Avukat Sami Işılak Logo
Vergi Hukuku·Ceza Hukuku

Naylon Fatura Suçu ve Ağır Ceza Davaları | Av.Sami IŞILAK

1 Eylül 2026·Avukat Sami IŞILAK

Ticari faaliyetlerini dürüstçe sürdüren birçok işletme sahibi ve esnaf, muhasebe kayıtlarını tamamen güvendikleri mali müşavirlere (SMMM) emanet etmektedir. Ancak bazı durumlarda, muhasebecilerin mükelleften habersizce vergi matrahını düşürmek için dışarıdan fiktif (sahte) belgeler satın alması veya piyasadaki kötü niyetli toptancıların paravan şirketlerden fatura kesmesi, dürüst esnafı bir anda Ağır Ceza Mahkemelerinin sanık kürsüsüne oturtmaktadır. Vergi Usul Kanunu Madde 359/b uyarınca 'Sahte Belge (Naylon Fatura) Kullanma' suçu, 3 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası öngören ve telafisi imkânsız ticari/şahsi felaketlere yol açan bir suçtur. Vergi müfettişleri tarafından tutulan raporlar neticesinde kesilen milyonlarca liralık vergi ziyaı cezaları işletmeleri iflasa sürüklemektedir. Ancak Ceza Hukukunun en temel kuralı şudur: Bu suç 'Bilmeden, yanlışlıkla' işlenemez. Yargıtay içtihatlarına göre, faturanın bedelini banka yoluyla (EFT/Havale) ödeyen ve malı gerçekten işinde kullanan esnafın suç işleme kastı yoktur ve beraat etmelidir. Ayrıca 2022 yılında getirilen 'Etkin Pişmanlık' yasasıyla, zararın ödenmesi halinde hapis cezasının 1/2 oranında indirilerek HAGB (erteleme) sınırına çekilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu makalemizde, bilmeden sahte fatura kullananların Ağır Ceza Mahkemelerindeki beraat stratejilerini, Vergi Mahkemelerinde tarhiyatın iptali davalarını ve Vergi Tekniği Raporlarının nasıl çürütüleceğini salt hukuki bir perspektifle inceliyoruz.

naylon-fatura-sucu-sahte-belge-kullanma-vuk-359-agir-ceza

Ticari Hayatın En Karanlık Tuzağı ve Güven İstismarı

Türkiye'de ticari faaliyet gösteren binlerce esnaf, KOBİ sahibi ve şirket yöneticisi, vergi mevzuatının karmaşık yapısı ve yoğun iş temposu nedeniyle muhasebe ve finansal kayıt işlemlerini tamamen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere (SMMM) emanet etmektedir. Bir işletme sahibinin temel odak noktası üretmek, satmak ve istihdam sağlamak iken; vergisel yükümlülüklerin yasal sınırlar içerisinde minimize edilmesi (vergi planlaması) genellikle muhasebe departmanlarının inisiyatifine bırakılır. Ancak bu sınırsız güven, kimi zaman liyakatsiz veya kötü niyetli mali müşavirlerin "KDV'yi veya Kurumlar Vergisini düşürmek" bahanesiyle dışarıdan komisyon karşılığı fiktif (sahte) fatura temin etmesiyle sonuçlanmaktadır.

Halk arasında "Naylon Fatura" olarak bilinen, hukuki terminolojide ise "Sahte Belge" olarak adlandırılan bu faturaların işletme kayıtlarına sokulması, sadece bir vergi ziyaı (vergi kaybı) meselesi değildir. Vergi Müfettişleri tarafından yapılan olağan veya çapraz denetimler sonucunda bu faturaların tespiti, işletme sahibinin hayatını bir anda kâbusa çevirir. Kendini sadece vergisini ödemeye çalışan dürüst bir esnaf olarak gören şirket yetkilisi, sabah kapısına gelen bir tebligatla; Vergi Dairesi tarafından milyonlarca liralık vergi ve vergi ziyaı cezasıyla, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) Madde 359 kapsamında "3 yıldan 8 yıla kadar hapis istemli" Ağır Ceza Mahkemesi iddianamesiyle yüz yüze kalır.

