Avukat Sami Işılak Logo
Gayrimenkul Hukuku·İdare Hukuku

Kıyı İşgalleri ve Ücretsiz Geçiş Hakkı | Av.Sami IŞILAK

31 Ağustos 2026·Avukat Sami IŞILAK

Türkiye kıyılarında otellerin, lüks sitelerin ve özel plaj işletmelerinin denize girilen alanları tel örgü, duvar veya bariyerlerle kapatarak vatandaşlardan zorunlu giriş ücreti veya 'şezlong kiralama bedeli' talep etmesi, Anayasa'nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre açık bir hukuk ihlalidir. Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; hiçbir işletmeye veya şahsa ait 'özel plaj' olamaz. Vatandaşların kıyı şeridine kendi havlusunu atarak ücretsiz denize girme ve sarp koylarda otel arazisini transit geçiş yolu olarak kullanma hakkı mutlak bir kamu hakkıdır. İşletmeler sadece şezlong veya loca gibi ekstra hizmetleri ücretlendirebilir, ancak bunları zorunlu tutamazlar. Bu makalemizde, kıyı işgallerinin hukuki boyutunu, zorla alınan ücretlerin Tüketici Hakem Heyetlerinden iade alınmasını ve 3091 sayılı Kanun uyarınca Kaymakamlıklar nezdinde açılacak 'Müdahalenin Men'i' başvurusu ile tel örgülerin kolluk kuvvetleri (jandarma/polis) marifetiyle nasıl yıktırılacağını en ince hukuki detaylarıyla inceliyoruz.

kiyi-isgalleri-otel-plaj-sezlong-ucretsiz-gecis-hakki

Kamusal Alanın Özelleştirilmesi ve Tatil Beldelerindeki Hukuksuzluk

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki tatil beldelerinde vatandaşların en çok karşılaştığı ve mağdur olduğu konuların başında kıyı şeritlerinin haksız işgali gelmektedir. Denize veya göle girmek amacıyla sahile inmek isteyen vatandaşlar; kıyı şeridini "kendi özel mülkü" gibi gören oteller, "beach club" adı altındaki işletmeler veya lüks yazlık sitelerin özel güvenlik görevlileri tarafından engellenmekte, sahil boyuna çekilen tel örgüler, duvarlar veya bariyerlerle karşılaşmaktadır.

Bu işletmeler genellikle vatandaşlardan sahile adım atabilmeleri için yüksek meblağlı "giriş ücretleri" talep etmekte veya kumsalda boş alan bırakmayarak "zorunlu şezlong ve loca kiralama" dayatmasında bulunmaktadırlar. Toplumda yaygın bir yanılgı olarak, parasını ödeyip o araziyi satın alan veya kiralayan işletmenin, önündeki denizi ve kumsalı da satın aldığı düşünülmektedir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu bu konuyu hiçbir yoruma mahal bırakmayacak kadar kesin bir dille çözmüştür: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, hiç kimseye ait olamaz ve halkın ücretsiz kullanımı engellenemez.

Bir otelin tapulu arazisi, kanunla belirlenen "Kıyı Kenar Çizgisi"nde kesin olarak sona erer. Kumsal, kumluk, çakıllık veya kayalık alanlar kamu malıdır. İşletmelerin bu alanları tel örgüyle kapatması, şezlongları denize sıfır dizecek şekilde geçişi engellemesi ve fahiş ücretler talep etmesi doğrudan doğruya anayasal hakkın gaspı ve haksız işgal (tecavüz) niteliğindedir. Bu kapsamlı makalede; vatandaşların kıyılardan ücretsiz yararlanma hakkını, otellerin transit geçiş yollarını kapatmasının hukuki yaptırımlarını, zorla alınan giriş ücretlerinin iade sürecini ve Kaymakamlıklar (3091 sayılı Kanun) nezdinde yürütülecek müdahalenin men'i şikâyet usullerini derinlemesine ve objektif bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.


