Birçok kurumsal şirketin personel sözleşmelerinde yer alan 'Şirket içi çalışanların birbiriyle ilişki yaşaması veya evlenmesi yasaktır' şeklindeki katı kurallar, Anayasa'ya ve özel hayatın gizliliğine aykırı olduğu için hukuken tamamen HÜKÜMSÜZDÜR. İnsan Kaynakları departmanının 'Ya ayrılın ya da biriniz istifa etsin' baskısına boyun eğip kendi rızanızla istifa ederseniz, kıdem tazminatınızı ve yasal haklarınızı kaybedersiniz. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre; iki çalışanın sevgili olması veya evlenmesi, eğer işyeri disiplinini bozmuyor, performansı düşürmüyor ve haksız bir kayırmaya (amir-memur ilişkisine) neden olmuyorsa, kesinlikle işten atılma sebebi yapılamaz. Şirket, sırf özel hayatınızdaki bu tercihiniz nedeniyle sizi işten çıkarırsa ağır bir haksız fesih yapmış olur. Bu durumda işçi, İş Mahkemesinde açacağı 'İşe İade Davası' ile hem eski işine geri dönme hakkını kazanır hem de boşta geçen 4 aylık maaşını ve işe başlatılmama ihtimaline karşı 8 aya kadar iş güvencesi tazminatını şirketten faiziyle tahsil eder. Şirket bu süreçte mobbing uygulayarak işçiyi bunaltırsa, işçi noterden ihtarname çekip sözleşmesini kendisi haklı nedenle feshederek tüm kıdem tazminatını alıp ayrılabilir. Bu makalemizde, işverenlerin özel hayata müdahale eden yasadışı şirket içi evlilik/ilişki yasaklarına karşı işçilerin yasal haklarını ve açılacak işe iade davalarını salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Günümüzün rekabetçi çalışma ortamında, beyaz yakalı veya mavi yakalı fark etmeksizin birçok çalışan, gününün büyük bir bölümünü işyerinde geçirmektedir. İnsan doğası gereği, aynı ortamı, aynı stresi ve aynı projeleri paylaşan iş arkadaşları arasında duygusal bir bağ kurulması, sevgili olunması veya bu ilişkinin evlilikle sonuçlanması son derece olağan bir durumdur. Ancak birçok kurumsal şirket, banka veya holding, İnsan Kaynakları departmanları aracılığıyla bu doğal sürece "katı şirket politikalarıyla" müdahale etmeye çalışmaktadır.
İşe yeni başlayan personele imzalatılan iş sözleşmelerine veya personel yönetmeliklerine genellikle şu korkutucu madde eklenir: "Şirket içi çalışanların birbirleriyle duygusal ilişki kurması veya evlenmesi kesinlikle yasaktır. Evlenen personellerden birinin derhal istifa etmesi gerekir, aksi takdirde iş sözleşmesi tazminatsız olarak feshedilecektir." İnsan Kaynakları departmanına çağrılan ve "Ya ayrılın ya da biriniz istifa etsin" baskısıyla karşılaşan çalışanlar, genellikle kariyerleri ile özel hayatları arasında sıkışıp kalarak büyük bir mağduriyet yaşarlar.
Peki, bir işverenin, çalışanlarının özel hayatına bu denli müdahale etme ve onları sadece "aşık oldukları veya evlendikleri için" işten atma hakkı var mıdır? Anayasa ve İş Hukuku bu soruya net bir "Hayır" cevabı verir. Çalışanların kiminle evleneceğini seçme özgürlüğü Anayasal bir temel haktır; şirketlerin bu hakkı sözleşmelerle yasaklaması hukuken geçersizdir. Ancak bu özgürlüğün de işyeri disiplini açısından bir sınırı vardır. Bu kapsamlı makalede; işyerinde sevgili olmanın veya evlenmenin hangi durumlarda işten atılma sebebi sayılamayacağını, sözleşmelerdeki "evlilik yasağı" maddelerinin neden geçersiz olduğunu ve haksız yere kovulan işçinin İş Mahkemelerinde açacağı "İşe İade ve Kıdem Tazminatı" davalarını tüm yasal boyutlarıyla derinlemesine inceliyoruz.
İşverenler, işe alım aşamasında ellerindeki gücü kullanarak çalışanlara istedikleri her maddeyi imzalattırabileceklerini zannederler. Oysa iş sözleşmeleri Anayasaya ve temel haklara aykırı olamaz.
