Avukat Sami Işılak Logo
Aile Hukuku

Evliliğin İptali ve Tazminat Davası | Av. Sami IŞILAK

26 Ekim 2026·Avukat Sami IŞILAK

Evlilik kararı, tarafların birbirlerine karşı dürüst ve şeffaf olacağı mutlak güven ilkesine dayanır. Ancak bazen eşlerden biri, evlenmeden önce var olan ağır bir psikolojik hastalığını (şizofreni vb.), bulaşıcı bir rahatsızlığını, kısırlığını (infertilite) veya geçmişindeki ağır bir sabıka kaydını müstakbel eşinden kasten gizler. Aylar veya yıllar sonra bu korkunç gerçeği tesadüfen öğrenen eş, sadece basit bir 'Boşanma Davası' açmak zorunda değildir. Türk Medeni Kanunu'na göre, kişinin iradesinin yalanla sakatlandığı bu durumlarda 'Hile (Nispi Butlan) Nedeniyle Evliliğin İptali Davası' açılması mümkündür. İptal davası, yalan söyleyen tarafın 'tam kusurlu' olduğunu tesciller ve kandırılan eşin milyonlarca liralık manevi tazminat kazanmasının yolunu açar. Ancak bu davanın en kritik noktası, gerçeğin öğrenildiği tarihten itibaren en geç '6 ay' içinde açılmasının zorunlu olmasıdır. 6 aylık süre kaçırılırsa iptal hakkı düşer. Bu makalede; boşanma ve evlilik iptali arasındaki farklar, hangi sırların hile sayıldığı ve manevi tazminat hakları yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

gizlenen-hastalik-sabika-kisirlik-evliligin-iptali-davasi

Evlilik Öncesi Söylenen Yalanlar ve Sırların Yıkıcı Etkisi

Evlilik kurumu, eşler arasında mutlak bir güven, şeffaflık ve dürüstlük temeli üzerine inşa edilir. Hayatını birleştireceği kişiye güvenerek nikah masasına oturan bir vatandaş; aylar veya yıllar sonra eşinin aslında ağır bir psikolojik rahatsızlığı olduğunu, kısırlığını kasten gizlediğini, cinsel yolla bulaşan bir hastalık (HIV, Frengi vb.) taşıdığını veya geçmişte cinayet/yüz kızartıcı suçlardan ağır hapis yattığını öğrendiğinde telafisi imkânsız bir travma yaşar.

Toplumda bu tür ağır yalanlarla karşılaşan eşlerin genellikle sadece "Boşanma Davası" açabileceği sanılmaktadır. Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK), kişinin iradesinin yalanlarla sakatlandığı, gerçekleri bilseydi o nikah masasına asla oturmayacağı bu gibi ağır vakalar için "Evliliğin İptali (Nispi Butlan)" davası adında çok daha keskin bir hukuki yol öngörmüştür.

Kasten kandırılan, gençliği ve hayalleri çalınan eş, sadece evliliği sonlandırmakla kalmaz; aynı zamanda uğradığı bu ağır manevi yıkım karşılığında eşinden ve hatta bu yalanı gizlemesine yardım eden eşin ailesinden devasa miktarlarda manevi tazminat talep edebilir. Bu makalede; boşanma ile iptal davası arasındaki farklar, hangi gizlenen sırların (hata ve hile) evliliğin iptali sebebi sayıldığı, hak düşürücü süreler ve tazminat süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.


1. Boşanma ile Evliliğin İptali Arasındaki Hukuki Fark

Evliliğin iptali (Nispi Butlan), sıradan bir şiddetli geçimsizlik (boşanma) davasından tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurur.

  • Geçmişe Yönelik Etki: Boşanma davası, "geçerli" bir evliliği ileriye dönük olarak sonlandırır. Evliliğin iptali davası ise, bu evliliğin temelindeki "irade sakatlığını (kandırmacayı)" mahkeme kararıyla tespit eder. Karar kesinleştiğinde, evlilik mahkeme kararıyla iptal edilmiş olur.
  • Kusur Tespiti ve Yalan: Boşanmada evlilik içindeki uyumsuzluklar aranırken, iptal davasında odak noktası "Evlenmeden önceki hile, yalan ve gizlemedir". Karşı taraf, en başından beri kötü niyetli olduğu için mahkeme nezdinde "tam kusurlu" sayılır ve bu durum mağdur eşin alacağı tazminat miktarını astronomik ölçüde artırır.

