Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde kiracının borçlarına teminat oluşturmak amacıyla alınan kefalet imzaları, uygulamada çoğunlukla kırtasiyeden alınan matbu sözleşmelerin alt kısmına isim yazılıp imza atılması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 583 uyarınca; kefalet sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet ibaresinin bizzat kefilin kendi el yazısıyla yazılması zorunludur. Bu unsurların boş bırakıldığı veya bilgisayar çıktısı olarak yer aldığı sözleşmelerde kefalet kesin hükümsüz (mutlak butlan) sayılmaktadır. Ayrıca bireysel kira kefaletlerinde kefilin evli olması halinde eşin yazılı rızasının bulunmaması da sözleşmeyi geçersiz kılan bir diğer temel unsurdur. Şekil şartları tam olarak sağlanmış olsa dahi, Yargıtay içtihatları gereğince kefilin sorumluluğu kural olarak ilk kira dönemiyle sınırlı olup, azami süre ve tutar belirtilmeksizin uzama yıllarındaki kira borçlarından kefil sorumlu tutulamaz. Bu makalede, geçersiz kira kefaletlerine karşı İcra Müdürlüklerine yapılacak itirazlar ve Sulh Hukuk Mahkemelerinde açılacak Menfi Tespit davalarının usul ve esasları yasal çerçevede incelenmektedir.

Konut veya işyeri kiralamalarında mülk sahipleri, kira bedellerinin ve yan giderlerin düzenli ödeneceğini güvence altına almak amacıyla kiracıdan bir kefil göstermesini talep etmektedir. Uygulamada kira sözleşmeleri çoğunlukla kırtasiyelerden temin edilen matbu formlar üzerinden veya emlak danışmanlarının hazırladığı standart metinlerle düzenlenmektedir. Sözleşmenin en alt kısmında yer alan "Kefil" bölümüne, kiracının bir yakını veya çalışma arkadaşı tarafından yalnızca ad-soyad yazılarak imza atılmakta ve bu işlemle hukuken geçerli bir kefalet ilişkisinin kurulduğu varsayılmaktadır.
Aradan yıllar geçtikten sonra kiracının kira bedellerini ödememesi, aidat borçlarını biriktirmesi veya kiralanan taşınmazda hasar bırakarak tahliye edilmesi durumunda, mülk sahipleri doğrudan kira sözleşmesindeki kefile yönelmekte ve birikmiş tüm borçlar için icra takibi başlatmaktadır. Ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), kefalet sözleşmesinin geçerliliğini oldukça sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Kanunun aradığı bu nitelikli şekil şartlarına uyulmadan atılan imzalar hukuken hiçbir sonuç doğurmamaktadır.
Bununla birlikte, kira sözleşmesinde kefalet usulüne uygun kurulmuş olsa dahi, kefilin sorumluluğunun kiracı o taşınmazda oturduğu sürece (uzama yıllarında) süresiz olarak devam etmesi hukuken mümkün değildir. Bu makalede; kira sözleşmelerinde yer alan kefalet şerhlerinin geçerlilik şartları, el yazısı ile azami tutar ve tarih yazma zorunluluğu, uzama dönemlerinde kefilin sorumluluğunun sınırları ve başlatılan icra takiplerine karşı başvurulacak hukuki yollar yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenmektedir.
Kira sözleşmesinin alt kısmına veya ayrı bir kağıda düşülen kefalet kaydı, hukuki niteliği itibarıyla bağımsız bir kefalet sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu Madde 583, kefilin hangi şartlar altında borç altına gireceğini emredici hükümlerle düzenlemiştir.
Kira sözleşmesine kefil olan kişinin evli olması halinde, el yazısı şartlarına ek olarak aranan bir diğer geçerlilik unsuru eş rızasıdır.
Kira sözleşmelerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, 1 yıllık yapılan kira sözleşmesinin kendiliğinden uzaması (TBK m. 347) halinde kefilin sorumluluğunun devam edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Örneğin; 2022 yılında 1 yıllığına imzalanan sözleşmede kiracı, 2025 yılındaki kiralarını ödememiştir. Ev sahibi 2025 yılı borcu için 2022'de imza atan kefile icra gönderebilir mi?