"Benim hiçbir şeyden haberim yoktu, faturaları muhasebecim işlemiş" şeklindeki haklı ve samimi isyan, maalesef yargı makamları önünde tek başına bir kurtuluş reçetesi sağlamamaktadır. Kanun, şirketin kanuni temsilcisini (müdürünü/sahibini) basiretli bir tacir gibi davranmakla ve kayıtlarını denetlemekle yükümlü tutar. Ancak Ceza Hukukunun en temel ilkesi olan "Kastın Yokluğu (Suç İşleme İradesinin Olmaması)" savunması, bu ağır davalardan beraat edilmesinin yegâne altın anahtarıdır. Bu makalede; naylon fatura kavramının hukuki anatomisini, bilmeden sahte fatura kullanan esnafın ceza ve vergi mahkemelerindeki savunma stratejilerini, Vergi Tekniği Raporlarının nasıl çürütüleceğini ve yakın zamanda yürürlüğe giren "Etkin Pişmanlık" hükümlerini tüm usuli ve esasi boyutlarıyla, akademik bir hukuk disipliniyle derinlemesine inceliyoruz.


1. Hukuki Çerçeve: VUK Madde 359 ve Sahte Belge (Naylon Fatura) Kavramı

Vergi Usul Kanunu, vergi kaçakçılığı suçlarını ve bu suçların unsurlarını 359. maddesinde son derece katı bir şekilde düzenlemiştir. Suçun unsurlarını anlamak, savunmanın temelini oluşturur.

  • Sahte Belgenin (Naylon Faturanın) Tanımı (VUK m. 359/b): Kanuna göre sahte belge; "Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir." Yani ortada fiilen alınıp satılan bir mal veya sunulan bir hizmet yoktur. Sadece kâğıt üzerinde, KDV indiriminden yararlanmak veya gider göstererek matrahı (kârı) düşürmek amacıyla tanzim edilmiş bir kâğıt parçasıdır.
  • Düzenleme ve Kullanma Ayrımı: Kanun, sahte belgeyi menfaat karşılığı basan ve satan (düzenleyen) kişiler ile bu belgeyi ticari kayıtlarına bilerek veya bilmeyerek dâhil eden (kullanan) kişileri aynı madde kapsamında değerlendirir. Ancak Yargıtay içtihatlarında, "düzenleyen" ile "kullanan" arasındaki ceza tayini ve kast unsuru farklı yorumlanmaktadır. Düzenleyenin kastı açıkken, kullananın "bilmeden" kullanmış olma ihtimali her zaman mevcuttur.
  • Cezanın Boyutu (3 ila 8 Yıl Hapis): Sahte belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar hakkında, VUK Madde 359/b bendi uyarınca üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu ceza miktarı, suçun doğrudan Ağır Ceza Mahkemelerinin (veya yasa değişikliği öncesi Asliye Ceza Mahkemelerinin) görev alanına girmesini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) sınırlarının genellikle aşılmasını beraberinde getirir.

2. Kasıtsız (Bilmeden) Sahte Fatura Kullanma ve "Kastın Yokluğu" Savunması

Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan bir esnafın beraat edebilmesi için en güçlü hukuki silahı, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 21. maddesinde düzenlenen "Kast" unsurudur.

