Gözlükten kurtulmak ve yaşam konforunu artırmak amacıyla estetik kaygılarla yaptırılan lazer göz ameliyatları (Excimer Lazer, SMILE, No Touch), Türk Borçlar Kanunu kapsamında standart vekâlet sözleşmesi değil, 'Eser Sözleşmesi' olarak kabul edilmektedir. Bu hukuki ayrım, ameliyatı yapan hekimin hastaya 'kesin bir sonuç (gözlükten kurtulma)' garantisi vermesi anlamına gelir. Ancak ticari kaygılarla göz yapısı (kornea kalınlığı) uygun olmayan hastaların ameliyat edilmesi veya cihaz hataları neticesinde, hastalarda kornea ektazisi, kalıcı görme kaybı ve ağır göz kuruluğu gibi telafisi imkansız zararlar ortaya çıkmaktadır. Doktorun 'bu ameliyatın normal bir riskidir' diyerek ayaküstü imzalattığı matbu 'Aydınlatılmış Onam Formları', hastaya riskler somut olarak anlatılmadığı için Yargıtay tarafından geçersiz sayılmaktadır. Lazer ameliyatı sonrası göz sağlığı bozulan hasta, işlemi yapan hekim ve özel hastaneye karşı Tüketici Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açarak; yeniden olmak zorunda kaldığı tedavi masraflarını, işgöremezlik bedelini ve yaşadığı ağır manevi çöküntünün tazminini kuruşu kuruşuna talep etme hakkına sahiptir. Bu makalede; göz çizdirme ameliyatlarında hekimin eser sözleşmesinden doğan ağır kusuru, onam formlarının geçersizliği ve tazminat davası açma süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

Gelişen tıp teknolojisiyle birlikte miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının tedavisinde kullanılan Excimer Lazer (halk arasındaki tabiriyle göz çizdirme), LASIK, PRK, No-Touch veya SMILE gibi operasyonlar, günümüzde en çok tercih edilen cerrahi müdahalelerin başında gelmektedir. Özel göz hastaneleri ve klinikler tarafından "10 dakikalık ağrısız işlemle gözlüklerinize sonsuza dek veda edin" şeklinde agresif pazarlama taktikleriyle sunulan bu ameliyatlar, hastalara son derece basit, risksiz ve sıradan bir işlemmiş gibi aktarılmaktadır.
Oysa lazer göz ameliyatları, kornea tabakasının (gözün en dış saydam yüzeyinin) kalıcı olarak yakılarak inceltilmesi esasına dayanır. Gözün yapısı operasyona uygun olmadığı halde sırf ticari kaygılarla ameliyata alınan hastalarda; kornea ektazisi (korneanın tehlikeli biçimde incelip sivrileşmesi), kalıcı ve şiddetli göz kuruluğu, gece görüşünde ışık dağılmaları (halo etkisi) ve en nihayetinde kalıcı görme kaybı gibi geri dönüşü olmayan felaketler yaşanabilmektedir. Gözlükten kurtulmak için girdiği ameliyattan sonra kornea nakli (keratoplasti) olmak zorunda kalan veya karanlık bir dünyaya mahkûm olan hastaların sayısı hiç de az değildir.
Türk Hukuku ve Yargıtay içtihatları, bu tür "estetik ve konfor" amaçlı operasyonları standart hayat kurtarıcı ameliyatlardan kesin bir çizgiyle ayırmaktadır. Bu makalede; lazerle göz çizdirme ameliyatlarının hukuki niteliği olan "Eser Sözleşmesi", hekimin sonuç garantisi verme yükümlülüğü, yetersiz bilgilendirme (aydınlatılmış onam ihlali) ve hatalı müdahale neticesinde özel hastaneye karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davaları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Tıp hukukunda bir doktorun hastasına yaptığı standart bir apandisit, kalp veya kanser ameliyatı Türk Borçlar Kanunu (TBK) uyarınca "Vekalet Sözleşmesi" kapsamındadır. Vekalet sözleşmesinde doktor, hastayı iyileştirmek için tıp biliminin gerektirdiği en yüksek özeni göstermeyi taahhüt eder ancak kesin bir iyileşme (sonuç) garantisi vermez. Hasta ölürse veya iyileşemezse, doktor kusursuz ise sorumlu tutulamaz.
Ancak Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre; hayati bir tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, kişinin estetik kaygılarla veya hayat konforunu artırmak (gözlük takmamak) amacıyla yaptırdığı lazerle göz çizdirme ameliyatları, saç ekimi veya plastik cerrahi operasyonları "Eser Sözleşmesi" (TBK Madde 470) hükümlerine tabidir.
