Gecenin bir yarısı kalp krizi veya trafik kazası nedeniyle yakınınızı en yakındaki özel hastaneye yetiştirdiğinizde, görevlilerin 'Şu taahhütnameyi imzalayın, 100.000 TL teminat yatırın yoksa bakmayız' tehdidiyle karşılaştınız mı? Can derdinde olan vatandaşın cüzdanına uzanan bu el, tamamen YASADIŞIDIR! SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve kanunlara göre; durumu acil olan (Kırmızı Alan) hastadan, hastane en lüks özel hastane bile olsa TEK KURUŞ ilave ücret alınamaz! Paniğinizden faydalanılarak size imzalatılan o senetlerin/taahhütnamelerin 'Gabin-Müzayaka' sebebiyle nasıl mahkemede çöp olacağını, SGK ve Hakem Heyeti kalkanıyla o fahiş parayı kuruşu kuruşuna nasıl faiziyle geri alacağınızı avukat gözüyle tüm yasal detaylarıyla inceliyoruz.

Hukuk sistemimizde "Yaşam Hakkı" her şeyin üstündedir. Bir insan trafik kazası geçirdiğinde, kalp kriziyle yere yığıldığında veya hayati bir tehlikeyle hastaneye ulaştırıldığında, o hastanenin devlet veya özel (vakıf/ticari) hastane olmasının hiçbir önemi yoktur. Devlet (Sosyal Güvenlik Kurumu - SGK) özel hastanelerle yaptığı anlaşmada şunu şart koşar: "Benim vatandaşıma poliklinik hizmeti verirken ilave ücret (%200'e kadar) alabilirsin, ama bu vatandaş senin kapından içeri 'Acil Hal' durumuyla girmişse, ona yapacağın hiçbir müdahale, tahlil, ameliyat veya yoğun bakım hizmeti için ondan 1 TL bile fark ücreti isteyemezsin! Faturayı bana (SGK'ya) keseceksin." Ancak maalesef Türkiye'deki birçok özel hastane, SGK'nın ödediği rakamları düşük bulduğu için, vatandaşın bilgisizliğinden ve o anki paniğinden faydalanarak bu yasal yasağı çiğnemekte ve "Kırmızı Alan" hastalarından yüz binlerce liralık gayri resmi ücretler koparmaktadır.
Bir hastanenin sizden para isteyememesi için hastanın "Kırmızı Alan" (Acil Hal) kapsamında olması gerekir. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Ek-2/B listesinde belirtilen ve asla ücret alınamayacak acil durumların bazıları şunlardır:
Eğer yakınınız bu şikayetlerden biriyle acilden içeri girdiyse ve hemen müdahale/ameliyat/yoğun bakım sürecine alındıysa, hastane çıkışında karşınıza çıkarılacak o devasa faturanın yasal hiçbir dayanağı yoktur!
Hastanelerin en büyük hilesi budur. Siz içeride ağlarken, görevli önünüze bir kağıt uzatır. Bu belgede, "Hastamızın durumu acil değildir, tüm özel müdahale ücretlerini kendi rızamla ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum" gibi korkunç maddeler yazar. Hastane mahkemede bu belgeyi gösterip "Kendi rızasıyla imzaladı, VIP hizmet aldı" der. Peki bu imzalı belge geçerli midir? KESİNLİKLE HAYIR! Türk Borçlar Kanunu Madde 28'e göre hukukta buna "Gabin (Aşırı Yararlanma) ve Müzayaka Hali (Zorda Kalma)" denir. Hukuk der ki; can derdine düşmüş, yakını ölüm döşeğinde olan bir insanın psikolojisi normal değildir. O anki çaresizlik ve korkuyla attığı hiçbir imza, verdiği hiçbir söz "Özgür İrade" kabul edilemez! O taahhütnamelerin tamamı mahkemede GEÇERSİZ (ÇÖP) sayılır ve ödediğiniz para iade edilir.
