Yeni bir ev hayaliyle taşındığınız binada asansör çalışıyor, kapılar sağlam görünüyor olabilir. Ancak faturalarınız normalin 3 katı yüksek gelen 'Şantiye (Ticarethane)' tarifesinden geliyorsa, bina iskanı (Yapı Kullanım İzni) alınmamış demektir. Türkiye'de iskan alınamamasının bir numaralı sebebi, müteahhidin inşaatta çalıştırdığı işçilerin SGK primlerini ödemeyip ortadan kaybolmasıdır. SGK'dan 'Borcu Yoktur' yazısı alamayan müteahhit, belediyeden iskanı alamaz ve tüm apartmanı şantiye elektriğine esir eder. Müteahhit 'Param yok' deyip kaçsa bile hukuken çaresiz değilsiniz. Bina sakinleri veya tek bir kat maliki dahi, Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemelerinde 'Nama İfaya İzin' davası açarak yasal yetkiyi (vekaleti) ellerine alabilirler. Mahkeme; binanın SGK borcunu, ödenmeyen harçları ve asansör/sığınak gibi eksik bırakılan imalatların güncel maliyetini kuruşu kuruşuna hesaplatır. Çıkan bu devasa tutar (örneğin 1.5 Milyon TL), müteahhidin şahsi malvarlığından veya binada üzerine geçirdiği son dairesi icra yoluyla satılarak apartman sakinlerine 'Avans' olarak ödenir. Bina sakinleri ceplerinden tek kuruş ödemeden, mahkemenin müteahhitten söktüğü bu parayla SGK'yı kapatır ve binalarının iskanını hukuki yoldan almış olurlar. Bu makalemizde, fahiş şantiye faturalarından kurtulmanın ve müteahhidi ekarte edip iskan almanın yasal sırlarını salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Büyük bir heyecanla, yıllarca biriktirdiğiniz paralarla veya kredi çekerek yeni yapılan bir apartmandan lüks bir daire satın aldınız. Müteahhit binayı fiziken bitirdi, anahtarları teslim etti ve herkes evine taşındı. Görünürde asansör çalışıyor, kapılar takılmış, her şey kusursuz görünüyor. Ancak kış geldiğinde, elektrik ve su faturalarınızın normal bir evin 2-3 katı geldiğini, faturaların "Şantiye (Ticarethane)" tarifesi üzerinden kesildiğini fark ettiniz. Belediyeye gidip durumu araştırdığınızda ise o yıkıcı gerçeği öğrenirsiniz: "Müteahhit binanın iskanını (Yapı Kullanım İzin Belgesini) almamış."
Müteahhitlerin bir binaya iskan alabilmesi için binayı projeye uygun bitirmesi yetmez; devlete (SGK'ya) o inşaatta çalışan işçilerin sigorta primlerini ve vergi dairesine vergilerini eksiksiz ödemesi gerekir. Türkiye'deki inşaat sektörünün en kronik hastalığı, müteahhitlerin daireleri satıp parayı cebine koyduktan sonra SGK primlerini ödemeden ortadan kaybolmasıdır. SGK'dan "İlişiksizlik Belgesi" (borcu yoktur yazısı) alamayan müteahhide, belediye iskan ruhsatını vermez. İskan ruhsatı olmayan bina hukuken "İnşaat/Şantiye" statüsündedir; bireysel abonelikler alınamaz, doğalgaz bağlanamaz ve can güvenliği tehlikededir.
Peki, müteahhit ortadan kaybolduysa veya "Param yok, iskanı siz alın" diyorsa bina sakinleri karanlığa ve fahiş faturalara mahkûm mu olacaktır? Elbette hayır. Türk Borçlar Kanunu (TBK), mağdur edilen kat maliklerine ve arsa sahiplerine müteahhidi tamamen devre dışı bırakarak hukuki kontrolü ele alma yetkisi vermiştir. Bu muazzam yolun adı "Nama İfaya İzin" davasıdır. Bu kapsamlı makalede; SGK borcu veya eksik imalat yüzünden iskan alamayan binalarda mahkeme kararıyla iskanın nasıl alınacağını, SGK borcunun müteahhidin kalan daireleri satılarak (veya haczedilerek) nasıl ödeneceğini ve Asliye Hukuk/Tüketici mahkemelerindeki süreçleri tüm yasal boyutlarıyla inceliyoruz.
Bir binanın iskanının (Yapı Kullanım İzni) alınabilmesi için belediyelerin aradığı en ağır şartların başında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Vergi Dairesi onayları gelir.
Müteahhit yükümlülüğünü (iskan almayı) yerine getirmiyorsa, bina sakinleri aralarında para toplayıp SGK'ya giderek "Biz ödeyelim bari" derler. Ancak SGK, müteahhidin borcunu doğrudan üçüncü kişilerden (eğer resmi bir karar yoksa) yasal prosedürler gereği tahsil edip kapatmakta zorluk çıkarabilir. Dahası, apartman sakinleri cebinden ödediği bu parayı müteahhitten nasıl geri alacaktır?
Nama ifaya izin davasının en muazzam özelliği, bina sakinlerini ceplerinden para harcamaktan kurtaran "Avans" veya "Haciz" mekanizmasıdır. Siz müteahhidin SGK borcunu kapatmak için kendi cebinizden yüz binlerce lira ödemek zorunda değilsiniz.
