Babadan veya anneden miras kalan ev, tarla veya arsalar mirasçılar üzerine iştirak halinde (elbirliği mülkiyetiyle) intikal ettiğinde, genellikle güvende oldukları düşünülür. Ancak mirasçılardan sadece birinin dahi bankalara veya şahıslara olan borcu nedeniyle icralık olması, tüm ailenin malvarlığını ve huzurunu tehdit eden büyük bir krize dönüşür. Alacaklı, borçlu kardeşin tapudaki elbirliği hissesine haciz koyduktan sonra bu hisseyi doğrudan satamayacağı için; İcra Hukuk Mahkemesinden özel bir 'Yetki Belgesi' alarak sanki kardeşinizmiş gibi tüm masum mirasçılara karşı Sulh Hukuk Mahkemesinde 'İzale-i Şüyuu (Ortaklığın Giderilmesi)' davası açar. Bu dava neticesinde babadan kalan evin veya tarlanın tamamı icra dairesi (e-Satış) kanalından açık artırmayla, genellikle yarı fiyatına satılır. İhalede satılan evin parasından, masum kardeşlerin payı kendilerine nakit olarak ödenirken, borçlu kardeşin payı alacaklıya (icraya) verilir. Ancak hiçbir borcu olmayan mirasçılar, evlerini yok pahasına ihalelerde kaybetme tehlikesiyle baş başa kalırlar. Cebri icra (ihale) yoluyla satışlarda mirasçıların 'Önalım (Şufa)' hakkı yoktur. Bu makalemizde, alacaklının açtığı bu davaya karşı masum mirasçıların 'Aynen Taksim (Bölüşme)' savunmasını, borcu ödeyip alacağı temlik alma usullerini ve ihaleye hisse oranında (mahsup hakkıyla) katılma stratejilerini salt hukuki bir perspektifle, detaylı ve kapsamlı bir şekilde inceliyoruz.

Anne veya babanın vefatının ardından geride kalan ev, tarla, arsa veya dükkan gibi taşınmazlar, mirasçılar arasında manevi değeri yüksek, dokunulmaz aile yadigârları olarak görülür. Mirasçılar, intikal işlemlerini tamamlayıp tapuyu kendi adlarına (elbirliği mülkiyetiyle) geçirdiklerinde, genellikle bu malların güvende olduğunu düşünürler. Ancak günümüzde yaşanan ekonomik sıkıntılar, iflaslar veya başarısız ticari girişimler neticesinde; mirasçılardan (kardeşlerden) sadece birinin bankalara, tefecilere veya üçüncü şahıslara olan yüklü borcu, tüm ailenin malvarlığını ve huzurunu bir anda yerle bir edebilmektedir.
Hiçbir borcu olmayan, hayatı boyunca icra dairesinin kapısından dahi geçmemiş olan diğer kardeşler, e-Devlet şifreleriyle tapu kayıtlarına baktıklarında veya ellerine ulaşan bir mahkeme tebligatıyla sarsılırlar: "Babadan kalan tarlaya/eve haciz konulmuş ve icradan satışa çıkarılacaktır!" Kardeşin borcu yüzünden tüm evin satışa çıkması (Ortaklığın Giderilmesi - İzale-i Şüyuu davası yoluyla satış) ihtimali, mirasçılarda haklı bir şok ve "Benim borcum yok, benim hissemi nasıl satarlar?" şeklinde derin bir hukuki itiraz yaratır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK), bir mirasçının borcu yüzünden diğer masum mirasçıların hisselerine doğrudan el konulmasını engellese de; alacaklıya, parasını tahsil edebilmesi için tüm taşınmazın cebri icra yoluyla satılmasını talep etme hakkı (İİK m. 121) tanımaktadır. Bu süreçte borcu olmayan mirasçıların eli kolu bağlı değildir. Ancak izlenmesi gereken usul, saniyelerle yarışılan, son derece teknik ve stratejik bir İcra/Miras hukuku hamlesi gerektirir. Bu makalede; iştirak halinde mülkiyette alacaklının nasıl haciz koyabildiğini, icra hâkimliğinden alınan yetki belgesini, alacaklının açtığı İzale-i Şüyuu (Ortaklığın Giderilmesi) davasını ve borcu olmayan masum mirasçıların kendi hisselerini korumak (veya satışı durdurmak) için kullanabilecekleri yasal savunma kalkanlarını en ince ayrıntılarına kadar inceliyoruz.
Mirastan kalan mallar üzerindeki tehlikeyi anlamak için, tapudaki mülkiyet türünün (Elbirliği mi, Paylı mı?) ayrımını yapmak şarttır.
Alacaklı, haciz koyduğu o hisseyi paraya çevirmek (tahsilat yapmak) zorundadır. Ancak hisse elbirliği halinde olduğu için satışı fiilen imkânsızdır. Kanun koyucu (İİK m. 121) alacaklıya bir çıkış yolu açar: "Tüm evi sattırıp, borçlu mirasçının payına düşen parayı alma" yolu.
