Fabrikada, inşaatta veya serviste kaza geçirdiniz. İşveren 'Biz hallederiz' diyerek olayı kapatmaya çalışıyor olabilir. Sakın kanmayın! İş kazası tazminatı, basit bir 'iyileşme parası' değil, kaybettiğiniz çalışma gücünüzün (eforunuzun) ömür boyu karşılığıdır. Parmağınızın ucunun kopması veya bel fıtığı olmanız bile size milyonluk tazminat hakkı doğurabilir. İşverenin 'Baret takmadı' savunması geçerli mi? İmzalanan ibranameler iptal edilebilir mi? SGK'dan ömür boyu maaş bağlanması ve maddi-manevi tazminat süreçlerinin tüm detayları bu rehberde.

Her sabah ekmek parası için evden çıkıyorsunuz. Akşam ise hastaneden acı bir telefon geliyor. İnşaattan düşme, makineye el kaptırma, elektrik çarpması veya servis kazası... Türkiye, iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü. Kaza sonrası senaryo hep aynıdır: İşveren veya avukatı hastane odasına gelir. "Biz bir aileyiz, seni mağdur etmeyiz, sigorta müfettişi gelirse 'Kendi hatam' de, yoksa işsiz kalırsın" derler.
O anki can havliyle veya işsizlik korkusuyla atılan o imzalar, verilen o ifadeler; geleceğinizi karartır. Çünkü iş kazası tazminatı, sadece "iyileşme süreci" parası değildir. Sizin 30 yaşınızdan 65 yaşınıza kadar kaybedeceğiniz "Eforun (Çalışma Gücünün)" peşin parasıdır. Parmağınızın ucu bile kopsa, bunun tazminatı yüz binlerce lirayı bulabilir. Peki iş yerinde kalp krizi geçirmek iş kazası mıdır? İşveren "Baret verdim takmadı" diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi? İşte patronların uykusunu kaçıran o gerçekler.
Kanun (5510 Sayılı Kanun Madde 13) iş kazasını çok geniş tanımlar. Sadece makine başında olmak zorunda değilsiniz.
Tazminatın miktarını belirleyen en önemli şey **"Kusur Oranı"**dır. Kaza olunca SGK müfettişleri gelir, inceleme yapar.
Kritik Uyarı: Patronlar genelde "Sen 'Dikkatsiz davrandım' de, biz hallederiz" der. Eğer ifadenizde suçu üstlenirseniz, "Kusur %100 işçide" çıkar ve TAZMİNAT ALAMAZSINIZ. Asla yalan ifade vermeyin. Kazanın oluş şeklini olduğu gibi anlatın. İşverenin "Gözetim Borcu" vardır, işçi hata yapsa bile işveren onu engellemek zorundadır. Genelde kusurun çoğu (%70-80) işverene verilir.
İş kazası davası açtığınızda kalem kalem şunları istersiniz:
A) Geçici İş Göremezlik Ödeneği (Rapor Parası): İyileşene kadar (Raporlu olduğunuz sürece) SGK size maaşınızın bir kısmını öder. İşveren de tamamlayabilir.
B) Sürekli İş Göremezlik Geliri (SGK Maaşı): Eğer vücudunuzda %10 ve üzeri kalıcı hasar (Maluliyet) kalırsa; SGK size ÖMÜR BOYU MAAŞ bağlar. (Çalışsanız bile bu maaşı alırsınız).
C) Maddi Tazminat (Efor Kaybı): En büyük para buradadır. Bilirkişi hesaplar: "Bu işçi 30 yaşında. %20 sakat kaldı. 65 yaşına kadar çalışacaktı. Demek ki 35 yıl boyunca %20 eksik kazanacak." Bu 35 yıllık kaybı (bugünkü parayla 3-4 Milyon TL olabilir) işveren size PEŞİN ödemek zorundadır.
D) Manevi Tazminat: Çektiğiniz acı, üzüntü ve psikolojik yıkım için istenir. Kopan bir parmak için 100.000 TL, ölüm halinde 500.000 TL gibi rakamlar (hakimin takdirine göre) çıkabilir.