İki çalışanın sevgili olması veya evlenmesi yasaklanamaz ancak bu ilişkinin "işyeri düzenine yansıması" işverene bazı müdahale hakları verebilir. Yargıtay burada "İşyeri huzurunun bozulup bozulmadığına" bakar.
İnsan Kaynakları sizi çağırdı, "Şirket politikamıza göre evlenen çiftten biri ayrılmalı, istifa dilekçeni yaz" dedi. İstifa etmediniz ve sizi "Performans" veya "Şirket kurallarına uymama" gibi kılıflarla işten çıkardılar.
Bazen şirketler tazminat ödememek ve işe iade davasıyla uğraşmamak için sizi doğrudan kovmaz, ancak ilişkinizi veya evliliğinizi öğrendikten sonra size psikolojik baskı (mobbing) uygulamaya başlarlar.
Soru 1: Eşimle aynı bankada çalışıyoruz, yeni evlendik. İK müdürü 'İçtüzüğümüz gereği biriniz istifa etmeli' diyor. İstifa etmek zorunda mıyım?
Cevap: Kesinlikle hayır. Kendi rızanızla istifa ederseniz kıdem tazminatından ve işsizlik maaşından mahrum kalırsınız. Bankanın veya şirketin içtüzüğündeki bu madde Anayasa'ya aykırı olduğu için hukuken geçersizdir. İstifa etmeyin, eğer sizi onlar işten çıkarırsa hem kıdem ve ihbar tazminatınızı alırsınız hem de işe iade davası açarak ekstra 8-12 aylık maaş tutarında tazminat kazanırsınız.
Soru 2: Müdürümle (amirimle) sevgiliyiz. İşyerinde bunu kimseye belli etmiyoruz ve işimizi aksatmıyoruz. Yine de işten çıkarılabilir miyim?
Cevap: Yargıtay amir-memur ilişkilerine daha hassas yaklaşır. İşiniz aksamasa bile, işveren diğer çalışanlar arasındaki 'eşitlik ve güven' ortamının bozulduğunu iddia edebilir. İşveren bu durumda sizi doğrudan tazminatsız (haklı nedenle) atamaz; ancak departmanınızı değiştirmeyi teklif edebilir. Bu mümkün değilse, size Kıdem ve İhbar tazminatlarınızı tam olarak ödeyerek (geçerli nedenle) işten çıkarabilir.
Soru 3: İşten evlendiğimiz için çıkardılar ama SGK çıkış kodumu (Kod 46/48) ahlaka aykırı durumlar gibi yüz kızartıcı bir kodla bildirdiler. Ne yapmalıyım?
Cevap: Sırf iki çalışanın rızasıyla yaşadığı duygusal ilişki veya evlilik asla 'ahlaka aykırı (Kod 29/46/48)' bir durum değildir. İşverenin bu kodu seçmesi iftiradır ve sicilinizi bozar. Derhal İş Mahkemesinde 'Kıdem Tazminatı ve Çıkış Kodunun Düzeltilmesi' davası açmalı, ayrıca işverenin bu eylemi şeref ve haysiyetinize saldırı olduğu için yüklü miktarda 'Manevi Tazminat' talep etmelisiniz.
(Aşağıdaki belge, aynı işyerindeki biriyle sevgili olduğu veya evlendiği gerekçesiyle haksız olarak işine son verilen bir çalışanın, arabuluculuk sürecinden sonra İş Mahkemesine sunacağı İşe İade dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (İŞVEREN): [Şirketin Tam Ticari Unvanı]
ARABULUCULUK DOSYA NO: [İşe İade Kapsamında Alınan Arabuluculuk Son Tutanak No]
KONU: Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen .../.../20.. tarihli haksız ve geçersiz feshin İPTALİNE, müvekkilin eski işine İADESİNE; İşe başlatılmama ihtimaline binaen boşta geçen süreye ait en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine ve 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama (iş güvencesi) tazminatına hükmedilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan yasal nedenlerle ve re'sen gözetilecek hususlarla; 1- Davamızın KABULÜ ile; davalı işverence yapılan geçersiz feshin İPTALİNE ve müvekkilin İŞE İADESİNE, 2- Müvekkilin yasal sürede işe başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde, ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatının (feshin anayasal hakların ihlali niteliğinde olması da gözetilerek) müvekkilin 8 AYLIK BRÜT ÜCRETİ tutarında belirlenmesine, 3- Kararın kesinleşmesine kadar boşta geçen süre için müvekkilin 4 AYLIK ÜCRET ve diğer haklarının davalıdan tahsiline, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)