1. Kıyıların Hukuki Statüsü ve Anayasal Güvence (Madde 43)

Bir işletmenin kıyıyı kapatıp kapatamayacağını belirleyen en üst norm Anayasa'dır. Türk Hukukunda kıyılar özel mülkiyete konu edilemez.

  • Anayasa Madde 43: "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir."
  • 3621 Sayılı Kıyı Kanunu Madde 5: "Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır." Kanun, kıyı şeridinde hiçbir şekilde duvar, çit, tel örgü, hendek veya benzeri engellerin oluşturulamayacağını emreder.
  • Kıyı Kenar Çizgisi Kuralı: Deniz suyunun taşkın durumlarında karaya ulaştığı en son nokta ile bu noktanın gerisindeki kumluk/çakıllık alan kıyı şerididir. Dünyanın en lüks oteli dahi olsa, tapu sınırları bu çizginin gerisinde biter. Dolayısıyla otelin "kendine ait özel plajı" hukuken var olmayan, uydurulmuş bir kavramdır.

2. "Giriş Ücreti" ve "Zorunlu Şezlong" Dayatmasının Geçersizliği

Vatandaşların en çok mağdur edildiği husus, denize girmek için ayak bastıkları kumsalda kendilerinden para talep edilmesidir. İşletmelerin sunduğu hizmetler ile kamusal alanın kullanımı birbirinden kesin çizgilerle ayrılır.

  • Denize Girme Ücreti Alınamaz: Bir işletme, sadece kumsala havlu serip denize girecek bir vatandaştan "Giriş Ücreti", "Ayakbastı Parası" veya "Plaj Kullanım Bedeli" adı altında hiçbir ücret talep edemez. Bu eylem haksız kazanç ve Tüketici Kanunu'na göre ağır bir ihlaldir.
  • Hizmetin İsteğe Bağlı Olması: İşletmeler, kendi mülkiyetlerindeki şezlong, şemsiye, duş, tuvalet, yiyecek-içecek veya loca gibi hizmetleri elbette ücretlendirebilirler. Ancak bu hizmetleri almayan vatandaşı kumsaldan kovamazlar. Tüketici havlusunu kumsala (şezlongların önüne veya arasına) sererek denize girme hakkına sahiptir.
  • Şezlong İşgali: İşletmeler şezlonglarını kıyı şeridine bitişik nizamda, denize sıfır ve vatandaşın yürümesini imkânsız kılacak şekilde dizemez. Kıyı Kanunu'na göre sahil şeridinde insanların yaya olarak transit geçiş yapabileceği ve havlu serebileceği makul bir kamusal boşluk bırakılması yasal bir zorunluluktur.

3. Otel İçinden Kıyıya Transit Geçiş Hakkı

Sarp kayalıkların bulunduğu veya coğrafi engellerin olduğu koylarda, kıyıya inen tek mantıklı ve makul yol bazen lüks bir otelin arazisinden (bahçesinden) geçmektedir.

  • Otel yönetimi, "Burası özel mülktür, otel müşterisi olmayan giremez" diyerek kapıya güvenlik dikebilir. Ancak Medeni Kanun ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde; eğer kıyıya (kamu malına) ulaşmak için otelin arazisinden geçmek tek veya en zaruri yolsa, vatandaşların bu araziyi "Transit Geçiş Yolu" olarak kullanma hakkı doğar.
  • Otel yönetimi, güvenlik gerekçesiyle geçiş yapan vatandaşların kimliklerini kontrol edebilir veya onlara belirli bir yürüyüş koridoru tahsis edebilir; ancak denize ulaşmalarını tamamen engelleyemez. Kamu yararı, otelin özel mülkiyet hakkını bu geçiş güzergâhı özelinde sınırlandırmaktadır.

4. İdari Şikâyet Yolları: Zabıta, CİMER ve İmar İhlalleri

Kıyı şeridinde karşılaştığınız bir tel örgü, güvenlik bariyeri veya şezlong dayatması durumunda, fiili bir tartışmaya (kavgaya) girmek yerine devletin kolluk ve idari gücünü devreye sokmak en doğru hukuki stratejidir.

