Türkiye'de son yıllarda fırlayan kira bedelleri nedeniyle kiracısını evden çıkarıp daireyi daha yüksek bedelle başkasına kiralamak isteyen bazı ev sahipleri, mahkemelerde yıllar sürecek tahliye davalarını beklemek yerine 'İhkak-ı Hak' adı verilen ve kanunen kesinlikle yasak olan 'Zorbalık' yollarına başvurmaktadırlar. Ev sahipleri, abonesi kendi üzerine olsun veya olmasın, kiracıyı evden yıldırmak ve kaçırmak (mobbing) maksadıyla evin elektriğini, suyunu veya doğalgazını kesmekte, şalterleri kilitlemekte veya sayaçları yerinden sökmektedir. Oysa Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 154/1 uyarınca, kiracının kullanım alanındaki bir evin enerjisini keserek onu yaşanamaz hale getirmek 'Hakkı Olmayan Yere Tecavüz' suçu olup 3 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Çocuğuyla karanlıkta veya soğukta yaşamaya mahkum edilen kiracı çaresiz değildir. Derhal 155'i arayarak asayiş polisine tutanak tutturulmalı ve Savcılığa suç duyurusunda bulunulmalıdır. Ayrıca, bozulan yiyeceklerin bedeli ile karanlıkta kalmanın yarattığı korku ve manevi yıkım için ev sahibine Asliye Hukuk Mahkemelerinde yüz binlerce liralık maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Aboneliğini iptal ettiren ev sahibine karşı kiracı, Kira Sözleşmesi ile kurumlara giderek abonelikleri derhal kendi üzerine alabilir. Bu makalemizde, hukuka aykırı şekilde zilyetliği gasp edilen kiracıların acil müdahale yollarını ve Sulh Hukuk Mahkemesinden alınacak ihtiyati tedbir (yeniden bağlatma) kararlarını salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Son yıllarda Türkiye'deki konut ve kira piyasasında yaşanan fahiş fiyat artışları, ev sahipleri (kiraya verenler) ile kiracılar arasında daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte bir hukuki kaosa neden olmuştur. Mevcut kiracısının ödediği kiranın piyasa rayicinin çok altında kaldığını düşünen ve yasal tahliye davalarının (Örn: İhtiyaç nedeniyle tahliye, 10 yıllık tahliye) mahkemelerin iş yükü sebebiyle 2-3 yıl sürdüğünü gören bazı ev sahipleri, hukuki yolları beklemek yerine adaleti kendi elleriyle sağlama ("İhkak-ı Hak") gibi son derece tehlikeli ve yasadışı yollara sapmaktadırlar.
Bu kanunsuz güç gösterisinin en yaygın ve en acımasız formu; ev sahibinin, kiracıyı evden yıldırmak ve istifaya (tahliyeye) zorlamak amacıyla dairenin elektriğini, suyunu veya doğalgazını kesmesi, sigortaları indirmesi, hatta şalteri veya su sayacını yerinden söküp götürmesidir. Çoğu ev sahibi, aboneliğin kendi üzerine olmasından aldığı sahte bir cesaretle veya "Kendi evim değil mi, istediğimi yaparım" şeklindeki feodal bir mülkiyet anlayışıyla hareket etmekte ve bu eylemin sadece küçük bir "korkutma" olduğunu sanmaktadır.
Ancak Türk Hukuk sistemi, mülkiyet hakkını kutsal saydığı kadar, "Zilyetlik (Kullanım)" ve "Konut Dokunulmazlığı" hakkını da en üst seviyede korur. Modern hukuk devletinde hiç kimse kendi hakkını zor kullanarak bizzat alamaz. Kiracının suyunu veya elektriğini keserek onu karanlıkta ve soğukta yaşamaya mahkûm etmek, sadece bir kira hukuku ihlali (sözleşmeye aykırılık) değil; bizzat Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında hapis cezası gerektiren "Hakkı Olmayan Yere Tecavüz" ve "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçudur. Bu makalede; elektriği/suyu kesilen kiracının acil müdahale yollarını, ev sahibi aboneliği iptal ettirdiğinde doğan hukuki hakları, Sulh Ceza Hakimliği/Savcılık süreçlerini ve bu psikolojik şiddete karşı açılacak yüklü maddi-manevi tazminat davalarını tüm hukuki ve cezai derinliğiyle inceliyoruz.
Modern devletin temel felsefesi, adaletin tesisini devletin tekelinde tutmasıdır. Bir kişinin hukuken haklı olması (örneğin kiracının kirayı ödememesi veya sözleşmenin bitmiş olması), o kişiye karşı tarafa zor kullanma yetkisi vermez.
Sayacı söken, sigortayı indiren veya kabloları kesen ev sahibi, Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde çok ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalır.