Eser Sözleşmesinin Hastaya Sağladığı Büyük Avantajlar:
Eser sözleşmesine aykırılık ve malpraktis (tıbbi hata) davalarına konu olan, hekimi ağır kusurlu kılan başlıca durumlar şunlardır:
Özel göz kliniklerinin en büyük silahı, ameliyat öncesi hemşire bankosunda hastanın önüne koydukları ve sayfalar dolusu tıbbi terim içeren "Aydınlatılmış Onam Formu"na aceleyle attırdıkları imzalardır. Klinikler dava açıldığında, "Hasta bu riskleri kabul etti, imzaladı" diyerek sorumluluktan kurtulmaya çalışırlar.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, matbu ve aceleyle alınan onamları geçersiz saymaktadır. Gerçek bir aydınlatılmış onamın var olabilmesi için;
Göz çizdirme ameliyatı neticesinde görme kaybı yaşayan veya göz yapısı kalıcı olarak bozulan hasta, işlemi gerçekleştiren özel hastaneye (kliniğe) ve doktora karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Görevli Mahkeme ve Dava Şartı: Özel hastanelerle hasta arasındaki bu ilişki, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir "tüketici işlemi" sayılır. Bu nedenle görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Dava açılmadan önce ticari/tüketici zorunlu arabuluculuğuna başvurulması kanuni bir mecburiyettir. (Eğer ameliyat Devlet veya Üniversite Hastanesinde yapılmışsa, idareye başvuru sonrası İdare Mahkemesinde "Tam Yargı" davası açılır).
Talep Edilecek Maddi Tazminat Kalemleri:
Manevi Tazminat: Sadece gözlükten kurtulmak için girilen bir operasyon sonucunda dünyası kararan, psikolojisi altüst olan ve kalan ömrünü ağır göz damlaları ve karanlık odalarda geçirmek zorunda kalan hastanın yaşadığı tarifsiz elem ve ıstırap için, caydırıcı yükseklikte bir Manevi Tazminata hükmedilmesi yasal bir zorunluluktur.
Soru 1: Üç yıl önce lazerle göz çizdirdim. İlk yıl iyiydi ama sonra numaram eskisinden daha kötü oldu ve doktor 'kornean incelmiş, keratit olmuşsun' dedi. Bu ameliyatın sonucuna garanti vermişlerdi, dava açabilir miyim?
Cevap: Evet, açabilirsiniz. Lazer ameliyatları Yargıtay tarafından "Eser Sözleşmesi" kapsamında değerlendirilir ve doktor sonucu garanti etmek zorundadır. Korneanızın ince olması veya yapısının uygun olmaması ameliyat öncesi tespit edilmesi gereken tıbbi bir zorunluluktur. Ameliyattan yıllar sonra dahi bu hasarın operasyondan kaynaklandığı tıbben tespit edildiğinde Tüketici Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açabilirsiniz. Eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi genel olarak 5 yıldır.
Soru 2: Ameliyata girmeden hemen önce kapıda bana 5 sayfalık bir kâğıt imzalattılar. Sonradan okudum ki körlük dahil her türlü riski kabul etmişim. Bu imza benim dava açmamı engeller mi?
Cevap: Engellemez. Ayaküstü, telaş içinde ve hastaya okunup anlaşılması için yeterli süre verilmeden imzalatılan matbu "Aydınlatılmış Onam Formları" hukuken geçersizdir. Yargıtay, ticari kaygılarla risklerin hastadan gizlenmesini ve sadece formalite icabı imza alınmasını hekim için ağır kusur saymaktadır.
Soru 3: Gözüm lazerden sonra düzelmediği için başka bir hastanede özel kornea halkası taktırmak zorunda kaldım ve 150.000 TL masraf ettim. Bu parayı eski hastaneden geri alabilir miyim?
Cevap: Alabilirsiniz. Eser sözleşmesine aykırılık nedeniyle eserin (ameliyatın) ayıplı çıkması durumunda, hastanın bu ayıbı (hasarı) gidermek için başka bir kurumda yapmak zorunda kaldığı tüm makul sağlık harcamaları, revizyon ameliyatı masrafları ve ilaç giderleri, hatalı işlemi yapan ilk hastaneden maddi tazminat olarak kuruşu kuruşuna tahsil edilir.
(Aşağıdaki belge, gözlükten kurtulmak için özel bir klinikte lazer ameliyatı olan ancak hekimin hatalı teşhisi/uygulaması nedeniyle korneası hasar gören ve kalıcı görme kaybı yaşayan hastanın Tüketici Mahkemesinde açacağı Eser Sözleşmesine dayalı dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALILAR: 1- [Özel Göz Hastanesini İşleten Şirket Unvanı A.Ş.] 2- [Ameliyatı Gerçekleştiren Doktorun Adı Soyadı]
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2026/... Arabuluculuk (Anlaşamama Son Tutanağı Ektedir)
KONU: Davalı hekimin hatalı tıbbi uygulaması (malpraktis) ve Eser Sözleşmesinden doğan sonuç taahhüdüne aykırı davranması neticesinde müvekkilin gözlerinde kalıcı kornea hasarı ve görme kaybı oluşması sebebiyle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 150.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN ve yaşanan ağır psikolojik yıkım nedeniyle [Örn: 500.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN haksız fiil / ameliyat tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Şimdilik Belirsiz Alacak (Maddi) + Kesin Miktar (Manevi)]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek tıbbi ve hukuki nedenlerle; 1- Dosyanın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kuruluna gönderilerek davalıların kusurunun tespit edilmesine, 2- Davamızın KABULÜ ile; belirsiz alacak (HMK m.107) niteliğindeki şimdilik [150.000 TL] MADDİ TAZMİNATIN ve yaşanan ağır elem karşılığı [500.000 TL] MANEVİ TAZMİNATIN, ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal/ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 20/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)