İnşaat sektöründe projeden yapılan konut satışlarında karşılaşılan en ağır hukuki uyuşmazlıkların başında, yüklenicinin (müteahhidin) aynı bağımsız bölümü birbirinden habersiz birden fazla kişiye mükerrer olarak satması gelmektedir. Adi yazılı sözleşmeler, noter satış vaadi sözleşmeleri ve tapu devirlerinin çakıştığı bu durumlarda mülkiyetin kime ait olacağı Yargıtay içtihatlarıyla kesin bir sıralamaya bağlanmıştır. Hukuki hiyerarşiye göre; kötü niyetli olmamak kaydıyla tapuda tescil yaptıran alıcı birinci önceliğe, sözleşmesini tapu kütüğüne şerh ettiren alıcı ikinci önceliğe, şerh bulunmaması halinde ise sözleşme tarihi en eski olan alıcı üçüncü önceliğe sahiptir. Öncelik sıralaması sonucunda tapuyu alamayan (açıkta kalan) diğer alıcılar ise, müteahhidin kusurlu ifa imkansızlığı ve denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca yalnızca ödedikleri anaparayı değil, dairenin güncel piyasa rayiç değerini talep etme hakkına sahiptir. Ayrıca aynı taşınmazın kasten birden fazla kişiye satılması Türk Ceza Kanunu Madde 158 kapsamında 'Nitelikli Dolandırıcılık' suçunu oluşturmaktadır. Bu makalede, çifte satış mağdurlarının açacağı terditli tapu iptal-tescil ve tazminat davaları ile ceza soruşturması süreçleri yasal çerçevede incelenmektedir.

İnşaat sektöründe projeden (maketten) veya devam eden inşaatlardan konut satın alınması, maliyet avantajı sağlaması nedeniyle sıklıkla tercih edilmektedir. Ancak finansal darboğaza giren veya kötü niyetle hareket eden bazı yükleniciler (müteahhitler), sıcak para ihtiyacını karşılamak amacıyla kendisine düşen veya arsa sahibine ait olan aynı bağımsız bölümü (daireyi), birbirinden habersiz olan üç veya dört farklı kişiye satabilmektedir. Uygulamada bu işlemler; bir alıcıya adi yazılı (emlakçı veya satış ofisi) sözleşmesiyle, bir diğerine noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle, üçüncü bir kişiye ise doğrudan tapuda devir yapılmak suretiyle gerçekleştirilmektedir.
İnşaat tamamlanma aşamasına geldiğinde veya müteahhit çalışmaları durdurduğunda, aynı dairenin kapısında ellerinde farklı sözleşmelerle karşılaşan birden fazla alıcı arasında ciddi bir mülkiyet uyuşmazlığı doğmaktadır. Bir dairenin mülkiyeti hukuken yalnızca tek bir kişiye (veya birlikte alım yoksa tek bir alıcı tarafına) devredilebilir. Diğer alıcılar ise ödedikleri birikimlerin yanması riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, bir taşınmazın birden fazla kişiye satılması halinde mülkiyetin (tapunun) kime ait olacağını kesin kurallara bağlamıştır. Bu makalede; mükerrer satışlarda tapu tescili, tapu şerhi ve sözleşme tarihlerinin öncelik sıralaması, "Alacağın Temliki" kurumu, tapuyu alamayan alıcıların güncel rayiç bedel üzerinden tazminat hakları ve müteahhit hakkında yürütülecek "Nitelikli Dolandırıcılık" ceza soruşturması süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Aynı bağımsız bölümün birden fazla kişiye satılması durumunda, mahkemelerin tapu iptal ve tescil davalarında uyguladığı katı bir normlar hiyerarşisi bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca öncelik sıralaması şu şekildedir:
Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur (TMK m. 705). Müteahhit, daireyi üç kişiye sözleşmeyle satmış, dördüncü kişiye ise doğrudan Tapu Müdürlüğünde resmi senetle devretmiş (tescil ettirmiş) ise; kural olarak mülkiyeti tapuda devralan kişi kazanır.
Ortada tapuda yapılmış bir devir yoksa ve alıcıların elinde "Noter Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" varsa, tapu kütüğüne şerh verilip verilmediğine bakılır (TMK m. 1009).
Alıcıların hiçbirinin tapuda tescili yoksa ve hiçbiri noter sözleşmesini tapuya şerh ettirmemişse; Yargıtay'ın yerleşik "Tarih İtibarıyla Önce Yapılan Sözleşmeye Değer Tanınması" (Öncelik / Kıdem İlkesi) kuralı devreye girer.
Normal şartlarda taşınmaz satışları ve satış vaadi sözleşmeleri resmi şekle (Tapu veya Noter) tabidir; adi yazılı (satış ofisinde imzalanan) sözleşmeler geçersizdir. Ancak Yargıtay, "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi (Kat Karşılığı İnşaat)" projelerinde bu kurala çok önemli bir istisna getirmiştir.
Öncelik sıralaması sonucunda dairenin tapusu sadece bir alıcıya tescil edilir. Peki, elinde sözleşmesi ve ödeme dekontları bulunan ancak sırada geride kaldığı için tapuyu alamayan diğer mağdur alıcılar ne yapacaktır?
