Avukat Sami Işılak Logo
Tazminat Hukuku·İdare Hukuku

Sokak Hayvanı Saldırısı ve Tazminat | Av.Sami IŞILAK

31 Ağustos 2026·Avukat Sami IŞILAK

Türkiye genelinde giderek büyüyen sahipsiz sokak hayvanı sorunu, vatandaşların can güvenliğini ve trafikte seyreden araçların mal güvenliğini ağır şekilde tehdit etmektedir. Sokakta yürürken bir köpeğin saldırısına (ısırığına) uğrayan veya yola fırlayan bir köpeğe çarpmamak için bariyerlere vurarak kaza yapan vatandaşlar, çoğu zaman bu durumu bir 'kader' olarak görüp yasal haklarını aramamaktadır. Oysa Anayasa'nın 125. maddesi ve Danıştay'ın kökleşmiş içtihatları uyarınca; sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek ve sokakların güvenliğini sağlamak 5199 sayılı Kanun kapsamında Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin asli kamu görevidir. Bir vatandaşın kamuya açık bir alanda saldırıya uğraması, idarenin görevini eksik veya kötü yaptığının kesin kanıtıdır ve hukukta buna 'Hizmet Kusuru' denir. Olay anında hastaneden alınan 'Adli Vaka / Kuduz Aşısı' raporu ve polis tutanağı ile idareye karşı maddi ve yüklü miktarda manevi tazminat davası açılması mutlak bir yasal haktır. Ancak İdare Hukukunda dava açmadan önce İYUK Madde 13 gereğince kuruma 1 yıl içinde resmi bir ön başvuru (ihtar) yapılması zorunludur. Bu makalemizde, husumetin doğru belediyeye veya Karayollarına yöneltilmesi kuralını, kuduz şüphesinin yarattığı psikolojik travmanın fahiş manevi tazminat boyutunu ve İdare Mahkemelerinde açılacak 'Tam Yargı Davası' prosedürlerini en ince hukuki detaylarıyla, kapsamlı ve objektif bir perspektifle inceliyoruz.

sokak-kopegi-saldirisi-kaza-belediye-hizmet-kusuru-dava

Kamusal Alan Güvenliği ve Sahipsiz Hayvan Sorunu

Günümüzde şehirleşmenin hızla artması ve yerel yönetimlerin altyapı hizmetlerine odaklanırken çevre ve halk sağlığı yükümlülüklerini kimi zaman arka plana atması, Türkiye genelinde ciddi bir "sahipsiz sokak hayvanı" sorununun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sokaklarda, parklarda veya çocuk oyun alanlarında sürü halinde gezen sahipsiz köpeklerin, işe veya okula gitmekte olan vatandaşlara aniden saldırması, ağır bedensel yaralanmalara ve hatta ölümcül sonuçlara yol açmaktadır. Bununla birlikte, yola aniden fırlayan sokak hayvanları; bisiklet, motosiklet ve otomobil sürücülerinin panikle manevra yapmasına neden olarak ağır maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazalarına da sebebiyet vermektedir.

Toplumda, sokak hayvanlarının sahipsiz olması nedeniyle bu tür üzücü olaylarda "kimsenin hukuken sorumlu tutulamayacağı" veya olayın bir "kader/görünmez kaza" olduğu yönünde yaygın ve son derece hatalı bir hukuki yanılgı mevcuttur. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İdare Hukuku sistematiği, devletin ve yerel yönetimlerin (Belediyelerin ve Valiliklerin) vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamakla mutlak surette yükümlü olduğunu emreder. Bir sokak köpeği hukuken sahipsiz olabilir; ancak o köpeğin dolaştığı sokak, park veya karayolu sahipsiz değildir. O alanın güvenliğinden sorumlu olan idari bir otorite mutlaka vardır.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, sahipsiz hayvanların toplanması, aşılanması, rehabilite edilmesi ve tehlike arz edenlerin barınaklarda muhafaza edilmesi doğrudan doğruya Belediyelerin asli kamu hizmeti görevidir. Bir vatandaşın sokak köpeği tarafından ısırılması veya köpeğe çarpmamak için kaza yapması, idarenin bu kamu hizmetini "eksik, geç veya hiç" yerine getirmemesinden kaynaklanan açık bir "Hizmet Kusuru"dur. Bu kapsamlı makalede; sokak hayvanları saldırılarında husumetin (sorumluluğun) hangi idareye yöneltileceğini, Danıştay'ın "hizmet kusuru" yaklaşımını, kuduz riski ve estetik tahribatların manevi tazminat boyutunu, İYUK Madde 13 uyarınca zorunlu idari başvuru sürecini ve İdare Mahkemelerinde açılacak "Tam Yargı (Tazminat)" davalarının tüm usul ve esaslarını en ince detaylarına kadar, objektif bir hukuk disipliniyle inceliyoruz.


