Özel hastanelerin acil servis veya yoğun bakım hizmetleri SGK mevzuatına göre tamamen ücretsiz olmasına rağmen, bazı hastaneler taburcu aşamasında hasta yakınlarına on binlerce liralık fahiş faturalar çıkarmaktadır. Faturayı ödeyemeyen ailelere 'Senedi imzalamadan hastanızı veya cenazenizi buradan çıkaramazsınız' denilerek uygulanan şantaj, hukuki bir alacak meselesi değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır bir suçtur. Hastanın veya cenazenin kapıda güvenlik zoruyla alıkonulması 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109)' suçunu oluştururken; serbest bırakmak karşılığında zorla senet imzalatılması ise doğrudan 'Yağma/Gasp (TCK 148)' suçudur. Böyle bir şantajla karşılaşan vatandaşların derhal 112'yi arayarak polis çağırması ve SABİM'e (184) ihbarda bulunması gerekmektedir. Eğer hasta veya cenazeyi kurtarmak için o an mecbur kalarak senede imza atmışsanız, bu sözleşme 'İkrah (Korkutma)' altında yapıldığı için hukuken geçersizdir. İmza tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde Tüketici Mahkemesinde açılacak 'Menfi Tespit ve Senedin İptali' davası ile borçtan tamamen kurtulmak mümkündür. Bu makalede; hastanelerin rehin alma eylemlerine karşı savcılık şikayeti süreçleri ve imzalatılan sahte senetlerin iptali yasal dayanaklarıyla detaylandırılmaktadır.

İnsan hayatının en hassas ve kırılgan olduğu anlar, bir yakının acil servise kaldırıldığı, yoğun bakıma alındığı veya hastanede vefat ettiği dakikalardır. Ne yazık ki bazı özel hastaneler, vatandaşların içinde bulunduğu bu çaresizlikten (müzayaka halinden) faydalanarak hukuka ve insan onuruna aykırı, korkunç bir tahsilat yöntemi uygulamaktadır. Yoğun bakım sonrasında taburcu edilecek hastanın veya vefat eden kişinin cenazesinin teslim edilmesi için aileden fahiş faturaların ödenmesi istenmekte; parası olmayan ailelere "Bu senedi imzalamadan hastanızı/cenazenizi buradan çıkaramazsınız" denilerek açık bir şantaj yapılmaktadır.
Hastasını veya cenazesini bir an evvel o binadan çıkarmak isteyen mağdur vatandaşlar, önlerine konulan boş senetlere (kambiyo senetlerine) veya yüksek meblağlı taahhütnamelere imza atmak zorunda kalmaktadırlar. Ancak bilinmelidir ki, bir insanın hastanede rehin tutulması veya cenazesinin alıkonulması bir "alacak-verecek" meselesi değil, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında çok ağır hapis cezaları gerektiren bir suçtur. Hastanenin bu eylemi "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" ve "Yağma (Gasp)" suçlarını oluşturur.
Bu makalede; acil durum ve yoğun bakım hizmetlerinde ücret talep etme yasağı, hastayı rehin alan hastane yönetimi hakkında savcılığa yapılacak suç duyurusunun kapsamı ve korkutma (ikrah) altında imzalatılan senetlerin Menfi Tespit davası yoluyla nasıl iptal edileceği yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Özel hastanelerin fahiş fatura şantajının temelinde, genellikle kanunen ücretsiz olması gereken hizmetlerden yasa dışı yollarla para koparma çabası yatmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği amir hükümleri uyarınca; acil servis (kırmızı alan) vakaları, yoğun bakım hizmetleri, yenidoğan yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavileri ve acil cerrahi müdahaleler tamamen ücretsizdir. Özel hastaneler, bu hizmetler için SGK'lı hastalardan "ilave ücret", "fark ücreti" veya "bıçak parası" adı altında hiçbir bedel talep edemezler. İdareye şikayet edilmesi halinde hastaneye milyonlarca liralık idari para cezası kesilir ve hastanenin SGK anlaşması iptal edilebilir. Bu nedenle hastaneler, yasa dışı bu alacağı resmi faturaya yansıtmak yerine vatandaşa elden senet imzalatma yoluna gitmektedir.
Özel hastane yönetiminin veya muhasebe servisinin, faturayı ödemediği veya senet imzalamadığı gerekçesiyle hastanın taburcu işlemlerini yapmaması, güvenlik görevlileriyle kapıyı tutması veya cenazeyi morga kilitleyip teslim etmemesi ağır bir ceza hukuku ihlalidir.