  • Vergi Kaçakçılığı Suçu Taksirle İşlenemez: VUK 359 kapsamında düzenlenen sahte belge kullanma suçu, ancak ve ancak "Kasten (bilerek ve isteyerek)" işlenebilen bir suçtur. Bir işletme sahibi, sadece dikkatsizliği, muhasebecisine aşırı güvenmesi veya tedarikçisinin dolandırıcı olduğunu fark edememesi (taksir) nedeniyle hapis cezasıyla cezalandırılamaz.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin Beraat Kriterleri: Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir faturanın sahte (naylon) olduğu vergi müfettişlerince tespit edilse dahi, sanığın (işletme sahibinin) bu faturanın sahte olduğunu "BİLEREK" kullandığı somut, her türlü şüpheden uzak ve kesin delillerle ispatlanmalıdır.
  • Gerçek Ticari İlişki Savunması: Bir esnaf, gerçekten inşaat malzemesi almış, malı şantiyesinde kullanmış, ancak malzemeyi satan kötü niyetli tedarikçi, kendi şirketi yerine "paravan (naylon)" bir şirketin faturasını kesip esnafa vermiş olabilir. Esnaf, faturanın üzerindeki unvanın paravan bir şirkete ait olduğunu bilebilecek durumda değildir. Eğer esnaf, bu malın ödemesini Banka (EFT/Havale) kanalıyla, çekle veya senetle faturayı kesen firmanın yasal hesaplarına yapmışsa, malın sevk irsaliyesi ve kantar fişi mevcutsa; Hâkim "Burada gerçek bir mal alımı vardır, sanığın faturanın naylon olduğunu bilmesi beklenemez, suç işleme kastı yoktur" diyerek BERAAT kararı vermelidir. Nakit (elden) yapılan ödemelerde ise bu iyiniyeti ispatlamak hukuken neredeyse imkânsızdır.

3. "Muhasebecim Yaptı" Savunmasının Hukuki Geçerliliği

Mahkemelerde sanıkların en sık başvurduğu savunma, "Ben fatura kesmeyi bilmem, vergiden anlamam, her şeyi mali müşavirim/muhasebecim ayarlıyordu" beyanıdır.

  • Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu: Vergi Hukukunda "Ben bilmiyordum" demek vergi ziyaı cezasını (parasal cezayı) ortadan kaldırmaz. Çünkü şirket müdürü, muhasebecisini denetlemekle mükelleftir.
  • Ceza Hukukunda İlliyet Bağı: Ancak Ceza Hukuku boyutunda hapis cezası söz konusu olduğunda durum değişir. Eğer şirketin muhasebecisinin, mükelleften (esnaftan) habersiz olarak, sırf çıkacak KDV'yi sıfırlamak ve müşterisine "Bak sana hiç vergi çıkartmadım" diyerek yaranmak amacıyla dışarıdan naylon fatura satın aldığı (komisyoncularla mesajlaşmaları vb.) tespit edilirse; esnaf beraat eder.
  • Müşterek Sorumluluk (VUK m. 360): Eğer esnaf, "KDV çok çıkıyor, ne yap et bunu düşür" diyerek muhasebeciye zımni bir talimat vermişse ve muhasebeci bu faturayı temin etmişse, her iki taraf da suça iştirakten yargılanır. Mali müşavirlerin (SMMM) sahte belge düzenleme ve kullanma suçuna iştirakleri, meslekten ömür boyu men edilmelerine (ruhsatlarının iptaline) ve ağır hapis cezalarına yol açar. Bu tür davalarda muhasebecinin tanık olarak veya sanık sıfatıyla dinlenmesi davanın kaderini belirler.

4. Vergi İnceleme Süreci ve "Vergi Tekniği Raporunun" Çürütülmesi

Ağır Ceza Mahkemesindeki iddianamenin ve Vergi Mahkemesindeki milyonluk cezaların tek dayanağı, Vergi Müfettişleri tarafından hazırlanan "Vergi Tekniği Raporu (VTR)" ve "Vergi Suçu Raporu (VSR)"dur. Bu raporların avukat tarafından satır satır analiz edilerek çürütülmesi hayati önem taşır.

