Tarımsal üretimin kalbi olan yeraltı ve kanal sularının dağıtımını üstlenen Sulama Kooperatifleri, maalesef bazen çiftçilere hizmet etmek yerine keyfi uygulamalarla üreticiyi cezalandıran kurumlara dönüşmektedir. Kooperatif yönetimlerinin, çiftçinin geçmiş bir borcunu bahane ederek akıllı sulama kartını kilitlemesi ve ürünü kuraklık ortasında susuz bırakması, hukukumuzda 'Hakkın Kötüye Kullanılması' olarak kabul edilir. Yargıtay'a göre kooperatif, alacağını icra (haciz) yoluyla tahsil etmelidir; borç bahanesiyle suyu kesip çiftçinin tarlasını kurutamaz. Tarlası susuz bırakılan çiftçi, Asliye Ticaret Mahkemesinden alacağı acil 'İhtiyati Tedbir' kararıyla suyu kanun zoruyla derhal açtırabilir. Şayet ürün kuruduysa, uğranılan milyonlarca liralık 'Rekolte Kaybı', kooperatifin kasasından ve bu haksız karara imza atan Yönetim Kurulu üyelerinin şahsi malvarlığından (evinden, arabasından) faiziyle birlikte tahsil edilir. Aynı şekilde, Genel Kurul kararına dayanmayan keyfi astronomik su fiyatları ve uydurma 'kaçak su' cezaları da mahkeme kararıyla iptal ettirilmektedir. Bu makalemizde, su hakkı gasp edilen üreticilerin haksız kooperatif yönetimlerine karşı vereceği hukuki mücadeleyi ve tazminat davası süreçlerini salt yasal bir perspektifle inceliyoruz.

Kuraklığın ve iklim krizinin derinden hissedildiği, özellikle Konya Ovası gibi tarımın kalbi olan bölgelerde, tarladaki ürünün tek yaşam kaynağı yeraltı suları ve tarımsal sulama kanallarıdır. Devlet, bu hayati su kaynaklarının adil, eşit ve uygun fiyatlı dağıtılması amacıyla yönetimi yerel Sulama Kooperatiflerine (veya Sulama Birliklerine) devretmiştir. Ancak kuruluş amacı "çiftçiye hizmet ve dayanışma" olan bu kooperatifler, ne yazık ki zamanla belirli grupların veya yönetim kurullarının elinde denetimsiz birer "derebeyliğine" dönüşebilmektedir.
Tarlasında mısırı, pancarı veya yoncası sıcaktan kavrulan çiftçi, vanayı açmak istediğinde kooperatif yönetiminin haksız engellemeleriyle karşılaşır. Geçmiş yıllardan kalan ufak bir aidat borcu bahane edilerek, "Sistemden kartını kapattık, sana su yok" denilir. Veya kooperatif yönetimi, hiçbir Genel Kurul kararına dayanmaksızın su saat ücretlerine fahiş zamlar yapar, tarlasına fazladan su aktığı bahanesiyle çiftçiye astronomik "Kaçak Su / Usulsüzlük Cezaları" keser. Gözü gibi baktığı, tonlarca gübre ve tohum masrafı yaptığı ürünü susuzluktan gözlerinin önünde kuruyan çiftçi, kooperatif yöneticilerinin bu keyfi kararları karşısında tam bir yıkım yaşar.
Oysa Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu çok nettir: Kooperatif, alacağı olsa dahi çiftçinin ürününü kurutacak şekilde keyfi su kesintisi yapamaz. Suyu kesilen çiftçi, "Bana su vermiyorlar, yapacak bir şey yok" diyerek tarlasının kurumasını izlemek zorunda değildir. Bu kapsamlı makalede; kooperatifin haksız su kesintisi yüzünden yanan (kuruyan) ürünlerin devasa rekolte kaybının kooperatiften (ve yöneticilerin şahsi malvarlığından) nasıl tahsil edileceğini, suyu acilen açtırmak için alınacak "İhtiyati Tedbir" kararlarını ve usulsüz cezalara karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde verilecek hukuki mücadeleyi tüm usul kurallarıyla derinlemesine inceliyoruz.
Kooperatif yönetimlerinin en büyük silahı, aidatını veya geçmiş su faturasını ödeyemeyen çiftçinin "akıllı kartını veya vanasını" kapatarak ona su vermemektir.
Kooperatif suyunuzu kestiğinde, ürünün tarlada sararmaya (strese girmeye) başladığı o kritik günlerde zamanla yarışmanız gerekir. Kendi başınıza vanayı kırmaya çalışmak sizi "Mala Zarar Verme" suçuyla karşı karşıya bırakır. Doğru yol mahkemedir.
Sulama kooperatiflerinde çiftçiyi isyan ettiren bir diğer konu ise, keyfi olarak belirlenen astronomik su saat ücretleri ve haksız yere yazılan cezalardır.
