Bireysel silahlanmanın artmasıyla birlikte, 6136 sayılı Kanun kapsamında uygulanan ruhsatsız ateşli silah bulundurma ve taşıma suçlarına yönelik cezai yaptırımlar giderek sertleşmektedir. Hukukumuzda silahın evde yakalanması (bulundurma) ile aracın torpidosunda veya bagajında yakalanması (taşıma) arasında ciddi bir fark bulunmakta olup, taşıma suçları kamu güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle çok daha ağır cezalandırılmaktadır. Yeni yasal düzenlemeler ve yargı politikalarıyla birlikte bu suçlarda alt sınırlar artırılmıştır. Temel hapis cezası alt sınırının 2 yıl seviyesine çıkarılması, sanıkların 'cezayı paraya çevirip kurtulma' ihtimalini hukuken imkansız hale getirmiştir; zira TCK m. 50 uyarınca yalnızca 1 yıl ve altındaki cezalar adli para cezasına çevrilebilmektedir. Sabıkası olmayan sanıklar için 2 yıllık sınırın altındaki cezalarda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulanabilse de, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşması durumunda doğrudan hapis infazı gündeme gelmektedir. Bu noktada sanık savunmasının en önemli dayanağı, kolluk kuvvetleri tarafından arama kararı olmaksızın gerçekleştirilen kapalı alan aramalarına yönelik 'Hukuka Aykırı Delil' itirazıdır. Bu makalede; ruhsatsız silah suçlarının yeni cezai boyutları, HAGB sınırları ve hukuka aykırı arama savunması yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

Bireysel silahlanmanın ve silahlı şiddet olaylarının artması, kanun koyucuyu ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma suçlarına yönelik yaptırımları ağırlaştırmaya itmiştir. Uygulamada vatandaşlar; güvenlik, merak veya miras yoluyla intikal gibi gerekçelerle evlerinde, işyerlerinde veya araçlarının torpidosunda ruhsatsız tabanca bulundurabilmektedir. Ancak 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca, yetkili makamlardan usulüne uygun taşıma veya bulundurma ruhsatı alınmaksızın tabanca bulundurmak, taşımak veya satın almak ağır hapis cezalarını gerektiren bir suçtur.
Son yasal düzenlemeler ve ceza adaleti politikalarındaki değişikliklerle birlikte, "nasıl olsa para cezasına çevrilir" veya "hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) verilir, hapse girmem" şeklindeki yaygın inanış geçerliliğini yitirmektedir. Kanun koyucu, ruhsatsız silah suçlarında alt sınırları artırarak ve infaz rejimini sıkılaştırarak caydırıcılığı sağlamayı hedeflemiştir. Torpido gözünde, bagajda veya evdeki bir aramada ele geçirilen tek bir ruhsatsız tabanca, sanığın doğrudan cezaevine girmesine yol açabilmektedir.
Bu makalede; 6136 sayılı Kanun kapsamında evde silah bulundurma ile araçta taşıma arasındaki hukuki farklar, son düzenlemelerle artırılan hapis cezası alt sınırları, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi önündeki engeller, HAGB kararlarının yeni sınırları ve hukuka aykırı arama durumunda yapılacak savunmalar yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
6136 sayılı Kanun, ruhsatsız bir silahın nerede yakalandığına göre suçu iki farklı kategoriye ayırmaktadır: Bulundurma ve Taşıma. Bu ayrım, mahkemenin vereceği cezanın ağırlığını doğrudan etkiler.
Ruhsatsız silah suçlarında geçmişte uygulanan 1 yıllık alt sınır cezaları, takdiri indirimlerle aylar seviyesine inmekte ve suçlular cezaevine girmeden kurtulabilmekteydi. Ancak kamu güvenliğini sağlamak amacıyla 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yapılan sert yaptırım güncellemeleriyle bu esneklik büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır.
Vatandaşlar arasında en yaygın yanılgı, mahkemenin vereceği hapis cezasının parayı ödeyerek kapatılabileceği düşüncesidir.
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilememesi durumunda sanığın cezaevine girmesini önleyen tek yasal mekanizma Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasıdır (HAGB).
Ruhsatsız silah davalarında sanık avukatının (müdafiinin) en güçlü savunma silahı, kolluk kuvvetlerinin (polisin/jandarmanın) silahı ele geçirirken yaptığı "Arama" işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesidir.
Soru 1: Trafik çevirmesinde polis arabamı aradı ve bagajdaki kilitli çantamda dedemden kalma ruhsatsız silahı buldu. Bunu 'taşıma' değil de 'bulundurma' olarak savunabilir miyim?
Cevap: Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre hayır. Silahın aracın bagajında, kilitli bir çantada veya şarjörü boş halde yakalanması, eylemin "taşıma" suçu olmasını değiştirmez. Araç, hareket kabiliyetine sahip olduğu için kamu alanında yer değiştirme unsuru gerçekleşmiştir ve eylem 6136 SK m.13 kapsamında taşıma olarak cezalandırılır.
Soru 2: Üzerimde ruhsatsız silah yakalandı. Mahkeme 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Sabıkam olmadığı için paraya çevirebilir miyim?
Cevap: Çeviremezsiniz. Türk Ceza Kanunu Madde 50 uyarınca, bir hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için mahkum olunan cezanın 1 yıl veya daha az olması gerekir. 1 yıl 8 aylık ceza bu sınırı aştığı için paraya çevrilemez. Ancak sabıkanız yoksa, hâkim bu cezayı Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya erteleme yoluyla cezaevine girmenizi engelleyecek şekilde düzenleyebilir.
Soru 3: Gece polis beni sokakta durdurup arama kararı göstermeden üstümü ve çantamı aradı, silah buldu. Karakolda silahın benim olduğunu söyledim. Ceza alır mıyım?
Cevap: Kolluğun adli veya usulüne uygun bir önleme arama kararı olmaksızın üzerinizde ve kapalı eşyanızda (çantanızda) yaptığı arama hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen silah, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca mahkumiyete esas alınamaz. Silahın size ait olduğunu kabul etmeniz bu hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz; uzman bir avukatla yapacağınız "hukuka aykırı delil" savunmasıyla beraat etme ihtimaliniz yüksektir.
(Aşağıdaki belge, aracında veya üzerinde arama kararı olmaksızın yapılan usulsüz arama sonucu ruhsatsız silah ele geçirilen sanığın, Asliye Ceza Mahkemesine sunacağı hukuka aykırı delil ve beraat talepli savunma dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] ... ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DOSYA NO: 2026/... Esas SANIK: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
MÜDAFİİ: Av. Sami IŞILAK
KONU: Esasa ilişkin savunmalarımızın sunulması ile hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin (silahın) hükme esas alınmaması ve müvekkilin atılı 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan BERAATİNE karar verilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; 1- Dosyadaki yegane delil olan tabancanın hukuka aykırı arama (arama kararı olmaksızın) neticesinde elde edildiğinin tespitiyle CMK m. 206/2-a uyarınca reddine ve hükme esas alınmamasına, 2- Müvekkil sanığın üzerine atılı 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan BERAATİNE, 3- Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil lehine olan (CMK m. 231 HAGB dahil) tüm yasal indirim sebeplerinin tatbikine karar verilmesini müdafi olarak saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 19/10/2026
SANIK MÜDAFİİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)