Günümüz çalışma hayatında birçok işveren, şirket maliyetlerini düşürmek adına çalışanlarına şirket aracı veya kurumsal telefon hattı tahsis etmeyerek; onları şahsi otomobillerini ve kendi kişisel telefon numaralarını şirket işlerinde kullanmaya zorlamaktadır. Plasiyerlerin (pazarlamacıların) şahsi araçlarıyla kilometrelerce yol yapması veya çağrı merkezi çalışanlarının kendi kotalarını tüketmesi sıradanlaştırılmaktadır. İşverenler genellikle sadece 'yakıt (benzin) parasını' ödeyerek sorumluluktan kurtulduklarını sanırlar. Oysa Türk Borçlar Kanunu (Madde 413-414) uyarınca; işveren, şahsi aracını kullanan işçiye aracın periyodik bakımını, sigorta/kasko masraflarını ve en önemlisi kilometre artışından doğan 'Yıpranma (Amortisman) Payını' ödemek zorundadır. Şahsi hatta gelen fahiş faturalar ve müşterilerce özel hayatın ihlal edilmesi de işverenin sorumluluğundadır. Bu giderleri ve yıpranma payını ödemeyen işverene karşı işçi; İş Kanunu Madde 24/II-e (Ücretin/hak edişin ödenmemesi) uyarınca sözleşmesini 'Haklı Nedenle Derhal Feshetme' hakkına sahiptir. İşçi, noter ihtarnamesiyle işi anında bırakarak İş Mahkemesinde açacağı dava ile yıllarca biriktirdiği 'Kıdem Tazminatını' ve içeride kalan tüm araç yıpranma/telefon fatura giderlerini yasal faiziyle kuruşu kuruşuna tahsil edebilir. Bu makalede; işverenin araç/gereç sağlama yükümlülüğü, iş kazası/hasar riski ve yıpranma payı alacak davası süreçleri detaylandırılmaktadır.

Günümüz rekabetçi iş dünyasında, bazı işverenler kâr marjlarını artırmak ve operasyonel maliyetleri düşürmek amacıyla yasalara aykırı kurnazlıklara başvurmaktadır. Bu kurnazlıkların başında, işin yürütülmesi için zorunlu olan araç, gereç ve iletişim donanımlarının işveren tarafından sağlanmayarak; işçinin şahsi cep telefonunu, kişisel GSM hattını veya şahsi otomobilini şirket işlerinde kullanmaya zorlanması gelmektedir.
Plasiyer (pazarlamacı) olarak işe alınan bir çalışana şirket aracı tahsis edilmeyip "Kendi arabanla müşterileri gez, yakıt fişini getirirsin" denilmesi; ya da bir müşteri temsilcisine şirket hattı verilmeyip kendi şahsi numarası üzerinden günde yüzlerce müşteriyi aramaya zorlanması, günümüzün en yaygın emek sömürülerinden biridir. İşçiler çoğu zaman işlerini kaybetme korkusuyla bu duruma boyun eğmekte; araçlarının kilometrelerce yol yaparak eskimesini (değer kaybını), kaza riskini ve fahiş gelen telefon faturalarını kendi ceplerinden karşılamaktadır.
Oysa Türk Hukuku bu konuda son derece nettir: İşi kim veriyorsa, o işin yapılması için gereken tüm araç ve gereci temin etmek veya işçinin şahsi malı kullanılıyorsa bunun yıpranma (amortisman) payını ve tüm masraflarını eksiksiz ödemek zorundadır. Bu makalede; işçinin şahsi araç ve telefon kullanmaya zorlanmasının hukuki sonuçları, ödenmeyen yıpranma ve yakıt/iletişim giderlerinin nasıl tahsil edileceği ve bu durumun işçiye tanıdığı "Haklı Nedenle Fesih (Kıdem Tazminatını Alarak Ayrılma)" hakkı yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
İş Kanunumuzda doğrudan bir madde bulunmasa da, işçi ile işveren arasındaki ilişkinin temeli olan Türk Borçlar Kanunu (TBK), araç ve gereçlerin temini ile giderlerin ödenmesini kesin kurallara bağlamıştır.
Kuryelik, kargoculuk, pazarlama veya teknik servis hizmetlerinde işçinin şahsi otomobilini veya motosikletini kullanmaya zorlanması, sadece yakıt parasının ödenmesiyle hukuka uygun hale gelmez.
