Avukat Sami Işılak Logo
Sigorta Hukuku·İdare Hukuku·Tazminat Hukuku

Sel Hasarlı Araç: Kasko ve İdare Davası | Av. Sami IŞILAK

15 Ekim 2026·Avukat Sami IŞILAK

Kent merkezlerinde yaşanan şiddetli yağışlar ve altyapı yetersizlikleri sonucunda meydana gelen sel felaketlerinde, yüzlerce araç sular altında kalarak ağır maddi hasara uğramakta veya pert olmaktadır. Zorunlu trafik sigortası kişinin kendi aracındaki sel hasarını karşılamadığından, mağdur araç sahiplerinin başvurabileceği iki temel hukuki yol bulunmaktadır: Kasko sigortası ve idarenin (Belediye, Su ve Kanalizasyon İdaresi, Karayolları) hizmet kusuru sorumluluğu. Kasko şirketleri uygulamada sıklıkla 'sürücünün suya bilerek girdiği ve marşa basarak hidrostatik kilitlenmeye (motor hasarına) yol açtığı' gerekçesiyle ödemeyi reddetmektedir. Ancak Yargıtay içtihatları ve TTK Madde 1409 uyarınca, kaçınma imkanı olmayan selde suya girilmesi teminat dışı sayılamaz ve ağır kusuru ispat yükü sigorta şirketindedir; bu ret kararlarına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Kaskosu bulunmayan veya değer kaybı yaşayan araç sahipleri ise, yağmur suyu drenaj kanallarını ve mazgalları temiz tutmayan belediyelere ve su idarelerine karşı İYUK Madde 13 kapsamında idari başvuru yaparak İdare Mahkemesinde 'Tam Yargı (Tazminat) Davası' açabilirler. Danıştay kararlarına göre, önceden meteorolojik uyarısı yapılan yağışlarda idarenin 'mücbir sebep' savunması kabul edilmemektedir. Bu makalede, sel hasarlarında delil tespiti, kasko tahkim süreci ve idareye karşı açılacak tazminat davaları yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

sel-hasarli-arac-kasko-odemesi-belediye-tam-yargi-tazminat-davasi

Sel ve Su Baskınlarında Araç Hasarlarının Hukuki Boyutu

Büyükşehirler başta olmak üzere kent merkezlerinde meydana gelen şiddetli yağışlar; yağmur suyu drenaj hatlarının yetersiz kalması, mazgalların tıkanması, dere yataklarının taşması ve alt geçitlerdeki deşarj pompalarının devreye girmemesi sonucunda ağır sel ve su baskını felaketlerine dönüşmektedir. Nitekim dün İstanbul'da yaşanan sel felaketinde de görüldüğü üzere, yüzlerce araç cadde üzerinde seyir halindeyken, alt geçitlerde veya binaların zemin altı otoparklarında park halindeyken suya gömülerek ağır maddi hasara uğramış, pek çok araç ise "tam hasar (pert)" statüsüne düşmüştür.

Sel sularına kapılan veya su altında kalan bir otomobilin elektronik beyin aksamı, iç döşemeleri ve mekanik parçaları yüksek maliyetli onarımlar gerektirmekte, aracın ikinci el piyasa değerinde de ciddi bir kayıp meydana gelmektedir. Bu noktada araç sahiplerinin bilmesi gereken ilk temel kural; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının (Trafik Sigortası) yalnızca üçüncü kişilere verilen zararları karşıladığı, araç sahibinin kendi aracında sel veya doğal afet nedeniyle oluşan hasarları kesinlikle karşılamadığıdır.

Sel nedeniyle aracı zarar gören vatandaşların zararlarını tazmin edebilecekleri iki temel hukuki muhatap bulunmaktadır: Aracın poliçesi mevcutsa Kasko Sigorta Şirketi, kasko poliçesi bulunmuyorsa (veya kasko tarafından karşılanmayan değer kaybı/muafiyet zararları mevcutsa) altyapı ve drenaj görevini ihmal eden İdare (Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyesi, Su ve Kanalizasyon İdaresi veya Karayolları). Bu makalede; sel hasarlarında kasko şirketlerinin "motor kilitlenmesi (suya girme)" gerekçeli ret kararlarına karşı Sigorta Tahkim başvuruları ile altyapı kusuru bulunan belediyelere karşı İdare Mahkemelerinde açılacak "Tam Yargı (Tazminat) Davası" süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.