  • İlçe Belediyesi ve Zabıta Müdürlüğü: İşletmenin kumsala kurduğu ahşap iskeleler, beton platformlar, localar veya kumsalı bölen tel örgüler 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre kaçak yapıdır. Doğrudan belediyenin zabıta veya imar müdürlüğüne yapılacak şikâyet ile bu yapıların mühürlenmesi, yıkılması ve işletmeye fahiş idari para cezaları kesilmesi sağlanır.
  • CİMER Başvurusu: Olay yerinden çekilecek fotoğraflar ve videolarla birlikte e-Devlet üzerinden CİMER'e (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına) yapılacak "Kıyı İşgali" ihbarı, valiliklerin ve sahil güvenliğin acilen bölgeye denetim ekibi göndermesini tetikleyen en hızlı mekanizmalardan biridir.

5. Kaymakamlığa Başvuru: 3091 Sayılı Kanun ile Müdahalenin Men'i

Kıyı işgallerine karşı hukuk sistemimizdeki en keskin, en hızlı ve en icrai çözüm yolu, Asliye Hukuk Mahkemelerinde yıllarca sürecek bir dava açmak yerine doğrudan Mülki İdare Amirine (Kaymakamlığa veya Valiliğe) başvurmaktır.

  • 3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun: Bu kanun, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere (kıyılara) yapılan tecavüzlerin idari yoldan, anında durdurulmasını sağlar.
  • Süreç Nasıl İşler? Vatandaş, bulunduğu ilçenin Kaymakamlığına bir dilekçe ile başvurarak A Otelinin kıyıyı tel örgüyle kapattığını ihbar eder. Kaymakamlık, derhal (en geç 15 gün içinde) olay yerine soruşturma memuru gönderir. Memur, tel örgüyü veya bariyeri tespit ettiğinde Kaymakam adına "Müdahalenin Men'i ve Tahliye" kararı çıkartılır.
  • Kolluk Marifetiyle Yıkım: Alınan bu karar üzerine Jandarma veya Polis ekipleri olay yerine intikal eder ve otelin çektiği tel örgüleri, vatandaşın geçişini engelleyen bariyerleri fiziken yıktırarak/söktürerek kıyıyı tekrar halkın kullanımına açar. Masraflar da işletmeden tahsil edilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Kıyı İşgalleri ve Plaj Hakları

Soru 1: Otelin güvenliği kumsala havlu sermeme izin vermedi, 'Burası işletmeye aittir, şezlong kiralamak zorundasınız' dedi. Kavga çıkmaması için 1.000 TL ödedim. Bu parayı geri alabilir miyim?

Cevap: Kesinlikle alabilirsiniz. Kıyı şeridine girmek ücretsizdir. Kumsalda havlu serdiğiniz için sizden zorla alınan şezlong veya giriş ücreti, Tüketici Kanunu'na göre 'Haksız Şart' ve 'Dayatılan Hizmet' niteliğindedir. İşletmeden aldığınız fiş, fatura veya kredi kartı slipi ile birlikte e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyetine başvurarak paranızı iade alabilirsiniz. Ayrıca işletmeyi haksız kazançtan dolayı Ticaret Bakanlığına şikâyet edebilirsiniz.

Soru 2: Sahildeki işletme devlete 'Ecrimisil (İşgal Tazminatı)' ödediğini, bu yüzden kumsalı kiraladığını ve başkasını sokmayacağını iddia ediyor. Haklı mı?

Cevap: Tamamen haksızdır. Ecrimisil bir kira sözleşmesi değildir; geçmişe dönük haksız işgalin cezası niteliğindedir. İdareye ecrimisil bedeli ödeyen bir işletme, o kumsalın mülkiyetini veya münhasır kullanım hakkını elde etmez. Ecrimisil ödenmesi, Kıyı Kanunu'nun 'Kıyılar halka açıktır' şeklindeki emredici kuralını asla ortadan kaldırmaz.

