Kentsel dönüşüm sürecinde (6306 sayılı Yasa), binanızdan alınan tek bir hatalı karot numunesiyle tüm apartman hakkında 'Riskli Yapı' kararı verilebilir ve kapınıza 60 günlük tahliye/yıkım tebligatı asılabilir. Birçok malik, belediyeden veya Çevre Şehircilik Müdürlüğünden gelen bu tebligat karşısında çaresizce evini boşaltmakta ve çoğunluğun anlaştığı müteahhidin adaletsiz sözleşmelerine boyun eğmektedir. Oysa anayasal mülkiyet hakkınız idarenin her kararıyla yok edilemez. Hatalı laboratuvar testlerine veya güçlendirme imkânı olan binalara verilen yıkım kararlarına karşı, tebligatı aldığınız andan itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde 'Yürütmeyi Durdurma ve İptal' davası açarak dozerlerin binaya girmesini yasal olarak engelleyebilirsiniz. Bina yıkıldıktan sonra ise, yeni yasayla getirilen 'Salt Çoğunluk (%50+1)' (eski 2/3 kuralı) kararlarına direnen azınlık maliklerin payları açık artırmayla satılmak istenir. Ancak azınlık malik, sözleşmenin adaletsizliğini ve değer tespitinin (rayiç bedelin) düşüklüğünü mahkemede kanıtlayarak bu satış işlemini de iptal ettirebilir ve mülkiyetini koruyabilir. Bu makalede; kentsel dönüşüm sürecindeki yıkım kararlarına itiraz süreleri, İdare Mahkemesi iptal davaları ve azınlık pay satışını durdurma yolları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

Kentsel dönüşüm süreçleri, Türkiye'nin deprem gerçeği karşısında hayati bir önem taşısa da; uygulamada pek çok mülkiyet hakkı ihlaline, rant kavgalarına ve usulsüz idari işlemlere sahne olmaktadır. Apartmandaki komşularınızdan birinin (veya arsa payı yüksek bir malikin) sizin haberiniz dahi olmadan binadan "Karot (beton) numunesi" aldırmasıyla başlayan bu süreç, kısa süre sonra kapınıza asılan "Binanız Riskli Yapı Olarak Tespit Edilmiştir" ve ardından gelen "60 Gün İçinde Binayı Tahliye Edin ve Yıkın" tebligatlarıyla tam bir kâbusa dönüşebilir.
Birçok vatandaş, belediyeden veya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden gelen bu tebligatları gördüğünde itiraz hakkı olmadığını, evini derhal boşaltıp çoğunluğun anlaştığı müteahhide boyun eğmek zorunda olduğunu düşünür. Oysa alınan karot numunelerinin yanlış yerlerden alınması, laboratuvar testlerinin hatalı olması veya yapının aslında güçlendirmeyle kurtarılabilecek durumda olması sıkça karşılaşılan senaryolardır. Mülkiyet hakkı, anayasal bir güvencedir ve idarenin (belediyenin) dayattığı her rapor mutlak doğru değildir.
Hukuk sistemimiz, "Çürük" raporu verilen binaların apar topar yıkılmasını engellemek için vatandaşa İdare Mahkemelerinde "Yürütmeyi Durdurma ve İptal" davası açma hakkı tanır. Ayrıca, binanın yıkılmasından sonra arsa payı çoğunluğuyla alınan yeniden yapım kararlarına direnen azınlık maliklerin (muhaliflerin) paylarının haraç mezat satılmasını önleyecek güçlü hukuki mekanizmalar mevcuttur. Bu makalede; 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı kararına itiraz, 60 günlük tahliye tebligatının iptali ve çoğunluk kararlarına karşı azınlık maliklerin hakları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Sürecin ilk adımı, lisanslı bir kuruluş tarafından hazırlanan "Riskli Yapı Tespit Raporu"nun size tebliğ edilmesidir.