1. Kasko Sigortasından Tazminat Talebi ve "Suya Girme (Hidrostatik Kilitlenme)" Uyuşmazlığı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca; "Seylap (Sel) ve Su Baskını" teminatı, standart (dar kasko hariç) kasko poliçelerinin kapsamı içerisindedir. Ancak sel felaketlerinin ardından kasko şirketlerine yapılan başvurularda, özellikle motor hasarları yönünden standartlaşmış ret kararlarıyla karşılaşılmaktadır.

  • Sigorta Şirketlerinin Ret Gerekçesi (Hasarı Büyütme İddiası): Aracın hava filtresinden yanma odasına su girmesi sonucunda piston kollarının eğilmesi veya motor bloğunun kırılması, teknik olarak "Hidrostatik Kilitlenme (Hydrolock)" olarak adlandırılır. Sigorta şirketleri; sürücünün su birikintisine bilerek ve kendi iradesiyle girdiğini yahut su içinde stop eden aracı tekrar çalıştırmak için marşa basarak TTK Madde 1448 kapsamındaki "zararı önleme ve azaltma yükümlülüğünü" kasten ihlal ettiğini ileri sürerek motor hasarını ödemeyi reddetmektedir.
  • Yargıtay İçtihatları ve İspat Yükü (TTK Madde 1409): Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (ve güncel 4. Hukuk Dairesi) ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetlerinin yerleşik kararlarına göre; seyir halindeyken aniden bastıran yağışta, kaçış imkanı bulunmayan bir trafikte veya önündeki aracın peşinden alt geçide giren sürücünün "kasten suya girdiği" kabul edilemez.
  • TTK Madde 1409/2 uyarınca, hasarın teminat dışı kaldığını veya sürücünün ağır kusuruyla marşa basarak motor hasarına bizzat sebebiyet verdiğini ispat yükü sigorta şirketine aittir. Sigorta eksperinin yalnızca varsayıma dayalı olarak "Sürücü su birikintisine girmiş ve marşa basmıştır" şeklindeki soyut tespiti hukuken geçerli değildir. Sürücünün suyu aşabileceği öngörüsüyle hareket etmesi "kasıt" değil, en fazla "basit kusur" olup kasko teminatını ortadan kaldırmaz.
  • Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu: Kasko şirketi hasar başvurusunu reddeder veya aracın güncel rayiç değerinin çok altında bir "pert (sovtaj)" bedeli teklif ederse; sigortalı, şirkete yapacağı yazılı başvurunun reddedilmesi (veya 15 iş günü cevapsız bırakılması) üzerine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak ortalama 4 ila 6 ay içerisinde hasar bedelini yasal/avukatı aracılığıyla ticari faiziyle birlikte tahsil edebilir.

2. İdarenin (Belediye, İSKİ ve Karayolları) "Hizmet Kusuru" Sorumluluğu

Aracın kasko sigortasının hiç bulunmadığı, kasko poliçesinde "sel/su baskını muafiyeti" olduğu için kesinti yapıldığı veya kaskonun karşılamadığı "Araç Değer Kaybı" ile "Kazanç Kaybı (Ticari Araçların Yattığı Günler)" gibi zararların doğduğu hallerde, doğrudan ilgili kamu idarelerinin tazminat sorumluluğu gündeme gelir.

  • Anayasal ve Yasal Dayanak: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrası; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmünü amirdir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili Su ve Kanalizasyon İdareleri (İSKİ, ASKİ, KOSKİ vb.) kuruluş kanunları uyarınca; kent içi yolların yağmur suyu drenaj kanallarını inşa etmek, mazgalların ve ızgaraların periyodik temizliğini yapmak, dere yataklarını ıslah etmek ve su basma riski bulunan alt geçitlerde gerekli uyarı/kapatma önlemlerini almak idarenin asli görevidir.
  • Hizmet Kusuru Kavramı: İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu altyapı ve drenaj hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi "Hizmet Kusuru" teşkil eder. Bir caddenin veya alt geçidin her şiddetli yağışta göle dönmesi, rögarların suyu çekmek yerine dışarıya su fışkırtması, idarenin o bölgedeki altyapıyı nüfus ve yapılaşma yoğunluğuna uygun kurmadığının (hizmet kusurunun) doğrudan kanıtıdır.
  • Müşterek Hasımlık: Sel baskınının gerçekleştiği yolun niteliğine göre; ana arterlerde ve bulvarlarda Büyükşehir Belediyesi ile bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi (Örn: İSKİ), ara sokaklarda İlçe Belediyesi, otoyol ve devlet yollarında ise Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) müştereken sorumlu tutulmaktadır.