1. Hukuki Temel: İdarenin Yükümlülükleri ve 5199 Sayılı Kanun

Sokak hayvanlarının sebep olduğu zararlarda idarenin (belediyenin) sorumlu tutulabilmesi için, idarenin yasal olarak bu hayvanlar üzerinde bir denetim ve gözetim görevinin bulunması şarttır.

  • 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu: Bu kanunun uygulanmasına dair yönetmelik uyarınca, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların toplatılması, hayvan bakımevlerine götürülmesi, kısırlaştırılması, aşılanması (kuduz vb.) ve kayıt altına alınması görevi münhasıran Belediyelere verilmiştir.
  • Büyükşehir ve İlçe Belediyesi Ayrımı: Kanun kapsamında, hayvan barınakları (bakımevleri) kurma görevi öncelikle Büyükşehir Belediyelerine aittir. İlçe belediyeleri ise kendi sınırları içerisindeki hayvanları toplamak, ilk müdahaleyi yapmak ve büyükşehirin barınağına nakletmekle yükümlüdür. Bu nedenle, bir saldırı gerçekleştiğinde Danıştay içtihatları gereği husumet (dava) genellikle hem Büyükşehir Belediye Başkanlığına hem de olayın gerçekleştiği İlçe Belediye Başkanlığına müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa) yöneltilir.
  • Önleyici Kolluk Görevi: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesi, mahalli müşterek nitelikteki çevre ve çevre sağlığı, halk sağlığı ve asayişi sağlama görevlerini belediyelere yüklemiştir. Sokakta saldırgan bir köpek sürüsünün bulunması, belediyenin önleyici kolluk (asayişi sağlama) görevini ihlal ettiğinin en açık kanıtıdır.

2. İdare Hukukunda "Hizmet Kusuru" Teorisi (Anayasa Madde 125)

İdarenin sorumluluğu, özel hukuktaki (Borçlar Kanunu'ndaki) haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak "Hizmet Kusuru" teorisine dayanır.

  • Anayasa Madde 125/son: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." Bu anayasal kural, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin işleyişindeki her türlü aksaklığı kapsar.
  • Hizmet Kusurunun Oluşumu: İdare Hukuku doktrininde hizmet kusuru üç şekilde ortaya çıkar:
    1. Hizmetin hiç işlememesi: Belediyenin bölgede hiç hayvan toplama ekibi kurmamış veya barınak yapmamış olması.
    2. Hizmetin geç işlemesi: Vatandaşların "Burada saldırgan köpekler var" şeklinde CİMER veya Beyaz Masa üzerinden yaptığı ihbarlara rağmen belediyenin günlerce/aylarca müdahale etmemesi.
    3. Hizmetin kötü işlemesi: Köpeğin toplanıp, aşısı yapılmadan veya saldırganlığı rehabilite edilmeden tekrar aynı sokağa kontrolsüzce bırakılması.
  • Bir vatandaşın sokakta yürürken köpek saldırısına uğraması, yukarıdaki hallerden en az birinin mevcut olduğunu (idarenin kamu hizmetini kusurlu yürüttüğünü) şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlar. İdare, "Personelimiz eksikti", "Bütçemiz yoktu" veya "Hayvan hakları dernekleri tepki gösteriyor" gibi bahanelerle hizmet kusurundan ve tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtulamaz.

3. Araç, Bisiklet ve Motosiklet Kazalarında İdarenin Sorumluluğu

Sokak hayvanları sadece doğrudan ısırarak değil, karayolunda veya bisiklet yolunda seyreden araçların önüne aniden fırlayarak da ağır zararlara neden olmaktadır.

