Toplumda yerleşmiş olan 'Yerde bulunan para bulanındır, sahipsizdir' düşüncesi, hukuki açıdan son derece tehlikeli ve yanlış bir efsanedir. Sokakta yürürken düşürülmüş bir rulo parayı, parkta unutulmuş bir telefonu veya banka hesabınıza yanlışlıkla gönderilen (havale/EFT) bir tutarı alıp harcamak, Türk Ceza Kanunu Madde 160 kapsamında 'Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf' suçunu oluşturur. Bulduğu eşyayı polise teslim etmek yerine kendi malıymış gibi harcayan kişiler, şikâyet üzerine 1 yıla kadar hapis cezası ile yargılanırlar. Üstelik, ATM haznesinde unutulan parayı almak veya kafede masada bırakılan telefonu cebe atmak, TCK 160'tan çıkarak cezası çok daha ağır olan 'Hırsızlık' suçuna dönüşmektedir. MOBESE ve güvenlik kameralarının her yeri kaydettiği günümüzde, 'Ben çalmadım, yerde buldum' savunması sizi ceza almaktan ve o parayı faiziyle geri ödemekten kurtarmaz; aksine alacağınız sabıka kaydı (HAGB) memuriyet ve güvenlik soruşturmalarınızı tehlikeye atar. Bu makalemizde, yerde bulunan eşya ve paralar karşısında yasal olarak atılması gereken adımları, yanlış hesaba gelen paranın harcanması durumunu ve TCK 160 ile hırsızlık suçu arasındaki ince çizgiyi Ceza Hukuku perspektifiyle detaylıca inceliyoruz.

Toplumumuzda çocukluktan itibaren zihinlere kazınan, filmlere ve günlük sohbetlere konu olan çok yaygın bir yanılgı vardır: "Yerde bulunan para bulanındır, sahipsizdir." Yolda yürürken yerde rulo halinde bulunmuş bir miktar para, parktaki bir bankta unutulmuş son model bir cep telefonu veya bir ATM'nin para verme haznesinde kalmış banknotlar, bulan kişi için çoğu zaman "şans" veya "günün kısmeti" olarak görülür. Kişi sağına soluna bakar, kimseyi göremezse eşyayı veya parayı sessizce cebine atar ve hayatına devam eder.
Ancak aradan birkaç gün veya hafta geçtikten sonra kapı çalar ve gelen polis memurları kişiyi ifadeye çağırır. Caddelerdeki MOBESE kameraları, dükkânların güvenlik kayıtları ve ATM'lerin yüz tanıma sistemleri sayesinde, o "sahipsiz" sanılan parayı veya eşyayı kimin aldığı saniyeler içinde tespit edilmektedir. Karakola giden vatandaş, "Ben çalmadım ki, yerde buldum" diyerek kendini savunmaya çalışsa da, karşılaştığı suçlama son derece ağırdır.
Türk Ceza Kanunu (TCK), yolda bulunan bir parayı, cüzdanı veya eşyayı alıp karakola teslim etmemeyi, aksine kendi malıymış gibi harcamayı veya kullanmayı kesin bir dille suç saymıştır. TCK Madde 160'ta düzenlenen "Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf" suçu, iyi niyetli sanılan bu eylemi hapis cezasıyla cezalandırır. Bu kapsamlı makalede; yerde bulunan eşyayı almanın ne zaman hırsızlık ne zaman TCK 160 sayılacağını, yanlışlıkla banka hesabınıza gelen parayı harcamanın cezasını ve hakkınızda açılacak ceza davalarındaki savunma stratejilerini tüm hukuki boyutlarıyla derinlemesine inceliyoruz.
Bir eşyayı çalmak ile yolda bulup cebe atmak, toplum gözünde farklı olsa da hukuk gözünde her ikisi de suçtur; sadece kanun maddeleri farklıdır.
Bulduğunuz eşyanın nerede ve nasıl bulunduğu, alacağınız cezanın hırsızlıktan mı yoksa TCK 160'tan mı olacağını belirleyen en hayati unsurdur. Yargıtay bu konuda çok hassas bir "Zilyetlik (Elde Bulundurma)" ayrımı yapar.
TCK Madde 160 sadece sokakta bulunan eşyaları kapsamaz. Dijital dünyada en çok karşılaşılan "Yanlışlıkla hesaba para gelmesi" durumu da tam olarak bu maddenin kapsamındadır.
