Şirket aracıyla görevini yapan binlerce şoför veya satış personeli, radara girdiklerinde veya ufak bir kaza yaptıklarında, patronlarının bu cezayı ay sonunda doğrudan maaşlarından kesmesi kâbusuyla yüzleşmektedir. İşverenler genellikle 'Arabayı sen kullanıyordun, işe girerken de maaştan kesilir diye imza attın' savunmasının arkasına sığınır. Ancak bu, Türk Hukuku'nda işverenin yaptığı en büyük yasadışı eylemlerden biridir! Borçlar Kanunu (m. 407) ve İş Kanunu (m. 62) uyarınca, işveren işçisinden alacaklı olsa dahi, işçinin 'O günkü yazılı güncel rızası' olmadan maaşından tek kuruş bile KESEMEZ. İşe girerken imzaladığınız 'ceza olursa maaşımdan kesin' şeklindeki matbu sözleşmeler Yargıtay'a göre tamamen geçersizdir; çünkü kimse ileride doğacak meçhul bir borç için peşin onay veremez. İşveren, cezayı ancak size karşı icra takibi başlatarak tahsil edebilir. Rızanız dışında maaşınızdan kesilen o trafik cezası (örneğin 1.500 TL), hukuken maaşınızın eksik yatırıldığı anlamına gelir. Maaşı eksik yatan işçi, noterden ihtarname çekerek iş sözleşmesini 'Haklı Nedenle Feshedip (İstifa edip)', tüm kıdem tazminatını ve kesilen o parayı mahkeme zoruyla kuruşu kuruşuna patronundan geri alabilir. Bu makalemizde, patronların kendini mahkeme yerine koyarak yaptığı haksız maaş kesintilerine karşı işçilerin yasal silahlarını ve haklı fesih (kıdem tazminatı) sürecini salt hukuki bir perspektifle detaylıca inceliyoruz.

Günümüz ticari hayatında binlerce plasiyer, kargo şoförü, tıbbi mümessil veya beyaz yakalı personel, görevlerini yerine getirebilmek için şirket tarafından kendilerine tahsis edilen araçları kullanmaktadır. İstanbul gibi trafiğin yoğun olduğu veya zamanla yarışılan şehirlerarası yollarda, bu araçlarla zaman zaman radara girmek, hatalı park cezası yemek veya ufak çaplı maddi hasarlı trafik kazalarına karışmak kaçınılmaz olabilmektedir. Şirket aracıyla yenilen trafik cezaları, plaka üzerinden doğrudan şirketin vergi dairesi hesabına yansır; hasar durumunda ise tamir masrafı şirketin bütçesinden çıkar.
Ay sonu geldiğinde ise birçok işçi, maaş hesabına yatan parayı gördüğünde büyük bir şok yaşar. Beklediği maaşın içinden, yediği o 1.500 TL'lik radar cezası veya arabanın tamponunu sürtmesinden kaynaklanan 5.000 TL'lik tamir masrafı, patron tarafından kuruşu kuruşuna kesilmiştir. İşçi muhasebeye veya insan kaynaklarına itiraz ettiğinde aldığı cevap hep aynıdır: "Arabayı sen kullanıyordun, cezayı da sen yedin. İşe girerken imzaladığın sözleşmede 'Cezalar maaştan kesilir' maddesi var, biz de kestik."
Ancak şirket yönetimlerinin ve patronların kendilerini "Mahkeme", "İcra Dairesi" ve "Hâkim" yerine koyarak işçinin maaşından doğrudan para kesmesi, Türk Hukuku'nda kesinlikle YASAKTIR. İşçinin o kazada veya cezada %100 kusurlu olması dahi, işverene maaştan tek taraflı kesinti yapma hakkı vermez. Maaş (ücret), anayasal güvence altındadır ve işverenin tahsilat aracı değildir. Bu kapsamlı makalede; işverenlerin şirket aracı bahanesiyle yaptığı haksız maaş kesintilerinin hukuki boyutunu, iş sözleşmesindeki "peşin rıza" maddelerinin neden geçersiz olduğunu ve haksız kesinti yapılan işçinin "Haklı Fesih (İstifa)" ile kıdem tazminatını nasıl alacağını tüm usul kurallarıyla derinlemesine inceliyoruz.
İş Hukukunda "Ücret", işçinin ve ailesinin yaşamını idame ettirdiği en hayati unsurdur. Bu nedenle kanun koyucu, işverenin işçiden alacağı olsa dahi, bunu maaştan zorla kesmesini ağır şartlara bağlamıştır.