Müşteri temsilcilerine, tahsilat birimlerine veya pazarlamacılara şirket hattı (kurumsal hat) tahsis edilmeyip şahsi numaralarından arama yapmalarının istenmesi çok boyutlu bir hukuk ihlalidir.
Şahsi aracını veya telefonunu kullanmaya zorlanan, yıpranma payları ve fatura giderleri ödenmeyen işçi, sırf bu nedene dayanarak iş sözleşmesini tek taraflı olarak Haklı Nedenle (Tazminatlı Olarak) feshedebilir.
Soru 1: Pazarlamacı olarak işe girdim. Patron 'Şirket aracı yok, kendi aracınla gez, fiş getirirsen sadece benzini öderim' diyor. Arabamın bakımları ve eskimesi ne olacak?
Cevap: Türk Borçlar Kanunu Madde 413 uyarınca, işveren şahsi aracınızı iş için kullanıyorsa sadece yakıtı değil, aracın işteki kullanım orantısına göre periyodik bakımını, kaskosunu ve 'Amortisman (Yıpranma) Payını' da ödemek zorundadır. Bunu ödememesi, İş Kanunu m. 24/II kapsamında sizin için 'Haklı Nedenle Fesih' (Kıdem tazminatını alarak ayrılma) sebebidir.
Soru 2: Çağrı merkezinde evden (home-office) çalışıyorum. Şirket telefon vermedi, kendi şahsi hattımdan müşterileri arıyorum ve fatura bana giriyor. İtiraz etme hakkım var mı?
Cevap: Kesinlikle itiraz etme hakkınız vardır. Şirket, işin görülmesi için gerekli iletişim araçlarını temin etmek zorundadır. Şahsi numaranızı gizlilik ihlali nedeniyle kullanmak zorunda değilsiniz. Kendi hattınızdan yaptığınız aramaların fatura bedellerini (geçmişe dönük olarak) şirketten talep edebilir, ödenmemesi halinde haklı fesih yaparak tazminatlarınızı alabilirsiniz.
Soru 3: Şahsi aracımla şirketin kargolarını dağıtırken kaza yaptım, araçta 50.000 TL masraf var. Patron 'Araba senin, beni ilgilendirmez' diyor. Masrafı kime ödeteceğim?
Cevap: Borçlar Kanunu Madde 414/3 çok açıktır: İşçinin işi ifası sırasında kendi aracında meydana gelen hasar ve kaza riskleri işverene aittir (işçinin kastı veya ağır kusuru yoksa). İşveren bu 50.000 TL'lik onarım bedelini ve araçta oluşan değer kaybını size ödemek zorundadır. Ödemezse İş Mahkemesinde 'Alacak ve Tazminat' davası açarak kuruşu kuruşuna tahsil edebilirsiniz.
(Aşağıdaki belge, şahsi aracını ve cep telefonunu şirket işlerinde kullanmaya zorlanan, ancak yıpranma (amortisman) ve iletişim giderleri ödenmeyen işçinin sözleşmesini feshettikten sonra İş Mahkemesine sunacağı dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA/ANKARA] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (İŞVEREN): [Çalıştığınız Şirketin Tam Unvanı A.Ş.] ADRES: [Şirket Merkezi Adresi]
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2026/... Arabuluculuk (Anlaşamama Son Tutanağı Ektedir)
KONU: Müvekkilin iş sözleşmesini, şahsi aracını ve şahsi telefon hattını işyeri faaliyetlerinde kullanmaya zorlanması ve buna dair yıpranma/gider paylarının (TBK m.413-414) ödenmemesi sebebiyle İş Kanunu m. 24/II-e kapsamında haklı nedenle feshettiğinin tespitiyle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 100.000 TL] KIDEM TAZMİNATININ ve [Örn: 50.000 TL] ARAÇ YIPRANMA VE İLETİŞİM GİDERİ ALACAĞININ temerrüt/fesih tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davamızın KABULÜ ile, müvekkilin iş sözleşmesini İş Kanunu m. 24/II kapsamında haklı nedenle feshettiğinin tespitine, 2- Belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik [100.000 TL] KIDEM TAZMİNATININ, fesih tarihi olan .../.../2026 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 3- Hesap edilecek şimdilik [50.000 TL] ARAÇ YIPRANMA (AMORTİSMAN) VE İLETİŞİM GİDERİ ALACAĞININ muacceliyet tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 27/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)