Trafik kazası sonucunda aracı onarılamaz hale gelerek 'Tam Hasarlı (Pert)' kabul edilen vatandaşların, zararlarını karşılamak üzere başvurdukları Kasko veya Trafik Sigortası şirketleri, çoğu zaman piyasa gerçekliğinden uzak, komik rakamlarla 'Düşük Rayiç Bedel' teklif etmektedir. Serbest piyasada (ikinci elde) 1 Milyon TL'ye satılan bir araç için, kendi sistemlerini bahane ederek 700 Bin TL teklif eden sigorta şirketleri, vatandaşı acil nakit ihtiyacıyla köşeye sıkıştırarak 'Tüm haklarımdan vazgeçtim' yazılı bir Mutabakatname/İbraname imzalamaya zorlamaktadır. Oysa Yargıtay'ın altın kuralına göre aracın değeri, kaza tarihindeki Sahibinden.com gibi ilan sitelerindeki veya piyasadaki 'Gerçek Emsal Satış' fiyatıdır. Sigortanın dayattığı belgeyi imzalamış ve parayı hesabınıza almış olsanız dahi çaresiz değilsiniz. Ödenen rakam ile gerçek değer arasında 'fahiş bir fark' olması durumunda imzalanan bu belgeler mahkemece 'Makbuz (Kısmi Ödeme)' hükmünde sayılmaktadır. Aradaki yüz binlerce liralık farkı almak için 2 yıl içinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak, bağımsız bilirkişi tespitiyle eksik kalan paranızı ticari faiziyle birlikte şirketlerden (4-6 ay gibi kısa bir sürede) söküp almanız mümkündür. Bu makalemizde, düşük rayiç bedellere karşı ihtirazi kayıt düşmenin önemini, hurda (sovtaj) ayırmadaki yasal haklarınızı ve Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru süreçlerini salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Trafik kazaları, can kaybı veya yaralanma yaşanmasa dahi, bireylerin yıllarca çalışarak büyük bir emek ve birikimle edindikleri malvarlıklarının saniyeler içinde hurda yığınına dönüşmesine neden olan ağır yıkımlardır. Kaza sonrasında, aracın onarım masraflarının aracın kaza tarihindeki piyasa değerine (veya sözleşmede belirtilen %70 gibi bir orana) yaklaşması ya da bu değeri aşması durumunda, araç hukuken ve teknik olarak "Tam Hasarlı (Pert)" kabul edilir. Aracı pert olan vatandaşın bu süreçteki tek tesellisi, yıllarca primlerini eksiksiz ödediği Kasko poliçesinin veya kusurlu karşı tarafın Trafik Sigortasının zararı karşılayacağı ve kendisine aracının "ikinci el piyasa değerini" ödeyerek yeni bir araç almasını sağlayacağı inancıdır.
Ancak Türkiye'deki mevcut sigortacılık pratiğinde, dosya "tam hasar" (pert) birimine devredildiği an, mağdur vatandaşlar için ikinci ve çok daha sarsıcı bir "hukuki kaza" başlar. Sigorta şirketleri, piyasa değeri (ikinci el satış sitelerindeki reel değeri) örneğin 1.000.000 TL olan bir araç için, vatandaşa 700.000 TL gibi piyasa gerçekliğinden tamamen kopuk, komik bir "Rayiç Bedel" teklif ederler. Vatandaş bu duruma itiraz ettiğinde ise; "Sistemimizde aracın kasko/rayiç değeri budur", "Bu tutarı kabul etmezseniz paranızı alamazsınız, dosyanız aylarca bekler" şeklinde açık bir psikolojik ve ekonomik şantaj uygulanır. Yeni bir araç almak için paraya acil ihtiyacı olan, işine veya memleketine gitmekte zorlanan mağdur, çoğu zaman çaresizlikle bu düşük teklifi kabul edip "Mutabakatname/İbraname" imzalamak zorunda bırakılır.