  • Çapraz İnceleme ve Paravan Şirketler: Müfettişler genellikle sizi değil, size fatura kesen toptancıyı (tedarikçiyi) incelerler. Bakarlar ki tedarikçinin işyeri adresi boş bir depo, üzerine kayıtlı işçisi yok, elektrik ve su faturası kesilmemiş, demirbaş nakliye aracı yok. Müfettiş der ki: "Bu şirketin 10 Milyon TL'lik demir satması fiziken imkânsızdır, bu şirket sahtedir (kod firmadır)." Ardından bu firmanın fatura kestiği tüm alt firmalara (size) vergi cezası yazar.
  • Raporun Çürütülmesi (Hukuki Müdahale): Avukatın mahkemedeki savunması şu temele dayanır: "Bana fatura kesen adamın deposunun boş olması, elektrik faturası ödememesi beni bağlamaz. Ben devletin vergi dairesinin denetim memuru değilim. Ben ticaret siciline kayıtlı, vergi levhası olan bir firmadan mal aldım. Paramı da banka kanalıyla ödedim. Kanun bana 'Mal aldığın adamın deposunu bas, işçilerinin sigortasını kontrol et' şeklinde bir hafiyelik yükümlülüğü yüklememiştir." Eğer ödemeler banka yoluyla yapılmışsa, Vergi Mahkemeleri ve Ceza Mahkemeleri müfettişin varsayımlara dayalı bu raporunu iptal edebilir.
  • Eksik İnceleme Def'i: Vergi müfettişinin, sizi veya şirket çalışanlarınızı ifadeye çağırmadan, malın girdiğine dair depo kayıtlarınızı (stok kartlarınızı) fiziken incelemeden sadece kâğıt üzerinde "sahtedir" diyerek rapor tutması, Danıştay kararlarına göre eksik incelemedir ve iptal sebebidir.

5. Kurtuluş Yolu: Etkin Pişmanlık (VUK Madde 359/son) ve Cezada İndirim

Vergi suçlarında uzun yıllar boyunca "Etkin Pişmanlık" hükmü bulunmuyordu. Ancak 2022 yılında yapılan köklü kanun değişikliği (7394 sayılı Kanun) ile VUK 359. maddeye devrim niteliğinde bir ekleme yapılmıştır. Bu madde, cezaevi kapısındaki binlerce esnaf için bir kurtuluş halatıdır.

  • Soruşturma Aşamasında Pişmanlık (%50 İndirim): Eğer faturanın sahte olduğunu kabul eder ve vergi dairesinin kestiği asıl vergi borcunu, gecikme faizini ve cezanın yarısını Soruşturma evresinde (dava açılmadan, savcılık aşamasında) Hazineye öderseniz, alacağınız hapis cezasında YARI ORANINDA (1/2) indirim yapılır.
  • Kovuşturma Aşamasında Pişmanlık (%33 İndirim): Dava Ağır Ceza Mahkemesinde açıldıktan sonra, hüküm verilinceye kadar (karar duruşmasına kadar) bu vergileri ve cezaları devlete öderseniz, hapis cezanızda ÜÇTE BİR (1/3) oranında indirim yapılır.
  • Önemi: Alt sınırı 3 yıl (36 ay) olan bu suçta, takdiri indirim (iyi hal) ve etkin pişmanlık indirimleri uygulandığında, verilecek hapis cezası 2 yılın (24 ayın) altına düşürülebilmektedir. Ceza 2 yılın altına düştüğünde, CMK Madde 231 uyarınca "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)" kararı veya erteleme kararı verilebilir. Yani dürüst ama hataya düşmüş esnaf, zararı devlete ödeyerek hapse girmekten tamamen kurtulabilir. Bu kararın alınabilmesi, hesaplamaların bir Ceza Avukatı eşliğinde milimetrik olarak yapılmasına bağlıdır.

6. Vergi Mahkemesinde Tarhiyatın İptali Davası (İdari Yargı Boyutu)

Ağır Ceza Mahkemesindeki dava hürriyetinizi ilgilendirirken, size kesilen devasa Vergi Ziyaı Cezası (3 katı ceza) ve Gecikme Faizleri malvarlığınızı ilgilendirir. Ceza davası ile Vergi Mahkemesindeki dava birbirinden bağımsız iki ayrı koldur.