  • Sorumlu Kurumun Tespiti (Husumet): Kaza yola aniden fırlayan bir köpek nedeniyle meydana gelmişse, davanın açılacağı kurum kazanın gerçekleştiği yerin statüsüne göre değişir.
    • Kaza, şehir merkezinde, ilçe sınırları içindeki bir mahalle arasında veya bulvarda olmuşsa; yolun güvenliğini sağlamak ve hayvanları toplamakla görevli olan Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri sorumludur.
    • Kaza, şehirlerarası bir devlet yolunda, otoyolda veya Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) bakım ağındaki bir çevreyolunda olmuşsa; Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yolun etrafını tel örgüyle kapatarak yola hayvan çıkmasını engelleme görevi KGM'ye aittir. Bu durumda dava, sahipsiz hayvanı toplamayan Belediye ile yolu korumayan Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı müştereken açılır.
  • Müterafik (Bölüşük) Kusur: İdare mahkemeleri bu tür kazalarda, sürücünün kusurunu da inceler. Köpek yola fırlamış olsa dahi, eğer trafik kaza tespit tutanağında sürücünün hız limitlerini aştığı, alkollü olduğu veya "hızını yol şartlarına uydurmadığı" tespit edilirse; mahkeme bilirkişi aracılığıyla bir kusur dağılımı yapar (Örn: İdare %60 kusurlu, Sürücü %40 kusurlu). İdare, yalnızca kendi kusuruna tekabül eden maddi ve manevi zararı tazmin eder.

4. Olay Anında Yapılması Gerekenler ve Delil Toplama Usulü

İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) davalar evrak üzerinden (yazılı yargılama usulüyle) yürütülür ve duruşmalarda tanık dinletme prosedürü Hukuk Mahkemeleri kadar esnek değildir. Bu nedenle olayın ispatı, olay anında toplanan resmi belgelere bağlıdır.

  1. Adli Vaka Raporu ve Kuduz Aşısı: Köpek saldırısına uğradığınızda (ısırık veya tırmalama), derhal en yakın Devlet Hastanesi Acil Servisine başvurmalısınız. Hastane polisine durumu bildirerek olayın bir "Adli Vaka" olarak kaydedilmesini sağlayın. Hastanede düzenlenen "Darb ve Cebir Kati Raporu" ile size uygulanan Kuduz Aşısı ve Tetanoz Aşısı kartları/kayıtları, saldırının resmen gerçekleştiğinin en kesin kanıtıdır.
  2. Kolluk Tutanağı ve Şikayet: Hastaneden sonra karakola giderek (veya kaza yaptıysanız olay yerine trafik polisi/jandarma çağırarak) resmi bir tutanak tutturun. Tutanakta saldırının veya kazanın "sahipsiz sokak köpeği" nedeniyle gerçekleştiğinin açıkça yazılması hayati önem taşır.
  3. Çevre Kameraları ve Fotoğraflar: Olayın gerçekleştiği yerdeki MOBESE veya işyeri güvenlik kameralarının kayıtlarının silinmeden (savcılık kanalıyla) alınması ve olayın hemen ardından yırtılan kıyafetlerinizin, vücudunuzdaki yaraların veya aracınızdaki hasarın fotoğraflanması gerekmektedir.

5. Dava Öncesi Zorunlu Şart: İdareye Ön Başvuru (İYUK Madde 13)

İdare Hukukunda, devlet veya belediye kurumuna doğrudan tazminat davası açılamaz. Kanun, idareye zararı kendi rızasıyla ödeme fırsatı tanımak için katı bir "Ön Başvuru" şartı getirmiştir.

  • 1 Yıllık Hak Düşürücü Süre: İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 13 uyarınca; zarar gören kişi, zararı ve faili (sorumlu idareyi) öğrendiği tarihten itibaren 1 (BİR) YIL ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye (Büyükşehir/İlçe Belediyesine) yazılı olarak başvurarak zararının ödenmesini talep etmek zorundadır.
  • İdarenin Cevap Süresi (30 Gün): Ön karar başvuru dilekçesi belediyenin evrak kaydına girdikten sonra, idarenin cevap vermek için 30 günlük yasal süresi vardır. (Eski 60 günlük kural güncellenmiştir).
  • Dava Açma Süresi: Belediye başvurunuzu açıkça reddederse veya 30 gün boyunca hiçbir cevap vermeyerek sessiz kalırsa (zımni ret), bu 30 günlük sürenin bittiği günden (veya ret kararının tebliğinden) itibaren 60 GÜN İÇİNDE yetkili İdare Mahkemesinde "Tam Yargı (Tazminat) Davası" açılması yasal bir zorunluluktur. Süreler kaçırılırsa tazminat hakkı geri dönülemez şekilde düşer.

6. Tam Yargı Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Kalemleri

İdare Mahkemesinde açılan davada, idarenin hizmet kusuru tespit edildiğinde, mağdurun uğradığı tüm zararlar Anayasa Madde 125 gereği eksiksiz olarak tazmin edilmelidir.