İşverenler mahkemede "Eğitim verdim, baret verdim, imzalı kağıdı var, takmadı" der. Yargıtay der ki: "Kağıt üzerinde eğitim vermek yetmez. İşveren, işçinin o bareti takıp takmadığını DENETLEMEK zorundadır." Yani iş güvenliği uzmanının gelip "Takın" demesi yetmez. Başında durup taktıracak. Bu yüzden iş kazalarında işverenin "Kusursuz" çıkması (Kaçınılmazlık ilkesi hariç) neredeyse imkansızdır.
İşçi hastanedeyken veya işe dönerken patron 50.000 TL verir ve "Tüm haklarımı aldım, iş kazasından dolayı alacağım yoktur" diye kağıt imzalatır. Hukuken bu kağıt ÇÖPTÜR. Yargıtay'a göre; iş kazası ibranameleri, olayın üzerinden belli bir süre geçmeden ve gerçek zararı (milyonluk tazminatı) tam olarak karşılamadan imzalandıysa geçersizdir. O 50 bini aldıysanız bile, dava açıp kalan 3 Milyon TL'yi alabilirsiniz. (Aldığınız 50 bin mahsup edilir).
İş kazalarında genel zamanaşımı süresi 10 YILDIR. 2016 yılında kaza geçirdiniz, korktunuz dava açmadınız. Hala vaktiniz var! (2026'ya kadar). Hatta eğer kaza aynı zamanda bir "Suç" oluşturuyorsa (Taksirle yaralama vb.), Ceza Zamanaşımı süreleri (daha uzun olabilir) uygulanır. "Aradan çok zaman geçti" demeyin, dosyanızı bir avukata inceletin.
Kaza ölümle sonuçlandıysa; Eşi, çocukları, anne ve babası (eğer ölen bakıyorsa) tazminat alır.
Soru 1: "Sigortasız çalışıyordum, kaza geçirdim. Hak talep edebilir miyim?"
Cevap: KESİNLİKLE EVET. Hatta bu işverenin en çok korktuğu durumdur. Dava açtığınızda hem "Hizmet Tespit Davası" ile sigortanız yapılır, hem işverene devasa SGK cezaları kesilir, hem de tazminatınızı alırsınız. Sigortasız olmanız kaza gerçeğini değiştirmez.
Soru 2: "Dava açarsam beni işten atarlar mı?"
Cevap: Muhtemelen atarlar. Ama atarlarsa "Kötü Niyet Tazminatı" ve "İşe İade Tazminatı" da ödemek zorunda kalırlar. Zaten sakat kaldığınız ve hakkınızı yiyen bir iş yerinde çalışmak ne kadar doğru? Alacağınız tazminat, oradaki 10 yıllık maaşınıza bedel olabilir.
Soru 3: "Meslek hastalığı (Bel fıtığı, Astım) iş kazası mıdır?"
Cevap: Evet. Yaptığınız işin niteliğinden dolayı bel fıtığı olduysanız veya kimyasal soluduğunuz için astım olduysanız; bu da iş kazası statüsündedir ve aynı tazminatları alırsınız. Sadece ispatı (tıbbi rapor) biraz daha detaylıdır.
Soru 4: "Yemek molasında top oynarken ayağım kırıldı. İşveren öder mi?"
Cevap: Evet, Yargıtay'a göre mola süreleri de iş süresinden sayılır ve işverenin hakimiyeti altındadır. İş yerinin bahçesinde olduğu sürece iş kazasıdır.
Soru 5: "Şirket iflas ederse veya taşeron ise paramı kimden alırım?"
Cevap: Asıl İşveren (Ana Firma), Taşeronun işçisinden de sorumludur. Taşeron batarsa parayı Ana Firmadan (Örn: Büyük İnşaat Şirketinden) alırsınız.
İHTARNAME
KEŞİDECİ (İŞÇİ): [Adınız Soyadınız] MUHATAP (İŞVEREN): [Şirket Ünvanı]
KONU: .../.../.... tarihinde iş yerinizde meydana gelen iş kazası nedeniyle maddi ve manevi zararların tazmini talebidir.
AÇIKLAMALAR:
TARİH: .../.../.... KEŞİDECİ: [Adınız Soyadınız] (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)