Bir sabah kapınıza gelen icra ödeme emriyle, hayatınızda hiç tanımadığınız birine karşı milyonlarca lira borçlu olduğunuzu ve borcun dayanağının altındaki 'sizin imzanızı' taşıyan bir senet olduğunu öğrenmek büyük bir hukuki şoktur. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan bu icra takiplerinde, İcra ve İflas Kanunu Madde 168 uyarınca 'İmzaya İtiraz' edebilmeniz için sadece 5 günlük kesin bir süreniz bulunmaktadır. 5 gün geçtikten sonra itiraz ederseniz, senedin sahte olduğu kanıtlansa dahi mahkeme itirazınızı usulden reddeder ve mallarınıza haciz konulur. İcra müdürlüğüne dilekçe vermek takibi durdurmaz; mutlaka İcra Hukuk Mahkemesinde dava açmalı ve hakemden 'Takibin Geçici Olarak Durdurulması' kararı talep etmelisiniz. Mahkeme, önceki tarihlerde bankalara veya noterlere attığınız ıslak imzaları celp ederek Adli Tıp Kurumu Kriminal Dairesinde imza incelemesi yaptırır. İmzanın sahte (taklit) olduğu ispatlandığında takip iptal edilir ve sizi mağdur etmeye çalışan kötü niyetli alacaklı asıl borcun %20'si oranında tazminat ve %10 oranında para cezası ödemeye mahkûm edilir. Ayrıca bu eylem Türk Ceza Kanunu kapsamında 'Resmi Belgede Sahtecilik' (TCK m.210) suçu teşkil eder ve fail hapis cezasıyla yargılanır. Bu makalemizde, 5 günlük süreyi kaçıranlar için Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak 'Menfi Tespit Davası' usullerini, kriminal (grafolojik) inceleme aşamalarını ve İcra Hukuk Mahkemesine sunulacak itiraz dilekçesinin detaylarını salt hukuki bir perspektifle inceliyoruz.

Günlük hayatın sıradan bir gününde, kapınızı çalan bir postacının elinize tutuşturduğu "Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Ödeme Emri" zarfı, şüphesiz ki bir insanın yaşayabileceği en büyük hukuki şoklardan biridir. Zarfı açtığınızda, hayatınızda hiç görmediğiniz bir şahsa veya şirkete milyonlarca lira borçlu olduğunuzu ve bu borcun dayanağının da altında "sizin imzanızın" bulunduğu bir bono (senet) olduğunu görürsünüz. "Ben böyle bir senede asla imza atmadım" şeklindeki haklı isyanınız, ne yazık ki icra dairesinin çarklarını kendiliğinden durdurmaya yetmez.
Türk İcra ve İflas Hukuku, ticari hayatın hızını korumak adına kambiyo senetlerine (çek, poliçe, bono) devasa bir tahsilat gücü ve ayrıcalık tanımıştır. İcra müdürü, eline gelen senedin altındaki imzanın gerçekten size ait olup olmadığını veya o senedin sahte olup olmadığını araştırmakla görevli değildir; senedin şekil şartlarına bakar ve ödeme emrini gönderir. Sizin bu sahte kurguyu durdurabilmek ve malvarlığınıza (evinize, maaşınıza, banka hesaplarınıza) haciz konulmasını engellemek için önünüzde sadece saatlerle yarışacağınız kısacık bir yasal süre bulunmaktadır.
Senedin sahte olması, imzanın taklit edilmesi veya boş bir kâğıda attığınız imzanın üstünün sonradan senet formunda doldurulması, sadece İcra ve İflas Kanunu'nu (İİK) ilgilendiren bir tazminat meselesi değil; aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında faillerin yıllarca hapis yatmasını gerektiren "Resmi Belgede Sahtecilik" suçudur. Bu makalede; sahte imza ile başlatılan icra takiplerinde 5 günlük hayati sürenin önemini, İcra Hukuk Mahkemelerinde açılacak İmzaya İtiraz davasının usulünü, takibin nasıl geçici olarak durdurulacağını, Adli Tıp Kurumu kriminal imza inceleme süreçlerini ve sahteciliği yapan kötü niyetli alacaklıya karşı hükmedilecek %20 icra inkar tazminatı ile %10 para cezasını tüm hukuki derinliğiyle inceliyoruz.
Sahte bir senetle icra takibi başlatıldığında, zaman kavramı aleyhinize işleyen en acımasız düşmandır.
Halk arasında en sık düşülen yanılgı, icra dairesine gidip "Bu imza benim değil" diye dilekçe vererek takibin durdurulacağının sanılmasıdır. İlamsız takiplerin aksine, kambiyo (senet) takiplerinde icra dairesine yapılan itirazın hiçbir hukuki geçerliliği yoktur.
İcra Hukuk Mahkemesindeki davanın kalbi, senedin üzerindeki o mürekkepli izin size ait olup olmadığının bilimsel olarak kanıtlanmasıdır. Hâkim kendi gözlemiyle karar vermez, dosyayı uzman kurumlara (Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi, Jandarma Kriminal veya Polis Kriminal Laboratuvarları) gönderir.
A) Mukayeseye (Karşılaştırmaya) Esas Belgelerin Toplanması: İmzanın sahte olduğunu kanıtlamak için, senedin düzenlenme tarihinden daha "önceki" tarihlerde resmi kurumlara attığınız ıslak imzalar mahkemece celp edilir.
B) İsticvap (Huzurda İmza Alınması): Hâkim, duruşma esnasında sizi bizzat mahkeme kürsüsüne çağırarak, ayakta, oturarak, sağ elle ve sol elle boş kâğıtlara ve senet örneklerine onlarca imza atmanızı ister. Bu işleme 'isticvap' denir ve alınan bu "huzurdaki imzalar" da incelenmek üzere rapora eklenir.