Alacaklının açtığı bu dava karşısında diğer mirasçılar çaresiz değildir. Hukuk sistemi, ailenin mülkiyet bütünlüğünü korumak adına masum mirasçılara çok stratejik müdahale hakları tanımıştır.
A) Borcu Ödeyerek (Alacağı Temlik Alarak) Satışı Durdurmak:
B) İhalede Önalım (Şufa) Hakkı Kullanılabilir mi?
C) Aynen Taksim (Bölüşme) Savunması:
Alacaklının açtığı İzale-i Şüyuu davası sonuçlanır ve mahkeme evin/tarlanın "açık artırma yoluyla satılmasına" karar verirse, dosya Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğuna gönderilir.
Bazen borçlu olan mirasçı (kardeş), haciz gelmeden veya alacaklı satış istemeden hemen önce, aile yadigarı evi kurtarmak (veya borcunu ödememek) için kendi hissesini diğer masum kardeşine veya eşine bedelsiz (muvazaalı) olarak devreder.
Soru 1: Babamızdan kalan arsaya, erkek kardeşimin SGK/Vergi borcu yüzünden devlet haciz koydu. Arsaya biz ev yapmak istiyorduk, devlet bu arsayı tamamen sattırır mı?
Cevap: Evet, sattırabilir. Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca devletin (Vergi Dairesi/SGK) de tıpkı diğer alacaklılar gibi İzale-i Şüyuu (Ortaklığın Giderilmesi) davası açarak tüm arsayı açık artırmayla sattırma yetkisi vardır. Satıştan gelen paradan sadece kardeşinizin hissesine düşen kısmı hazineye aktarılır, sizin paylarınız size nakit ödenir. Arsanızı kaybetmemek için ihaleye bizzat girip satın almanız veya kardeşinizin vergi borcunu ödeyerek (temlik/rücu yoluyla) dosyayı kapatmanız gerekir.
Soru 2: İhaleye çıkarılan aile evimizi, yabancı almasın diye diğer kardeş olarak ben satın almak istiyorum. İhalede benim bir önceliğim veya fiyat indirimim var mı?
Cevap: Maalesef cebri icra (ihale) satışlarında mirasçılara/paydaşlara 'önalım (şufa)' veya öncelik hakkı tanınmaz. Ancak sizin büyük bir avantajınız vardır: "İhalede hisse oranında mahsup hakkı". Yani 4 milyon TL'lik ev için ihaleye girdiğinizde, evde zaten örneğin 1 Milyon TL'lik (1/4) hisseniz varsa, ihaleyi kazanırsanız bu 1 Milyon TL'yi nakit olarak ödemezsiniz (hissenizi peşinattan mahsup ettirirsiniz). Ancak ihaleye herkes gibi teminat yatırıp girmeniz şarttır.
Soru 3: Borçlu kardeşimin borcu sadece 50.000 TL, ama babadan kalan binamız 10 Milyon TL değerinde. Alacaklı bu küçük borç için koca binayı sattırabilir mi, burada kötü niyet yok mu?
Cevap: Yargıtay'ın ve TMK'nın Dürüstlük Kuralı (Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı) burada devreye girer. Borç ile satılacak malın değeri arasında fahiş bir oransızlık varsa (50 Bin TL için 10 Milyonluk binanın satışı), mahkeme dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle satışı (İzale-i Şüyuu talebini) bekletebilir veya reddedebilir. Bu noktada masum mirasçıların mahkemeye itiraz ederek "Borcu biz depo ediyoruz" demesi en rasyonel çözümdür.
(Aşağıdaki belge, borçlu kardeşin alacaklısı tarafından açılan İzale-i Şüyuu (Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi) davasında, hiçbir borcu olmayan masum mirasçıların (davalıların) "Taşınmazın satılması yerine hisselere bölünmesi (Aynen Taksimi)" talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine sunacakları cevap dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DOSYA NO: 20../... Esas
DAVALI (MASUM MİRASÇILAR): 1- [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No], 2- [Diğer Kardeş Adı] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İletişim: 0 507 705 20 75)
DAVACI (ALACAKLI/BANKA): [Alacaklı Şirket veya Şahıs Unvanı]
DİĞER DAVALI (BORÇLU MİRASÇI): [Borçlu Kardeşin Adı Soyadı]
KONU: Davacı (alacaklı) tarafça müvekkillerimin de hisse sahibi (iştirak halinde malik) olduğu taşınmazın satılması talebiyle açılan "Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyuu)" davasına karşı cevaplarımızın sunulması ve taşınmazın satış suretiyle değil AYNEN TAKSİM (Bölünme) suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle ve keşif/bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak hususlar ışığında; 1- Öncelikle davacının taşınmazın "satış suretiyle" ortaklığının giderilmesi talebinin REDDİNE, 2- Mahallen yapılacak keşif ve Ziraat/Harita mühendisi bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın müvekkiller ve borçlu mirasçı arasında AYNEN TAKSİMİNE (hisseler oranında bölünerek ifrazına) ve icra takibinin sadece borçlu mirasçının payına düşecek yeni parsel üzerinden devam etmesine, 3- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı (alacaklı) ile borçlu davalıya müştereken yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVALI MİRASÇILAR VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)