  • 30 Günlük Dava Açma Süresi: Vergi/Ceza ihbarnameleri size tebliğ edildiği günden itibaren 30 GÜN İÇİNDE Vergi Mahkemesinde "Tarhiyatın İptali" davası açılması zorunludur. (Dava açmadan önce Uzlaşma Komisyonuna başvuru hakkı da değerlendirilmelidir).
  • Bağımsızlık İlkesi: Vergi mahkemesi, ceza mahkemesinde beraat edip etmediğinize doğrudan bağlı değildir. Ceza mahkemesi "Kastı yok, bilmeden kullanmış beraat etsin" diyebilir. Ancak Vergi Mahkemesi "Bilmese de bu sahte fatura KDV matrahını haksız yere düşürmüştür, hazine zararı vardır" diyerek o KDV'yi ve vergi ziyaı cezasını (genellikle 1 katı olarak) sizden tahsil edebilir.
  • Ancak, ödemelerin bankadan yapıldığını, irsaliyelerin tam olduğunu ve malın fiilen şirkete girdiğini (kâr marjıyla satıldığını) somut belgelerle ispat ederseniz, Vergi Mahkemesi kesilen cezayı tamamen İPTAL edebilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Naylon Fatura İddiaları ve Hukuki Süreç

Soru 1: Tedarikçimden gerçekten mal aldım, faturayı kesti, paramı da şirket hesabından onun IBAN'ına gönderdim. 2 yıl sonra müfettiş 'O firma sahteymiş, faturan naylon' diyerek bana ceza kesti. Hapse girer miyim?

Cevap: Hapse girmeniz hukuken mümkün değildir. TCK ve VUK bağlamında suçun 'Kasten' işlenmesi şarttır. Sizin faturanın paravan bir şirketten kesildiğini bilme yükümlülüğünüz yoktur. Ödemeyi bankadan (yasal yollarla) yapmış olmanız, sizin 'İyiniyetli' olduğunuzun ve mal alışınızın gerçek olduğunun en kesin (ve Yargıtay'ca kabul gören) kanıtıdır. Ağır Ceza Mahkemesinden mutlak surette Beraat edersiniz.

Soru 2: Muhasebecim benden habersiz KDV ödememek için dışarıdan yüzdeyle (komisyonla) fatura satın alıp şirket kayıtlarıma işlemiş. Durumu müfettiş incelemesinde öğrendim. Ne yapmalıyım?

Cevap: Derhal muhasebeciniz hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına 'Görevi Kötüye Kullanma, Evrakta Sahtecilik ve VUK 359/b Muhalefet' suçlarından suç duyurusunda bulunmalısınız. Kendi açınızdan 'Kastın Yokluğu' savunmasını yaparken, bu suç duyurusu sizin fiilden habersiz olduğunuzun en güçlü delili olacaktır. Vergi dairesine karşı sorumluluğunuz (parasal ceza) devam etse de, hapis cezasından kurtulur ve ödediğiniz vergi cezalarını muhasebecinize açacağınız tazminat davasıyla rücu edebilirsiniz.

Soru 3: Vergi dairesi bana 3 Milyon TL vergi ziyaı cezası kesti ve Ağır Ceza'da davam açıldı. Etkin Pişmanlıktan faydalanmak istiyorum ama 3 Milyon TL'yi peşin ödeyecek gücüm yok. Ne yapabilirim?

Cevap: VUK Madde 359 Etkin Pişmanlık hükümleri, mükellefin ödeme zorluğunu dikkate almıştır. Cezada indirimden (HAGB sınırına inmekten) yararlanabilmek için paranın tamamını nakden ödemek zorunda değilsiniz. Vergi Dairesi ile 6183 sayılı Kanun kapsamında 'Taksitlendirme' anlaşması yaparsanız ve mahkemeye bu taksitlendirme belgesini (ve ilk taksit makbuzunu) sunarsanız, taksitlerinizi düzenli ödediğiniz sürece Etkin Pişmanlık indiriminden hukuken faydalanırsınız.


