Büyükşehirlerin stresinden kaçmak isteyen vatandaşlar, son yıllarda internette hızla yayılan 'Tiny House (Tekerlekli Ev) Köyü' projelerine yüz binlerce lira yatırmaktadır. Dolandırıcıların kurduğu bu sistemde, imarı olmayan 'Mutlak Tarım Arazileri', kooperatif hissesi adı altında yasadışı olarak parsellere bölünmekte; vatandaşlara 'Altyapı hazır, tekerlekli ev koymak yasaldır' denilerek büyük bir hile yapılmaktadır. Oysa Tarım ve İmar Kanunları son derece nettir: Tekerlekli bir aracı tarım arazisine sabitleyip foseptik ve elektrik çekmek, o alanı fiili bir köye çevirmek demektir ve kesinlikle 'Kaçak Yapı' hükmündedir. Nitekim Valilikler ve Belediyeler bu hileli alanları acımasızca mühürlemekte ve altyapılarını iş makineleriyle yıkmaktadır. Eviyle birlikte tarlanın ortasında kalan ve parası gasp edilen mağdur vatandaşlar, 'Devlet yıktı biz ne yapalım' diyen kooperatif yöneticilerine karşı derhal hukuki savaş başlatmalıdır. Tarım arazisine yasadışı altyapı çekip vatandaşı kandıran yöneticiler hakkında Ağır Ceza Mahkemelerinde 'Nitelikli Dolandırıcılık' suçundan hapis cezası istemiyle şikâyette bulunulmalıdır. Eş zamanlı olarak Ticaret veya Tüketici Mahkemelerinde açılacak dava ile, ödenen hisse bedelleri, tel örgü ve peyzaj masrafları ile çekilen tüm manevi acıların bedeli, kooperatif yöneticilerinin şahsi malvarlıklarına (ev, araba) haciz konularak faiziyle birlikte tahsil edilmektedir. Bu makalemizde, Tiny House rantına kurban giden vatandaşların hak arama süreçlerini salt hukuki boyutuyla inceliyoruz.

Büyükşehirlerin boğucu trafiğinden, gürültüsünden ve yüksek konut fiyatlarından kaçmak isteyen vatandaşların son yıllardaki en büyük hayali, doğanın içinde küçük bir toprak parçası alıp üzerine "Tiny House" (Tekerlekli/Küçük Ev) koymaktır. Bu masum hayal, ne yazık ki rant hırsıyla hareket eden organize yapıların elinde Türkiye'nin en büyük gayrimenkul dolandırıcılıklarından birine dönüşmüştür. İnternette "Elektriği, suyu, altyapısı hazır, tel örgüyle çevrili Tiny House Köyü" ilanlarıyla vatandaşların karşısına çıkan sözde firmalar veya kooperatifler; imarı olmayan mutlak tarım arazilerini kâğıt üzerinde (kooperatif hissesi olarak) bölerek astronomik fiyatlara satmaktadırlar.
Vatandaş, "Ev tekerlekli ve plakalı (karavan ruhsatlı), imara gerek yok, kanunen hiçbir sorun çıkmaz" yalanına inandırılarak birikimini bu sisteme yatırır, evini getirip o parsele koyar. Hatta kooperatif yönetimi, tarım arazisinin altına yasadışı foseptik çukurları kazar, elektrik ve su çeker. Ancak gerçek yüz, birkaç ay sonra jandarma ve belediye ekiplerinin tarlaya girmesiyle ortaya çıkar. Valiliklerin ve Tarım Bakanlığı'nın kesin genelgeleri uyarınca; tarım arazilerinin amacı dışında kullanılması ve "Tiny House" veya karavan kampı adı altında fiili konut alanlarına dönüştürülmesi kesinlikle yasaktır.
Bir sabah jandarma eşliğinde gelen iş makineleri, yasadışı çekilen tüm altyapıyı söker, evlerin tahliyesini ister ve tarlayı mühürler. Doğayla iç içe yaşama hayali kuran vatandaş, hem o arsaya yatırdığı yüz binlerce liradan olur hem de eviyle birlikte ortada kalır. Sistemi kuran kooperatif yöneticileri ise "Biz size hisse sattık, devlet yıktı bizim suçumuz yok" diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışır. Oysa Türk Ceza Kanunu ve Borçlar Hukuku, göz göre göre tarım arazisini imarlı arsaymış gibi pazarlayıp vatandaşı tuzağa düşüren bu yapıları affetmez. Bu makalede; tarım arazilerine Tiny House kurmanın yasal boyutunu, kooperatif yöneticilerine açılacak "Nitelikli Dolandırıcılık" davalarını ve kaptırılan paraların "Hizmet Kusuru ve Tazminat" davalarıyla nasıl geri alınacağını tüm hukuki aşamalarıyla inceliyoruz.