Türk Ticaret Kanunu (TTK), Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları; sigorta şirketlerinin dayattığı bu tek taraflı kâğıt üstü değerleri ve ekonomik baskıyla alınan "İbranameleri" kesin bir dille reddetmektedir. Sigorta şirketinin asli görevi, mağdurla hastalıklı bir pazarlık yapmak değil; aracın "Kaza tarihindeki gerçek 2. el piyasa rayicini" kuruşu kuruşuna, eksiksiz olarak ödemektir. Bu kapsamlı makalede; sigorta şirketlerinin düşük rayiç bedel oyunlarının hukuki anatomisini, mutabakatname tuzağına düşüldüğünde aradaki (örneğin 300.000 TL'lik) farkın nasıl geri alınacağını, aracın hurdası (sovtaj) ile ilgili yasal seçimlik hakları ve Asliye Ticaret Mahkemelerinde yıllarca beklemek yerine çok daha hızlı olan "Sigorta Tahkim Komisyonu" sürecini tüm akademik derinliğiyle inceliyoruz.
Sigorta şirketleri, vatandaşa teklif sunarken rayiç bedeli genellikle Türkiye Sigorta Birliği (TSB) listelerine veya kendi anlaştıkları özel (ve taraflı) araştırma şirketlerinin sahadan topladığı en ölü fiyat raporlarına dayandırırlar. Oysa hukuktaki rayiç bedel tanımı çok daha objektif ve vatandaşı koruyucu niteliktedir.
Sigorta şirketi, kendi belirlediği o düşük 700.000 TL'yi hesabınıza yatırmak için önünüze "Mutabakatname (Anlaşma)" ve "İbraname (Aklama Belgesi)" sunar. Bu matbu belgede genellikle "Aracımın rayiç bedeli hususunda sigorta şirketi ile 700.000 TL üzerinden anlaştım. Başkaca hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır, şirketi gayrikabili rücu ibra ediyorum" ifadeleri yer alır.
Araç pert olduğunda, geriye kalan ezilmiş demir yığınına veya motoru sağlam kalmış iskelete sigorta hukukunda "Sovtaj (Hurda)" denir. Hurdanın mülkiyetinin kimde kalacağı, tazminat ödemesinin formülünü doğrudan belirler. Sigortalı (araç sahibi) bu konuda iki farklı seçimlik hakka sahiptir:
Rayiç bedel itirazında davanın kime yöneltileceği ve sürecin nasıl işletileceği, kazanın oluş şekline göre stratejik olarak değişir:
Sigorta şirketinin dayattığı o düşük rakamı (Örn: 700.000 TL'yi) ihtirazi kayıtla veya makbuz hükmünde olmak üzere banka hesabınıza aldıktan sonra, geriye kalan o 300.000 TL'lik haksız farkı almak için Asliye Ticaret Mahkemelerinde 2-3 yıl sürecek ağır ve masraflı bir hukuk savaşına girmenize gerek yoktur.
Soru 1: Araca acil ihtiyacım olduğu için sigortanın sunduğu 700.000 TL'lik mutabakatnameyi hiçbir not (şerh) düşmeden imzaladım ve parayı aldım. Aradaki 300.000 TL fark için dava açma hakkım tamamen yandı mı?
Cevap: Hayır, kesinlikle yanmadı. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına (TBK m.28 ve KTK m.111) göre, sigortanın ödediği miktar ile aracın kaza tarihindeki gerçek piyasa değeri arasında fahiş (aşırı) bir fark bulunuyorsa, imzaladığınız 'kesin ibraname' hukuken sadece makbuz (kısmi ödeme) hükmünde sayılır. Zorda kalarak imzaladığınız kabul edilir. Ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak aradaki 300.000 TL farkı yasal faiziyle geri alabilirsiniz.
Soru 2: Mahkeme veya Tahkim bilirkişisi aracımın gerçek değerinin 1 Milyon TL olduğunu nasıl tespit edecek? Ya o da sigorta şirketi gibi düşük çıkarırsa?