2. Nispi Butlan (Hile): Neler Gizlenirse Evlilik İptal Olur?

Türk Medeni Kanunu Madde 150, eşin namusu ve onuru hakkında doğrudan doğruya kandırılması veya eşin sağlığına yönelik ağır bir tehlikenin gizlenmesini "Hile (Nispi Butlan)" sebebi saymıştır. Yargıtay kararlarına göre iptal davasına konu olan başlıca sırlar şunlardır:

  • Ağır Sabıka Kaydının Gizlenmesi: Kişinin geçmişte cinayet, cinsel istismar, nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suçlardan yıllarca hapis yattığını gizlemesi ve kendisini dürüst bir vatandaş olarak tanıtması, TMK m. 150/1 kapsamında evliliğin doğrudan iptali sebebidir.
  • Bulaşıcı ve Ağır Hastalıkların Gizlenmesi: Eşin kendisinde veya altsoyunda (doğacak çocuklarında) ağır tehlike oluşturacak bir hastalığı (Örn: HIV, Hepatit C, ağır Şizofreni, Bipolar Bozukluk, Epilepsi) bilmesine rağmen evlenmeden önce kasten gizlemesi net bir iptal sebebidir.
  • Kısırlık (İnfertilite) ve Cinsel İşlev Bozukluğu: Yargıtay'a göre sadece kısırlık tek başına boşanma sebebi olmasa da; kişinin doğuştan veya sonradan kısır olduğunu bilmesine rağmen, çocuk sahibi olmak isteyen eşinden bu durumu tahlil raporlarını saklayarak veya yalan söyleyerek kasten gizlemesi bir "Hile"dir ve evliliğin iptali davasına konu edilebilir.

3. Evliliğin İptalinde Devasa Manevi Tazminatlar

Evlilik öncesi kasten gizlenen ağır bir hastalık, sabıka veya cinsel yetersizlik, sadece bir sözleşme ihlali değil, mağdur eşin "Kişilik Haklarına, Gençliğine ve Vücut Bütünlüğüne" yapılmış ağır bir saldırıdır.

  • Kişilik Haklarına Saldırı: Gerçekleri bilseydi o kişiyle asla evlenmeyecek olan mağdur, aylarını veya yıllarını yalan bir hayatın içinde heba etmiştir. Özellikle bulaşıcı bir hastalık kapma riskiyle burun buruna getirilen veya ağır bir psikolojik hastanın hezeyanlarıyla baş başa bırakılan eşin yaşadığı korku ve travma tarif edilemez.
  • Tazminatın Kapsamı: TMK Madde 158 uyarınca, evliliğin iptali davasında da boşanmaya ilişkin tazminat ve nafaka hükümleri uygulanır. Mağdur eş, kendisini kasten kandıran kusurlu eşe karşı Aile Mahkemesinde yüz binlerce, hatta duruma göre milyonlarca liralık Manevi Tazminat davası açarak yaşadığı bu psikolojik yıkımın bedelini talep edebilir. Ayrıca yapılan düğün masrafları ve ziynet eşyaları da (maddi tazminat olarak) faiziyle geri istenir.

4. Dava Açma Süreleri (Hak Düşürücü Süre Kuralı)

Evliliğin iptali davalarında en çok yapılan hata, sürenin kaçırılmasıdır. TMK Madde 152, hileye dayalı iptal davaları için çok keskin hak düşürücü süreler öngörmüştür:

  • 6 Ay ve 5 Yıl Kuralı: İptal davası, mağdur eşin bu ağır yalanı veya hastalığı (hileyi) öğrendiği günden itibaren 6 AY İÇİNDE açılmak zorundadır. Öğrenmenin üzerinden 6 ay geçmişse iptal davası hakkı düşer; bu durumda sadece normal boşanma davası açılabilir.
  • Her halükarda, evliliğin üzerinden 5 yıl geçmişse artık evliliğin iptali davası açılamaz. Bu nedenle şok edici gerçeği öğrenen eşin, vakit kaybetmeden ve sessiz kalmadan doğrudan mahkemeye başvurması hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Evliliğin İptali Davası

Soru 1: Eşimin evlenmeden önce ağır şizofreni hastası olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını aylar sonra evde gizli raporlarını bulunca öğrendim. Bana gayet sağlıklı olduğunu söylemişti. Ne yapmalıyım?

Cevap: Bu durum TMK m. 150/2 uyarınca, sizin sağlığınız ve doğacak çocuklarınız için ağır tehlike arz eden bir hastalığın hile ile gizlenmesidir. Raporları bulduğunuz (öğrendiğiniz) tarihten itibaren en geç 6 ay içinde Aile Mahkemesinde 'Hile (Nispi Butlan) Nedeniyle Evliliğin İptali ve Tazminat' davası açmalısınız. Evlilik mahkeme kararıyla iptal edilecek ve yüklü miktarda manevi tazminat kazanacaksınız.