İşverenlerin en çok güvendiği argüman, işe giriş esnasında işçiye imzalatılan iş sözleşmesi veya "Araç Zimmet Tutanağı"dır. Bu tutanaklarda genellikle "Aracın kullanımından doğacak her türlü trafik cezası ve hasar bedelinin maaşımdan kesilmesini peşinen kabul ediyorum" şeklinde bir madde bulunur.
İşverenin tek taraflı kesinti yapamaması, işçinin yediği trafik cezasının veya verdiği hasarın yanına kâr kalacağı anlamına gelmez. Sadece "tahsilat yöntemi" farklıdır.
Maaşı eksik yatan ve rızası dışında kesinti yapılan işçi hukuken muazzam bir güce sahiptir.
Soru 1: Şirket aracıyla radara girdim. Patron cezayı maaşımdan rızam olmadan kesti. Hukuken patron mu haklı ben mi?
Cevap: Hukuken siz haklısınız. Radara girmeniz sizin kusurunuz olsa bile, patron bu cezayı 'Sana sormadan maaşından kestim' diyemez. Borçlar Kanunu'na göre yazılı onayınız olmadan maaştan kesinti yapılması yasadışıdır. Bu kesinti, maaşınızın eksik ödenmesi anlamına gelir ve size iş sözleşmesini haklı nedenle (kıdem tazminatını alarak) feshetme hakkı verir.
Soru 2: İşe girerken imzaladığım sözleşmede 'Kaza yaparsam veya ceza yersem maaşımdan kesilmesini peşinen kabul ediyorum' yazıyordu. Bu madde geçerli mi?
Cevap: Yargıtay'a göre bu tür 'peşin' imzalar ve matbu muvafakatnameler geçersizdir. İşçinin, henüz ortada olmayan meçhul bir borç için işe girme baskısı altında verdiği onay hukuki sonuç doğurmaz. İşverenin kesinti yapabilmesi için ceza veya kaza OLDUKTAN SONRA sizden o günün tarihiyle özel bir onay (imza) alması şarttır.
Soru 3: Şirket arabasıyla ufak bir kaza yaptım, tampon kırıldı. Arabada KASKO var ama patron 'Hasarsızlık indirimim bozulmasın, kaskoyu deldirmem, tamir parasını sen vereceksin' diyor. Verecek miyim?
Cevap: Vermek zorunda değilsiniz. Şirket aracın KASKO poliçesini yaptırmışsa, meydana gelen hasarı o poliçeden karşılamak zorundadır. Patronun kendi ticari menfaati (hasarsızlık indirimini korumak) uğruna bu bedeli işçinin sırtına yüklemesi Yargıtay tarafından kabul edilmemektedir. İşveren bu parayı zorla maaşınızdan kesemez.
(Aşağıdaki belge, şirket aracıyla yenilen trafik cezası veya hasar bedeli bahane edilerek işçinin rızası dışında maaşından kesinti yapılması durumunda, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatını ve eksik maaşını talep edeceği Noter İhtarnamesi taslağıdır.)
İHTARNAME
İHTAR EDEN (İŞÇİ): [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
MUHATAP (İŞVEREN): [Şirketin Tam Ticari Unvanı] ADRES: [Şirketin Açık Adresi]
KONU: TBK Madde 407 ve İş Kanunu m. 62 hükümlerine aykırı olarak yazılı muvafakatim (rızam) alınmaksızın [Örn: Ekim 2026] ayı maaşımdan "Trafik Cezası / Hasar Bedeli" bahanesiyle yapılan haksız kesinti nedeniyle ücretimin eksik ödenmesi sebebiyle, iş sözleşmesinin İş Kanunu m. 24/II-e bendi uyarınca HAKLI NEDENLE FESHEDİLDİĞİNİN bildirimi; kıdem tazminatımın ve eksik yatan ücretimin ödenmesi ihtarıdır.
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan yasal gerekçelerle; İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ihtaren bildirir; müvekkilin içeride biriken [Örn: 5 yıllık] Kıdem Tazminatının, kullanılmayan Yıllık İzin ücretlerinin ve haksız yere maaştan kesilen [2.500 TL] eksik ücret bakiyesinin, işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 (ÜÇ) İŞ GÜNÜ içerisinde müvekkilin maaş hesabına yatırılmasını; Aksi takdirde, İş Mahkemelerinde alacak davası açılacağını, zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatılacağını, Sosyal Güvenlik Kurumuna ve CİMER'e şikâyette bulunulacağını, yargılama masrafları ile avukatlık vekâlet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtaren ve vekaleten bildiririz.
TARİH: .../.../2026
İHTAR EDEN VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)