Cevap: Tahkim bilirkişileri, değerlemeyi sigorta şirketlerinin kendi çıkarlarına uygun hazırlattıkları taraflı programlardan veya vergi matrahlarından yapmaz. Kaza tarihinde serbest piyasada (Sahibinden.com, galeriler vb.) satılan, sizin aracınızla birebir aynı marka, model, yıl, kilometre ve donanım özelliklerine sahip araçların o tarihteki ortalama satış fiyatlarından belirlerler. Aracınızın kaza öncesi boyası ve kondisyonu dikkate alınarak tamamen objektif, piyasa gerçeklerine uygun, yüksek doğrulukta bir 'reklam/ilan averajı' çıkarılır. Bu nedenle bilirkişi raporları genellikle vatandaşın lehine sonuçlanır.
Soru 3: Sigorta şirketi, aracımda kazadan önce 2 parça değişen ve 25.000 TL tramer (hasar kaydı) olduğu için hesapladığı piyasa değerini otomatik olarak %30 düşürüp teklif verdi. Bu yasal mıdır?
Cevap: Yasal değildir. Aracınızdaki geçmiş hasar kayıtları veya değişen parçalar elbette aracın piyasa değerini emsallerine göre bir miktar düşürür. Ancak sigorta şirketinin bunu kendi inisiyatifiyle 'otomatik %30 ceza kesintisi' gibi afaki ve standart bir oranla tahsil etmesi hukuka aykırıdır. Bilirkişi, '2 değişeni ve hasar kaydı olan o aracın' kaza tarihindeki piyasasında kaç liraya satıldığına bakarak o indirimi zaten reel piyasa koşullarına göre yapar. Sigortanın kafasına göre uyguladığı oransal kesintiler Tahkim nezdinde iptal edilir.
(Aşağıdaki belge, kaza sonrası tam hasara uğrayan (pert olan) aracı için kasko veya trafik sigortası tarafından piyasa değerinin çok altında ödeme yapılan mağdurun, "Fazlaya dair haklarımı saklı tutuyorum" şerhiyle veya "Makbuz hükmündedir" prensibiyle eksik kalan rayiç bedelin tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna sunacağı resmi başvuru dilekçesi taslağıdır.)
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA
BAŞVURAN: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ALEYHİNE BAŞVURULAN (SİGORTA ŞİRKETİ): [Kasko veya Trafik Sigortasını Yapan Şirketin Tam Ticari Unvanı] A.Ş.
POLİÇE TÜRÜ VE NO: Kasko Sigorta Poliçesi - [Poliçe Numarası]
HASAR DOSYA NO: [Sigorta Şirketinin Açtığı Hasar Dosya Numarası]
UYUŞMAZLIK KONUSU: TTK Madde 1409, TBK m. 28 ve Yargıtay'ın yerleşik "Gerçek Rayiç Bedel" içtihatları uyarınca; müvekkile ait aracın karıştığı trafik kazası neticesinde tam hasara (perte) uğraması üzerine davalı sigorta şirketi tarafından "Kısmi Ödeme" olarak gerçekleştirilen eksik ödemenin mahsubu ile; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 300.000 TL] "Bakiye (Kalan) Rayiç Bedel" farkının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili talebidir.
TALEP EDİLEN MİKTAR: [Örn: 300.000 TL Bakiye Rayiç Bedeli - Belirsiz Alacak/Kısmi Dava Kapsamında Şimdilik]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici yasal nedenlerle ve Sayın Hakem Heyetinizce re'sen gözetilecek hususlar ışığında; Başvurumuzun KABULÜ ile; bağımsız bilirkişi incelemesi marifetiyle müvekkile ait [Plaka] plakalı aracın kaza tarihindeki (hasarsız haliyle) gerçek piyasa rayiç değerinin tespit edilmesine, davalı tarafça eksik ödenen meblağın düşülmesi (mahsubu) neticesinde geriye kalan şimdilik [300.000 TL] "Bakiye Rayiç Bedelin", davalı şirketin temerrüde düştüğü (eksik ödeme yaptığı) tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan TAHSİLİNE, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
BAŞVURAN VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)