A) Maddi Tazminat Talepleri:

  • Tedavi Masrafları: Isırılma nedeniyle oluşan doku kayıpları, sinir kopmaları veya estetik tahribatların tedavisi için (plastik cerrahi dâhil) hastanelere, doktorlara ve eczanelere ödenen tüm faturalı bedeller.
  • Kıyafet ve Eşya Zararları: Saldırı esnasında yırtılan kaban, parçalanan ayakkabı veya düşüp kırılan cep telefonu/gözlük bedeli. (Kaza yapılmışsa araçtaki veya bisikletteki onarım faturası).
  • İşgöremezlik (Kazanç Kaybı): Mağdurun hastanede yattığı, raporlu olduğu veya kuduz aşısı takvimi nedeniyle işine gidemediği günlere ait maaş kesintileri ve ticari kayıpları.

B) Fahiş Manevi Tazminat Hakkı: Sokak hayvanı saldırılarının manevi (psikolojik) boyutu, fiziki zararından çok daha derindir. Danıştay içtihatlarına göre, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla birlikte, mağdurun duyduğu elem, keder ve ölüm korkusunu hafifletecek kadar "tatmin edici" olmalıdır.

  • Kuduz Şüphesi ve Travma: Sokak köpeği tarafından ısırılan bir vatandaşın, o köpeğin kuduz olup olmadığını bilmemesi ve haftalarca süren aşı periyodu boyunca yaşadığı "ölüm korkusu ve belirsizlik", ağır bir manevi travmadır.
  • Estetik Tahribat ve Sosyal Fobi: Özellikle yüz bölgesinden veya çocukların bacaklarından ısırılması sonucu kalan kalıcı yara (skar) izleri ile olayın ardından gelişen "hayvan fobisi" ve sokağa çıkma korkusu, mahkemelerce manevi tazminatı fahiş oranda artıran gerekçeler olarak kabul edilmektedir. İdare Mahkemeleri, belediyelerin bu ağır ihmallerine karşılık caydırıcı ve cezalandırıcı nitelikte yüksek manevi tazminat (Örn: Güncel ekonomik koşullarda 150.000 TL - 500.000 TL arası rakamlara) kararları vermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS) – Sokak Köpeği Saldırıları ve İdarenin Sorumluluğu

Soru 1: Köpek saldırdığında sadece kabanım yırtıldı ve dizimde ufak bir sıyrık oldu. Dikiş atılmadı. Yine de belediyeye tazminat davası açabilir miyim?

Cevap: Evet, kesinlikle açabilirsiniz. Zararın boyutunun (dikiş atılıp atılmamasının) idarenin hizmet kusurunu (köpeği toplamamış olmasını) ortadan kaldıran bir etkisi yoktur. Ufak bir sıyrık dahi olsa, kuduz riski nedeniyle yaşadığınız ölüm korkusu ve hastane süreci başlı başına bir Manevi Tazminat nedenidir. Yırtılan kabanınızın bedelini de maddi tazminat olarak idareden talep edebilirsiniz; yeter ki hastaneden 'köpek ısırığı' adli raporu almış olun.

Soru 2: Köpeğe çarpmamak için direksiyonu kırdım ve bariyerlere çarptım. Kaskom yok. Belediyeye başvurduğumda 'Araca köpek değil bariyer zarar vermiş' diyerek reddettiler. Haklılar mı?

Cevap: Hukuken tamamen haksızlar. İdare Hukukunda 'İlliyet (Nedensellik) Bağı' kuralı geçerlidir. Siz direksiyonu keyfi olarak değil, yola fırlayan ve idarenin toplamakla yükümlü olduğu sahipsiz bir hayvan yüzünden kırdınız. Eğer trafik polisinin tuttuğu kaza tespit tutanağında "yola çıkan sahipsiz hayvana çarpmamak için bariyerlere çarpıldığı" açıkça yazıyorsa, aradaki illiyet bağı kurulmuş demektir. İdare (veya karayolları) aracınızdaki tüm maddi hasarı ödemek zorundadır.

Soru 3: Köpeği mahalledeki bir esnaf besliyor, kulübe yapmış ama tasması yok. Saldırıda belediye mi yoksa o esnaf mı sorumlu olur?

Cevap: Bu durum hukuken "Sahipli Hayvan" ile "Sahipsiz Hayvan" ayrımını gerektirir. Eğer esnaf köpeği Tarım Bakanlığı sistemine (PETVET) kendi adına kaydettirmişse veya çipi kendi üzerindeyse, köpek sahiplidir ve esnaf 'Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 71)' ile şahsen tazminat öder. Ancak esnaf sadece sokağa mama koyuyor veya kartondan kulübe yapmışsa, bu eylem köpeği hukuken sahipli kılmaz. Köpek hala sahipsiz sokak köpeğidir ve tüm tazminat sorumluluğu doğrudan Belediyeye aittir.