3. İdarenin "Mücbir Sebep (Afet)" Savunması ve Danıştay Kriterleri

Sel felaketleri sonrasında belediyelere yapılan tazminat başvurularının tamamına yakını, idarelerin hukuk müşavirlikleri tarafından "Yağış miktarı mevsim normallerinin çok üzerindeydi, yaşanan olay doğal afettir (mücbir sebeptir), idaremizin kusuru yoktur" gerekçesiyle reddedilmektedir. Ancak Danıştay 8. ve 10. Dairelerinin istikrar kazanmış içtihatları, idarenin mücbir sebep savunmasını çok sıkı şartlara bağlamıştır:

  1. Öngörülebilirlik ve Meteorolojik Uyarı: Mücbir sebebin en temel unsuru "öngörülemezlik" ve "önlenemezlik"tir. Eğer Meteoroloji Genel Müdürlüğü veya AFAD, sel felaketinden günler veya saatler önce ilgili şehir için "kuvvetli yağış / sarı veya turuncu kodlu uyarı" yayımlamışsa, artık bu yağış idare açısından öngörülemez bir olay değildir.
  2. Önlem Alma Yükümlülüğü: Meteorolojik uyarıya rağmen yağmur öncesi mazgal ağızlarını temizlemeyen, kritik alt geçitlerde motopomp ve vidanjör hazır bulundurmayan, su seviyesi yükselen alt geçitlerin girişini bariyerle veya zabıta/polis vasıtasıyla trafiğe kapatmayan idare, yağış ne kadar şiddetli olursa olsun "mücbir sebep" arkasına sığınamaz. Danıştay kararlarına göre, altyapı yetersizliği ile şiddetli yağışın birleştiği durumlarda idare tam veya kusuru oranında tazminat ödemekle yükümlüdür.

4. Sel Anında ve Sonrasında Delil Tespiti (İspat Araçları)

Gerek kasko tahkim başvurusunda gerekse İdare Mahkemesinde açılacak tam yargı davasında davanın kazanılması, olay günü toplanacak delillerin eksiksiz olmasına bağlıdır. Araç sahiplerinin izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  • İtfaiye ve Polis/Zabıta Tutanağı: Olay anında 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak itfaiye veya kolluk kuvvetlerinden yardım istenmeli; aracın hangi cadde/alt geçitte veya otoparkta, hangi saatte sel suyuna maruz kaldığına dair resmi İtfaiye Su Baskını Raporu veya Polis Görgü ve Tespit Tutanağı düzenletilmelidir.
  • Görsel Kayıtlar ve Çekici Faturası: Aracın su içindeki durumu, suyun yükseldiği seviye, çevredeki tıkalı mazgallar ve yolda herhangi bir "Girilmez / Su Baskını" uyarı levhasının bulunmadığı cep telefonu kamerasıyla video ve fotoğraf olarak kaydedilmelidir. Aracın olay yerinden servise götürüldüğünü kanıtlayan kurtarıcı/çekici faturası (üzerinde çekildiği saat ve konum yazılı olarak) mutlaka alınmalıdır.
  • Sulh Hukuk Mahkemesinde Delil Tespiti (HMK Madde 400): Aracın kaskosu yoksa, araç serviste onarıma başlanmadan (veya hurdaya ayrılmadan) önce nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak "Delil Tespiti" istenmelidir. Mahkemece atanan makine mühendisi bilirkişi aracı serviste inceler; hasarın sel suyundan kaynaklandığını, değişmesi gereken parçaları, işçilik tutarını (veya aracın pert olduğunu) ve araçta oluşan değer kaybını resmi rapora bağlar.

5. İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası Usulü ve Süreler (İYUK Madde 13)

Belediyeye veya İSKİ'ye karşı doğrudan doğruya tazminat davası açılamaz; İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 13'te öngörülen "İdari Başvuru (Ön Karar)" prosedürünün tüketilmesi dava şartıdır.

  1. İdareye Zorunlu Başvuru Süresi: Zarar gören araç sahibi, sel eylemini ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idarelere (Örneğin hem Büyükşehir Belediyesine hem de Su ve Kanalizasyon İdaresine) yazılı bir dilekçeyle başvurarak zararının ödenmesini talep etmelidir.
  2. Cevap Süresi (30 Gün) ve Dava Açma Süresi (60 Gün): İdare, başvurunun kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde talebi yazılı olarak reddederse, bu ret yazısının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Eğer idare 30 gün boyunca hiçbir cevap vermezse, 30. günün sonunda talep "zımnen (örtülü olarak) reddedilmiş" sayılır ve bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlar.
  3. Görevli ve Yetkili Mahkeme: Dava, sel olayının meydana geldiği yerdeki İdare Mahkemesinde "Tam Yargı (Maddi Tazminat) Davası" olarak açılır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sel Hasarlı Araç Tazminatı

Soru 1: Dün yaşanan selde aracım sokakta park halindeyken sular altında kaldı. Sadece Zorunlu Trafik Sigortam var, kaskom yok. Sigortadan para alabilir miyim?

Cevap: Hayır. Zorunlu Trafik Sigortası yalnızca sizin kusurunuzla bir başka araca veya üçüncü kişiye verdiğiniz zararları karşılar; kendi aracınızda meydana gelen sel, dolu veya kaza hasarlarını ödemez. Kaskonuz bulunmadığı için zararınızı, o sokaktaki yağmur suyu tahliye kanallarını ve mazgalları yeterli yapmayan Belediye ve Su/Kanalizasyon İdaresine karşı İdare Mahkemesinde "Tam Yargı Davası" açarak talep edebilirsiniz.

Soru 2: Seyir halindeyken alt geçitte su biriktiğini fark ettim ama arkamdan gelen trafik nedeniyle duramadım. Suya girince aracım stop etti, ben de marşa basmadım. Kasko şirketi 'Suya bilerek girdiniz' diyerek motor hasarını reddetti. Haklılar mı?

Cevap: Haksızdırlar. Yargıtay içtihatları uyarınca, akan trafikte kaçınma imkanı bulunmayan veya suyun derinliğini öngöremeyerek alt geçide giren sürücünün hasara kasten sebebiyet verdiği kabul edilemez. Sürücünün suyu görünce tekrar marşa basarak hasarı kasten büyüttüğünü ispat yükü (TTK m. 1409) sigorta şirketindedir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak onarım veya pert bedelini faiziyle tahsil edebilirsiniz.

Soru 3: Oturduğum apartmanın veya AVM'nin kapalı otoparkını sel bastı ve aracım pert oldu. Kaskom yok, kimden tazminat isteyebilirim?

Cevap: Kapalı otopark su baskınlarında sorumluluk iki yönlüdür. Eğer su baskını caddedeki ana rögarın geri tepmesinden ve belediye altyapısının yetersizliğinden kaynaklanmışsa İdare (Belediye/İSKİ) sorumludur. Ancak binanın kendi su tahliye pompalarının (dalgıç pompaların) çalışmaması, çekvalf (geri tepme valfi) takılmaması veya otopark giriş eğiminin imara aykırı yapılması söz konusuysa; Türk Borçlar Kanunu Madde 69 (Yapı Malikinin Kusursuz Sorumluluğu) uyarınca bina/site yönetimi, müteahhit veya AVM işletmesi zarardan doğrudan sorumludur.


Örnek Belge: Sel ve Su Baskını Nedeniyle Zarar Gören Araç İçin İdare Mahkemesinde Açılacak Tam Yargı (Maddi Tazminat) Dava Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, altyapı ve yağmur suyu drenaj yetersizliği (hizmet kusuru) nedeniyle meydana gelen sel felaketinde aracı zarar gören veya pert olan araç sahibinin, İYUK m. 13 uyarınca idareye yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesine sunacağı Tam Yargı davası dilekçesi taslağıdır.)

