Evlilik birliği içerisinde uzun vadeli konut kredisi çekilerek alınan bir evin, henüz borcu bitmeden boşanma aşamasına gelinmesi durumunda nasıl paylaşılacağı, Aile Hukukunun en sık karşılaşılan uyuşmazlıklarındandır. Eşler genellikle 'Tapu benim üzerime' veya 'Krediyi ben ödedim' argümanlarına dayanarak evin tamamında hak iddia etseler de, Türk Medeni Kanunu'nun 'Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi' bu durumu farklı bir matematiksel formüle bağlamaktadır. Kanuna göre mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu kural gereğince; evin satın alındığı tarihten boşanma davası açıldığı güne kadar ödenen kredi taksitleri 'evlilik içi kazanç' kabul edilir ve tapu kimin üzerine olursa olsun, güncel piyasa değeri üzerinden eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır. Ancak dava açıldıktan sonra vadesi gelecek olan (örneğin kalan 7 yıllık) kredi borcu, evi tapuda elinde bulunduran eşin şahsi borcu sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Ayrıca ev alınırken eşlerden birinin evlilik öncesi birikimiyle veya ailesinin desteğiyle ödenen peşinat mevcutsa, bu tutar 'Kişisel Mal' kapsamında değerlendirilerek güncel değer üzerinden doğrudan o eşe iade edilir. Bu makalede, kredili evlerin mal rejiminin tasfiyesi davalarında mahkeme bilirkişileri tarafından uygulanan oranlama metodu, peşinat iadeleri ve dava tarihinden sonraki taksitlerin akıbeti yasal dayanaklarıyla birlikte incelenmektedir.

Evlilik birliği içerisinde edinilen en önemli malvarlığı değeri genellikle ailenin birlikte yaşadığı konuttur. Günümüz ekonomik koşullarında bu konutların peşin olarak satın alınması nadiren mümkün olduğundan, eşler çoğunlukla uzun vadeli (10-15 yıllık) konut kredilerine başvurmaktadır. Evlilik birliğinin uyum içerisinde devam ettiği süreçte kredi taksitlerinin ödenmesi sorun teşkil etmezken; evliliğin sona ermesi (boşanma) durumunda, henüz kredisi bitmemiş olan bu evin nasıl paylaşılacağı, Aile Hukukunun en karmaşık ve teknik hesaplamalar gerektiren uyuşmazlıklarından biri haline gelmektedir.
Boşanma davası açıldığında eşlerin aklındaki temel sorular şunlardır: "Evi eşim kendi maaşıyla ödüyordu, benim hakkım var mı?", "Peşinatı evlenmeden önce babam vermişti, bu para ne olacak?", "Dava açıldıktan sonra kalan 7 yıllık borcu kim ödeyecek?" Türk Medeni Kanunu (TMK), 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"ni kabul etmiştir. Bu rejimin temel kuralı, evlilik içerisinde karşılığını vererek (çalışarak) elde edilen her türlü malvarlığının eşler arasında yarı yarıya (1/2 oranında) paylaşılmasıdır. Ancak kredili evlerde durum, evin sadece bir kısmının evlilik içinde ödenmiş olması, kalan borcun boşanma sonrasına sarkması ve peşinatın kişisel maldan karşılanabilmesi ihtimalleri nedeniyle çok daha detaylı bir hukuki formülasyonu (oranlama metodunu) zorunlu kılmaktadır.
Bu makalede; boşanma davasında kredili evin değerinin nasıl hesaplanacağı, kişisel mal (peşinat) kavramının paylaşıma etkisi, dava tarihinden sonra ödenecek kredi taksitlerinin hukuki durumu ve mal rejiminin tasfiyesi davasında mahkemelerin ve Yargıtay'ın uyguladığı formüller objektif ve yasal bir perspektifle detaylıca incelenmektedir.
Kredili evin paylaşım formülünü anlayabilmek için öncelikle "Edinilmiş Mal" ve "Kişisel Mal" kavramlarının sınırlarının net bir şekilde çizilmesi gerekmektedir.
Kredili evin paylaşımında en kritik tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, mal rejimi boşanma davasının açıldığı gün sona erer.
Mahkemeler, kredili evin boşanma sırasındaki tasfiyesini yaparken, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin (ve güncel olarak 2. Hukuk Dairesinin) yerleşik "Oranlama" formülünü kullanır. Evin satın alındığı fiyat değil, mahkemenin karar vermeye (tasfiye) en yakın tarihteki Güncel Piyasa (Sürüm) Değeri esas alınır.
