Türkiye kıyılarında otellerin, lüks sitelerin ve özel plaj işletmelerinin denize girilen alanları tel örgü, duvar veya bariyerlerle kapatarak vatandaşlardan zorunlu giriş ücreti veya 'şezlong kiralama bedeli' talep etmesi, Anayasa'nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre açık bir hukuk ihlalidir. Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; hiçbir işletmeye veya şahsa ait 'özel plaj' olamaz. Vatandaşların kıyı şeridine kendi havlusunu atarak ücretsiz denize girme ve sarp koylarda otel arazisini transit geçiş yolu olarak kullanma hakkı mutlak bir kamu hakkıdır. İşletmeler sadece şezlong veya loca gibi ekstra hizmetleri ücretlendirebilir, ancak bunları zorunlu tutamazlar. Bu makalemizde, kıyı işgallerinin hukuki boyutunu, zorla alınan ücretlerin Tüketici Hakem Heyetlerinden iade alınmasını ve 3091 sayılı Kanun uyarınca Kaymakamlıklar nezdinde açılacak 'Müdahalenin Men'i' başvurusu ile tel örgülerin kolluk kuvvetleri (jandarma/polis) marifetiyle nasıl yıktırılacağını en ince hukuki detaylarıyla inceliyoruz.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki tatil beldelerinde vatandaşların en çok karşılaştığı ve mağdur olduğu konuların başında kıyı şeritlerinin haksız işgali gelmektedir. Denize veya göle girmek amacıyla sahile inmek isteyen vatandaşlar; kıyı şeridini "kendi özel mülkü" gibi gören oteller, "beach club" adı altındaki işletmeler veya lüks yazlık sitelerin özel güvenlik görevlileri tarafından engellenmekte, sahil boyuna çekilen tel örgüler, duvarlar veya bariyerlerle karşılaşmaktadır.
Bu işletmeler genellikle vatandaşlardan sahile adım atabilmeleri için yüksek meblağlı "giriş ücretleri" talep etmekte veya kumsalda boş alan bırakmayarak "zorunlu şezlong ve loca kiralama" dayatmasında bulunmaktadırlar. Toplumda yaygın bir yanılgı olarak, parasını ödeyip o araziyi satın alan veya kiralayan işletmenin, önündeki denizi ve kumsalı da satın aldığı düşünülmektedir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu bu konuyu hiçbir yoruma mahal bırakmayacak kadar kesin bir dille çözmüştür: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, hiç kimseye ait olamaz ve halkın ücretsiz kullanımı engellenemez.
Bir otelin tapulu arazisi, kanunla belirlenen "Kıyı Kenar Çizgisi"nde kesin olarak sona erer. Kumsal, kumluk, çakıllık veya kayalık alanlar kamu malıdır. İşletmelerin bu alanları tel örgüyle kapatması, şezlongları denize sıfır dizecek şekilde geçişi engellemesi ve fahiş ücretler talep etmesi doğrudan doğruya anayasal hakkın gaspı ve haksız işgal (tecavüz) niteliğindedir. Bu kapsamlı makalede; vatandaşların kıyılardan ücretsiz yararlanma hakkını, otellerin transit geçiş yollarını kapatmasının hukuki yaptırımlarını, zorla alınan giriş ücretlerinin iade sürecini ve Kaymakamlıklar (3091 sayılı Kanun) nezdinde yürütülecek müdahalenin men'i şikâyet usullerini derinlemesine ve objektif bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.
Bir işletmenin kıyıyı kapatıp kapatamayacağını belirleyen en üst norm Anayasa'dır. Türk Hukukunda kıyılar özel mülkiyete konu edilemez.
Vatandaşların en çok mağdur edildiği husus, denize girmek için ayak bastıkları kumsalda kendilerinden para talep edilmesidir. İşletmelerin sunduğu hizmetler ile kamusal alanın kullanımı birbirinden kesin çizgilerle ayrılır.
Sarp kayalıkların bulunduğu veya coğrafi engellerin olduğu koylarda, kıyıya inen tek mantıklı ve makul yol bazen lüks bir otelin arazisinden (bahçesinden) geçmektedir.
Kıyı şeridinde karşılaştığınız bir tel örgü, güvenlik bariyeri veya şezlong dayatması durumunda, fiili bir tartışmaya (kavgaya) girmek yerine devletin kolluk ve idari gücünü devreye sokmak en doğru hukuki stratejidir.