[İSTANBUL / KONYA] NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

DAVALILAR: 1- [... Büyükşehir Belediye Başkanlığı] 2- [... Su ve Kanalizasyon İdaresi (Örn: İSKİ / KOSKİ) Genel Müdürlüğü]

KONU: Davalı idarelerin bakım, onarım ve gözetim sorumluluğunda bulunan cadde/alt geçitteki yağmur suyu drenaj altyapısının yetersizliği ve mazgalların tıkalı olması (hizmet kusuru) nedeniyle 14/10/2026 tarihinde meydana gelen sel baskınında hasar gören müvekkile ait [Plaka No] plakalı araçta oluşan; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [Örn: 350.000 TL] onarım bedeli ve [Örn: 100.000 TL] araç değer kaybı olmak üzere toplam 450.000 TL Maddi Tazminatın, idareye başvuru tarihi olan .../.../2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir.

İDARİ BAŞVURU VE RED TARİHİ: Başvuru: .../.../2026 - Ret Tebliği (veya Zımni Ret): .../.../2026

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil, [Plaka No] plakalı, [Marka/Model] model otomobilin ruhsat sahibidir. 14/10/2026 tarihinde [İl, İlçe, Mahalle, Cadde/Alt Geçit Adı] mevkiinde meydana gelen yağış sırasında, davalı idarelerin sorumluluk alanında bulunan caddedeki yağmur suyu tahliye kanallarının (mazgalların) suyu çekmemesi ve rögarların taşması sonucunda oluşan su baskınında müvekkilin aracı sular altında kalarak ağır hasara uğramıştır. (İtfaiye su baskını raporu, olay yeri fotoğrafları ve çekici faturası Ek-1'dedir).
  2. Olayın hemen ardından [... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/... D.İş] sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti ve makine mühendisi bilirkişi incelemesi sonucunda; aracın motor ve elektronik aksamının su alması nedeniyle [350.000 TL] hasar onarım maliyetinin doğduğu ve araçta [100.000 TL] ikinci el piyasa değer kaybı meydana geldiği resmi olarak tespit edilmiştir. (Delil tespiti bilirkişi raporu ve servis faturaları Ek-2'dedir). Müvekkilin aracına ait kasko sigorta poliçesi bulunmamaktadır (Veya: Kasko tarafından karşılanmayan değer kaybı/muafiyet zararı talep edilmektedir).
  3. 2577 sayılı İYUK Madde 13 uyarınca .../.../2026 tarihinde davalı idarelere yapılan yazılı tazminat başvurumuz, davalı idarelerin .../.../2026 tarihli işlemiyle "yağışın mücbir sebep olduğu" gerekçesiyle haksız olarak reddedilmiştir. (İdari başvuru dilekçesi ve ret cevabı Ek-3'tedir).
  4. Davalı idarelerin mücbir sebep savunması hukuki dayanaktan yoksundur. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından olay tarihinden günler önce ilgili bölge için kuvvetli yağış uyarısı yayımlanmıştır. Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca; önceden tahmin edilen ve uyarı yapılan bir yağış "öngörülemez" nitelikte olmadığından mücbir sebep kabul edilemez.
  5. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince; şehir içi yolları su baskınlarına dayanıklı inşa etmek, yağmur suyu deşarj kanallarını ve ızgaraları temiz tutmak, su basma tehlikesi bulunan yolları trafiğe kapatarak sürücüleri uyarmak davalı idarelerin yasal görevidir. Olay günü mazgalların tıkalı olması, su tahliye pompalarının çalışmaması ve yolda hiçbir uyarıcı önlem alınmaması davalı idarelerin açık Hizmet Kusurunu ortaya koymaktadır. Anayasa Madde 125 uyarınca idare, hizmet kusuruyla sebebiyet verdiği bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davamızın KABULÜ ile; davalı idarelerin ağır hizmet kusuru neticesinde müvekkilin aracında meydana gelen [350.000 TL] hasar onarım bedeli ve [100.000 TL] araç değer kaybı olmak üzere toplam 450.000 TL MADDİ TAZMİNATIN, idareye ön başvuru tarihi olan .../.../2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile ÖDENMESİNE, 2- Sulh Hukuk Mahkemesi delil tespiti giderleri de dahil olmak üzere tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı idarelere yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.

TARİH: 15/10/2026

DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)