Banka sisteminde eşler veya ebeveyn-çocuk arasında açılan 'Veya' ibareli ortak hesaplar (müşterek hesaplar), bankacılık mevzuatı gereği taraflardan birinin tek imzasıyla paranın tamamının çekilmesine olanak tanır. Bu durum, özellikle boşanma arifesinde olan eşlerin veya ölüm döşeğinde yatan bir babanın hesaplarının kötü niyetli tarafça bir gecede tamamen boşaltılmasına neden olmaktadır. Ancak parayı tek başına bankadan çekebilmek, o paranın tamamının hukuki sahibinin parayı çeken kişi olduğu anlamına gelmez. Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre; ortak hesapta bulunan paranın aksi ispat edilmedikçe yarı yarıya (%50) oranında her iki ortağa ait olduğu kabul edilir (Eşit Pay Karinesi). Boşanmadan 3 gün önce hesabı boşaltan bir eş veya babası yoğun bakımdayken kardeşlerinden mal kaçırmak için parayı kendi hesabına aktaran bir mirasçı, bu paranın tamamının sadece kendine ait olduğunu kesin delillerle ispatlayamazsa, Aile veya Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılacak 'Alacak ve Sebepsiz Zenginleşme' davalarıyla paranın diğer yarısını (veya miras payını) yasal faiziyle geri ödemeye mahkum edilir. Davanın en kritik adımı, parayı kaçıran kişinin banka hesaplarına acilen 'İhtiyati Tedbir' konulmasıdır. Bu makalede; müşterek hesapların hukuki durumu, haksız para çekimlerine karşı açılacak davalar ve ispat yöntemleri incelenmektedir.

Bireylerin birikimlerini değerlendirmek, ticari faaliyetlerini yönetmek veya aile bütçesini ortaklaşa kontrol etmek amacıyla bankalarda açtıkları en yaygın hesap türü "Müşterek (Ortak) Hesaplardır". Bu hesaplar genellikle "veya" bağlacıyla (Ahmet veya Ayşe yetkilidir şeklinde) açılır. Bankacılık Kanunu ve sözleşmeleri gereği, hesaptaki taraflardan herhangi biri, diğerinin imzasına veya onayına ihtiyaç duymadan hesaptaki paranın tamamını tek başına çekme yetkisine sahiptir. Banka, parayı çeken kişiye ödeme yaptığı için hukuken sorumluluktan kurtulur.
Ancak bankaya karşı tek başına para çekme yetkisinin bulunması, o paranın tamamının mülkiyetinin parayı çeken kişiye ait olduğu anlamına kesinlikle gelmez. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum; eşlerden birinin boşanma davası açmadan sadece birkaç gün önce ortak hesaptaki tüm birikimi kendi şahsi hesabına veya akrabalarının hesabına kaçırmasıdır. Benzer şekilde, ölüm döşeğinde yoğun bakımda yatan bir babanın ortak hesabındaki tüm para, hesapta yetkili olan çocuklardan biri tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla bir gecede boşaltılmaktadır.
Türk Hukuku ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları, bu tür kötü niyetli eylemlere karşı "Yarı Yarıya Mülkiyet" karinesini işletmektedir. Ortak hesaptan paranın tamamını çeken kişi, aksini ispatlayamadığı sürece çektiği paranın yarısını (veya murisin payını) diğer ortaklara yasal faiziyle geri ödemek zorundadır. Bu makalede; boşanma veya ölüm öncesi boşaltılan ortak hesapların hukuki statüsü, yarı yarıya mülkiyet kuralı, Asliye Hukuk ve Aile Mahkemelerinde açılacak alacak davaları ile ihtiyati tedbir süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Müşterek bir hesapta aksi yönde özel bir sözleşme yoksa, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) "Paylı Mülkiyet" hükümleri uygulanır.
Evlilik birliği içerisinde ortak birikim amacıyla açılan hesaplar, genellikle evliliğin çatırdamaya başladığı ve boşanma fikrinin ortaya çıktığı ilk günlerde tehlikeye girer. Kötü niyetli eş, mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma rejimi) davasında bu paranın ikiye bölünmesini engellemek için parayı hızla EFT/Havale yoluyla kaçırır.
