Trafik sigortası olmaksızın trafiğe çıkmak ve bir kazaya karışmak, salt idari yaptırımları aşan çok ağır hukuki sorumluluklar doğurmaktadır. Sigortasız bir aracın karıştığı yaralanmalı veya ölümlü kazalarda, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca mağdurun hastane masrafları ve maluliyet tazminatı devlet güvencesindeki 'Güvence Hesabı' tarafından ödenmektedir. Ancak kurum, mağdura yaptığı bu yüklü ödemeyi hibe etmez; halefiyet ilkesi gereği mağdurun hukuki haklarını devralarak, ödediği tazminatı yasal faiziyle birlikte kusurlu araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine 'rücu' eder. Doğrudan icra müdürlükleri kanalıyla başlatılan ilamsız takiplerde borçluya gönderilen ödeme emrine 7 gün içerisinde usulüne uygun itiraz edilmemesi halinde, borçlunun tüm malvarlığına haciz tatbik edilmektedir. Borçluların kusur oranına veya hatalı aktüerya hesaplamalarına karşı icra dairesine itiraz etme ve açılacak itirazın iptali davalarında kendilerini savunma hakları bulunmaktadır. Bu makalede, Güvence Hesabının işleyişi, rücu davalarının usuli esasları, müteselsil sorumluluk ve itiraz dilekçesi hazırlanması süreçleri hukuki bir çerçevede değerlendirilmektedir.

Karayolları Trafik Kanunu (KTK) Madde 85 uyarınca, motorlu bir aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni (ruhsat sahibi) ve sürücüsü doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır. Bu ağır sorumluluğun ekonomik yıkımlara yol açmasını önlemek ve trafik kazası mağdurlarını korumak amacıyla "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası)" yaptırılması kanuni bir zorunluluktur.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumların başında, araç sahiplerinin poliçe yenileme tarihlerini kaçırmaları veya prim maliyetlerinden kaçınmak amacıyla sigortasız şekilde trafiğe çıkmaları gelmektedir. Sigortasız bir araçla ölümlü veya yaralanmalı bir kazaya karışılması halinde, mağdurun bedensel zararları ile tedavi giderleri sahipsiz kalmamaktadır. Türk Hukukunda mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla kurulan "Güvence Hesabı", sigortası bulunmayan aracın neden olduğu bedensel zararları (hastane masrafları, sürekli sakatlık/maluliyet tazminatı ve destekten yoksun kalma tazminatı) üstlenmektedir.
Ancak Güvence Hesabının bu ödemeyi yapması, sigortasız araç malikini ve sürücüsünü hukuki sorumluluktan kurtarmaz. Aksine, mağdura ödeme yapan kurum, ödediği meblağı yasal faiziyle birlikte kusurlu araç sahibinden ve sürücüsünden geri almak (rücu etmek) üzere hukuki süreç başlatır. Bu makalede; Güvence Hesabının rücu mekanizması, halefiyet ilkesi, ilamsız icra takip süreçleri ve borçluların kusur veya aktüerya hesaplamalarına karşı başvurabilecekleri yasal itiraz yolları objektif bir çerçevede incelenmektedir.
Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, trafik kazası mağdurlarının yasal koruyucusu statüsündedir. Kurumun devreye girdiği başlıca haller şunlardır:
Güvence Hesabı, kural olarak yalnızca bedensel zararları (yaralanma, sakat kalma, ölüm) ve tedavi giderlerini karşılar. Mağdurun aracında meydana gelen maddi hasarlar (kaporta, motor hasarı vs.) kural olarak Güvence Hesabının teminat kapsamında değildir.
Güvence Hesabı, mağdurun veya hak sahiplerinin (vefat halinde mirasçıların) başvurusunu değerlendirerek, tarafların kusur oranlarına ve aktüerya uzmanları tarafından hazırlanan tazminat raporlarına göre yüklü bir ödeme gerçekleştirir.
Kurum, ödeme yaptıktan sonra uzun mahkeme süreçleriyle vakit kaybetmeksizin doğrudan İcra Müdürlükleri vasıtasıyla harekete geçer.
Kendisine rücu kapsamında ödeme emri tebliğ edilen sürücü veya işletenin, borcun esasına veya miktarına yönelik hukuki itiraz yolları mevcuttur.
Soru 1: Trafik sigortam bitmişken kaza yaptım, karşı taraf yaralandı. Güvence Hesabı mağdura 500.000 TL ödemiş ve benden icra yoluyla istiyor. Ancak kazada karşı taraf %50 kusurluydu. Tüm parayı ödemek zorunda mıyım?
Cevap: Hayır, tamamını ödemek zorunda değilsiniz. Güvence Hesabı, yalnızca sizin kusur oranınıza isabet eden zarardan sorumludur. Kurum ödeme emrinde tutarın tamamını talep etmişse, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde İcra Dairesine başvurarak "Kusur oranına ve borca" itiraz etmelisiniz. Açılacak davada kusur oranınız %50 olarak tespit edilirse, yalnızca bu orana denk gelen meblağdan sorumlu tutulursunuz.
Soru 2: Aracı bir arkadaşıma ödünç vermiştim. Trafik sigortası yokmuş. Arkadaşım kaza yaptı. Güvence Hesabı icra takibini ruhsat sahibi olduğum için bana yöneltti. Sorumluluğum var mı?
Cevap: Karayolları Trafik Kanunu m.85 uyarınca araç işleteni (ruhsat sahibi), aracın neden olduğu zararlardan sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. Trafik sigortasını yaptırmak ruhsat sahibinin yasal yükümlülüğüdür. Kurum tahsilatı sizden yapabilir; ancak siz ödediğiniz bu bedeli, kazada kusuru bulunan sürücü arkadaşınıza iç ilişkide rücu ederek (dava açarak) geri isteyebilirsiniz.
Soru 3: Güvence Hesabının bana gönderdiği rücu icra takibinde 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerli midir?
Cevap: Motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Güvence Hesabının rücu davası açma süresi, mağdura ödemeyi yaptığı tarihten itibaren başlar. Somut olayın tarihlerine göre zamanaşımı itirazı icra dairesine veya mahkemeye sunulmalıdır.
[KONYA] ... İCRA MÜDÜRLÜĞÜNE
DOSYA NO: 2026/... Esas İTİRAZ EDEN (BORÇLU): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ALACAKLI: Güvence Hesabı [İlgili Kurumun Vergi No / Adresi]
KONU: Tarafımıza tebliğ edilen İlamsız İcra Takibine (Ödeme Emrine), asıl alacağa, kusur oranına, tazminat miktarına, faize ve fer'ilerine yasal süresi içinde itirazlarımızın sunulması ile takibin DURDURULMASI talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ: .../.../2026
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen yasal gerekçelerle; 1- Müvekkilin alacaklı kuruma talep edilen miktarda bir borcu bulunmadığından ve kusur oranına itiraz ettiğimizden; asıl alacağa, faize ve tüm fer'ilerine yaptığımız itirazımızın KABULÜNE, 2- Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak başlatılan icra takibinin İcra ve İflas Kanunu m.66 hükümleri uyarınca DERHAL DURDURULMASINA karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
İTİRAZ EDEN BORÇLU VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)