Tüketici Mahkemesine dava açarken yapacağınız en büyük hata, 'Ne kadar olsa alırım' diyerek dava türünü yanlış seçmektir. HMK 107. madde ile gelen 'Belirsiz Alacak Davası', zamanaşımını durduran ve ıslah gerektirmeyen süper bir güçtür. Ancak Yargıtay diyor ki: 'Eğer alacağını hesaplayabiliyorsan (Fatura, dekont varsa), Belirsiz Alacak davası açamazsın, açarsan reddederim!' Peki ayıplı araç davalarında, sigorta tazminatlarında veya banka alacaklarında doğru dava türü hangisi? Kısmi dava açıp zamanaşımı tuzağına düşmemek için bilmeniz gereken usul hukuku incelikleri.

Tüketici olarak %100 haklısınız. Aracınız ayıplı, banka sizden haksız para kesti veya sigorta ödeme yapmadı. Avukatsız veya yanlış bir stratejiyle mahkemeye başvurdunuz. Dava dilekçesine "Şimdilik 1.000 TL talep ediyorum" yazdınız. 2 yıl sonra dava bitti, haklı bulundunuz ama mahkeme kararında şok edici bir cümle: "Davacının alacağı belirlenebilir olduğundan, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın USULDEN REDDİNE..." İşte bu, usul hukukunun soğuk yüzüdür. 6100 Sayılı HMK ile hayatımıza giren "Belirsiz Alacak Davası" (Md. 107) ile klasik "Kısmi Dava" (Md. 109) arasındaki farkı bilmemek, milyonluk tazminatları çöpe atabilir.
Kısmi dava; alacağınızın tamamını bilseniz veya hesaplayabilseniz bile, sadece bir kısmını (Örn: harç az çıksın diye) talep etmenizdir.
Bu dava türü, davayı açtığınız tarihte alacağınızın miktarını tam olarak bilmenizin imkansız olduğu veya bilirkişi incelemesi gerektirdiği durumlarda açılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kriteri şudur: "Alacak, basit bir dört işlemle hesaplanabiliyorsa BELİRSİZ ALACAK DAVASI AÇILAMAZ."
Avukatların ve vatandaşların en çok düştüğü tuzaktır. Elinizde fatura var, sözleşme var, alacak belli. Ama siz garanti olsun diye "Belirsiz Alacak Davası" açtınız. Davalı avukatı cevap dilekçesinde şunu der: "Davacı alacağını hesaplayabilir durumdadır. Belirsiz alacak davası açamaz." Hakim dosyaya bakar, "Evet, fatura belli" der ve davanızı ESASA GİRMEDEN USULDEN REDDEDER. Yeniden dava açmanız gerekir, zaman ve para kaybedersiniz.
Dava dilekçesinde "Kısmi Dava" yazdınız. Sonradan "Pardon, Belirsiz olsun" diyemezsiniz. Yargıtay kararlarına göre, dava türü sonradan değiştirilemez. Ancak tam tersi durumda; eğer sehven "Belirsiz" açtıysanız ve hakim "Alacak belirli" derse; size 1 haftalık kesin süre verip davanızı "Tam Eda Davası"na dönüştürmenizi isteyebilir (HMK 119/1-ğ gereği). Bu bir kurtuluş şansıdır.
Bir diğer hayati kural: MANEVİ TAZMİNAT davaları ne Kısmi ne de Belirsiz açılabilir. Manevi tazminat TEK VE BÖLÜNMEZDİR. Baştan ne kadar istiyorsanız (Örn: 100.000 TL) tam olarak yazmalısınız. "Şimdilik 10.000 TL manevi tazminat istiyorum" derseniz, geri kalan hakkınızdan feragat etmiş sayılırsınız. Manevi tazminatta ıslah veya artırım olmaz!
Soru 1: "Ayıplı malda değer kaybı (bedel indirimi) isteyeceğim. Hangi davayı açayım?"
Cevap: Kesinlikle Belirsiz Alacak Davası (veya Kısmi Dava). Çünkü maldaki değer kaybını (ayıp oranını) ancak bilirkişi belirleyebilir. Siz kafanıza göre "%20 indirim istiyorum" diyemezsiniz.
Soru 2: "Belirsiz alacak davasında harç ne kadar?"
Cevap: Davayı açarken geçici bir değer (Örn: 1.000 TL veya 500 TL) gösterirsiniz ve sadece bunun harcını yatırırsınız. Bilirkişi raporu gelip gerçek rakam (Örn: 100.000 TL) belli olunca, aradaki farkın harcını (Tamamlama Harcı) yatırırsınız.
Soru 3: "Dava açarken faiz istemeyi unuttum, sonradan isteyebilir miyim?"
Cevap: Talep artırım dilekçesi veya ıslah ile asıl alacağı artırabilirsiniz ama FAİZ TALEBİ ayrıdır. Eğer dava dilekçesinde "Faiziyle birlikte" demediyseniz, sonradan faiz talep edemezsiniz (Ek dava açmanız gerekir).
Soru 4: "Sigorta tahkimde durum aynı mı?"
Cevap: Evet. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvururken de alacağınızın belirli mi belirsiz mi olduğuna dikkat etmelisiniz. Özellikle değer kaybı başvurularında "Belirsiz" (Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) başvuru yapmak güvenlidir.
(Dava Dilekçesinin Sonuç Bölümü Örneği)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
TARİH: .../.../.... DAVACI VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)