Nama ifaya izin ve eksikliklerin giderilmesi davalarında usul kurallarına çok dikkat edilmelidir. Aksi halde dava reddedilebilir veya yıllarca uzayabilir.
Soru 1: Binamızda şantiye elektriği kullanıyoruz, faturalar can yakıyor. Müteahhit 'SGK'ya 500 bin TL borcum var, aranızda toplayın ödeyin, ben iskanı alayım' diyor. Bu parayı elden versek olur mu?
Cevap: Kesinlikle HAYIR! Müteahhide elden (veya hesaptan) iskan alması için verdiğiniz para tamamen boşa gidebilir. O parayı kendi şahsi borçlarına harcayıp yine SGK'yı yatırmayabilir. Yapmanız gereken, müteahhide para vermek değil; Asliye Hukuk/Tüketici Mahkemesinde 'Nama İfaya İzin' davası açarak yasal yetkiyi elinize almak ve müteahhidin diğer malvarlıklarına (veya varsa binadaki kalan dairesine) haciz koydurarak bu masrafı mahkeme kanalıyla tahsil edip doğrudan devlete (SGK'ya) bizzat ödemektir.
Soru 2: Dava açmak istiyoruz ama binadaki 20 dairenin 5 tanesi dava açmaya yanaşmıyor, 'Biz avukat parası veremeyiz' diyorlar. Davayı tüm apartman olarak mı açmak zorundayız?
Cevap: Tüm apartmanın veya kat maliklerinin tamamının davaya katılması hukuken zorunlu DEĞİLDİR. Sadece bir (1) kat maliki veya arsa sahibi bile, müteahhide karşı eksikliklerin giderilmesi ve nama ifaya izin (iskan alma) davasını tek başına açabilir. Mahkeme, davayı açan kişiye gerekli yetkiyi verir. Dava masraflarını ödeyen malik, sonrasında bu masrafları diğer (dava açmayan ama iskan nimetinden faydalanan) maliklerden hisseleri oranında rücu ederek (icrayla) geri alabilir.
Soru 3: Müteahhit SGK borcunu ödemediği gibi binanın yangın pompalarını takmamış ve sığınağı yapmamış. İskan için belediye bunları şart koşuyor. Bu eksiklerin parasını da davaya ekleyebilir miyiz?
Cevap: Kesinlikle evet. Nama ifaya izin davası sadece resmi harçları ve SGK borcunu değil; binanın projeye (ruhsata) uygun hale getirilmesi için eksik bırakılan tüm fiziksel imalatları (yangın merdiveni, pompa, sığınak, asansör eksikleri vb.) da kapsar. Bilirkişi bu fiziki eksikliklerin bugünkü piyasa maliyetini hesaplar ve bu tutar da (Örn: SGK borcu + 600.000 TL fiziki eksiklik) müteahhidin malvarlığından tahsil edilerek tarafınıza ödenir.
(Aşağıdaki belge, müteahhidin eksik bıraktığı SGK primleri ve fiziksel imalatlar yüzünden iskan alamayan ve şantiye elektriğine mahkûm edilen kat maliklerinin / arsa sahiplerinin, yetkiyi eline alıp masrafları müteahhitten tahsil etmek için Tüketici / Asliye Hukuk Mahkemesine sunacağı dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA (Arsa payı karşılığı ise Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi)
DAVACI: [Adınız Soyadınız / Apartman Yönetimi Adına] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz - Sorunlu Binanın Adresi]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (MÜTEAHHİT): [Müteahhit Şirketin / Şahsın Tam Unvanı] - [VKN/TC No]
ARABULUCULUK DOSYA NO: [Tüketici/Ticari Uyuşmazlıklar Kapsamında Alınan Arabuluculuk Son Tutanak No]
KONU: TBK Madde 113 uyarınca; davalı müteahhit tarafından yasal süresi içinde alınmayan "Yapı Kullanım İzin Belgesinin (İskan)" alınabilmesi, SGK asgari işçilik prim borçlarının ve ruhsata aykırı tüm fiziki eksikliklerin giderilmesi için NAMA İFAYA İZİN VERİLMESİNE (Yetki verilmesine); İskanın alınabilmesi için hesaplanacak olan (SGK primleri, belediye harçları ve fiziki tamamlama bedelleri) toplam [Örn: 1.500.000 TL] masrafın, davalıya ait malvarlığından (veya varsa adına kayıtlı bağımsız bölümlerin satılarak) müvekkile AVANS OLARAK ÖDENMESİNE karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Örn: 1.500.000 TL - Belirsiz Alacak/Kısmi Dava Kapsamında Şimdilik]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici yasal nedenlerle ve Mahkemenizce yapılacak bilirkişi keşfi neticesinde; 1- Davamızın KABULÜ ile; iskan (Yapı Kullanım İzin Belgesi) alınabilmesi için gerekli olan SGK/Vergi borçlarının ödenmesi ve tüm fiziki eksikliklerin giderilmesi hususunda müvekkile NAMA İFAYA İZİN (Yetki) VERİLMESİNE, 2- Tespit edilecek şimdilik [1.500.000 TL] iskan masrafının, davalıya ait malvarlığı veya bağımsız bölümler üzerine konulacak haciz/tedbir vasıtasıyla nakde çevrilerek müvekkile AVANS OLARAK TAHSİLİNE VE ÖDENMESİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)