İkinci el platformlardan eşya satarken, alıcının banka hesabınıza gönderdiği paranın EFT açıklamasına 'Ürün Bedeli' yazmaması, yıllar sonra büyük bir hukuki krize yol açabilir. Kötü niyetli alıcılar, açıklaması boş olan bu dekontu kullanarak 'Ben ona eşya parası ödemedim, borç vermiştim' diyerek icra takibi başlatabilmektedir. Yargıtay'a göre havale bir borç ödeme vasıtasıdır ancak satıcı mahkemede 'Bu para satış bedeliydi' dediği an ispat yükü satıcıya geçer (Vasıflı İkrar). Satıcı, o paranın ürün karşılığı olduğunu yazışmalarla ispatlayamazsa, parayı faiziyle geri ödemek zorunda kalır. Bu nedenle açıklama kısmının doldurtulması şarttır.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte Letgo, Dolap, Sahibinden gibi platformlar üzerinden ikinci el eşya alım satımı günlük hayatın sıradan bir parçası haline gelmiştir. Kullanmadığınız bir cep telefonunu, bilgisayarı veya mobilyayı bu platformlara koyar, alıcıyla anlaşırsınız. Alıcı eşyayı teslim alırken veya kargolama aşamasında bedeli banka hesabınıza EFT/Havale yoluyla gönderir. Çoğu satıcı, hesabına paranın yattığını gördüğü an işlemi tamamlanmış sayar ve EFT'nin "Açıklama" kısmına ne yazıldığını (veya yazılmadığını) önemsemez.
Ancak Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatları açısından, banka dekontundaki o küçücük "Açıklama" alanı, devasa hukuki sonuçlar doğuran bir mayın tarlasıdır. Parayı gönderen alıcı açıklamayı tamamen boş bırakmışsa veya sadece "Sami'ye gönderilen" gibi belirsiz bir ifade kullanmışsa, aylar hatta yıllar sonra kapınızda bir icra kağıdı bulabilirsiniz.
Kötü niyetli alıcı, sizden eşyayı teslim almış olmasına rağmen mahkemeye başvurarak; "Ben o parayı ona eşya karşılığı ödemedim, borç olarak vermiştim, şimdi borcumu geri istiyorum" şeklinde bir iddia ileri sürebilir. Mantığa aykırı gibi görünse de hukuk sistemimizde "havale bir ödeme vasıtasıdır, borç verme vasıtası değildir" şeklindeki genel kuralın ispat yükü noktasındaki yansıması, açıklaması boş bırakılan dekontlarda satıcıyı (parayı alanı) son derece zor bir duruma sokmaktadır. Bu makalede; ikinci el satışlarda EFT açıklamasına "Ürün Bedeli" yazılmamasının yarattığı ağır hukuki sonuçları, ispat yükünün kime ait olduğunu ve bu tür kötü niyetli icra takiplerine karşı açılacak Menfi Tespit davalarındaki yasal stratejileri objektif bir hukuki perspektifle inceliyoruz.
Hukuk sistemimizde banka havalesi veya EFT işlemi kendi başına bir "Borç Verme (Karz)" sözleşmesi kurmaz.
Yukarıdaki kural gereği, alıcı "Ben ona borç verdim" diyerek icra takibi başlattığında, satıcı olarak sizin "Hayır borç vermedi, benden aldığı telefonun parasını ödedi" demeniz davayı kazanmanız için kural olarak yeterli olmalıdır. Ancak uygulamada satıcılar yargılama sırasında yaptıkları tek bir savunma hatasıyla davayı kaybetmektedir.
Bu tür kötü niyetli icra takipleriyle karşılaşmamak ve ispat yükü altında ezilmemek için satış anında basit ama hayati önlemler alınmalıdır.
Kötü niyetli alıcı tarafından hesabınıza gönderilen paranın iadesi için İlamsız İcra takibi başlatılmışsa, süreci titizlikle yönetmelisiniz.
Soru 1: Letgo'dan bisiklet sattım. Alıcı EFT yapıp açıklamayı boş bırakmış. Bana 'Paramı geri ver, borç vermiştim' diye icra göndermiş. Ne yapmalıyım?
Cevap: Ödeme emrini aldığınız tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili İcra Dairesine giderek borca itiraz dilekçesi verin. İtiraz takibi durdurur. İtiraz dilekçesinde detaylı bir satış savunması yapmayın. Karşı taraf dava açtığında, Letgo yazışmalarınızı delil olarak sunarak satış ilişkisini ispatlarsınız.
Soru 2: Satışı tamamen nakit elden yapmıştım. Adam 1 ay sonra şikayetçi olmuş, 'Paramı çaldı' diyor. İlanı da silmiştim. Hukuki durum nedir?
Cevap: Elden nakit alışverişlerde ispat sorunu en yüksek seviyededir. Karşı tarafın hırsızlık/gasp iddiası Cumhuriyet Başsavcılığının konusudur. Parayı nakit aldıysanız ve elinizde yazılı bir satış sözleşmesi veya kamera kaydı yoksa ceza soruşturmasında zorlanabilirsiniz. Bu tür satışlarda mutlaka "Ürünü teslim ettim/aldım" şeklinde basit bir tutanak imzalatılmalıdır.
Soru 3: Alıcı havale açıklamasına sadece adım ve soyadımı yazmış. Bu durum borç verdiği anlamına mı gelir?
Cevap: Hayır, açıklamanın sadece isim soyisim içermesi veya boş bırakılması hukuken doğrudan 'borç verme' anlamına gelmez. Karine, havalenin 'mevcut bir borcun ifası (ödemesi)' yönündedir. Ancak dava aşamasında siz 'Bu satış bedeliydi' diyerek vasıflı ikrarda bulunursanız, o satışı yazılı veya elektronik delillerle ispatlamak zorunda kalırsınız.
[KONYA] ... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE
DOSYA NO: 2026/... Esas
İTİRAZ EDEN (BORÇLU): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ALACAKLI: [Karşı Tarafın Adı Soyadı]
KONU: Tarafımıza tebliğ edilen İlamsız İcra Takibine (Ödeme Emrine), borca, faize ve tüm fer'ilerine yasal süresi içinde itirazımızın sunulması ile takibin DURDURULMASI talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ: .../.../2026
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle; 1- Müvekkilin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığından; asıl alacağa, faize ve fer'ilerine yaptığımız itirazımızın KABULÜNE, 2- Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan icra takibinin İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca DERHAL DURDURULMASINA karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
İTİRAZ EDEN BORÇLU VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)