Tiny House satıcılarının vatandaşları kandırırken kullandığı en büyük argüman, "Bu yapılar Karayolları Trafik Kanununa göre çekme karavan (O2 belgeli araç) statüsündedir, temeli yoktur, bu yüzden İmar Kanununa tabi değildir" yalanıdır.
Mutlak tarım arazileri, yasa gereği 20 dönümden (veya dikili tarımda belirli sınırlardan) daha küçük parçalara (parsellere) bölünemez ve bağımsız tapu verilemez. Peki dolandırıcılar 300 metrekarelik bu alanları nasıl satmaktadır?
Mühürleme ve yıkım gerçekleştikten sonra, mağdur vatandaşların acilen yapması gereken ilk hamle, kooperatif yöneticileri (ve projeyi pazarlayan emlak şirketleri) hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmaktır.
Jandarma zoruyla tarladan atılan vatandaşın, o uydurma hisse için ödediği astronomik bedeli (Örn: 1.500.000 TL) ve altyapı masraflarını geri alması şarttır.
Soru 1: Tarım arazisindeki Tiny House parselimi belediye mühürledi. Sorumlu belediye midir, onlara dava açabilir miyim?
Cevap: Hayır, belediyenin eylemi yasal bir zorunluluktur. Tarım Kanunu ve İmar Kanunu gereği tarım arazisine kaçak altyapı çekilmesi suçtur. Sizin muhatabınız ve zararlarınızdan sorumlu olan taraf; bu arazinin tarım arazisi olduğunu bildiği halde, kanuna karşı hile yaparak size 'altyapılı ev koyma alanı' diye pazarlayan ve paranızı alan kooperatif yöneticileridir. Davayı onlara açmalısınız.
Soru 2: Kooperatif hissesini devrederken sözleşmeye 'Devlet yıkar veya mühürlerse kooperatif sorumlu değildir' şeklinde bir madde koymuşlar. Paramı alamayacak mıyım?
Cevap: Bu madde hukuken geçersizdir. Bir tarafın (kooperatifin) ağır kusuru ve hilesiyle işlenen bir fiilden (nitelikli dolandırıcılıktan) dolayı önceden 'sorumsuzluk' anlaşması yapılamaz. Tüketici/Borçlar Hukukuna göre bu madde kesin bir 'Haksız Şarttır'. Hileli sözleşmeler mahkeme tarafından geriye dönük iptal edilerek tüm paranız faiziyle iade edilir.
Soru 3: Oraya evimi (karavanı) çekerken çekici parası ödedim, evin etrafına 100.000 TL'ye tel örgü çektim. Şimdi tahliye etmek zorundayım. Bu yan masrafları da yöneticilerden alabilir miyim?
Cevap: Evet, alabilirsiniz. Hukukta buna 'Menfi Zarar' denir. O sahte vaat (sözleşme) olmasaydı bu masrafları hiç yapmamış olacaktınız. Kooperatifin hilesi yüzünden boşa giden çekici ücretiniz, tel örgü, su deposu veya zemin düzeltme masraflarınızın tümünü, faturalarını sunarak tazminat davasına dâhil edebilir ve yöneticilerden tahsil edebilirsiniz.
(Aşağıdaki belge, tarım arazisine imarlı arsa görünümü verilerek Tiny House köyü adı altında vatandaşın dolandırılması ve arazinin valilikçe mühürlenmesi üzerine, kooperatif yöneticilerine karşı Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacak şikâyet dilekçesi taslağıdır.)
[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞÜPHELİLER: 1- S.S. [Kooperatifin Tam Unvanı] Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri 2- [Varsa Projeyi Satan Emlak/Pazarlama Firması Yetkilileri]
SUÇ: Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-h ve 158/1-i Kooperatifin faaliyeti kapsamında ve tacir sıfatının verdiği güvenin kötüye kullanılması), İmar Kirliliğine Neden Olma (TCK m. 184).
SUÇ TARİHİ: .../.../20.. (Sözleşme/Ödeme Tarihi) ve Sonrası
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen ve re'sen tespit edilecek nedenlerle; 1- Şüpheliler hakkında TCK m. 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve ilgili maddeler uyarınca etkin bir ceza soruşturması yürütülerek haklarında KAMU DAVASI AÇILMASINI (İddianame düzenlenmesini), 2- Şüphelilerin elde ettikleri haksız kazancı kaçırmalarını önlemek amacıyla ivedilikle şahsi banka hesaplarına ve malvarlıklarına CMK m. 128 uyarınca EL KONULMASINI vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim. (Hukuk mahkemelerindeki tazminat ve alacak davası haklarımız saklıdır.)
TARİH: .../.../2026
MÜŞTEKİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)