Türk Medeni Kanunu uyarınca, boşanma davası sonucunda bağlanan yoksulluk nafakası; ancak nafaka alacaklısının vefat etmesi veya resmi olarak yeniden evlenmesi durumlarında otomatik olarak (kendiliğinden) kesilmektedir. Eski eşin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlı bir işe girmesi nafakayı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Nafaka yükümlüsünün kendi inisiyatifiyle ödemeyi durdurması, hakkında icra takibi başlatılmasına ve 3 aya kadar tazyik hapsi cezası almasına neden olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, nafaka alan kişinin 'asgari ücretle' işe girmesi onu tek başına yoksulluk sınırının üzerine çıkarmayacağı için nafakanın kökten kaldırılması (iptali) için yeterli görülmemektedir. Ancak eski eşin düzenli bir işe girerek gelir elde etmesi, Aile Mahkemesinde 'Nafakanın İndirilmesi (Tenzili)' davası açmak için oldukça güçlü bir hukuki nedendir. Hâkim, tarafların değişen yeni gelir durumlarını, enflasyonu ve zorunlu giderleri dengeleyerek eski eşin maaşı oranında nafakada ciddi bir indirime hükmedebilir. Bu makalede; işe girmenin nafaka davalarına etkisi, ispat yöntemleri ve indirim talepli nafaka dilekçesi usulleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Hukukumuzda "Yoksulluk Nafakası" olarak adlandırılan bu ödeme, boşanma kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar ve yoksulluğa düşen eşin (uygulamada çoğunlukla kadının) asgari yaşam standartlarını korumasını amaçlar.
Boşanma davası bittikten ve yoksulluk nafakası bağlandıktan aylar veya yıllar sonra, nafaka alacaklısı olan eski eşin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlı bir işe girmesi (özellikle asgari ücretle çalışmaya başlaması), nafaka ödeyen taraf (nafaka yükümlüsü) cephesinde genellikle "Artık çalışıyor, yoksulluğu bitti, nafakayı ödemeyi kesebilirim" şeklinde yorumlanmaktadır. Bu yanılgıyla nafakayı kendi inisiyatifiyle ödemeyi durduran birçok kişi, kısa süre sonra birikmiş nafaka borçları, icra takipleri ve hatta "Nafaka Hükümlerine Uymamak (İhlal)" suçundan 3 aya kadar tazyik hapsi cezasıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Hukuki gerçeklikte, nafaka alacaklısının bir işe girmesi nafakanın "otomatik olarak" kesilmesini sağlamaz. Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları, asgari ücret seviyesindeki gelirlerin kişiyi yoksulluktan kurtarmaya yetmeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu makalede; nafakanın hangi hallerde otomatik kesildiği, asgari ücretle işe girmenin nafakanın kaldırılması veya indirilmesi davalarına etkisi, Yargıtay'ın "yoksulluktan kurtulma" kriteri ve izlenmesi gereken yasal prosedürler objektif yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Nafaka ödeyen tarafın hiçbir mahkeme kararına ihtiyaç duymaksızın, ödemeyi doğrudan durdurabileceği yalnızca iki yasal durum bulunmaktadır (TMK Madde 176/3):
Bu iki durum haricinde; eski eşin işe girmesi, piyango kazanması, miras kalması veya bir başkasıyla resmi nikah olmaksızın (fiilen) birlikte yaşaması durumlarında nafaka otomatik olarak KESİLMEZ. Nafaka yükümlüsünün ödemeyi durdurabilmesi için mutlaka Aile Mahkemesinde dava açarak "Nafakanın Kaldırılması" kararını alması şarttır.
Eski eşin SGK'lı bir işe girmesi üzerine açılan nafakanın kaldırılması davalarında en kritik nokta, eski eşin elde ettiği gelirin miktarıdır. Ülkemizdeki ekonomik şartlar ve Yargıtay içtihatları bu konuda çok net bir sınır çizmiştir.
Eski eşin asgari ücretle işe girmesi nafakayı tamamen kaldırmasa da, bu durum mahkemede "Nafakanın İndirilmesi (Tenzili)" davası için güçlü bir haklı neden oluşturur.