Formül şu şekilde işler:
Evin alımında ödenen peşinat, eşlerden birinin kişisel malıyla (örneğin evlilik öncesi birikimi veya miras parasıyla) ödenmişse, bu eşin "Değer Artış Payı" alacağı doğar (TMK m. 227).
Kredili evin paylaşımı, boşanma davasının içerisinde otomatik olarak karara bağlanmaz. Hukuki usul gereği, boşanma davası ile birlikte veya boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ayrı bir "Mal Rejiminin Tasfiyesi (Katılma Alacağı/Değer Artış Payı)" davası açılması zorunludur.
Soru 1: Evi krediyle aldık, tapu eşimin üzerine. Krediyi tamamen kendi maaşıyla o ödedi, ben çalışmıyorum. Boşanırken bu evden pay alabilir miyim?
Cevap: Evet, alabilirsiniz. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evin tapusunun kimin üzerine olduğunun veya krediyi hangi eşin maaşıyla ödediğinin önemi yoktur. Evlilik içinde elde edilen maaş 'edinilmiş mal'dır ve bu maaşla ödenen kredi taksitleri de ortaktır. Boşanma davası açılana kadar ödenen kredi tutarının güncel ev değerine oranlanmasıyla bulunacak meblağın yarısı (katılma alacağı) sizin hakkınızdır.
Soru 2: Ev alırken peşinatı evlenmeden önce sattığım arabama karşılık ben verdim. Kalanını kredi çektik. Peşinatım ne olacak?
Cevap: Evlenmeden önce sahip olduğunuz araçtan elde edilen gelir 'Kişisel Mal'dır. Bu parayla ödenen peşinat oranında ev üzerinde 'Değer Artış Payı' hakkınız bulunur. Evin boşanma anındaki güncel değeri hesaplandığında, kişisel malınızla ödediğiniz o peşinatın güncel değere yansıyan oranı doğrudan size verilir, bu tutar eşinizle paylaşılmaz. Sadece evlilik içinde ödenen kredi taksitleri paylaşıma tabidir.
Soru 3: Boşanma davasını açtık ama evin 5 yıl daha kredi borcu var. Dava sürecinde ve boşandıktan sonra bu borcu kim ödemeye devam edecek?
Cevap: Boşanma davası açıldığı tarihte mal rejimi sona erer. Dava tarihinden sonra vadesi gelecek olan kredi taksitleri, evin tapusu kimin üzerineyse ve krediyi kim çekmişse onun şahsi borcu sayılır. Evi tapuda üzerine alan eş, kalan 5 yıllık borcu kendi cebinden ödemekle yükümlüdür ve diğer eşten bu gelecek taksitler için bir ödeme talep edemez veya diğer eş bu gelecek ödemeler üzerinde hak iddia edemez.
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE "İhtiyati Tedbir Taleplidir"
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [Eşinizin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Eşinizin İkametgah Adresi]
KONU: Davalı adına kayıtlı olan ve evlilik birliği içerisinde konut kredisi kullanılarak edinilen [İlçe, Mahalle, Ada, Parsel] konumlu taşınmaz yönünden Mal Rejiminin Tasfiyesi ile; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 100.000 TL] Katılma Alacağının ve peşinata ilişkin [Örn: 100.000 TL] Değer Artış Payı alacağının karar tarihine en yakın güncel sürüm değeri üzerinden hesaplanarak, tasfiye tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili; taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi maksadıyla tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR konulması talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Şimdilik 200.000 TL - Harca Esas Değer]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Hâkimliğinizce re'sen gözetilecek nedenlerle; 1- Öncelikle davalı adına kayıtlı [İlçe, Mahalle, Ada, Parsel] konumlu taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ivedilikle İHTİYATİ TEDBİR (veya Davalıdır Şerhi) KONULMASINA, 2- Boşanma davasının (derdest ise) bekletici mesele yapılmasına, 3- Taşınmazın güncel sürüm değeri üzerinden bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedelden, kişisel mal katkısına isabet eden şimdilik [100.000 TL] Değer Artış Payının ve evlilik içi ödenen kredi taksitlerine isabet eden şimdilik [100.000 TL] Katılma Alacağının (Toplam 200.000 TL), tasfiye tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)