Maketten veya inşaat halinden ev alan tüketicilerin en büyük motivasyonu, müteahhit firmanın reklam ve kataloglarında gösterdiği lüks kapalı havuzlar, fitness salonları ve geniş kapalı otoparklardır. Ev sahipleri, bu lüks donatılar için emsallerine göre yüz binlerce lira daha fazla ödeme yaparlar. Ancak site teslim edildiğinde vaat edilen havuzun yapılmadığını veya yeşil alanların beton yığını olarak bırakıldığını görmek yaygın bir hüsrandır. Müteahhitler, 'Sözleşmede detaylı yazmıyordu' savunmasına sığınsalar da Tüketici Hukuku çok nettir: Satıcının broşür, maket ve reklamlarındaki tüm vaatleri hukuken bağlayıcıdır ve sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Vaat edilen sosyal alanların yapılmaması, ev kusursuz olsa bile açık bir 'Ayıplı Mal' ve 'Eksik İfa'dır. Bu eksiklik, evin piyasa değerini doğrudan düşürür. Mağdur ev sahipleri, evin tesliminden itibaren 5 yıl içinde Tüketici Mahkemesinde dava açarak 'Bedel İndirimi' talep edebilirler. Mahkeme bilirkişileri evin vadedilen lüks hali ile eksik yapılmış mevcut hali arasındaki piyasa değer kaybını hesaplar ve bu fark, yasal faiziyle birlikte müteahhitten kuruşu kuruşuna tahsil edilir. Bu makalede; reklamlardaki vaatlerin bağlayıcılığı, eksik ifadan doğan tazminat hesaplamaları ve dava süreçleri yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.

Günümüzde konut projeleri genellikle henüz inşaat halindeyken, "topraktan" veya maket üzerinden satılmaktadır. İnşaat firmaları (müteahhitler), projelerini cazip hale getirmek ve evleri daha yüksek fiyattan satabilmek için gösterişli kataloglar bastırmakta, 3 boyutlu tanıtım videoları hazırlamakta ve projede kapalı yüzme havuzu, fitness salonu, kapalı otopark, çocuk oyun alanları gibi lüks sosyal donatıların olacağını vaat etmektedir. Tüketiciler de bu vaatlere inanarak, sırf bu sosyal imkânlar için emsallerinden yüz binlerce lira daha fazla ödeme yaparak bu projelerden ev satın almaktadır.
Ancak evlerin teslim tarihi geldiğinde veya site yönetimi kurulduğunda acı gerçek ortaya çıkar: Katalogda devasa bir kapalı havuz olarak gösterilen alan boş bir beton yığını olarak bırakılmış, kapalı otopark eksik yapılmış veya yeşil alan olarak vaat edilen yere fazladan bir blok dikilmiştir. Müteahhitler bu durumu genellikle "Belediye izin vermedi", "Projeyi revize ettik" veya "Sözleşmede kesin yapacağız diye bir madde yoktu" gibi bahanelerle geçiştirmeye çalışırlar.
Oysa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve Yargıtay içtihatları son derece nettir: Bir konut projesinin pazarlanması aşamasında tüketiciye sunulan reklam, broşür, maket ve kataloglar, satıcıyı hukuken bağlayan "Sözleşmenin Ayrılmaz Bir Parçasıdır." Vaat edilen sosyal alanların yapılmaması, dairenin fiziksel olarak kusursuz teslim edilmiş olsa dahi açık bir "Eksik İfa ve Ayıplı Mal"dır. Bu makalede; sitede yapılmayan havuz, otopark ve sosyal donatılar nedeniyle ev sahiplerinin müteahhitten evin değerindeki düşüş oranında (Bedel İndirimi) tazminat talep etme hakkı ve Tüketici Mahkemesinde açılacak davalar yasal dayanaklarıyla incelenmektedir.
Tüketiciler genellikle "Sözleşmemizde havuz yapılacağı açıkça yazmıyordu, sadece broşürde vardı, dava açabilir miyim?" endişesine kapılırlar. Hukuken bu endişe yersizdir.