Bir dairenin yanlışlıkla iki kişiye satılması (örneğin satış ofisi personellerinin koordinasyonsuzluğu) nadiren hukuki bir ihtilaf olarak kalabilir; ancak aynı dairenin bilerek ve isteyerek birden fazla kişiye satılıp paralarının tahsil edilmesi doğrudan Ceza Hukukunun konusudur.
Soru 1: Müteahhitten 2024 yılında adi yazılı sözleşmeyle daire aldım ve parasını banka üzerinden ödedim. Müteahhit aynı daireyi 2025 yılında başka birine noterde satış vaadiyle satmış ve o kişi tapuya şerh koydurmuş. Tapuyu kim alır?
Cevap: Tapu kütüğüne şerh edilen noter satış vaadi sözleşmesi ayni etki kazanır. Eğer 2025 yılında noterden alım yapıp tapuya şerh koyduran kişi iyi niyetliyse (sizin daha önce adi yazılı sözleşmeyle aldığınızı bilmiyorsa ve bilmesi gerekmiyorsa), şerh önceliği nedeniyle tapuyu o kişi alır. Ancak o kişinin müteahhitle danışıklı (muvazaalı) hareket ettiğini veya sizin varlığınızı bildiğini ispatlarsanız, kötü niyetli şerh korunmaz ve öncelik sizin sözleşmenize geçer.
Soru 2: Müteahhit aynı daireyi 3 kişiye satmış, ben 2. sıradayım ve tapuyu ilk sıradaki alıcı aldı. Ben 3 yıl önce 1 Milyon TL ödemiştim, şu an daire 5 Milyon TL. Sadece 1 Milyon TL mi geri alabilirim?
Cevap: Hayır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacağın temliki veya noter satış vaadi sözleşmeniz geçerli ise, müteahhidin kusurlu ifa imkansızlığı nedeniyle "Müspet Zararınızı" yani dairenin dava tarihindeki güncel rayiç bedeli olan 5 Milyon TL'yi talep edebilirsiniz. Sözleşme geçersiz kabul edilse dahi, "Denkleştirici Adalet İlkesi" gereğince 1 Milyon TL'nin o günkü alım gücü (döviz/altın/enflasyon sepeti) hesaplanarak güncel karşılığına hükmedilir.
Soru 3: Satın aldığım dairenin başkalarına da satıldığını duydum. Tapu henüz arsa sahibi veya müteahhit üzerinde duruyor. İlk olarak ne yapmalıyım?
Cevap: Vakit kaybetmeksizin Tüketici Mahkemesinde (yatırım amaçlı/ticari ise Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemesinde) "Tapu İptal ve Tescil, Olmadığı Takdirde Tazminat" (terditli) davası açmalı ve dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün tapu kaydına üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla derhal İhtiyati Tedbir konulmasını talep etmelisiniz. Tapuya tedbir konulduğu an müteahhit o daireyi tapuda kimseye devredemez.
(Aşağıdaki belge, aynı dairenin birden fazla kişiye satılması halinde; öncelikle tapunun iptali ile alıcı adına tescili, bunun hukuken mümkün olmaması (başka iyi niyetli alıcının önceliği bulunması) halinde ise dairenin güncel rayiç bedelinin tahsili amacıyla Tüketici Mahkemesine sunulacak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
"İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Taleplidir"
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALILAR: 1- [Müteahhit Şirket Unvanı / Gerçek Kişi Adı] - (Yüklenici) 2- [Arsa Sahibinin Adı Soyadı] - (Tapu Kayıt Maliki - Yasal Hasımlık Nedeniyle) 3- [Varsa Tapuyu Kötü Niyetle Devralan 3. Kişinin Adı Soyadı]
KONU: Davalı yüklenici ile akdedilen sözleşmeye konu [İlçe, Mahalle, Ada, Parsel, Blok, Kat, Bağımsız Bölüm No] sayılı taşınmazın davalı yüklenici tarafından mükerrer olarak birden fazla kişiye satılması nedeniyle; 1- Öncelikle taşınmazın tapu kaydına ve davalı yüklenicinin malvarlığına İHTİYATİ TEDBİR / İHTİYATİ HACİZ konulmasına, 2- Asli Talebimiz Olarak: Sözleşme önceliğimiz ve diğer davalının kötü niyeti sebebiyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına TESCİLİNE, 3- Terditli (Kademeli) Talebimiz Olarak: Tescil talebimizin kabul edilmemesi halinde, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla taşınmazın güncel piyasa (rayiç) değerine karşılık şimdilik [Örn: 500.000 TL] tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalı yükleniciden TAHSİLİNE karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [500.000 TL - Harca Esas Değer]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Hâkimliğinizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Öncelikle telafisi imkansız zararların önlenmesi adına; dava konusu [İlçe, Mahalle, Ada, Parsel, Bağımsız Bölüm No] sayılı taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, terditli alacak talebimizin güvence altına alınması için davalı yüklenicinin taşınır/taşınmaz malları ile banka hesaplarına İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2- Asli Talebimizin KABULÜ İle: Dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkil adına TAPUYA TESCİLİNE, 3- Tescil Talebimizin Kabul Edilmemesi Halinde (Terditli Olarak): Bilirkişi marifetiyle hesaplanacak taşınmazın güncel rayiç değerinden şimdilik [500.000 TL]'nin dava/temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı yükleniciden TAHSİLİNE, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 14/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)