Hukuk sistemimiz, vatandaşlara "bulunan eşyayı görmezden gel, orada bırak" demez. Türk Medeni Kanunu (TMK Madde 769), bulunan eşya karşısında yasal olarak ne yapılması gerektiğini açıkça emreder.
Bulduğunuz parayı cebe attığınız için hakkınızda açılacak soruşturmanın bazı usul kuralları vardır.
Soru 1: ATM'de para çekerken benden önceki kişi parasını almayı unutup gitmiş. Ben de o parayı alıp cebime koydum. Bu hırsızlık mıdır, yoksa bulunan parayı almak mıdır?
Cevap: Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu eylem, basit bir 'kaybolmuş eşya' (TCK 160) vakası değildir. Paranın sahibi parasını almayı unutmuş olsa da, paranın zilyetliği o an bankaya geçmiştir (veya kişi halen banka alanındadır). Dolayısıyla ATM haznesindeki veya slotundaki parayı almak TCK 142/1-e kapsamında doğrudan 'Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık' olarak değerlendirilebilir ve cezası çok daha ağır (hapis) olur.
Soru 2: Hesabıma tanımadığım birinden yanlışlıkla 50.000 TL geldi. Kimse beni aramadı. Bu parayı bankada tutmak zorunda mıyım, harcarsam ne olur?
Cevap: Harcarsanız TCK Madde 160 uyarınca (Hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarruf) suç işlemiş olursunuz. Parayı hemen bankaya bildirerek 'Bu para bana ait değil, gönderenin hesabına iade edin' talimatı vermeniz gerekir. Harcadığınız takdirde, gönderen kişi savcılığa şikayette bulunduğunda hakkınızda ceza davası açılır ve parayı faiziyle icra yoluyla geri ödemek zorunda kalırsınız.
Soru 3: Yolda 200 TL buldum, sahibini bulmam imkânsızdı. Karakola gitmeye üşendim ve bir hayır kurumuna/camiye bağışladım. Suçlu muyum?
Cevap: Şeklen TCK 160'daki fiili işlemiş sayılırsınız çünkü kanun size parayı bağışlama değil, kolluk kuvvetlerine bildirme yükümlülüğü getirir. 'Ben yemedim, hayra verdim' savunması suçun oluşmasını engellemez. Ancak paranın miktarının çok düşük olması ve şahsi menfaat temin edilmemesi nedeniyle, hâkim TCK 145 (Malın değerinin azlığı) veya ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar verebilir. Yine de doğrusu karakola teslim etmektir.
(Aşağıdaki belge, yolda düşürdüğü parası veya cüzdanı başkası tarafından bulunup karakola teslim edilmek yerine harcanan/çalınan bir mağdurun (müştekinin), kamera kayıtlarının incelenerek şüphelinin bulunması ve cezalandırılması için Cumhuriyet Başsavcılığına sunacağı dilekçe taslağıdır.)
[KONYA] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: [Adınız Soyadınız] - [TC Kimlik No] ADRES: [İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK
ŞÜPHELİ: Faili Meçhul (Kamera kayıtları ve soruşturma neticesinde tespit edilecek şahıs)
SUÇ: Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf (TCK m. 160) ve savcılığınızca yapılacak nitelemeye göre Hırsızlık (TCK m. 141/142).
SUÇ TARİHİ VE YERİ: .../.../20.. - [Olayın Gerçekleştiği Açık Adres / Sokak / Kafe Adı vb.]
AÇIKLAMALAR:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; 1- Olay yerini (ve güzergahı) gören MOBESE ve çevre esnaf (Banka, Market vb.) güvenlik kameralarının ivedilikle celbedilerek incelenmesine, 2- Şüphelinin kimliğinin tespit edilerek ifadesinin alınmasına ve eylemine uyan TCK m. 160 (veya eylemin niteliğine göre Hırsızlık) suçundan hakkında İddianame düzenlenerek KAMU DAVASI AÇILMASINA karar verilmesini vekaleten saygılarımla arz ve talep ederim.
TARİH: .../.../2026
MÜŞTEKİ VEKİLİ: Av. Sami IŞILAK (İmza)
Av. Sami IŞILAK Hukuk & Danışmanlık (Bu metin bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.)