gibi; SGK'nın tedavi masraflarını size rücu etmesi (geri istemesi) de söz konusudur.

Soru 2: Gündelikçi temizlik yaparken benim 'camı dışarıdan silme, tehlikeli' uyarıma rağmen kendi bildiğini okuyup dışarı sarkmış ve düşmüş. Ben yine de sorumlu olur muyum?

Cevap: Yargıtay içtihatlarına göre işverenin (ev sahibinin) uyarı yükümlülüğü yeterli değildir, aynı zamanda denetim yükümlülüğü de vardır. Ancak yasakladığınızı, güvenli ekipman sağladığınızı ve işçinin uyarılara kasten/ağır kusuruyla aykırı davrandığını somut delil ve tanıklarla ispatlarsanız, mahkeme TBK Madde 52 kapsamında işçinin müterafik (ortak) kusurunu dikkate alarak tazminattan büyük oranda indirim yapar veya illiyet bağının kesildiğine kanaat getirirse davayı reddedebilir.

Soru 3: Evdeki bakıcımız veya temizlikçimiz için iş kazası primini nasıl ödeyebilirim?

Cevap: E-Devlet kapısı üzerinden "Ev Hizmetlerinde 10 Günden Az Çalıştırılacaklara İlişkin Başvuru" menüsünü kullanarak veya SGK'nın SMS sistemleri üzerinden TC Kimlik Numarası ve çalışacağı gün bilgisini girerek günlük asgari ücretin %2'si tutarında cüzi bir primi ödeyebilirsiniz. Bu işlem, olası bir kazada ev sahibinin SGK'ya karşı sorumluluğunu önemli ölçüde hafifletir.


Örnek Belge: Ev Hizmetlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucu Açılan Tazminat Davasına Karşı Ev Sahibinin Cevap Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, evde temizlik görevlisi olarak çalışan kişinin kendi dikkatsizliği sonucu yaralanarak açtığı maddi ve manevi tazminat davasında; ev sahibinin kusursuzluk ve işçinin müterafik kusuru (ağır ihmali) savunmalarını Asliye Hukuk/İş Mahkemesine sunacağı cevap dilekçesi taslağıdır.)

[KONYA] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: 2026/... Esas

CEVAP VEREN (DAVALI): [Ev Sahibinin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İletişim: 0 507 705 20 75)

DAVACI (İŞÇİ): [Gündelikçi/Bakıcının Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davacının Adresi]

KONU: Davacı tarafça müvekkil aleyhine iş kazası iddiasıyla ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat davasına karşı yasal süresi içinde cevaplarımızın sunulması ve davanın ESASTAN REDDİ talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davacı, müvekkilin [İlçe, Mahalle, Cadde, Daire No] adresindeki evinde .../.../2026 tarihinde gündelik temizlik işleri yaparken meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını beyanla, huzurdaki dava ile müvekkilden [Örn: 500.000 TL] maddi, [Örn: 300.000 TL] manevi tazminat talep etmektedir. Davacının iddiaları gerçeğe aykırı olup, meydana gelen üzücü olayda müvekkile atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmamaktadır.
  2. Olay günü müvekkil, TBK Madde 417 kapsamındaki gözetme ve güvenlik sağlama borcunu eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Müvekkil, evin camlarının dışarıya sarkılarak silinmesini kesin ve net bir dille yasaklamış, camların yalnızca içeriden manyetik çift taraflı cam siliciler ve uzun saplı çekçekler kullanılarak temizlenmesi talimatını vermiş ve bu ekipmanları davacıya teslim etmiştir.
  3. Ancak davacı, tecrübesine aşırı güvenerek ve müvekkilin verdiği açık talimatlara (yasaklamaya) kasten aykırı hareket ederek, müvekkilin evde bulunmadığı/başka odada olduğu bir esnada kendi inisiyatifiyle pencere mermerinin dışına çıkmış ve dikkatsizliği neticesinde dengesini kaybederek düşmüştür.
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve İş Dairelerinin yerleşik içtihatları uyarınca; işverenin sağladığı güvenlik ekipmanlarını kullanmayan ve kendisine verilen kesin talimatlara ağır kusuruyla aykırı davranan işçinin eylemi, olay ile işverenin sorumluluğu arasındaki illiyet (nedensellik) bağını kesmektedir. Kaza tamamen davacının kendi ağır ihmali ve kuralları ihlali neticesinde meydana gelmiştir.
  5. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Mahkemenizce müvekkilin kusurlu olduğu kanaatine varılsa dahi, davacının olayın meydana gelmesindeki kendi ağır kusuru gözetilerek TBK Madde 52 uyarınca hükmedilecek olası tazminatlardan en üst sınırdan müterafik kusur indirimi yapılması zorunludur. Talep edilen manevi tazminat miktarı ise sebepsiz zenginleşmeye yol açacak derecede fahiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Heyetinizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Öncelikle olayın oluş şekli ve kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmesine, 2- Müvekkilin iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığından ve davacının eylemi illiyet bağını kestiğinden, haksız ve dayanaksız açılan tazminat davasının ESASTAN REDDİNE, 3- Mahkemenizce aksi kanaate varılması halinde, davacının ağır müterafik kusuru dikkate alınarak TBK Madde 52 uyarınca hükmedilecek tazminattan en yüksek oranda İNDİRİM YAPILMASINA, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: 19/10/2026

DAVALI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)