Evlilik kararı, tarafların birbirlerine karşı dürüst ve şeffaf olacağı mutlak güven ilkesine dayanır. Ancak bazen eşlerden biri, evlenmeden önce var olan ağır bir psikolojik hastalığını (şizofreni vb.), bulaşıcı bir rahatsızlığını, kısırlığını (infertilite) veya geçmişindeki ağır bir sabıka kaydını müstakbel eşinden kasten gizler. Aylar veya yıllar sonra bu korkunç gerçeği tesadüfen öğrenen eş, sadece basit bir 'Boşanma Davası' açmak zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu'na göre, kişinin iradesinin yalanla sakatlandığı bu durumlarda 'Hile (Nispi Butlan) Nedeniyle Evliliğin İptali Davası' açılması mümkündür. İptal davası, yalan söyleyen tarafın 'tam kusurlu' olduğunu tesciller ve kandırılan eşin milyonlarca liralık manevi tazminat kazanmasının yolunu açar. Ancak bu davanın en kritik noktası, gerçeğin öğrenildiği tarihten itibaren en geç '6 ay' içinde açılmasının zorunlu olmasıdır. 6 aylık süre kaçırılırsa iptal hakkı düşer. Bu makalede; boşanma ve evlilik iptali arasındaki farklar, hangi sırların hile sayıldığı ve manevi tazminat hakları yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

Evlilik kurumu, eşler arasında mutlak bir güven, şeffaflık ve dürüstlük temeli üzerine inşa edilir. Hayatını birleştireceği kişiye güvenerek nikah masasına oturan bir vatandaş; aylar veya yıllar sonra eşinin aslında ağır bir psikolojik rahatsızlığı olduğunu, kısırlığını kasten gizlediğini, cinsel yolla bulaşan bir hastalık (HIV, Frengi vb.) taşıdığını veya geçmişte cinayet/yüz kızartıcı suçlardan ağır hapis yattığını öğrendiğinde telafisi imkânsız bir travma yaşar.
Toplumda bu tür ağır yalanlarla karşılaşan eşlerin genellikle sadece "Boşanma Davası" açabileceği sanılmaktadır. Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK), kişinin iradesinin yalanlarla sakatlandığı, gerçekleri bilseydi o nikah masasına asla oturmayacağı bu gibi ağır vakalar için "Evliliğin İptali (Nispi Butlan)" davası adında çok daha keskin bir hukuki yol öngörmüştür.
Kasten kandırılan, gençliği ve hayalleri çalınan eş, sadece evliliği sonlandırmakla kalmaz; aynı zamanda uğradığı bu ağır manevi yıkım karşılığında eşinden ve hatta bu yalanı gizlemesine yardım eden eşin ailesinden devasa miktarlarda manevi tazminat talep edebilir. Bu makalede; boşanma ile iptal davası arasındaki farklar, hangi gizlenen sırların (hata ve hile) evliliğin iptali sebebi sayıldığı, hak düşürücü süreler ve tazminat süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Evliliğin iptali (Nispi Butlan), sıradan bir şiddetli geçimsizlik (boşanma) davasından tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurur.
Türk Medeni Kanunu Madde 150, eşin namusu ve onuru hakkında doğrudan doğruya kandırılması veya eşin sağlığına yönelik ağır bir tehlikenin gizlenmesini "Hile (Nispi Butlan)" sebebi saymıştır. Yargıtay kararlarına göre iptal davasına konu olan başlıca sırlar şunlardır:
Evlilik öncesi kasten gizlenen ağır bir hastalık, sabıka veya cinsel yetersizlik, sadece bir sözleşme ihlali değil, mağdur eşin "Kişilik Haklarına, Gençliğine ve Vücut Bütünlüğüne" yapılmış ağır bir saldırıdır.
Evliliğin iptali davalarında en çok yapılan hata, sürenin kaçırılmasıdır. TMK Madde 152, hileye dayalı iptal davaları için çok keskin hak düşürücü süreler öngörmüştür:
Soru 1: Eşimin evlenmeden önce ağır şizofreni hastası olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını aylar sonra evde gizli raporlarını bulunca öğrendim. Bana gayet sağlıklı olduğunu söylemişti. Ne yapmalıyım?
Cevap: Bu durum TMK m. 150/2 uyarınca, sizin sağlığınız ve doğacak çocuklarınız için ağır tehlike arz eden bir hastalığın hile ile gizlenmesidir. Raporları bulduğunuz (öğrendiğiniz) tarihten itibaren en geç 6 ay içinde Aile Mahkemesinde 'Hile (Nispi Butlan) Nedeniyle Evliliğin İptali ve Tazminat' davası açmalısınız. Evlilik mahkeme kararıyla iptal edilecek ve yüklü miktarda manevi tazminat kazanacaksınız.
Soru 2: Kocamın evlenmeden önce silahlı soygundan 10 yıl hapis yattığını, evlendikten iki yıl sonra bir akrabasından tesadüfen öğrendim. Bana hiç söylememişti. Boşanma davası mı açmalıyım iptal mi?
Cevap: Ağır sabıka kaydının gizlenmesi, kişinin namus ve onuru hakkında doğrudan kandırılma niteliğinde olup 'Evliliğin İptali' sebebidir. Gerçeği öğrendiğiniz günden itibaren 6 ay geçmediyse ve evliliğiniz henüz 5 yılını doldurmadıysa, doğrudan evliliğin iptali davası açmanız, kusur tespiti ve yüksek manevi tazminat alabilmeniz açısından çok daha lehinizedir.
Soru 3: Evliliğin iptali davasını kazandığımda, eski eşimle evlenmemiş (bekar) statüsüne mi dönerim, yoksa dul (boşanmış) olarak mı görünürüm?
Cevap: Evliliğin iptali kararı kesinleştiğinde, nüfus kayıtlarında 'Boşandı' ibaresi değil, 'Evliliğin İptali' kararı işlenir. Ancak iptal kararı geçmişe etkili değildir; yani o güne kadar kurulan evlilik hukuken geçerli sayılır. Eğer doğmuş bir çocuğunuz varsa nesebi (soyu) etkilenmez, evlilik içinde doğmuş sayılır.
(Aşağıdaki belge, evlenmeden önce var olan ağır bir psikolojik hastalığını, sabıka kaydını veya kısırlığını gizleyerek eşini hileyle evliliğe ikna eden kişiye karşı Aile Mahkemesinde açılacak iptal ve tazminat davası dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [Hile Yapan Eşinizin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davalının Adresi]
KONU: Türk Medeni Kanunu Madde 150 (Hile/Nispi Butlan) uyarınca, davalının ağır [Örn: Psikolojik Hastalığını / Bulaşıcı Hastalığını / Sabıka Kaydını / Kısırlığını] kasten gizleyerek müvekkili kandırması nedeniyle taraflar arasındaki EVLİLİĞİN İPTALİNE, müvekkilin uğradığı ağır manevi yıkım nedeniyle [Örn: 2.000.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN ve düğün/ziynet giderleri için [Örn: 500.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davamızın KABULÜ ile, taraflar arasındaki evliliğin TMK Madde 150 (Hile/Nispi Butlan) hükümleri uyarınca İPTALİNE, 2- Davalının tam kusurlu hilesi sebebiyle müvekkilin uğradığı yıkım karşılığında [2.000.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN ve şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki [500.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 26/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)