Müşterek hesap davalarının bir diğer yaygın türü, yaşlı veya ağır hasta olan ebeveynin hesabındaki paranın, hesapta "veya" yetkisi bulunan çocuk (veya ikinci eş) tarafından murisin ölümünden hemen önce veya ölüm günü gizlice çekilmesidir.
Ortak hesabı boşaltan kişiye karşı açılacak davalarda banka kayıtları en kesin delildir.
Davacının ispat etmesi gereken tek şey paranın davalı tarafından çekilmiş olmasıdır. Paranın davalıya ait olduğunu ispat yükü ise tamamen parayı çeken kişidedir. Mahkeme, paranın çekildiği veya EFT yapıldığı tarihi esas alır. Çekilen meblağın iadesine karar verilirken, paranın haksız olarak çekildiği "işlem tarihinden" itibaren yasal (veya ticari) faiz işletilerek güncel zararın telafisi sağlanır.
Soru 1: Eşim boşanma davası açmadan 3 gün önce, müşterek hesabımızdaki 1 milyon lirayı gizlice kendi kardeşinin hesabına aktarmış. Paramı alabilir miyim?
Cevap: Evet, alabilirsiniz. Ortak hesaptaki paranın aksi ispat edilmedikçe yarısı (%50) size aittir. Ayrıca bu para evlilik içinde birikmişse (edinilmiş mal ise) eşinizin bu parayı kardeşine kaçırması TMK m. 229 uyarınca kötü niyetli eksiltmedir. Aile Mahkemesinde açacağınız 'Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Alacak' davası ile bu paranın size düşen kısmını faiziyle birlikte geri alabilirsiniz.
Soru 2: Babamla ortak hesabımız vardı ve ben 'veya' yetkilisiydim. Babam vefat ettikten bir saat sonra hastane masraflarını ödemek için parayı çektim. Kardeşlerim beni hırsızlıkla suçluyor, haksız mıyım?
Cevap: Hukuken haksızsınız. Kişi vefat ettiği an ortak hesaptaki paranın yarısı doğrudan miras (tereke) hükmündedir ve tüm mirasçıların ortak mülkiyetine geçer. Sizin 'veya' yetkiniz babanızın ölümüyle son bulur. Parayı hastane masrafına harcadığınızı faturalarla ispatlasanız bile, kardeşleriniz rızaları dışında çekilen bu para için size karşı Terekeye İade ve Sebepsiz Zenginleşme davası açabilirler.
Soru 3: Ortak hesaptaki paranın tamamı aslında sadece benim sattığım tarladan gelmişti ve hesap dökümleriyle sabit. Eşim boşanırken bu paranın yarısını talep edebilir mi?
Cevap: Eşiniz talep edebilir ancak dava sonucunda alamaz. Kural olarak ortak hesap yarı yarıya kabul edilse de; siz o paranın tamamının sadece sizin kişisel malınızın (tarlanızın) satışından geldiğini banka dekontları ve tapu devir belgeleriyle ispat ederseniz, 'eşit pay karinesi' çürütülür. Mahkeme o paranın tamamının size ait olduğuna karar verir.
(Aşağıdaki belge, eşlerden birinin ortak birikim hesabını boşanma öncesi tek taraflı olarak boşaltması ve parayı gizlemesi durumunda, mağdur eşin Aile Mahkemesinde açacağı alacak ve tedbir davası dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
"İhtiyati Tedbir Taleplidir"
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI: [Eşinizin/Ortağın Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Davalının Adresi]
KONU: Davalı tarafından müvekkil ile olan müşterek (ortak) banka hesabındaki paranın boşanma davası açılmadan hemen önce kötü niyetle boşaltılması nedeniyle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 500.000 TL] alacağın haksız işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline ve davalının malvarlığı üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasına karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Şimdilik 500.000 TL]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davalının malları kaçırma tehlikesine binaen, adına kayıtlı tüm menkul, gayrimenkul ve özellikle şahsi banka hesapları üzerine teminatsız olarak ivedilikle İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 2- Davamızın KABULÜ ile; belirsiz alacak (veya kısmi dava) niteliğindeki şimdilik müvekkilin yarı payı olan [500.000 TL] alacağın, paranın ortak hesaptan çekildiği/kaçırıldığı .../.../2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ÖDENMESİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 26/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)