Trafikte veya sosyal medyada biri size ağza alınmayacak küfürler ettiğinde, öfkenize yenilip aynı ağırlıkta bir küfürle karşılık verdiniz ve birkaç ay sonra savcılıktan ifadeye mi çağrıldınız? 'Hâkim Bey, ilk o küfretti, asıl mağdur benim' diyerek ceza almaktan kurtulacağınızı veya davanın düşeceğini mi sanıyorsunuz? Türk Ceza Kanunu'na göre birinin size küfretmesi, size ona küfretme (suç işleme) hakkı vermez! Ancak TCK Madde 129'da düzenlenen o devasa 'Karşılıklı Hakaret' kalkanı sayesinde Hâkimin size ceza vermekten nasıl vazgeçeceğini, sosyal medyadaki 'Uzlaştırma çetelerinin' sizden nasıl haksız para koparmaya çalıştığını ve savcılığa vereceğiniz o stratejik savunma dilekçesini avukat gözüyle tüm yasal detaylarıyla inceliyoruz.

Ceza hukukunun en temel kuralı şudur: Bir başkasının suç işlemesi, sizin işlediğiniz suçu yasal (hukuka uygun) hale getirmez. Size tokat atan birini bıçaklamak nasıl suçsa, size "Aptal" diyen birine dönüp ağır küfürler etmek de Türk Ceza Kanunu Madde 125 kapsamında "Hakaret" suçudur. Ancak hukuk, insan psikolojisini göz ardı etmez. Haksız bir saldırıya uğrayan kişinin o anki sinir harbiyle ağzından çıkan sözler, durduk yere edilen bir küfürle aynı terazide tartılamaz. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu (TCK), Madde 129 ile mağdur konumundayken fail konumuna düşen vatandaşı koruyan çok güçlü bir "Cezayı İndirme veya Kaldırma" mekanizması kurmuştur.
Bir tartışmada her iki taraf da birbirine hakaret etmişse, hukuk bunu "Karşılıklı Hakaret" olarak tanımlar ve Hâkime muazzam bir takdir yetkisi verir. TCK Madde 129/3: "Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, cezadan vazgeçilebilir."
En çok merak edilen durumlardan biri de fiziksel bir şiddet (kavga) anında edilen küfürlerdir. Diyelim ki yolda yürürken biri gelip size yumruk attı veya sizi itti (Kasten Yaralama). Siz de o acı ve öfkeyle adama çok ağır bir küfür ettiniz. Karşı taraf da gidip "Bana küfretti" diye sizden şikayetçi oldu. TCK Madde 129/2 burada ÇELİK BİR ZIRH GİYER: "Hakaret suçunun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez." Dikkat edin, burada Hâkime "Cezayı indirebilir" gibi bir takdir yetkisi verilmemiştir. Kanun KESİN olarak emreder: Biri sizi darp ettiyse ve siz ona küfrettiyseniz, o küfrün cezası sıfırdır, Hâkim size KESİNLİKLE ceza veremez!
İşte vatandaşın son yıllarda en çok düştüğü sinsi kumpas! Sosyal medyada (özellikle X/Twitter ve Instagram'da) sahte veya anonim hesaplar kullanan bazı şebekeler, siyasi veya popüler konularda bilerek insanların damarına basacak, onları çıldırtacak tahrik edici yorumlar yazarlar. Amaçları, sizin o öfkeyle onlara "Ağır bir küfür" etmenizdir. Siz küfrü ettiğiniz an, hemen ekran görüntüsünü alıp savcılığa koşarlar. Dosya "Uzlaştırma Bürosuna" gider. Uzlaştırmacı sizi arar ve şu teklifi sunar: "Sami Bey, karşı taraf 15.000 TL verirseniz şikayetini çekeceğini söylüyor, yoksa Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacaksınız."
Karşılıklı hakaret dosyalarında Hâkimin ilk sorduğu soru şudur: "Tartışmayı (hakareti) kim başlattı?" Eğer ilk başlatanın siz olmadığını ispatlayamazsanız, Hâkim TCK 129'u uygulamaz ve tam ceza alırsınız. İspat yolları şunlardır:
Soru 1: "Bana çok ağır küfretti, ben sadece 'Geri zekalı, terbiye yoksunu' dedim. Cezalar eşit mi olur?"
Cevap: Hayır. Kanun 'olayın mahiyetine göre' der. Karşı tarafın ettiği ağır küfür ile sizin söylediğiniz 'geri zekalı' kelimesi arasında ölçüsüzlük vardır. Hâkim, ağır küfredene ceza verirken, size (hem ilk o başlattığı hem de orantılı tepki verdiğiniz için) hiç ceza vermeyebilir.
Soru 2: "Bana küfretti, ben de ona küfrettim ama sonra hemen mesajı silip onu engelledim. Yine de şikayet edebilir mi?"
Cevap: Evet edebilir. Mesajı silmeniz veya engellemeniz suçun işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Karşı taraf mesajı silmeden önce ekran görüntüsü almışsa ve bu görüntünün oynanmamış (orijinal) olduğu teknik olarak tespit edilebiliyorsa soruşturma açılır.
Soru 3: "O bana doğrudan ismimi vererek küfretti, ben ise isim vermeden 'Böyle yazanlar şerefsizdir' dedim. Karşılıklı hakaret sayılır mı?"
Cevap: TCK Madde 126 (Mağdurun Belirlenmesi) uyarınca, isim zikredilmese bile ifadenin kime yönelik olduğu olayın akışından, yorumun yapıldığı yerden (tweet alıntılamak vb.) açıkça anlaşılabiliyorsa hakaret suçu oluşur. Doğrudan ona küfrettiğiniz kabul edilir ve karşılıklı hakaret hükümleri uygulanır.
(Bu dilekçe, sosyal medyada veya gerçek hayatta kendisine edilen bir küfre/haksızlığa karşı hakaretle cevap verdiği için hakkında soruşturma açılan vatandaşın, "Uzlaştırma Çetelerine" para kaptırmamak ve ceza almamak için Savcılığa vereceği hukuki savunma taslağıdır.)
[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA
SORUŞTURMA NO: 2026/.... Soruşturma
ŞÜPHELİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
MÜŞTEKİ: [Karşı Tarafın Adı Soyadı]
KONU: Müştekinin haksız, tahrik edici ve ilk haksız eylemi (hakareti) gerçekleştirmesi neticesinde TCK m. 129 ve TCK m. 29 kapsamında savunmalarımızın sunulması ile hakkımda Takipsizlik (KYOK) veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müştekinin kötü niyetli olduğu ve olayın TCK m. 129 kapsamında "Karşılıklı Hakaret / Haksız Tahrik" sınırları içinde kaldığı sabit olduğundan; şahsım hakkında ceza verilmesine yer olmadığı gözetilerek KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR (Takipsizlik) verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.
TARİH: .../.../2026
ŞÜPHELİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
(Ek-1: Müştekinin ilk hakaretini veya haksız fiilini ispatlayan tam ekran görüntüleri/tanık listesi)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)