Vatandaş hakkını aramaya başladığında özel hastaneler şu kılıfa başvurur: "Evet, hasta acilden giriş yaptı. Kalp krizine müdahale ettik, stent taktık. Ama sonra durumu stabil oldu, onu servise (odaya) çıkardık. O saatten sonrası acil değildir, yatak ve bakım ücretidir." Yargıtay ve SGK mevzuatı bu kurnazlığa da duvar örmüştür! Bir hasta hastaneye acil giriş yapmışsa, taburcu edilene kadar veya başka bir hastaneye güvenle sevki yapılana kadar geçen tüm yatış süreci (yoğun bakım ve servis dahil) ACİL HALİN DEVAMI sayılır. Hastayı odaya aldık diye acil hal bitmez, tek kuruş para talep edilemez!
Kavga etmeyin, o an hastanızın sağlığına odaklanın. İstedikleri parayı ödeyin ama şu 3 adımlı stratejiyi eksiksiz uygulayın:
Soru 1: "Özel hastanede doğum yaptık. Doğum acil bir durum değil midir, benden devasa para aldılar. Geri alabilir miyim?"
Cevap: Normal ve planlı sezaryen doğumlar kural olarak acil hal sayılmaz, ilave ücret alınabilir. ANCAK; hamilelikte aniden başlayan kanama, erken doğum riski (suyun aniden gelmesi), bebeğin kordon dolanması gibi sebeplerle acilden giriş yapılmışsa, bu mutlak bir "Acil Hal"dir ve ücret alınamaz. Ayrıca Yeni Doğan Yoğun Bakımına alınan bebeğin hiçbir işlemi için para istenemez.
Soru 2: "Faturayı ödemeye durumum yoktu, senet imzalattılar. 'Senetleri ödemezsen taburcu etmeyiz, hastayı bırakmayız' diyorlar. Ne yapmalıyım?"
Cevap: Derhal "155/112 Polis İmdat" hattını arayın! Bir hastayı faturası ödenmediği gerekçesiyle hastanede zorla tutmak, rehin almak TCK Madde 109 "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (Gasp/Rehin)" suçudur. Hiçbir hastane yönetimi polisi karşısında gördüğünde bu suçu göze alamaz, kapıları açmak zorundadırlar.
Soru 3: "Trafik kazası geçirdik, suçlu bizdik. Özel hastane bizden para alabilir mi?"
Cevap: Hayır! Trafik kazası kaynaklı tüm sağlık hizmetleri (suçlu olun veya olmayın), üniversite ve özel hastaneler dahil SGK tarafından karşılanır. Trafik kazası %100 acil haldir, ilave fark ücreti talep edilemez.
(Bu belge, faturayı ödeyip taburcu olduktan sonra, Tüketici Hakem Heyetine başvurmadan hemen önce hastanenin başhekimliğine / yönetimine gönderilerek paranın barışçıl yolla (veya korkutularak) iadesini talep etmek için kullanılır.)
[ÖZEL HASTANENİN TAM UNVANI] BAŞHEKİMLİĞİNE / YÖNETİMİNE
BAŞVURU YAPAN (HASTA/YAKINI): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] İLETİŞİM: [Telefon Numaranız]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
HASTA KABUL TARİHİ VE PROTOKOL NO: .../.../2026 - [Protokol Numaranız]
KONU: "Acil Hal" kapsamında hastanenize müracaat eden müvekkilden, 5510 Sayılı Kanun ve SUT hükümlerine aykırı olarak haksız yere tahsil edilen [Örn: 85.000 TL] ilave ücretin iadesi ihtarıdır.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ışığında; "Acil Hal" statüsündeki müvekkilden yasadışı yollarla tahsil edilen toplam [Örn: 85.000 TL]'nin, işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 (ÜÇ) GÜN İÇİNDE eksiksiz olarak [IBAN Numaranız] numaralı hesaba iade edilmesini; Aksi takdirde; yatırılan fahiş ücretlerin SGK İl Müdürlüğüne ve CİMER'e şikayet edileceğini (5-10 katı ceza kesilmesi talebiyle), C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını ve Tüketici Mahkemesi/Hakem Heyeti nezdinde iade davası açılacağını ihtaren bildiririz.
TARİH: .../.../2026
BAŞVURUCU VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza) (Ekler: Ayrıntılı Fatura, Epikriz Raporu)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)