Çiftçi kooperatife tazminat davası açtığında, kooperatifin kasasında para olmayabilir veya kooperatif iflasa sürüklenebilir. Bu durumda zarar nasıl karşılanacaktır?
Soru 1: Kooperatife geçmiş yıldan aidat borcum olduğu için yönetim akıllı sulama kartıma bakiye yüklemeyi reddetti (kartı kilitledi). Mısırlarım kurudu. Dava açarsam kazanır mıyım?
Cevap: Kesinlikle kazanırsınız. Yargıtay'ın emsal kararlarına göre kooperatifin alacağını icra dairesi (haciz) yoluyla tahsil etmesi gerekir. Tahsilat yöntemi olarak 'suyu kesmek ve ürünü kurutmak' dürüstlük kuralına aykırıdır ve hakkın kötüye kullanılmasıdır. Kuruyan mısırlarınızın (rekolte kaybınızın) parasını kooperatiften tazminat olarak alabilirsiniz.
Soru 2: Kooperatif tarlama gelip 'suyu dışarı taşırdın, sisteme müdahale ettin' diyerek tutanak tutmuş ve bana 100.000 TL ceza kesmiş. İtiraz hakkım var mı?
Cevap: İtiraz hakkınız elbette vardır. Yönetim kurullarının keyfi olarak, bilirkişi veya jandarma tespiti olmaksızın kendi kendilerine tuttukları tutanaklarla fahiş cezalar kesme yetkisi yoktur. Ceza miktarının mutlaka Genel Kurul kararına veya anasözleşmeye dayanması şarttır. Asliye Ticaret Mahkemesinde 'Menfi Tespit' davası açarak bu haksız ve dayanaksız 100.000 TL'lik cezanın tamamen iptal edilmesini sağlayabilirsiniz.
Soru 3: Ürünüm susuzluktan kurumak üzere ama kooperatif inatla vanayı açmıyor. Tazminat davası yıllar sürer, ben ürünü kurtarmak istiyorum. Acil ne yapmalıyım?
Cevap: Ürün kurumadan acilen Mahkemeye başvurarak HMK m. 389 kapsamında 'İhtiyati Tedbir' talepli bir dava açmalısınız. Hâkim, telafisi imkânsız zarar (ürünün ölmesi) riskini gördüğünde, duruşma gününü bile beklemeden kooperatife 'Tedbiren suyun derhal açılması' yönünde kesin emir verir. Su açılır, ürününüzü kurtarırsınız, aranızdaki borç/alacak tartışması ise mahkemede devam eder.
(Aşağıdaki belge, geçmiş bir borç veya haksız bir ceza bahane edilerek sulama mevsiminde suyu kesilen çiftçinin, ürününü kurtarmak için acil suyun açılması (İhtiyati Tedbir) ve uğradığı zararın tahsili için Asliye Ticaret Mahkemesine sunacağı dava dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
(İVEDİDİR. TELAFİSİ İMKÂNSIZ ZARAR DOĞACAĞINDAN İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR)
DAVACI: [Adınız Soyadınız / Çiftçi Belge No] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
DAVALILAR: 1- S.S. [Kooperatifin Tam Unvanı] Sulama Kooperatifi 2- [Varsa Yönetim Kurulu Başkan/Üyeleri İsimleri] (Şahsi Sorumluluk Kapsamında)
ARABULUCULUK DOSYA NO: [Ticari Uyuşmazlıklar Kapsamında Alınan Arabuluculuk Son Tutanak No] KONU: HMK Madde 389 uyarınca; davalı kooperatif tarafından haksız ve keyfi olarak kesilen sulama suyunun, tarladaki ürünün kurumaması için İHTİYATİ TEDBİREN DERHAL AÇILMASINA; Davalıların haksız su kesintisi (hakkın kötüye kullanılması) ve eşitlik ilkesine aykırı eylemleri neticesinde müvekkilin uğradığı şimdilik [Örn: 500.000 TL] Rekolte Kaybı (Müsbet Zarar) ve Mahrum Kalınan Kâr tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ: [Örn: 500.000 TL - Belirsiz Alacak/Kısmi Dava Kapsamında Şimdilik]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan acil ve emredici yasal nedenlerle; 1- Öncelikle, müvekkilin tarlasındaki ürünlerin tamamen yok olmasını engellemek amacıyla HMK m. 389 uyarınca tensiple birlikte (duruşma beklemeksizin) İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLEREK, davalı kooperatifin müvekkilin sulama vanasını/kartını KANUN ZORUYLA DERHAL AÇMASINA, 2- Davamızın KABULÜ ile; haksız su kesintisi nedeniyle doğan şimdilik [500.000 TL] Rekolte Kaybı (Zarar) tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE, 3- Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)