Ev sahiplerinin en sık sığındığı savunma şudur: "Elektrik aboneliği zaten benim adıma kayıtlıydı, ben de gidip MEDAŞ/TEDAŞ'tan kendi aboneliğimi iptal ettirdim. Sayacı devlet söktü, benim suçum ne?"
Eve geldiğinizde suların kesildiğini, sayacın yerinde olmadığını veya kabloların kesildiğini gördüğünüz an, paniğe kapılmadan ve ev sahibiyle fiziki bir kavgaya girmeden şu adımları saniyeler içinde atmalısınız:
Ev sahibinin bu ilkel ve zorba davranışı yanına kâr kalmaz. Kiracı, Asliye Hukuk Mahkemelerinde ev sahibine karşı devasa tazminat davaları açma hakkına sahiptir.
Soru 1: Ev sahibi elektriğimi suyumu kesti, çok mağdur oldum. Bu durumu haklı gerekçe göstererek kira ödemeyi durdurabilir miyim?
Cevap: Kesinlikle HAYIR! Hukukta yapılan en büyük hata budur. Ev sahibi elektriğinizi kesse, hatta size hakaret etse dahi, evi fiilen kullandığınız sürece 'Kira Ödeme Borcunuz' devam eder. Kirayı ödemeyi durdurursanız, ev sahibi sizi haklı olarak 'Temerrüt (Kirayı Ödememe)' nedeniyle icraya verir ve evden tahliye ettirir. Haklıyken %100 haksız duruma düşersiniz. Sizin yapmanız gereken kirayı bankadan ödemeye devam edip, ev sahibini savcılığa ve mahkemeye vermektir.
Soru 2: Abonelik ev sahibinin üzerineydi. Gidip iptal ettirmiş. TEDAŞ ekipleri gelip elektriği kesti. Polis 'Abonelik onun, bizim yapacağımız bir şey yok, bu hukuki bir durum' diyerek tutanak tutmadı. Ne yapmalıyım?
Cevap: Polisin 'hukuki durum' diyerek müdahale etmemesi yaygın ama yanlış bir uygulamadır. Burada bir zilyetliğe müdahale (TCK 154) ve mobbing vardır. Eğer polis tutanak tutmuyorsa, siz derhal elinizdeki Kira Sözleşmesi ile elektrik veya su idaresine gidin. Kira sözleşmenizi ibraz ederek aboneliği 'kendi adınıza' açtırın. İlgili kurum, fiili kullanıcı olduğunuz için aboneliği açmak zorundadır. Sonrasında ev sahibine yine de haksız fiil nedeniyle manevi tazminat davası açabilirsiniz.
Soru 3: Ev sahibi sigorta kutusuna asma kilit vurmuş. Kendi başıma çilingir çağırıp o kilidi kırsam ben suçlu olur muyum?
Cevap: Kendi başınıza çilingir çağırıp ev sahibinin kilitlediği bir kutuyu (eğer kutu sadece size ait değil, ortak alanda veya ev sahibinin mülkiyetindeyse) kırmanız 'Mala Zarar Verme' riskini doğurabilir. En güvenli hukuki yol; Sulh Hukuk Mahkemesinden acil 'İhtiyati Tedbir (Müdahalenin Men'i)' kararı almak ve icra memuru eşliğinde o kilidi yasal olarak kırdırmaktır.
(Aşağıdaki belge, tahliye davalarını beklemek istemeyerek zorbalığa başvuran, kiracısının sayacını söken, elektriğini veya suyunu keserek onu yaşam alanında mağdur eden ev sahibine karşı Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak şikâyet dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ (KİRACI): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz / Kiralanan Konut Adresi]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞÜPHELİ (EV SAHİBİ): [Ev Sahibinin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No, Biliniyorsa]
SUÇ: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK m. 154/1), Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123), Mala Zarar Verme (TCK m. 151)
SUÇ TARİHİ: .../.../20..
KONU: Şüphelinin, müvekkilin kiracı olarak ikamet ettiği konutun zilyetliğine haksız ve hukuka aykırı şekilde müdahale ederek elektrik/su tesisatını kesmesi, sayaçları sökmesi ve müvekkili ailesiyle birlikte karanlıkta/soğukta yaşamaya mahkûm etmesi eylemleri nedeniyle hakkında etkin bir ceza soruşturması yürütülerek KAMU DAVASI AÇILMASI talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle ve Sayın Makamınızca re'sen tespit edilecek hususlar ışığında; Ailesiyle birlikte soğukta ve karanlıkta yaşamaya mahkûm edilen müvekkilin zilyetlik haklarına ağır saldırıda bulunan şüphelinin şüpheli/tanık beyanlarının alınmasına, toplanacak deliller ışığında şüphelinin TCK m. 154/1, TCK m. 123 (ve tespit edilecek diğer suçlar) kapsamında cezalandırılması talebiyle hakkında İddianame düzenlenerek Asliye Ceza Mahkemesinde KAMU DAVASI AÇILMASINA karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
MÜŞTEKİ KİRACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)