Avukat Sami Işılak Logo
Gayrimenkul Hukuku

Sınır İhlalleri ve El Atmanın Önlenmesi | Av. Sami IŞILAK

14 Ekim 2026·Avukat Sami IŞILAK

Gayrimenkul mülkiyetinde sıklıkla karşılaşılan ihtilafların başında, komşu taşınmaz maliklerinin resmi sınırları aşarak gerçekleştirdiği fiziki müdahaleler gelmektedir. LİHKAB veya Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan ölçümler neticesinde tespit edilen bu sınır ihlalleri; komşunun duvar örmesi, tel çekmesi veya ağaç dikmesi suretiyle ortaya çıkabilmektedir. Türk Medeni Kanunu Madde 683, mülkiyet hakkını mutlak surette koruma altına almış olup, zaman aşımı olmaksızın bu haksız el atmaların sonlandırılmasına imkan tanımaktadır. Sınır tecavüzüne uğrayan malik, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açacağı 'El Atmanın Önlenmesi ve Kal (Yıkım)' davası ile arazisine yapılan fiziki yapıların ortadan kaldırılmasını ve mülkiyetinin eski hale getirilmesini talep edebilir. Ayrıca, komşunun söz konusu alanı yıllarca kullanması nedeniyle elde ettiği haksız kazancın geriye dönük 5 yıllık kısmı, 'Ecrimisil' talebiyle dava konusu yapılabilmektedir. İdari bir çözüm arayanlar için ise, ihlalin öğrenilmesinden itibaren 60 gün içinde 3091 sayılı Kanun kapsamında Kaymakamlıklara yapılacak başvurular hızlı bir yasal alternatiftir. Bu makalede, sınır ihlallerinin tespiti, yıkım kararı, taşkın yapı mevzuatı ve haksız işgal tazminatı süreçleri yasal çerçevede, objektif olarak değerlendirilmektedir.

koy-sinir-ihlali-el-atmanin-onlenmesi-mudahalenin-meni

Mülkiyet Sınırlarında Yaşanan Hukuki İhtilaflar

Kırsal kesimlerde, köylerde veya imar uygulamasının nispeten eski olduğu bölgelerde gayrimenkul mülkiyetine ilişkin en yaygın ihtilaflar, komşu parseller arasındaki sınır tecavüzlerinden kaynaklanmaktadır. Geçmiş yıllarda geleneksel yöntemlerle, taşlar, çitler veya dikilen ağaçlar referans alınarak belirlenen fiili sınırlar; günümüzde LİHKAB (Lisanslı Harita Kadastro Mühendislik Büroları) tarafından yapılan hassas uydu ve koordinat ölçümleri neticesinde sıklıkla resmi tapu sınırlarıyla çelişmektedir.

Bir gayrimenkul maliki, arazisinde kadastro ölçümü (aplikasyon) yaptırdığında, komşusuna ait taş duvarın, tel örgünün, seranın veya meyve ağaçlarının kendi mülkiyet alanına metrelerce tecavüz ettiğini tespit edebilmektedir. Bu durum, mülkiyet hakkının doğrudan ve açık bir ihlalidir. Taşınmazı haksız olarak işgal eden komşu genellikle "Burası dedemden beri böyledir", "Duvarı yıllar önce birlikte çektik" veya "Sınırımız bu ağaç hizasıdır" gibi hukuki geçerliliği bulunmayan gerekçelerle işgali sonlandırmaktan imtina etmektedir.

Türk Medeni Kanunu (TMK), mülkiyet hakkını mutlak ve en üst düzeyde koruyan hükümler içermektedir. Resmi tapu siciline ve kadastro koordinatlarına aykırı olarak gerçekleştirilen her türlü fiziki müdahale, "haksız el atma" statüsündedir. Bu makalede; sınır ihlali (tecavüz) durumunda mülkiyet hakkının korunması, taşkın yapı niteliğindeki duvar ve ağaçların yıkımı (kal), Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılacak "El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men'i)" davası ile geriye dönük ecrimisil (haksız işgal tazminatı) taleplerinin hukuki çerçevesi objektif ve detaylı bir biçimde incelenmektedir.


1. Mülkiyet Hakkının Korunması: TMK Madde 683

Türk Hukuk sisteminde bir eşya üzerindeki mülkiyet hakkı, hak sahibine o eşya üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi verir. Bu yetkinin yasal sınırlar içinde kullanılmasını engelleyen üçüncü kişilere karşı yasa koyucu, malike güçlü dava hakları tanımıştır.

  • Mutlak Koruma: Türk Medeni Kanunu Madde 683/2 hükmü uyarınca; "Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."
  • Bu hüküm, sınır ihlallerinde temel hukuki dayanaktır. Komşu taşınmaz malikinin kendi sınırlarını aşarak diğer parsele çit çekmesi, duvar örmesi veya ağaç dikmesi mülkiyet hakkına haksız bir el atmadır. Mülkiyet hakkı zaman aşımına uğramayan mutlak bir hak olduğundan, bu haksız duruma karşı açılacak davalar kural olarak herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. İhlal devam ettiği müddetçe dava açma hakkı mevcuttur.