Riskli yapı raporu kesinleştiğinde ve kapınıza 60 günlük yıkım/tahliye tebligatı geldiğinde, binanızın dozerlerle yıkılmasını engelleyecek tek güç İdare Mahkemesi'dir.
Eğer mahkeme yoluyla yıkımı durduramadıysanız ve bina yıkılıp "Arsa" haline geldiyse, süreç kat mülkiyetinden çıkarak müşterek mülkiyet kurallarına tabi olur.
Çoğunluk kararına uymadığınız için arsa payınızın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü nezdinde açık artırmayla diğer maliklere (veya Hazineye) satılmasına karar verilmesi, mülkiyet hakkının en ağır ihlallerinden biridir. Azınlık malik, bu satışa karşı şu yollarla direnir:
Soru 1: Apartmanda sadece bir komşumuz gizlice laboratuvar çağırıp 'Riskli Yapı' raporu almış. Bizim haberimiz yoktu. Tek kişinin başvurusuyla bina yıkılır mı?
Cevap: Evet, 6306 sayılı Kanun uyarınca binada hissesi olan tek bir malikin (arsa payı ne olursa olsun) başvurusu, riskli yapı tespiti sürecini başlatmak için yeterlidir. Ancak bu raporun sonucuna, rapor size tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurarak itiraz etme hakkınız vardır.
Soru 2: 60 günlük yıkım ve tahliye tebligatı elime ulaştı. Eşyalarımı toplayıp çıkmaktan başka çarem yok mu?
Cevap: Çareniz var. Tebligatı aldığınız tarihten itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde 'Yürütmeyi Durdurma Talepli İptal Davası' açmalısınız. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdiğinde, dava sonuçlanıp yeni bilirkişi incelemesi yapılana kadar idare binanıza dokunamaz ve sizi zorla tahliye edemez.
Soru 3: Bina yıkıldıktan sonra komşuların %51'i (salt çoğunluk) bir müteahhitle anlaşmış. Sözleşme çok adaletsiz, imzalamak istemiyorum. Payım hemen satılır mı?
Cevap: Payınızın satışı için müdürlüğe başvurabilirler ancak bu satış kararına karşı da İdare Mahkemesinde iptal davası açma hakkınız vardır. Sözleşmenin objektif ve eşitlikçi olmadığını, müteahhidin teminat mektubu vermediğini veya size haksızlık yapıldığını kanıtlarsanız, mahkeme satış işlemini iptal ederek payınızı koruma altına alır.
(Aşağıdaki belge, hatalı veya usulsüz bir riskli yapı tespiti sonucunda gönderilen 60 günlük yıkım tebligatının durdurulması ve idari işlemin iptali amacıyla İdare Mahkemesine sunulacak dava dilekçesi taslağıdır.)
[İSTANBUL/KONYA] NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
"Yürütmenin Durdurulması Taleplidir"
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (İDARE): 1- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (İl Müdürlüğü) 2- [İlçe] Belediye Başkanlığı
İPTALİ İSTENEN İDARİ İŞLEM: Davalı idare tarafından müvekkile tebliğ edilen, [İl, İlçe, Mahalle, Ada, Parsel] numaralı taşınmazın 6306 sayılı Yasa kapsamında "Riskli Yapı" olduğuna dair kesinleşme kararı ile, binanın 60 gün içerisinde tahliye edilerek yıkılmasına ilişkin .../.../2026 tarih ve [Karar/Evrak No] sayılı idari işlemin iptali.
TEBLİĞ TARİHİ: .../.../2026
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Öncelikle, davalı idarenin savunması alınmaksızın (veya savunma alındıktan hemen sonra) telafisi imkânsız zararların doğmasını önlemek adına yıkım ve tahliye işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, 2- Yargılama (keşif ve bilirkişi incelemesi) neticesinde, hukuka ve bilimsel gerçeklere aykırı olarak tesis edilen "Riskli Yapı Kararı" ile "60 Günlük Yıkım/Tahliye Tebligatının" tamamen İPTALİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı idarelere yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 30/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)