C) Kriminal İnceleme: Uzman grafologlar (yazı ve imza bilimciler), mikroskobik incelemelerle; kalemin kâğıda yaptığı basıncı (fülaj), harflerin dönüş açılarını, başlangıç ve bitiş noktalarındaki mürekkep yoğunluğunu analiz eder. Şayet raporda "Senet üzerindeki imzanın davacı borçlunun el ürünü OLMADIĞI tespit edilmiştir" ibaresi yer alırsa, dava kazanılmış demektir. Mahkeme itirazınızı kabul eder ve icra takibini tamamen iptal eder (durur).
Türk Hukuku, insanları sahte senetlerle icraya vererek hayatlarını karartan kötü niyetli alacaklılara karşı son derece ağır mali yaptırımlar öngörmüştür.
Sahte bir senedin icraya konulması, sadece bir para ihtilafı değil, Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanına giren vahim bir suçtur.
Eğer postacı tebligatı muhtara bıraktıysa ve siz icra takibinden 5 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra haberdar olduysanız, İcra Hukuk Mahkemesinin kapıları size kapanmıştır.
Soru 1: İş başvurusu (veya ev kiralama) sırasında bana boş bir kağıda imza attırdılar, şimdi o kağıdı 2 Milyon TL'lik senet yapıp icraya koymuşlar. İmzaya itiraz edebilir miyim?
Cevap: Hukuken durumunuz son derece kritiktir. İmzaya itiraz davasında kriminal inceleme sadece "o imzanın size ait olup olmadığına" bakar. İmza gerçekten sizin elinizden çıkmışsa (boş kağıda atılmış olsa bile) İcra Mahkemesi itirazınızı reddeder ve %20 tazminata mahkum olursunuz. Boş kağıdın sonradan doldurulduğu (Açığa İmzanın Kötüye Kullanıldığı) iddiası İcra Mahkemesinde değil, mutlaka Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesinde 'Menfi Tespit Davası' açılarak yazılı delillerle ispat edilmek zorundadır.
Soru 2: Kardeşim/Eşim benim adıma senet düzenleyip imzamı taklit etmiş. Senedi alan kişi icraya verdi. İcra mahkemesi iptal ederse kardeşim ceza alır mı?
Cevap: Evet. İmzaya itirazınız kabul edildiğinde icra takibi durur ve şahsınız kurtulur. Ancak sahtecilik fiili bir Cumhuriyet Savcılığı şikayetine konu olduğunda, imzanın kardeşiniz/eşiniz tarafından taklit edildiği (kriminal raporla veya itirafla) sabit olursa, TCK m.210 uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan akrabanız hakkında ağır ceza davası açılır ve kamu davası yürütülür.
Soru 3: Senette imza bana ait ama adım soyadım veya üzerindeki tutar/tarih kısımları başka bir el yazısıyla (başka bir kalemle) doldurulmuş. Bu senedi geçersiz kılar mı?
Cevap: Hayır, kılmaz. Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Yargıtay içtihatlarına göre, senedin ön yüzündeki isim, miktar ve tarih gibi unsurların bizzat imza atan kişi (borçlu) tarafından doldurulması şart değildir. Senedi alan alacaklı veya başkası da yazıları doldurabilir. Hukuken bağlayıcı olan tek şey 'İmzanın' bizzat sizin elinizin ürünü olmasıdır. Farklı el yazısı senedi sahte yapmaz.
(Aşağıdaki belge, şahsı aleyhine sahte bir kambiyo senedine dayanılarak icra takibi başlatıldığını ödeme emri tebligatı ile öğrenen mağdurun, 5 GÜNLÜK yasal süre içerisinde İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak takibin durdurulması ve iptali talebiyle sunacağı resmi dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
(İCRANIN GEÇİCİ DURDURULMASI TALEPLİDİR)
İTİRAZ EDEN (DAVACI / BORÇLU): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
KARŞI TARAF (DAVALI / ALACAKLI): [Alacaklı Görünen Şahıs veya Şirket Adı]
İCRA DOSYA NO: [Örn: Konya ... İcra Müdürlüğü 20../... Esas]
TEBLİĞ TARİHİ: .../.../20.. (Ödeme Emri Tebliğ Tarihi)
KONU: İİK Madde 168/4 ve Madde 170 hükümleri uyarınca; Konya ... İcra Müdürlüğünün 20../... E. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu senet (bono) altındaki İMZAYA İTİRAZIMIZIN kabulü ile öncelikle takibin GEÇİCİ OLARAK DURDURULMASINA, yargılama neticesinde takibin İPTALİNE ve davalı alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan emredici yasal nedenlerle ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek hususlar ışığında; 1- Telafisi imkânsız maddi/manevi zararların doğmasını engellemek adına öncelikle duruşma günü beklenmeksizin İCRA TAKİBİNİN GEÇİCİ OLARAK DURDURULMASINA (Tedbir Kararı Verilmesine), 2- Adli Tıp ve kriminal incelemeler neticesinde imzanın müvekkile ait olmadığının tespiti ile İMZAYA İTİRAZIMIZIN KABULÜNE ve müvekkil yönünden İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE (Durdurulmasına), 3- Senedi icraya koyan kötü niyetli alacaklı aleyhine, İİK m. 170/4 uyarınca asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere KÖTÜNİYET (İCRA İNKÂR) TAZMİNATINA ve ayrıca asıl alacağın %10’u oranında PARA CEZASINA hükmedilmesine, 4- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
İTİRAZ EDEN (DAVACI) VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)