Kiracının borcu nedeniyle kendisine ödeme emri (İlamsız takip Örnek No: 7 veya İhtarlı ödeme emri Örnek No: 13) tebliğ edilen kefil, hak kaybına uğramamak için yasal süreler içerisinde hareket etmelidir.
Soru 1: Kırtasiyeden alınan kira sözleşmesinin en altındaki 'Müşterek ve Müteselsil Kefil' kısmına sadece adımı soyadımı yazıp imza attım. Başka hiçbir şey yazmadım. Kefaletim geçerli midir?
Cevap: Geçerli değildir. Türk Borçlar Kanunu Madde 583 uyarınca kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil ibaresinin bizzat kefilin kendi el yazısıyla yazılması zorunludur. Sadece isim ve imzadan ibaret olan kefalet şerhleri kesin hükümsüz olup, başlatılan icra takibine itiraz edilerek sorumluluktan kurtulmak mümkündür.
Soru 2: Arkadaşımın 1 yıllık kira sözleşmesine tüm kurallara uygun olarak el yazımla azami tutar yazarak kefil oldum. Arkadaşım 3. yılın sonunda kirayı ödememiş, bana icra geldi. Sorumlu muyum?
Cevap: Sözleşmede uzama dönemlerinde de kefilin sorumlu olacağına dair açık, süresi belirli bir hüküm yoksa, kefilin sorumluluğu yalnızca ilk kira yılı (1 yıl) ile sınırlıdır. 3. yılda (uzama döneminde) doğan kira borçlarından dolayı kefile başvurulamaz. İcra takibine süresi içinde itiraz ederek uzama yıllarından sorumlu olmadığınızı ileri sürebilirsiniz.
Soru 3: Emlakçı kira sözleşmesinde kefil kısmındaki rakamları ve tarihi kendi el yazısıyla doldurdu, bana sadece imza attırdı. Bu durumda borcu ödemek zorunda mıyım?
Cevap: Ödemek zorunda değilsiniz. Kanun, azami miktarın ve tarihin bizzat "kefilin kendi el yazısıyla" yazılmasını emredici bir geçerlilik şartı olarak aramaktadır. Bu kısımların üçüncü bir kişi (emlakçı, ev sahibi veya kiracı) tarafından yazılması halinde şekil şartı gerçekleşmemiş olur. Mahkemede yapılacak yazı (grafoloji) incelemesiyle yazının size ait olmadığı tespit edildiğinde kefalet iptal edilir.
(Aşağıdaki belge, kira sözleşmesinde şekil şartlarına aykırı kefalet veya uzama dönemi borçları nedeniyle hakkında icra takibi başlatılan kefilin, borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesine sunacağı dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
"İhtiyati Tedbir Taleplidir"
DAVACI (KEFİL): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No]
ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İletişim: 0 507 705 20 75)
DAVALI (KİRAYA VEREN): [Alacaklı Mülk Sahibinin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No]
ADRES: [Davalının Adresi]
İCRA DOSYA NO: [Konya ... İcra Müdürlüğü 2026/... Esas]
KONU: Davalı tarafından müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine dayanak kira sözleşmesindeki kefalet şerhinin; TBK m. 583 (el yazısı ile azami miktar ve tarih şartı), TBK m. 584 (eş rızası) hükümlerine aykırılığı ve takip konusu alacağın uzama dönemine ait olması nedenleriyle geçersizliğinin tespiti; müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti (Menfi Tespit) ve yargılama süresince icra takibinin durdurulması için İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Takip Konusu Alacak Tutarı - Harca Esas Değer]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Hâkimliğinizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle;
1- Öncelikle telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla; [Konya ... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas] sayılı takip dosyasının müvekkil yönünden dava sonuna kadar DURDURULMASINA (İHTİYATİ TEDBİR),
2- Davalı elinde bulunan kira sözleşmesi aslının celbedilerek Mahkemeniz kasasına alınmasına,
3- Davamızın KABULÜ ile; şekil şartlarına aykırı ve uzama dönemini kapsayan kefalet nedeniyle müvekkilin davalıya [Konya ... İcra Müdürlüğü 2026/... Esas] sayılı dosyadan dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE (MENFİ TESPİT) ve icra takibinin müvekkil yönünden iptaline,
4- Haksız ve kötü niyetli takip başlatan davalı aleyhine İİK m. 72 uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,
5- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 14/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
(İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)