Örnek Belge: Naylon Fatura Kullanma İddiasına Karşı Cumhuriyet Başsavcılığı (Savunma) Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, vergi müfettişlerince hakkında "Sahte Belge Kullanma" suçundan rapor tanzim edilerek Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen ve Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılması tehlikesiyle karşı karşıya olan şirket yetkilisinin (şüphelinin), kastın yokluğunu ve ticari işlemin gerçekliğini kanıtlamak amacıyla sunacağı savunma dilekçesi taslağıdır.)

[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA Soruşturma No: 20../... Sor.

ŞÜPHELİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] (Şirket Kanuni Temsicisi) ADRES: [İkametgah veya İşyeri Adresiniz]

MÜDAFİİ: Av. Sami IŞILAK

MÜŞTEKİ: [Bağlı Bulunulan Vergi Dairesi Başkanlığı]

SUÇ: 213 Sayılı VUK Madde 359/b'ye Muhalefet (Sahte Belge Kullanma)

KONU: Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından tanzim edilen .../.../20.. tarihli Vergi Suçu Raporuna karşı somut savunmalarımızın sunulması ve müvekkil hakkında suçun "Kast" unsurunun oluşmaması nedeniyle KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR (KYOK) verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkilim, [Şirketinizin Tam Unvanı] unvanlı firmasında uzun yıllardır [Örn: İnşaat / Tekstil / Lojistik] sektöründe dürüst ve saygın bir şekilde ticari faaliyet göstermektedir. Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan Vergi Suçu Raporunda, müvekkilimin [Örn: 2023] hesap dönemi içerisinde [Tedarikçi Firmanın Unvanı] firmasından aldığı [Örn: 500.000 TL] tutarındaki faturaların sahte (naylon) olduğu iddia edilerek Makamınıza suç duyurusunda bulunulmuştur.
  2. Anılan iddialar tamamen hukuki dayanaktan ve suç kastından yoksundur. Müvekkil şirketin, bahsi geçen tedarikçi firmadan aldığı malzemeler (veya hizmetler) fiktif değil, bütünyüyle gerçektir. Müvekkilim bu malzemeleri teslim almış, kendi stoklarına dâhil etmiş ve işinde (üretimde) kullanmıştır. Söz konusu ticari alımlara ait "Sevk İrsaliyeleri, Kantar Fişleri ve Teslim Tesellüm Tutanakları" dilekçemiz ekindedir (Ek-1).
  3. Daha da önemlisi; sahteliği iddia edilen bu faturaların karşılığı olan tüm meblağlar, elden nakit olarak değil; bankacılık sistemi üzerinden (EFT/Havale yoluyla) tedarikçi firmanın resmi banka hesaplarına ödenmiştir. (İlgili banka onaylı dekontlar Ek-2'dedir). Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kökleşmiş içtihatları son derece açıktır: "Fatura bedellerinin banka kanalıyla ödenmesi ve malın işletme kayıtlarına girmiş olması halinde, faturayı kesen firmanın sahte belge düzenleyicisi (paravan) olduğu sonradan tespit edilse dahi, alıcı şirketin bunu bilmesi beklenemez ve suç işleme kastı yoktur."
  4. Müvekkilimin devlete vergi ziyaı yaratmak gibi bir kastı asla olmamıştır. Tedarikçi firmanın işyerinin boş olması veya naylon fatura kesen bir çete olması, müvekkilimin devlet adına hafiyelik yaparak bunu tespit etmesini gerektirmez. Ceza hukukunun şahsilik ve kast ilkeleri gereği, bilmeden (kasıtsız) kullanılan belgeler nedeniyle müvekkile cezai sorumluluk yüklenemez.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle ve Makamınızca re'sen yapılacak soruşturma ışığında; Müvekkil şirketin ticari defterlerinin, banka hareketlerinin ve sevk irsaliyelerinin incelenmesine, suçun maddi ve manevi unsurlarının (kastın) oluşmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde sabit olduğundan, müvekkil hakkında haksız ve yersiz açılan soruşturma neticesinde KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR (TAKİPSİZLİK) verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: .../.../2026

ŞÜPHELİ MÜDAFİİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)