Örnek Belge: Sokak Hayvanı Saldırısı Nedeniyle İdareye Zorunlu Ön Başvuru Dilekçesi

(Aşağıdaki belge, sahipsiz sokak hayvanlarının saldırısı veya neden olduğu trafik kazası sonucunda maddi ve manevi zarara uğrayan mağdurun, İdare Mahkemesinde "Tam Yargı Davası" açmadan önce İYUK Madde 13 uyarınca sorumlu belediyelere yöneltmek zorunda olduğu resmi tazminat talep dilekçesi taslağıdır.)

[İLGİLİ İDARE MAKAMINA, ÖRN: KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE SELÇUKLU İLÇE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA]

BAŞVURUCU: [Müvekkilin Adı Soyadı] - [TC Kimlik No] ADRES: [Tebligat Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK

KONU: İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 13 uyarınca; idarenizin 5199 ve 5393 sayılı Kanunlardan doğan sahipsiz hayvanları toplama ve rehabilite etme yükümlülüğünü ihlal etmesi (Ağır Hizmet Kusuru) neticesinde, müvekkilimin sokak köpeklerinin saldırısına uğraması sebebiyle oluşan maddi ve manevi zararlarının rızaen tazmini talebidir.

OLAY TARİHİ: .../.../20..

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkilim, .../.../20.. tarihinde saat ..:.. sularında [Örn: Selçuklu İlçesi, ... Mahallesi, ... Parkı veya Caddesi] üzerinde yaya olarak (veya bisiklet/araç ile) seyir halindeyken, bölgede sürü halinde başıboş gezen ve idarenizce toplanmamış olan sahipsiz sokak köpeklerinin aniden ve vahşice saldırısına uğramıştır.
  2. Söz konusu saldırı neticesinde müvekkilim [Örn: sağ bacağından ve sol kolundan] ağır şekilde ısırılmış, kıyafetleri parçalanmış ve yere düşmesi sonucu çeşitli yerlerinden yaralanmıştır. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle kurtulan müvekkil, derhal ... Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırılmış olup, ekte (Ek-1) sunulan "Adli Vaka / Kati Hekim Raporu" ile yaralanma tıbben sabitlenmiştir. Müvekkile kuduz ve tetanoz aşı protokolü başlatılmıştır.
  3. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu gereğince; sahipsiz ve tehlike arz eden hayvanların toplanması, aşılanması, rehabilite edilmesi ve barınaklarda muhafazası kurumlarınızın (Büyükşehir ve İlçe Belediyesi) müşterek asli kamu hizmeti ve önleyici kolluk görevidir. Müvekkilimin kamuya açık bir alanda saldırıya uğraması, idarenizin bu kamu hizmetini hiç veya gereği gibi işlemediğinin (Hizmet Kusurunun) kesin kanıtıdır. Danıştay içtihatları bu hususta idarenin kusursuz/hizmet kusuru sorumluluğunu mutlak kabul etmektedir.
  4. Müvekkilim, yaşadığı bu ağır travma nedeniyle ölüm ve kuduz korkusu yaşamış, günlerce işine gidememiş, psikolojik destek almak zorunda kalmış ve vücudunda kalıcı skar (yanık/ısırık) izleri oluşmuştur.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen Anayasal ve idari yasal nedenlerle, dava ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; İdarenizin ağır hizmet kusuru neticesinde müvekkilimde oluşan; yırtılan eşyaları, hastane masrafları ve işgöremezlik kayıplarından doğan şimdilik [Örn: 25.000 TL] Maddi Zararın ile müvekkilin yaşadığı ağır ölüm korkusu, travma ve bedensel bütünlüğünün ihlali nedeniyle takdir edilen [Örn: 250.000 TL] Manevi Zararın (Toplam 275.000 TL), başvurumuzun tarafınıza tebliğinden itibaren yasal süresi (30 GÜN) içerisinde müvekkile ait [TR... IBAN] numaralı banka hesabına ödenerek rızaen tazminini; Aksi halde, alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili amacıyla İdare Mahkemesi nezdinde "Tam Yargı (Tazminat) Davası" açılacağını, tüm yargılama masrafları, bilirkişi ücretleri ve avukatlık vekâlet ücretinin kurumlarınıza tahmil edileceğini ihbaren ve vekaleten arz ve talep ederim.

TARİH: .../.../2026

BAŞVURUCU VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)


Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)