2. Sınır Tecavüzünün Tespiti ve İhtar Süreci

Hukuki sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için fiili durumun resmi ve teknik verilerle belgelenmesi esastır. Gözleme dayalı sınır iddiaları mahkemeler nezdinde hükme esas alınamaz.

  • Aplikasyon Krokisi Alınması: İlk aşamada, taşınmazın bulunduğu bölgedeki yetkili Lisanslı Harita Kadastro Mühendislik Bürosuna (LİHKAB) veya Kadastro Müdürlüğüne başvurularak "Aplikasyon Krokisi" talep edilmelidir. Harita mühendisleri tarafından uydu bağlantılı cihazlarla (CORS/GPS) yapılan ölçümler neticesinde arazinin resmi köşe noktaları kazıklarla işaretlenir ve tecavüzün boyutu (kaç metrekare ve hangi yönden olduğu) resmi bir kroki ile tespit edilir.
  • İhtarname Keşidesi: Resmi ölçüm neticesinde tecavüz kesinleştiğinde, dava masraflarına katlanmamak ve hukuki süreci hızlandırmak amacıyla komşu malike Noter kanalıyla bir ihtarname gönderilmesi usul ekonomisi açısından faydalıdır. İhtarnamede; kadastro tespiti neticesinde sınır ihlalinin anlaşıldığı belirtilerek, tecavüzlü duvarın veya çitin belirli bir süre (örneğin 15 gün) içerisinde yıkılması/kaldırılması, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceği ve ecrimisil talep edileceği ihtar edilir.

3. El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men'i) ve Kal Davası

İhtarnameye rağmen ihlalin sonlandırılmaması halinde, mülkiyet hakkının tesisi için yargı yoluna başvurulması zorunludur.

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Gayrimenkulün aynına (mülkiyetine) ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır (HMK Madde 12).
  • Davanın İki Aşamalı Talebi: Bu davada salt "müdahalenin men'i" talep edilmesi genellikle yeterli olmaz. Zira tecavüzlü kısımda fiziki bir unsur (beton duvar, tel örgü, bina uzantısı veya ağaç) bulunuyorsa, bu unsurların da ortadan kaldırılması gerekir. Bu nedenle dava dilekçesinde hem "El Atmanın Önlenmesi" hem de fiziki unsurların yıkılarak arazinin eski hale getirilmesi maksadıyla "Kal (Yıkım)" kararı verilmesi müştereken talep edilmelidir.
  • Mahalli Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Yargılama aşamasında mahkeme heyeti, uzman harita ve inşaat/ziraat mühendisi bilirkişilerle birlikte uyuşmazlık konusu taşınmazda keşif icra eder. Bilirkişi heyeti, tapu kayıtlarını ve aplikasyon verilerini yerinde inceler. Hazırlanacak raporda, müdahalenin varlığı, kapladığı alan ve yıkım maliyetleri tespit edilir. Bu rapora istinaden mahkeme, tecavüzlü alanın malike teslimine ve haksız yapıların yıkılmasına karar verir.

4. Taşkın Yapı Durumu (TMK Madde 725) ve Ağaçların Durumu (TMK Madde 740)

Bazı ihtilaflarda komşunun inşa ettiği duvar veya yapı, komşu parsele tecavüzlü olmakla birlikte, bu yapının yıkılması fahiş bir ekonomik zarara veya ana yapının çökmesine neden olabilmektedir.

  • Taşkın Yapı ve İyiniyet Unsuru: TMK m. 725 hükmü, taşkın yapılar için özel bir düzenleme getirmiştir. Komşu, yapıyı kendi arazisine inşa ettiğini zannederek (iyi niyetle) sınırı aşmışsa ve durumun şartları haklı gösteriyorsa; taşkın yapıyı inşa eden kişi, uygun bir bedel (tazminat) ödeyerek taşkın kısmın bulunduğu arazinin mülkiyetinin kendisine devredilmesini mahkemeden talep edebilir. Ancak Yargıtay içtihatları gereği, tapulu arazilerde kural olarak iyi niyet iddiası dinlenmez; zira inşaata başlamadan önce kadastro ölçümü yaptırma yükümlülüğü inşaatı yapana aittir. Ölçüm yaptırmadan ezbere duvar ören komşu "kötü niyetli" kabul edilir ve yıkım kararı verilir.
  • Ağaçların Durumu: Komşu parsele dikilen ağaçlar veya komşunun arazisinden sizin arazinize sarkan dal ve kökler, mülkiyetin kullanımını engelliyorsa TMK Madde 740 devreye girer. Malik, bu dal ve köklerin mülkiyetine zarar verdiğini ispatlarsa, komşuya bunların kesilmesi için uygun bir süre verir. Bu süre içinde kesilmezse, kendi arazisine geçen dal ve kökleri bizzat kesme hakkına sahiptir. Ağacın gövdesi bizzat sınır ihlali yaparak malikin arazisi içinde kalıyorsa, müdahalenin men'i davası kapsamında bu ağaçların sökülmesi veya kesilmesi mahkemeden talep edilir.