Kıyı işgallerine karşı hukuk sistemimizdeki en keskin, en hızlı ve en icrai çözüm yolu, Asliye Hukuk Mahkemelerinde yıllarca sürecek bir dava açmak yerine doğrudan Mülki İdare Amirine (Kaymakamlığa veya Valiliğe) başvurmaktır.
Soru 1: Otelin güvenliği kumsala havlu sermeme izin vermedi, 'Burası işletmeye aittir, şezlong kiralamak zorundasınız' dedi. Kavga çıkmaması için 1.000 TL ödedim. Bu parayı geri alabilir miyim?
Cevap: Kesinlikle alabilirsiniz. Kıyı şeridine girmek ücretsizdir. Kumsalda havlu serdiğiniz için sizden zorla alınan şezlong veya giriş ücreti, Tüketici Kanunu'na göre 'Haksız Şart' ve 'Dayatılan Hizmet' niteliğindedir. İşletmeden aldığınız fiş, fatura veya kredi kartı slipi ile birlikte e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyetine başvurarak paranızı iade alabilirsiniz. Ayrıca işletmeyi haksız kazançtan dolayı Ticaret Bakanlığına şikâyet edebilirsiniz.
Soru 2: Sahildeki işletme devlete 'Ecrimisil (İşgal Tazminatı)' ödediğini, bu yüzden kumsalı kiraladığını ve başkasını sokmayacağını iddia ediyor. Haklı mı?
Cevap: Tamamen haksızdır. Ecrimisil bir kira sözleşmesi değildir; geçmişe dönük haksız işgalin cezası niteliğindedir. İdareye ecrimisil bedeli ödeyen bir işletme, o kumsalın mülkiyetini veya münhasır kullanım hakkını elde etmez. Ecrimisil ödenmesi, Kıyı Kanunu'nun 'Kıyılar halka açıktır' şeklindeki emredici kuralını asla ortadan kaldırmaz.
Soru 3: Gittiğimiz koyda sadece tek bir otel var ve otel karayolundan sahile inen tek yolu devasa bir demir kapıyla kapatmış. İçeri sokmuyorlar. Ne yapmalıyız?
Cevap: Bu durum doğrudan transit geçiş hakkının ihlalidir. Kapıda tartışmak yerine derhal 112'yi arayarak Jandarma veya Polis çağırmalı, kamu malı olan kıyıya ulaşımınızın engellendiğine dair tutanak tutturmalısınız. Ardından bu tutanakla Kaymakamlığa (3091 sayılı Kanun kapsamında) başvurarak o kapının halkın geçişine açılması yönünde karar çıkarttırabilirsiniz.
(Aşağıdaki belge, kıyı şeridinin oteller, siteler veya işletmeler tarafından tel örgü, duvar veya güvenlik bariyeriyle kapatılması durumunda, engelin 3091 sayılı Kanun uyarınca idari yoldan acilen kaldırılması (yıktırılması) için ilgili ilçe Kaymakamlığına sunulacak resmi dilekçe taslağıdır.)
[İLGİLİ İLÇE, ÖRN: BODRUM] KAYMAKAMLIĞI MAKAMINA
ŞİKAYETÇİ / BAŞVURUCU: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞİKAYET EDİLEN (MÜDAHİL): [Otelin, Sitenin veya Beach Club'ın Tam Unvanı]
MÜDAHALE ADRESİ: [İşgal Edilen Kumsalın/Plajın Açık Adresi veya Mevkii]
KONU: T.C. Anayasası Madde 43, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve 3091 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı şeridinin şikayet edilen işletme tarafından tel örgü/duvar/bariyer çekilmek suretiyle haksız yere işgal edilmesi ve halkın kullanımına kapatılması eylemine son verilerek MÜDAHALENİN MEN'İNE ve engellerin kaldırılmasına karar verilmesi talebidir.
MÜDAHALE (İŞGAL) TARİHİ: Devam eden ihlal (Tespit Tarihi: .../.../20..)
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal nedenlerle; Makamınızca görevlendirilecek soruşturma memurları marifetiyle mahallinde ivedi olarak tespit/keşif yapılmasını, 3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri işletilerek devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyıya yapılan bu haksız işgal ve tecavüzün durdurulmasını, MÜDAHALENİN MEN'İNE karar verilerek tel örgü/bariyer vb. engellerin kolluk kuvvetleri vasıtasıyla derhal yıktırılmasını/kaldırtılmasını ve ilgili işletme hakkında Kıyı Kanunu'na muhalefetten idari yaptırım sürecinin başlatılmasını vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
ŞİKAYETÇİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)