Projede vaat edilen ancak yapılmayan veya eksik/kötü yapılan sosyal alanlar, dairenin doğrudan piyasa değerini etkiler.
Sosyal tesislerin yapılmadığını veya yarım bırakıldığını anlayan ev sahipleri, Tüketici Mahkemesinde dava açarak haklarını arayabilirler.
Müteahhide karşı açılacak tazminat davalarında sürelere ve delillerin toplanmasına azami dikkat edilmelidir.
Soru 1: Evi alırken broşürde büyük bir kapalı havuz ve 2 katlı otopark vardı. Teslim aldık, havuzun yeri boş toprak, otopark ise yetersiz. Sözleşmede havuz yazmıyor, dava açabilir miyim?
Cevap: Kesinlikle açabilirsiniz. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre satıcının (müteahhidin) reklam ve broşürlerdeki vaatleri sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır ve hukuken bağlayıcıdır. Tüketici Mahkemesinde dava açarak, yapılmayan havuz ve otopark nedeniyle dairenizin değerinde oluşan piyasa kaybını (bedel indirimi olarak) faiziyle birlikte müteahhitten tahsil edebilirsiniz.
Soru 2: Site yönetimi olarak müteahhide eksik işler (havuz, spor salonu) için dava açabilir miyiz?
Cevap: Site yönetimlerinin kural olarak mülkiyet hakkından doğan bedel indirimi (değer kaybı) davalarını tüm kat malikleri adına topluca açma yetkisi yoktur. Bu zararlar doğrudan daire sahiplerinin şahsi malvarlığına ilişkindir. Bu nedenle her bir daire sahibinin (malikin) kendi adına dava açması veya maliklerin bir avukata vekâlet vererek davayı birlikte takip etmesi gerekmektedir.
Soru 3: Evi 4 yıl önce teslim aldım. Havuz yapılacak diye bekledik ama yapmadılar. Dava açmak için süreyi kaçırdım mı?
Cevap: Hayır, kaçırmadınız. Konut satışlarında müteahhidin ayıplı/eksik ifasından kaynaklanan davalar, konutun teslim tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Teslim üzerinden 4 yıl geçtiği için dava açma hakkınız devam etmektedir. Derhal zorunlu arabuluculuk sürecini başlatmalısınız.
(Aşağıdaki belge, inşaat projesinde gösterilen sosyal donatıların yapılmaması üzerine ev sahiplerinin müteahhide karşı açacağı bedel indirimi ve tazminat davası dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA/İSTANBUL] NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
DAVACI: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALI (MÜTEAHHİT): [İnşaat Şirketinin Tam Unvanı A.Ş. / Ltd. Şti.] ADRES: [Şirketin Merkez Adresi]
ARABULUCULUK DOSYA NO: 2026/... Arabuluculuk (Anlaşamama Son Tutanağı Ektedir)
KONU: Davalı yüklenici (müteahhit) firma tarafından müvekkile satılan konutun yer aldığı projede; reklam, maket ve broşürlerde vaat edilen kapalı yüzme havuzu, kapalı otopark ve yeşil alanların yapılmaması suretiyle gerçekleştirilen "Eksik İfa ve Ayıplı Mal" teslimi nedeniyle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik [Örn: 250.000 TL] BEDEL İNDİRİMİNİN (Tazminatın), konutun teslim/ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat (ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Şimdilik 250.000 TL]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen gözetilecek hukuki nedenlerle; 1- Davamızın KABULÜ ile, davalının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle müvekkilin satın aldığı konutta meydana gelen değer kaybının (bedel indiriminin) TESPİTİNE, 2- Belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik [250.000 TL] BEDEL İNDİRİMİ TAZMİNATININ, konutun müvekkile teslim edildiği/ödendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat (ticari avans) faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ÖDENMESİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: 30/10/2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)