5. Alternatif ve Hızlı Bir Yol: 3091 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Başvuru

Adli yargı süreci zaman alabildiğinden, kanun koyucu gayrimenkule yönelik tecavüzlerin idari yolla ve ivedilikle çözülebilmesi için 3091 sayılı "Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun"u yürürlüğe koymuştur.

  • Kaymakamlık veya Valilik Makamına Başvuru: Taşınmaza haksız yere girilmesi, sürülmesi veya çit çekilmesi durumunda mülkiyet sahibi, tecavüzün gerçekleştiği yerin mülki idare amirliğine (Kaymakamlık) başvurabilir.
  • Süre Şartı: Bu idari yola başvurabilmek için tecavüz veya müdahalenin öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde müracaat edilmesi zorunludur. Ayrıca tecavüz fiilinin üzerinden 1 yıl geçmemiş olması şarttır. Bu sürelerin aşılması halinde mülki amir başvuruyu reddeder ve ihtilafın çözümü mutlak surette Asliye Hukuk Mahkemelerine kalır.
  • İşleyiş: Başvuru üzerine Kaymakamlık tarafından görevlendirilen memurlar jandarma/polis eşliğinde yerinde inceleme yapar. Tecavüz tespit edilirse, mülki amir "Tecavüzün Men'i" kararı vererek taşınmazı kolluk kuvvetleri marifetiyle eski zilyedine derhal teslim eder.

6. Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Talebi

Sınır ihlali yapan komşu, işgal ettiği o kısımda (örneğin 3 metre genişliğinde ve 100 metre uzunluğunda bir alan) kendi adına tarım yapmış, meyve ağaçlarından gelir elde etmiş veya o alanı şahsi otoparkı olarak kullanmış olabilir.

  • Geriye Dönük Tazminat: Mülkiyet sahibi, taşınmazından faydalanmasını engelleyen kötü niyetli komşudan, bu haksız işgal sebebiyle doğan maddi zararlarını talep etme hakkına sahiptir. Ecrimisil adı verilen bu haksız işgal tazminatı, geriye dönük en fazla 5 yıllık süre için talep edilebilir.
  • Dava sürecinde mahkeme bilirkişileri, işgal edilen alanın tarımsal veya ticari getirisini emsal kira/gelir bedelleri üzerinden hesaplar ve tespit edilen meblağın yasal faiziyle birlikte komşudan tahsil edilmesine hükmeder. Ecrimisil talebi, el atmanın önlenmesi davası ile birlikte (aynı dava dilekçesinde) ileri sürülebileceği gibi, mülkiyet ihtilafı çözüldükten sonra ayrı bir dava konusu da yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sınır İhlalleri ve El Atmanın Önlenmesi

Soru 1: Kadastro ölçümü yaptırdım, komşumun 10 yıl önce ördüğü taş duvar benim arsamın içine 3 metre girmiş. Duvarın üzerinden çok zaman geçmesi onun yıkımına engel midir?

Cevap: Engel değildir. Mülkiyet hakkı Türk Medeni Kanunu kapsamında mutlak bir haktır ve zamanaşımına tabi değildir. Komşunuzun haksız işgali 10 yıl da sürse, 20 yıl da sürse mülkiyet hakkınızı ortadan kaldırmaz. Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi ve kal (yıkım) davası açarak o duvarı hukuki yollarla yıktırabilirsiniz.

Soru 2: Komşum arsasını ekerken benim tarlama ağaç dikmiş. Bu ağaçların üzerindeki meyveler kime aittir, ağaçları sökebilir miyim?

Cevap: Türk Medeni Kanunu m. 718 gereğince arazi üzerindeki mülkiyet, o arazideki bitkileri de kapsar. Ancak başkasına ait fidanın kendi arazinize dikilmesi durumunda ihtilaf doğar. Kendi başınıza ağaçları sökmeniz veya meyvelerine el koymanız tavsiye edilmez; zira haksız fiil sorumluluğu doğabilir. Müdahalenin men'i davası açarak ağaçların sökülmesini ve arazinizin boş olarak tarafınıza teslimini mahkemeden talep etmeniz yasal ve en güvenli yoldur.

Soru 3: Yeni aldığım arazinin sınırını komşum teliyle çevirmiş. Kaymakamlık üzerinden süreci çözebilir miyim?

Cevap: Eğer söz konusu tel çekme eylemi veya sınır ihlali son 1 yıl içerisinde gerçekleşmişse ve siz bu durumu öğrendiğiniz tarihten itibaren 60 gün geçmemişse, 3091 sayılı Kanun kapsamında Kaymakamlığa başvurarak müdahalenin men'ini talep edebilirsiniz. Ancak bu süreleri geçirmişseniz, idari başvuru reddedilecek olup tek çözüm Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmaktır.


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)