Nafaka indirim veya kaldırma davası, Aile Mahkemesinde açılır. Bu davada nafaka yükümlüsünün (davacının) ispat etmesi gereken temel hususlar şunlardır:
Soru 1: Eski eşim geçen ay bir markette asgari ücretle ve sigortalı olarak işe başladı. Yoksulluğu bittiğine göre bu ayki nafakayı bankaya yatırmasam olur mu?
Cevap: Hayır, yatırmak zorundasınız. Nafaka sadece ölüm veya eski eşin resmi olarak yeniden evlenmesi durumunda otomatik kesilir. İşe girme nedeniyle nafakayı kendi kendinize kesemezsiniz. Ödemeyi durdurursanız eski eşiniz icra takibi başlatır ve hakkınızda 3 aya kadar tazyik hapsi davası açabilir. Mutlaka Aile Mahkemesinde dava açarak nafakanın kaldırılması veya indirilmesi kararı almanız şarttır.
Soru 2: Eski eşimin asgari ücretle işe girdiğini belgeleyip dava açarsam nafaka tamamen kalkar mı?
Cevap: Yargıtay içtihatlarına göre asgari ücret kişiyi yoksulluktan kurtaran bir gelir kabul edilmediğinden nafaka tamamen (kökten) kaldırılmaz. Ancak eski eşin artık bir geliri olduğu için, sizin de ekonomik durumunuz değerlendirilerek mahkeme hakkaniyet gereği nafakada belli bir oranda indirim yapılmasına karar verebilir.
Soru 3: Ortak çocuğumuz var ve velayeti annesinde. Eski eşim işe girdiğinde kendisi için ödediğim yoksulluk nafakası ile çocuğumuz için ödediğim iştirak nafakası birlikte mi düşer?
Cevap: Hayır, iştirak nafakası (çocuk için ödenen nafaka) eski eşinizin işe girmesinden doğrudan etkilenmez. İştirak nafakası, çocuğun eğitim, sağlık ve barınma giderlerine sizin de ekonomik gücünüz oranında katılmanızdır. Çocuğun masrafları her geçen yıl artacağından, annenin asgari ücretle işe girmesi çocuğun nafakasının kesilmesini veya indirilmesini gerektirmez. İndirim sadece eski eşinizin şahsına ödenen "yoksulluk nafakası" için talep edilebilir.
(Aşağıdaki belge, yoksulluk nafakası bağlanan eski eşin daha sonra düzenli bir işe girmesi nedeniyle, ödenen nafakanın öncelikle tamamen kaldırılması, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise hakkaniyete uygun olarak indirilmesi (tenzili) amacıyla Aile Mahkemesine sunulacak dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Nafaka Ödeyenin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [Nafaka Alan Eski Eşin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davalının Adresi]
KONU: Türk Medeni Kanunu Madde 176 uyarınca; davalının düzenli ve sürekli bir işe girerek gelir elde etmesi ve yoksulluk durumunun ortadan kalkması nedeniyle, taraflar arasındaki boşanma kararıyla hükmedilen aylık [Örn: 5.000 TL] yoksulluk nafakasının tamamen KALDIRILMASINA, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davalının elde ettiği yeni gelir ve müvekkilin ekonomik zorlukları gözetilerek hakkaniyet gereği nafakanın uygun bir bedele İNDİRİLMESİNE (TENZİLİNE) karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davalının çalıştığı kuruma ve SGK Başkanlığına müzekkere yazılarak davalının işe giriş tarihlerinin ve maaş bordrolarının celbedilmesine, tarafların güncel sosyo-ekonomik durumlarının kolluk vasıtasıyla araştırılmasına, 2- Davamızın KABULÜ ile; davalının işe girerek düzenli bir gelire kavuşması nedeniyle [Konya ... Aile Mahkemesinin] ... sayılı ilamıyla bağlanan aylık [5.000 TL] yoksulluk nafakasının tamamen KALDIRILMASINA, 3- Mahkemenizce aksi kanaate varılması halinde (terditli talebimiz); davalının elde ettiği yeni gelir ve tarafların güncel mali durumları dikkate alınarak nafakada büyük oranda İNDİRİM (TENZİL) YAPILMASINA, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 19/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)