Hastasını veya cenazesini alabilmek için çaresizlikle o senede imza atan vatandaşın borçlu kalacağı düşünülmemelidir. Türk Borçlar Kanunu (TBK), irade sakatlığı hallerini düzenleyerek mağduru koruma altına almıştır.
Hastane yönetiminin size "Senet imzalamadan çıkamazsınız" dediği anda asla tartışmaya girmeyin veya fiziksel bir çatışmaya girmeyin. Hukuki gücünüzü kullanın:
Soru 1: Babam yoğun bakımdan çıktı, hastane 100.000 TL fatura çıkardı. Paramız olmadığını söyleyince babamı taburcu etmediler, güvenliği kapıya dikip senet imzalattılar. Ne yapmalıyım?
Cevap: Yapılan eylem doğrudan Yağma (Gasp) ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçudur. Ayrıca yoğun bakım hizmetleri kanunen ücretsizdir. Derhal Cumhuriyet Başsavcılığına hastane yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunmalı ve eşzamanlı olarak Tüketici Mahkemesinde o senedin korkutma (ikrah) altında alındığı gerekçesiyle iptali için "Menfi Tespit Davası" açmalısınız.
Soru 2: Hastanede vefat eden annemin cenazesini 50.000 TL ödemeden morga kilitlediler ve vermediler. Mecburen senet imzaladım ama polise gitmedim. İcra gelirse iptal ettirebilir miyim?
Cevap: Evet, iptal ettirebilirsiniz. Cenazenin verilmemesi manevi bir işkence ve ağır bir tehdittir (ikrah). Olayın yaşandığı tarihten itibaren 1 yıl geçmemişse, cenazeyi alabilmek için bu senedi imzaladığınızı belirterek Tüketici Mahkemesinde menfi tespit (senedin iptali) davası açabilirsiniz. Hastane çıkış kayıtları ve ölüm saati ile senedin imza saati arasındaki uyumsuzluk, bu baskıyı ispatlamaya yetecektir.
Soru 3: Senet imzalamadım ama kimliğime (nüfus cüzdanıma) rehin olarak el koydular, faturayı ödeyince gel al dediler. Bu suç mu?
Cevap: Evet, ağır bir suçtur. Nüfus cüzdanı, pasaport gibi resmi belgelere el konulması ve iade edilmemesi, hukuka aykırı bir zorlamadır. Karakola giderek "Kimliğime zorla el konuldu" şeklinde şikayetçi olduğunuzda, kolluk kuvvetleri hastaneye giderek kimliğinizi derhal teslim alacak ve ilgililer hakkında adli işlem başlatacaktır.
(Aşağıdaki belge, acil servis veya yoğun bakım sonrası fahiş ücret talep ederek hastayı taburcu etmeyen ve hastayı bırakmak karşılığında aileye zorla senet imzalatan hastane yetkilileri hakkında Yağma ve Hürriyeti Tahdit suçlarından yapılacak şikayet dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞÜPHELİLER: 1- [Özel Hastane Unvanı A.Ş. Yönetim Kurulu Yetkilileri] 2- [Muhasebe Sorumlusu veya Hastane Müdürü - İsmi Biliniyorsa] 3- [Kapıda Bekleyen Güvenlik Görevlileri]
SUÇ: Nitelikli Yağma (TCK m. 148/1), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109), Görevi Kötüye Kullanma ve İrtikap.
SUÇ TARİHİ VE YERİ: .../.../2026 - [Hastane Adresi]
KONU: Şüphelilerin, müvekkilin hastanede yatan yakını olan [Hastanın Adı Soyadı]'nı taburcu etmeyerek hürriyetinden yoksun bırakması ve hastanın serbest bırakılması şantajıyla müvekkile zorla (ikrah altında) [Örn: 150.000 TL] bedelli emre muharrer senet imzalatması eylemleri nedeniyle cezalandırılmaları talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Makamınızca re'sen gözetilecek hususlar muvaceresinde; 1- Olay günü hastanenin kamera kayıtlarının (özellikle muhasebe, hasta çıkış kapısı ve güvenlik bölgelerinin) ivedilikle celbedilmesine, 2- Şüphelilerin tespit edilerek ifadelerinin alınmasına, 3- Müvekkili çaresizlik içinde bırakarak hürriyetini kısıtlayan ve şantajla senet imzalatan şüpheliler hakkında TCK m. 148 (Yağma) ve TCK m. 109 (Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma) suçlarından iddianame düzenlenerek kamu davası açılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 20/10/2026
MÜŞTEKİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)