Soru 3: Gittiğimiz koyda sadece tek bir otel var ve otel karayolundan sahile inen tek yolu devasa bir demir kapıyla kapatmış. İçeri sokmuyorlar. Ne yapmalıyız?

Cevap: Bu durum doğrudan transit geçiş hakkının ihlalidir. Kapıda tartışmak yerine derhal 112'yi arayarak Jandarma veya Polis çağırmalı, kamu malı olan kıyıya ulaşımınızın engellendiğine dair tutanak tutturmalısınız. Ardından bu tutanakla Kaymakamlığa (3091 sayılı Kanun kapsamında) başvurarak o kapının halkın geçişine açılması yönünde karar çıkarttırabilirsiniz.


Örnek Belge: Kıyı İşgali Nedeniyle Kaymakamlık Makamına Şikayet (Müdahalenin Men'i) Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, kıyı şeridinin oteller, siteler veya işletmeler tarafından tel örgü, duvar veya güvenlik bariyeriyle kapatılması durumunda, engelin 3091 sayılı Kanun uyarınca idari yoldan acilen kaldırılması (yıktırılması) için ilgili ilçe Kaymakamlığına sunulacak resmi dilekçe taslağıdır.)

[İLGİLİ İLÇE, ÖRN: BODRUM] KAYMAKAMLIĞI MAKAMINA

ŞİKAYETÇİ / BAŞVURUCU: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

ŞİKAYET EDİLEN (MÜDAHİL): [Otelin, Sitenin veya Beach Club'ın Tam Unvanı]

MÜDAHALE ADRESİ: [İşgal Edilen Kumsalın/Plajın Açık Adresi veya Mevkii]

KONU: T.C. Anayasası Madde 43, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve 3091 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı şeridinin şikayet edilen işletme tarafından tel örgü/duvar/bariyer çekilmek suretiyle haksız yere işgal edilmesi ve halkın kullanımına kapatılması eylemine son verilerek MÜDAHALENİN MEN'İNE ve engellerin kaldırılmasına karar verilmesi talebidir.

MÜDAHALE (İŞGAL) TARİHİ: Devam eden ihlal (Tespit Tarihi: .../.../20..)

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkilim, .../.../20.. tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak anayasal hakkını kullanmak ve denize girmek maksadıyla şikayete konu [Örn: ... Koyu, ... Plajı] mevkiine gitmiştir.
  2. Ancak, bölgede faaliyet gösteren şikayet edilen [Otel Adı] işletmesi tarafından, kıyı kenar çizgisinin ihlal edildiği, doğrudan kamuya ait olan kumluk (kıyı) şeridinin boydan boya tel örgülerle kapatıldığı ve denize inen güzergâhın güvenlik görevlilerince kesildiği tespit edilmiştir. Müvekkilimin kamu malı olan kıyıya girmesi zorla ve hukuka aykırı olarak engellenmiştir. (İhlali gösteren güncel fotoğraflar dilekçe ekindedir - Ek-1).
  3. 3621 sayılı Kıyı Kanunu Madde 5 uyarınca "Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır" ve bu alanlarda hiçbir şekilde duvar, çit, tel örgü, hendek veya benzeri engeller oluşturulamaz. İşletmenin tapu sınırlarını aşarak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanı özel plajı gibi fiilen işgal etmesi açık bir tecavüzdür.
  4. Anılan bu hukuksuzluğun yargı sürecini beklemeksizin idari yoldan ivedilikle çözülmesi için makamınıza başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal nedenlerle; Makamınızca görevlendirilecek soruşturma memurları marifetiyle mahallinde ivedi olarak tespit/keşif yapılmasını, 3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri işletilerek devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyıya yapılan bu haksız işgal ve tecavüzün durdurulmasını, MÜDAHALENİN MEN'İNE karar verilerek tel örgü/bariyer vb. engellerin kolluk kuvvetleri vasıtasıyla derhal yıktırılmasını/kaldırtılmasını ve ilgili işletme hakkında Kıyı Kanunu'na muhalefetten idari yaptırım sürecinin başlatılmasını vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: .../.../2026

ŞİKAYETÇİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)