Soru 2: Kocamın evlenmeden önce silahlı soygundan 10 yıl hapis yattığını, evlendikten iki yıl sonra bir akrabasından tesadüfen öğrendim. Bana hiç söylememişti. Boşanma davası mı açmalıyım iptal mi?

Cevap: Ağır sabıka kaydının gizlenmesi, kişinin namus ve onuru hakkında doğrudan kandırılma niteliğinde olup 'Evliliğin İptali' sebebidir. Gerçeği öğrendiğiniz günden itibaren 6 ay geçmediyse ve evliliğiniz henüz 5 yılını doldurmadıysa, doğrudan evliliğin iptali davası açmanız, kusur tespiti ve yüksek manevi tazminat alabilmeniz açısından çok daha lehinizedir.

Soru 3: Evliliğin iptali davasını kazandığımda, eski eşimle evlenmemiş (bekar) statüsüne mi dönerim, yoksa dul (boşanmış) olarak mı görünürüm?

Cevap: Evliliğin iptali kararı kesinleştiğinde, nüfus kayıtlarında 'Boşandı' ibaresi değil, 'Evliliğin İptali' kararı işlenir. Ancak iptal kararı geçmişe etkili değildir; yani o güne kadar kurulan evlilik hukuken geçerli sayılır. Eğer doğmuş bir çocuğunuz varsa nesebi (soyu) etkilenmez, evlilik içinde doğmuş sayılır.


Örnek Belge: Hastalık veya Sabıkanın Kasten Gizlenmesi Nedeniyle Hile (Nispi Butlan) Sebebine Dayalı Evliliğin İptali ve Tazminat Dava Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, evlenmeden önce var olan ağır bir psikolojik hastalığını, sabıka kaydını veya kısırlığını gizleyerek eşini hileyle evliliğe ikna eden kişiye karşı Aile Mahkemesinde açılacak iptal ve tazminat davası dilekçesi taslağıdır.)

[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

DAVALI: [Hile Yapan Eşinizin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davalının Adresi]

KONU: Türk Medeni Kanunu Madde 150 (Hile/Nispi Butlan) uyarınca, davalının ağır [Örn: Psikolojik Hastalığını / Bulaşıcı Hastalığını / Sabıka Kaydını / Kısırlığını] kasten gizleyerek müvekkili kandırması nedeniyle taraflar arasındaki EVLİLİĞİN İPTALİNE, müvekkilin uğradığı ağır manevi yıkım nedeniyle [Örn: 2.000.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN ve düğün/ziynet giderleri için [Örn: 500.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil ile davalı .../.../20.. tarihinde resmi olarak evlenmişlerdir. Ancak bu evlilik, davalının en başından beri sürdürdüğü sistematik bir yalan ve hile üzerine kurulmuştur.
  2. Müvekkil, .../.../2026 tarihinde (henüz 6 aylık hak düşürücü süre dolmadan önce) tesadüfen bulduğu [Örn: Adli Sicil Kayıtları / Hastane Epikriz Raporları / İlaç Reçeteleri] neticesinde; davalının evlenmeden çok önce [Örn: Ağır Bipolar ve Şizofreni teşhisi aldığını / Cinsel yolla bulaşan bir hastalık taşıdığını / Cinsel istismar suçundan hapis yattığını] büyük bir şokla öğrenmiştir. Davalı, evlilik öncesi müvekkile kendini tamamen sağlıklı, dürüst ve itibarlı bir kişi olarak tanıtmış, bu durumu bilerek ve kasten gizlemiştir.
  3. Türk Medeni Kanunu Madde 150/1 ve 150/2 amir hükümleri gereğince; eşin namusu veya onuru hakkında doğrudan kandırılması yahut davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi açık bir Hile ve Nispi Butlan (İptal) sebebidir. Müvekkil bu ağır gerçeği bilseydi, davalı ile asla ve kata evlenmezdi. Davalının hilesi, müvekkilin evlilik iradesini temelden sakatlamıştır.
  4. Bu yalan yüzünden müvekkilin hayatı zindana dönmüş, aylarca/yıllarca yalan bir hayatın içinde yaşatılmıştır. Kendi vücut bütünlüğü ve psikolojisi ağır bir tehlikeye atılmıştır. Bu tarifsiz manevi çöküntünün telafisi adına TMK m. 158 yollamasıyla davalıdan yüksek miktarda manevi tazminat ve yapılan çeyiz/düğün masraflarının iadesi için maddi tazminat talep etme zorunluluğu doğmuştur.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davamızın KABULÜ ile, taraflar arasındaki evliliğin TMK Madde 150 (Hile/Nispi Butlan) hükümleri uyarınca İPTALİNE, 2- Davalının tam kusurlu hilesi sebebiyle müvekkilin uğradığı yıkım karşılığında [2.000.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN ve şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki [500.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: 26/10/2026

DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)